Bağımsızlık Demokrasi Özgürlük Eşitlik Birlik

Gezi Parkı davasında ara karar

Gezi Parkı davasına ilişkin beraat kararlarının istinaf mahkemesi tarafından bozulmasının ardından yeniden görülmeye başlanan Gezi Parkı davasının ilk duruşması 21 Mayıs’ta 30. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görüldü. Toplam 17 sanığın yargılandığı davada ara kararını açıklayan mahkeme, Osman Kavala’nın tutukluğunun devamına hükmetti.

Mahkeme başkanı karara muhalif kaldı

Mahkeme ayrıca, yurtdışındaki sanıklar için yakalama kararının beklenmesine ve Gezi davası ile birleştirilmesi istenen Çarşı davasının incelenmesi için 13. Ağır Ceza Mahkemesi’nden dosyanın istenmesine karar verdi. Mahkeme başkanı, Kavala’nın tutukluluk kararını açıklarken, kararın oy çokluğu ile alındığını ve kendisinin karara muhalif kaldığını vurguladı.

Davanın bir sonraki duruşması 6 Ağustos’ta görülecek.

“Beraat vermeniz gerekmektedir”

Bugünkü duruşmada hazır bulunan sanıklardan Mücella Yapıcı, istinaf mahkemesinin bozma kararını reddettiğini belirterek, “Ben iki kere beraat etmiş, beraati kesinleşmiş biriyim. Bu kararın derhal geri alınmasını talep ediyorum” diye konuştu.

Duruşmada söz alan Can Atalay, beraat kararına rağmen davanın yeniden görülmeye başlanmasına ilişkin olarak “Hukukta bozma kararı sonrasında serbestlik ilkesi vardır. Bozma kararı kesindir. Bozma sonrası serbestlik ilkesi gereğince bu dosyadan beraat vermeniz gerekmektedir” şeklinde konuştu. Atalay, “Gezi direnişi hem bu ülkenin hem memleketin hem bizim insanlarımızın kendi kaderini tayin hakkı, kendi kaderine sahip çıkma iradesidir. Bu iddianameler Fethullahçı çeteyle suç ortaklığıdır. Biz geziyi savunmaya devam edeceğiz” dedi.

“Algı yaratmak için elverişli bir yöntem”

Duruşmaya SEGBİS yoluyla Silivri Cezaevi’nden katılan Osman Kavala ise bozma kararında kendisini ve diğer suçlananları suçla ilişkilendirecek bir öge bulunmadığının altını çizerek, “Asıl gerekçe farklı davaları birleştirmenin önünü açmak. Anladığım kadarıyla bu siyasi davalarda algı yaratmak için elverişli bir yöntem. Beraat kararının bozulması davaların birleştirilmesi için atılan bir adımdır. Davaların birleştirilmesi de sekiz yıl önce algı yaratmak için hazırlanmış ama mahkemelerin verdiği beraat kararıyla inandırıcılığını kaybetmiş bir senaryoyu canlandırma teşebbüsü olacaktır” dedi.

 

Yazarın Diğer Yazıları

RTÜK, Açık Radyo’nun lisansını iptal etti

“Kâinatın tüm seslerini, renklerini ve titreşimlerini” yasakladınız. Biliniz ki yasağınız ancak kâğıt üzerindedir. Özgürlükleri yaşamın her alanında kısıtlamaya devam ediyorsunuz, basın özgürlüğünü de. Kontrol altında...

Çeçenya ve Putin

İspanyol gazeteci ve insan hakları aktivisti Marta Ter Ferrer’in “Kadirov’un Çeçenya’sı: Kafkasya’daki Putin Rejimi” adlı kitabı yayımlandı. Ferrer’in 8 yıl boyunca Çeçenya’daki insan hakları ihlalleriyle...

3 roman tek kitapta toplandı

Kutarba Hayri Ersoy'un "Sürdüler, Sürgün Oldum", "Sürgün Sessiz Ölür" ve "Çöl Sıcağında Bile Üşürsün Sürgünsen" adlı romanları tek kitap haline getirilerek, Oktay Chkouta çevirisiyle...

Sosyal Medyalarımız

4,890BeğenenlerBeğen
1,353TakipçilerTakip Et
4,000TakipçilerTakip Et

Son Yazılar

- Advertisement -spot_img