Büyük Hacı Biram için söylenmiş bir ağıt ve büyük Adige sürgününün travmalarına bir karşı koyuş

0
231

Orijinal başlık “Хьаджэ Бирамышхом Игъыбз”. Türkçeye “Büyük Hacı Biram’ın Ağıdı” şeklinde çevirdim. Çevirisini yaptığım bu ağıt (ğıbze) “Турцием ис Адыгэхэр – |оры|уатэр” (Türkiye’de Yaşayan Adigeler – Söylenceler) adlı eserden alınmıştır. Bu eser, Maykop’ta (Мыекъуапэ) 2004’te basılmıştır. Maykop’taki Adigey Devlet Üniversitesi Adige Dili ve Kültürü Fakültesi öğretim üyeleri Wınerıkho Mira, Wınerıkho Raye ve Zefes Aydemirkan’ın dört yıl süresince (1997-1998-1999-2002) Türkiye’ye gelerek yaptıkları ciddi, kapsamlı ve çok değerli bir çalışmanın ürünüdür. Ayrıca Yenemıkho Mevlit Atalay ve Meşfeş’u Necdet Hatam’ın “Başlangıç” bölümlerindeki Türkçe açıklamaları dışında dizgesinden baskısına kadar katkı sunan Berzeç Nihat, Yediç Mehmet, Mefeş’ukho Şengül, Çetewe İbrahim; anayurttan Bğejnıkho Barasbi, Bırsır Batırbıy, Nalo Zawır, Paştı Madina, Abese Şamset, Bğoşe Muslimet, Haç’emız Mira ve üniversite rektörü Xhunego Raşid olmak üzere birçok değerli insanımızın ciddi emekleriyle ortaya konmuş bir eser. 

Dahası, kültürümüzü 150 yıla yakın bir süredir sosyal yaşamı tüm acı ve sızılarla dolu, her an ölümle yaşam arasında geçen dayanılmaz travmalarla burun buruna; yerinden, yurdundan koparılıp bir bilinmeze savrulmanın verdiği kahredici baskılarına rağmen var olabilmiş, inadına yaşama tutunmanın, her şeye ve herkese rağmen, tutunabilmenin onurlu bir duruşu olması açısından kültürümüzün tüm değerli taşıyıcıları inanılmaz bir övgüyü hak ediyorlar ve hepsini saygıyla selamlıyorum. Bu değerli eser hazırlanırken varlıklarından haberdar olunmasa bile, birçok edebi ürünün Anadolu’ya ilk taşıyıcılarından biri, rahmetli dedem Hatram oğlu Hamdi Lhaş’ın annesi (Hatram’ın eşi) Hatice Nenej (Awılhe), ondan devraldığı Aşemez, Borej, Nıse Tepçe, Danemre Dibemre, Goşe Ğeğıj ve daha nice or’uate, pşıse, khocah, anlatılar… Tümünü günümüze kadar bizlere ulaştıran canım Şaziye Halama da sonsuz şükranlarımı sunuyorum. alttaki linkten ulaşmanız mümkündür: 

https://www.youtube.com/watch?v=xBiFJ6Qk0Fc&t=742s 

Adigelerin (Çerkeslerin) diaspora serüveni 1861 Haziran-Temmuz itibariyle, acı, gözyaşı, kan, yıkım, hastalık, ölüm, sürgün ve bilinmezliklerle dolu başlıyor. On binlerce aile gibi Malak Köyü (Melakhıy) ve Biram ailesi de Hicri Rebi-ul Evvel 1278 (Eylül 1861) tarihiyle birlikte Osmanlı’nın resmi kayıtlarına girmiş oluyor. Biram (Bayram) hanesinin ilk kütük kaydı Biram’ın oğlu Hatram ile başlar. Adı: Hatram, Soyadı: Bayram, Baba Adı: Bayram. Hatram Hicri 1265 (1849) doğumlu ve on bir (11) yaşında Türkiye’de. Biramışxo’nın savaştığı yıllar fırtınalı yıllar. 

Küçük kardeş Ömer ise henüz iki (2) yaşındayken Anadolu’ya ulaşıyor. Askerlik durumunu ve ölüm şeklini bilemiyoruz. Ancak evlenmiş ve kız çocukları olmuş. 

Biramışxo’nın oğlu Hatram’ın üvey kardeşi Yahya için doğum tarihini gösteren bir tarih varsa da biz bilmiyoruz. Kayıtlarda tarih kısmı boş. Yahya evlenmemiş, bildiğimiz kadarıyla genç yaşta vefat etmiş. 

Kuzenleri iki kardeş olan Osman ve Barik var. Osman, Devlethan ile evlenmiş ancak doğum tarihi yok. Askerlik durumu, ölümü ve çocukları olup olmadığı konusunda bir bilgiye sahip değiliz. 

Osman’ın kardeşi Barik 1892 Kafkasya doğumlu olduğuna göre Türkiye’ye 1861 yılında gelme ihtimali yok; yani 1892 sonrası herhangi bir yıl… Bunlar ya sonradan gelmişler ya da yazım hatası ve çeviri hatası gibi bir yanlışlık var. Barik’in, uzun boylu ve oldukça yakışıklı, ciddi mizaçlı birisi olduğunu biliyoruz. 1. Dünya Savaşı’nda Suriye cephesinden geri dönmediğini biliyoruz.  

1. Dünya Savaşı’nda Hamdi ve Barik kuzenler Suriye cephesindeler. Hamdi’nin büyük ağabeyi ise Sarıkamış’ta asker. Hamdi de, yüzlerce asker gibi, İngilizlere esir düşer, sonra serbest bırakılır. Çatışmada kurşun yemiş. Belinde başparmak büyüklüğünde düşman mermisi, eti ve derisi arasında kalmış ve vefat edene kadar onu bedeninde taşıdı. Doktorların mermiyi çıkarmak istemelerine, “O benim gazilik nişanım” diyerek izin vermedi . Yukarıda yazmıştım, Barik ise Suriye cephesinden geri dönmemiş.

Bayram (Biram) ile ilgili bize ulaşan bazı bilgiler var: Türkiye’ye gelmediği ve vatan savunmasında yerel komutanlardan biri olduğu, Biramışxo (Бирамышxo – Büyük Biram) adıyla anıldığıdır. Bir de Kafkasya’da yerleşim birimi değişikliği olmuş. Hanaşxhu (Хьанашхъу: Çakır) lakaplı birinin de adı bize ulaştı. Ancak Hanaşxhu (Çakır), Biram’ın lakabı mı yoksa başka biri mi? Bir diğer ağıtta dışe jaće – altın sakal (дышъэ жъач|э) ifadesi geçiyor. Bu, Biramışxo’nun sarışın olduğunu gösterir. Bizde bir damar siyah saç, siyah göz ve beyaz yüz olarak gelirken bir damarımız da sarışın ve çakır gözlüdür. Bunu bilmiyoruz. 

Muhtemeldir ki yukarıda bahsettiğim yer değişiminin Şewcen Hable (Hakurıne Hable) ile bir ilişkisi olabilir. Bu benim kişisel tahminim. Elimde Şewcen Hable’deki Koblılerın içerisinde tıpkı rahmetli amcama benzeyen insanların varlığına şahit olmanın dışında herhangi bir veri yok. Biram kanalıyla Hatram’dan türeyen bu aile, aslen Koblı sülalesi. Koblılerin Şapsığ olduğunu biliyoruz. Elimizdeki başka bir ağıtta (ğıbze) Biram’ın adı Biramfo (Бирамфо – Büyük Biram) olarak geçiyor. Anadolu’ya Biram’ın ailesi Hatıkhoylarla birlikte geliyor. Çünkü göç öncesi bilmediğimiz bir nedenle iç göç yaşanmış. Büyük sürgünde aile Anadolu’ya ve Uzunyayla bölgesine gelip yerleşiyor. Ancak Biramışxo vatanı terk etmiyor. 1864 öncesi vatanı terk etmek zorunda kalanların kahir ekseriyeti çoluk çocuk ve mağdur durumdaki insanlar. Çünkü savaş artık savaş olmaktan çıkmış; yakma, yıkma, yağma ve her türlü vahşete dönüşmüş. Bunu aşağıda aslını ve Türkçeye çevirerek verdiğim ağıtta en hafif anlatımlarıyla birlikte okuyacaksınız. 

Altta verdiğim ve Uzunyayla Pedsiye Köyü’nden derlenen bu ağıtta Biram ismi, Hatıkhoy şivesiyle Biramışxo (Büyük Biram) olarak geçiyor. Bir sonraki sayıda yayımlamayı düşündüğüm Hacretler (Хьаджрэтзэр-Muhacirler) adlı ağıt ise Düzce’de ‘Şapsız Xıdzel’ Mehmet Refik’ten derlenmiş. Burada Biram adı ‘Hace Biramfo’ (Büyük Hacı Biram) şeklinde geçiyor. Adigey’de Kültür Bakanlığı görevinde bulunan Çemşo Ğazi, Biramfo (Büyük Biram) denmesinin nedenini “Arkasındaki iki kişi görünmeyecek derece iriyarı, kalıplı bir insan olduğu için” demişti. Aynı zamanda onun bulunduğu, yaşadığı yerin adeta askeri kale gibi olduğunu da ifadesine eklemişti ki bunu ağıtta da göreceğiz. 

Ağıtın bir diğer versiyonunu ise Beserek Köyü’nden rahmetli Ahmedkare Arif’ten gençliğimde bizzat dinlemiştim. Aynı konuyu daha detaylı anlatan bu ağıdın da varlığını biliyoruz. Zamanında teyp kasetlerine kaydedildiğini işitmiş olmama rağmen varlığına ulaşmak nasip olmadı. 

Şunu açıklamakta fayda vardır: Bugün çok daha fazla şekilde Biram ve Hatram aile adları, Koblı sülale adının önüne geçmiştir. Bunun nedeni; birincisi, Türkiye’ye gelen insanların çocuk yaşta olmaları nedeniyle daha sağlıklı tanınmaları adına “Biram yabın” (Biram’ın çocukları), ilerleyen zamanlarda da Hatram yabın (Hatram’ın çovukları) şeklindeki ifadeden dolayıdır. Aslında bu aile adı iken zamanla sülale adı halini almıştır. İkinci ve önemli bir neden, Koblı sülale adının yaygın olması “Hangi Koblı” sorusunu beraberinde getirmiştir. Üçüncü ve en önemli neden de Biram isminin Koblı sülale adına daha baskın gelmesidir. 

Bütün bu verileri bir araya getirdiğimizde ağıtlarda adı geçen Biramışxo’nın büyük büyük dedemizin babası olan Biramışxo ile aynı kişi olduğu kanaatinin oluşmaması mümkün değildir. İkinci bir Biramışxo’nın varlığına şahit olunmadığına göre, kuşku duymanın da lüzumu olmasa gerektir. 

Bu tip, millete mal olmuş kişi ya da olayların anlatımı ise mutlaka anonimleşir ve anlatımlar çeşitlenerek artar ve topluma mal olur. Şayet bu kişi bir başkası olsa bile, topluma mal olmuş insanlarımız, her kim olursa olsun, Adige milletinin aziz gazileri, şehitleri, kahramanları, milli ve değerli insanlarıdır. Her birini rahmetle ve minnetle anıyorum. Kendi ailem üzerinden anlattığım bu gerçek hikâyenin binlercesini yaşamış olan bu aziz milletimizin daha çok yazılacak, anlatılacak, filmi yapılacak, tezlere konu olacak yaşanmışlıkları vardır. Bugün insanlık tarihinde olmadığı kadar bir potanın içerisinde devamlı karılmaktadır. Baş döndürücü bir dünyevi çıkar almış başını gitmektedir. Sayıca baskın gelen toplumlar diğer toplumları adeta bir yozlaşmaya tabi tutmaktadır. Tükenişi durdurmanın en etkili yolu Lhepkh, Bze, Xabze, Xeku ve Brakh beşlisinin kendi anavatanında buluşmasıdır. Bir diğeri ise toplumlarımızın bulundukları yerlerde yeniden kimliklerini inşa etmeleridir ki bunun çok daha aciliyeti vardır. 

