İşkence ve yargısız infaz

0
606

TASS haber ajansı, Ulusal Anti-Terör Komitesi (NAC) bilgi merkezinden aldığı bilgiye istinaden Kabardey-Balkar’da anti-terör operasyonu sırasında 5 kişinin öldürüldüğünü şu ifadelerle duyurdu: “Bu sabah (3 Temmuz) saat 03.00 sıralarında Nalçik’in bir banliyösünde aynı bahçe içinde yer alan evlerden birinde eşkıyalar kıstırıldı. Silahlarını bırakıp teslim olmaları istendi. Karşılık olarak güvenlik güçlerine ateş açtılar. Silahlı çatışmanın sonunda beş eşkıya öldürüldü.”

Aynı gün açıklama yapan gazeteci Nadezhda Kevorkova, kendi haber kaynaklarına dayanarak Anzor Barazov, Arsen Mendokhov, Tamaz Chikradze, Hasan Şogenov ve Hasanbi Khupsergenov’un özel operasyon sırasında öldürüldüğünü söyledi. Kevorkova’ya göre, bu 5 kişi kaçırılıp öldürülmüş, sonrasında da özel operasyon gösterisi düzenlenmişti.

Rusya Devlet Başkanı’nın bölgedeki Tam Yetkili Temsilcisi Yuri Chaika’ya göre, 2020 yılında Kuzey Kafkasya Federal Bölgesi’nde güvenlik güçleri 1.500 özel operasyon gerçekleştirdi ve 45 militan öldürüldü.

Rusya Federasyonu’ndaki avukat ve insan hakları aktivistleri, güvenlik güçlerinin terörist olarak adlandırdıkları kişilerin, mahkemeye çıktıklarında soruşturma sırasında işkence altında ifade verdiklerini söylediğini belirtiyor. Правовая Инициатива (Yasal İnisiyatif) adlı sivil toplum kuruluşunun avukatı Rustam Matsev, öldürülenlerden Khupsergenov’un da baskı altında ifade verdiğini söylediğini ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne (AİHM) başvurduğunu belirtiyor.

Khupsergenov, 2005’te Nalçik’te gerçekleşen saldırının sanıklarından biriydi. Davada 50’den fazla kişi yargılanmış, 11 yıldan başlayıp müebbet hapse varan cezalara hüküm verilmişti. Matsev, Khupsergenov’un 2020’de kendisiyle iletişim kurduğunu söylüyor. Khupsergenov, bir cumhuriyet yetkilisinin kendisinden “AİHM’ye verdiği şikâyeti geri çekmesini, AİHM nezdinde yetkililerin itibarını sarsmak için yıkıcı güçler tarafından kullanıldığını belirten bir açıklamayı imzalamasını” istediğini söylemiş. Daha sonra da güvenlik güçlerinden benzer teklifler gelmiş. Matsev, “Khupsergenov bunları kimseye anlatmadığını, kendisiyle iletişim kuranların adını vermek istemediğini, çünkü o kişilerin kendisine nazik ve düzgün davrandıklarını söyledi. İnsanların ona böyle bir teklifle gelmeye hakları, kendisinin de bunu reddetme hakkı olduğuna inanıyordu; çünkü ne işkence yapmışlar ne de tehdit etmişlerdi” diyor.

 

İşkence izleri

1984 doğumlu Hasanbi Khupsergenov’un akrabaları, cesette işkence izlerine rastlandığını bildirdi. Hasanbi’nin kardeşi Ahmed Khupsergenov, abisinin ölüm nedeninin detaylı bir biçimde araştırılması talebiyle Rusya Soruşturma Komitesi’ne başvurdu.

Akrabaları, Khupsergenov’un yasadışı silahlı örgütlerle ilişkisi olduğunu yalanladı ve Hasanbi’nin vücudunda yanık, yara ve elektrikli işkence izleri, boyun omurunda ise kırık olduğunu söyledi. Bu bulgular, Memorial İnsan Hakları Merkezi’ne rapor edildi.

 

“Her şey hileli”

5 kişinin ölümüyle sonuçlanan operasyonun ardından insan hakları aktivistleri ve öldürülenlerin yakınları, yetkililerin resmi açıklamalarına inanmıyor.

Ahmed Khupsergenov, “Her şey hileli. Sabah kaçırılıyor, iki saat sonra da evde olup olmadığını kontrol etmeye geliyorlar sözde” diyor. Ahmed’e göre, Hasanbi uzun yıllar süren soruşturmalarda suçsuz bulunup serbest bırakıldıktan sonra, AİHM’ye yaptığı şikâyet nedeniyle defalarca tehdit edilmiş, kalıcı bir iş bulamamıştı.

Ahmed, “Kredi kartı alamazdı, çaresizdi. Lavaş arası dürüm (şavurma) sattığı bir tezgah açabilmişti ancak. Henüz evlenmemişti, ölümünden birkaç gün önce kız arkadaşıyla düğün konusunu konuşmuşlardı” diyor.

(kavkazr.com ve kavkaz-uzel.eu’dan derlenmiştir)

 

Çeviri: Serap Canbek


Kopyala-yapıştır suçlamalar

Çerkes Kamuoyuna;

Geçtiğimiz günlerde Rus polisi, Kabardey Balkar’da bir operasyon sırasında 5 “teröristin” çatışmada ölü olarak ele geçirildiğini duyurmuştu. Sözde bu teröristler bir eylem hazırlığı içerisindeydi.

Ancak kısa bir süre sonra gazeteci ve görgü tanıklarının ifadeleriyle; operasyonda ölü olarak ele geçirildiği duyurulan kişilerin operasyondan kısa bir süre önce polisler tarafından alıkonuldukları ortaya çıktı. Ayrıca cesetleri teşhis etmek ve teslim almak için gelen akrabaları, cesetlerin üzerinde gözle görülür biçimde işkence izine rastladıklarını bildirdiler.

Rus polisi 2005 yılından bu yana en az 500 Çerkes gencini “duyurduğu terörle mücadele operasyonlarında” öldürdü. Öldürülen gençler için suçlamalar hazırdı, bütün operasyonlarda kopyala-yapıştır suçlamalar bulunuyor.

Rusya devletinin Çerkes gençlerine yönelik kumpas ve suçlamalar ile gerçekleştirdiği yargısız infazlar alçakçadır. İktidar ile aynı zihniyeti paylaşmayan, yaşamını kültürünün ve inancının içerisinde sürdürmek isteyen gençlerimizin bu alçaklık tarafından katledilmesi, Rusya’nın Çerkeslere karşı soykırımı devam ettirdiğinin en net belirtisidir.

Bizler ne bu alçaklığa göz yumacağız, ne de gençlerimizi sahipsiz bırakacağız!

İlgili makamları bu alçaklığa karışanları tespit edip adil bir şekilde yargılamalarını, katlettikleri gençlerimize attıkları çamuru adil ve dürüstçe soruşturarak temizlemelerini ve Çerkes halkından özür dileyerek, evrensel hukuka uygun olacak biçimde davranmaya çağırıyoruz.

Rusya devleti; bütün kurumlarıyla birlikte Çerkes halkına karşı düşmanca davranışlarından vazgeçmelidir.

 

Çerkes Eylem Grubu

11 Temmuz 2021

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz