Manipülatif çatışma

0
367

Fransa’da uyuşturucu satışları yapılmasıyla bilinen Dijon’un Gresailles Mahallesi’nde, 11 Haziran’da uyuşturucu satıcısı bir grup Kuzey Afrikalının 16 yaşındaki bir Çeçene saldırmasıyla başlayan gerginlik nedeniyle 3 gün boyunca şiddet olayları yaşandı.

Ülkenin çeşitli kentlerindeki Çeçenler Dijon’a geldi, kentte yaşanan şiddet olayları nedeniyle 12 kişi yaralandı.

Dijon kentini ziyaret eden, İçişlerinden Sorumlu Devlet Bakanı Laurent Nunez, düzenlediği basın toplantısında, yaşanan şiddet olaylarına ilişkin adli sürecin başlatıldığını ve sorumluların cezalandırılacağını söyledi.

Cote-d’Or Valisi Bernard Schmeltz, yaptığı yazılı açıklamada Dijon’da yaşanan şiddet olaylarının çeteler arası hesaplaşmadan kaynaklandığını, bir tarafta Çeçenlerin diğer tarafta da Kuzey Afrikalı mahalle sakinlerinin bulunduğunu belirtti.

Avrupa Çeçenler Birliği Sözcüsü Chamil Albakov, yaşananların çeteler arası hesaplaşmanın olmadığını, Çeçenlerin cezalandırılmaya çalışıldığını söyledi.

COVID-19 tedbirleri kapsamında getirilen sokağa çıkma kısıtlamaları döneminde bazı sorunlar yaşandığında polislerin kendilerini kaderlerine terk ettiğini belirten Albakov, “Çetelerin hükümdarlığı altında yaşamamızı istiyorlar. Çeçenler, Rusya’ya kafa tuttu, serserilerin bize bunu yapmasına izin vermeyiz” diye konuştu.

Çeçen grup tarafından yapılan açıklamada, “Bize hakaret ettiler, halkımıza saldırdılar, onlardan hesap sormak için buradayız. Dijon halkını kızdırmak istemedik, özür dileriz.

İnsanları korkuttuk fakat korkmak ertesi sabah binanın dibinde ceset bulmaktan iyidir. Şehri yağmalama ya da topluma saldırma niyetimiz yok” ifadelerine yer verildi.
Fransa’da yaklaşık 30 bin Çeçenin yaşadığı belirtiliyor.

Adalet arayışı

“Kamuoyunun dikkatine;
Yerel ve yabancı basından da bilindiği üzere, geçtiğimiz günlerde Fransa’nın Nice şehrinde ve bugünlerde Dijon şehrinde Mağrib ülkeleri orijinli uyuşturucu çetesi ile Fransa’da ikamet eden Çeçenler arasında çeşitli sebeplerle bazı olaylar meydana gelmiştir. Fransa’da ikamet eden Çeçenlerin bu sebeple bir süredir medyanın gündeminde olması sonucunda ortaya çıkan çeşitli manipülatif söylemleri üzüntüyle takip etmekteyiz. Olayı yeteri kadar araştırmadan farklı yönlere çekme çabası yerel ve yabancı basının bir günah keçisi aradığının göstergesidir.
Çeçenler yaşadığı yerlerdeki insanların toplumsal yaşamlarına kasteden bir millet olmayıp, aksine uyum içerisinde yaşamlarını sürdürmektedir. Yaşanılan hadiselerde ise Çeçenlerin yaşadığı bölgede özgürlük alanlarına müdahale söz konusudur. İlk olarak Nice’te patlak veren olaylar Çeçenlerin bölgelerinde uyuşturucu satışına izin vermemeleri ile başlamıştır. Bunun sonucunda uyuşturucu tacirleriyle çatışmalar meydana gelmiştir. Olayın iç yüzünde mevcut kolluk kuvvetlerinin müdahalesinin olmaması veyahut yetersiz kalması sonucunda uyuşturucu satışına karşı koymak isteyen bir topluluğun adalet arayışı yer almaktadır. Bu vakadan sonra ikinci bir olay Dijon’da meydana gelmiştir ve uyuşturucu çetelerinin bu olaya da dahlinin olduğuna şüphe yoktur. Dijon’da yaşanan olaylar bir Çeçen gencinin uyuşturucu çetesi tarafından darp edilmesinden sonra patlak vermiştir.
Birbirlerine kuvvetli bağlarla bağlı olan Çeçenlerin bu olaya tepki göstermemesi bizzat uyuşturucu çetelerine kendi yaşam alanlarında özgürlük tanımasına sebep olacağı gibi, kimliğinin ne olduğu fark etmeksizin masumun ve zayıfın yanında olmayı gerektiren insanlık onuruna da ters düşecektir. Bu sebeple bu olayı bir çete hesaplaşması ekseninde değerlendirmek talihsiz bir durum; hülasa basiretsizliktir. Konuya ilişkin basın kaynaklarının servis ettiği haberlere ve siyasilerin vermiş olduğu demeçlere, yukarıda bahsedilen tüm bu gerçekler ışığında bakıldığında daha objektif reaksiyonlarda bulunmak hakkaniyetli olacaktır.

Vaynakh Gençlik Birliği”

Çete savaşı değil

Belçika merkezli “Waynah European Youth Development Union – Waynah Avrupa Gençlik Birliği”nin (WEYDU) açıklamasında şu ifadeler yer aldı:
“Kafanızda canlandırın: Bir banliyöde yer alan çok katlı bir sosyal konutta yaşıyorsunuz. ‘Müşteriler’ini bekleyen satıcılar her gün evinizin önünde cirit atıyor. Polis bu konuda hiçbir şey yapmıyor. Satıcılar o kadar ileri gidiyorlar ki akıllı telefonlardan mesaj yoluyla promosyonlar ve toplantılar düzenliyorlar.
Buraya belki de birkaç saat önce göç ettiniz. Durmadan çalışıyorsunuz ama daha varlıklı bir bölgeye geçip buraları terk edecek gücünüz yok. Siz ve çocuklarınız her gün bu silahlı insanların yanından geçmek zorundasınız. Belçika için bunu düşünmek zor ama Fransa’nın birçok şehrindeki gerçeklik bu.
Medya da bunu bir çete savaşı olarak yorumlama yanlışına düşüyor. Dijon’daki olaya karışan gençler organize bir çete değildir. Onları bir araya getiren sosyal ağlar ve WhatsApp gruplarıdır. Çeçen halkını tanıyanlar bilir ki uyuşturucu satıcıları ve kullanıcıları Çeçenler arasında ağır biçimde tenkit edilir ve toplum dışına itilir.
Dijon’daki olayın nedeni 16 yaşındaki bir Çeçen çocuğun acımasızca dövülmesidir. Çocuğun ağzına silah dayayarak ‘Bu mesajı tüm Çeçenlere ilet. Hepsine böyle yapacağız’ denmiştir. Bu çocuk bir satıcı değildir. Dolayısıyla da bu olay, birilerinin öyleymiş gibi sunmaya çalıştığı şekilde çetelerin bölge kapma savaşı değildir.”

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here