Büyük sürgün ve soykırımın 158. sene-i devriyesinde vatanımızın ve milletimizin bekası, sürgün ve soykırımların unutulmaması ve bir daha bu tarz acıların yaşanmaması adına bu tarihi olayların aktarılmasını zorunlu görüyorum. Tüm yeryüzü sürgün çocuklarının kendi vatanlarında, tüm yeryüzü mazlum insanlarının kendi gönüllerince yaşama hakkı vardır ve kutsaldır; en az herkes kadar… 

Yaşasın özgürlük, yaşasın adalet… 

Aşağıda Hacı Biramışxo adına yazılmış ağıdın Adige dilinde anlatısı, altında da Türkçe çevirisini okuyacaksınız. Çeviri olabildiğince aslına bağlı kalarak yapılmıştır. Mısralarda sıkça tekrarlanan guşe ifadesinin tam bir karşılığını vermek zordur. Bu hüzünlü ifadeler de notayı tamamlayıcı bir söylemdir.  

  

Хьаджэ Бирамышхом Игъыбз 

Урысыжъы хьадэ гущэхэр 

Мэщышхо бганэджэ гъущэри зэбгъулъ. 

Ар бысдымэнэу яхэлъы гущэхэр 

Нэфылъэ жъуагъоджэ гъущэуи мэлыды. 

Жъыу: Ойра – ойра, ойра, 

Ойра- рай- ра, о-о – раща. 

  

Ар гъэмафэр къызык|оджэ, 

Угысыжъым, ор ияжьэ тыхэлъы гущэзэ тэпсэу. 

Ар к|ымафэр къызык|оджэ, 

Урысыжъым, ор иебзы тыхэлъы гъущэзэ тэпсэу. 

Жъыу. 

  

О, тяжъугъэзэоты гущэми, 

Хьаджырэтэр, о шъуишхончы гущэми шъуяплъыжь. 

Жъыу. 

  

О, тяшъумыгъэзэоты гущэми 

О тэжъугъэгъазэ гущи тыжъугъэк|ожь. 

Жъыу. 

  

Сыдэплъые гущэми 

О жъогъошхо зак|о гущэри сэлъэгъу. 

Жъыу. 

  

Сыкъэплъыхы гущэми 

Ар чэтэ лъэсы закъо гущэри сэлъэгъу. 

жъыу. 

  

Пщыкъаныкъо Исмахьил 

(Пэдысые – Байрам икъо) 

*** 

Büyük Hacı Biram’ın Ağıdı 

Kötü Rus ceset (guşe)leri 

Büyük ekin yığını gibi (guşemi) yan yana yatıyor. 

O içlerinde yatan Müslüman (guşe)ler 

Sabah yıldızı gibi (guşewi) parlıyor. 

Nakarat: Woyra – woyra – woyra woyra – ray – ra, wo – wo – raşa. 

  

O yaz (mevsimi) geldiğinde 

Kötü Rus’un şu külün içinde (guşeze) yaşıyoruz 

O kış (mevsimi) geldiğinde, 

Kötü Rus’un, şu kemresi içinde (guşeze) yaşıyoruz.  

Nakarat 

  

Hey, onlarla savaşacaksak (guşemi) 

Muhacirler hey, tüfeklerinize (guşemi) bakım yapın. 

Nakarat 

  

Hey, onlarla savaşmayacaksak (guşemi) 

Hey, dönelim (guşi) geri gidelim. Nakarat 

Yukarı bakıyorum (guşemi) 

Hey sadece büyük yıldızı görüyorum. 

Nakarat 

  

Aşağıya bakıyorum (guşemi)  

O tek yaya kılıcı (guşeri) görüyorum. 

Nakarat  

  

Pşıkanıkho İsmail 

(Pedsiye – Bayram’ın oğlu) 

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here