Çay koyun Çerkesler… Yeniden başlıyoruz

0
871

Ne güzel sözdür; “Çay koyun, yeniden başlıyoruz”.

Direnişin, her hâlükârda sahip çıkılan iradenin, düştüğün yerden umutla kalkmanın, yeniden toparlanmanın neredeyse Türkiye’de mottosu olmuştur.

Çok severim.

Yıkılmayanı, düştüğü yerden kalkanı, acıya ve yaralarına rağmen hayata umutla bakabilenleri.

Çok severim.

2015 seçimleri idi.

Halkların kardeşliğine inanan, kendi halkına bir yol açmaya çalışan bir avuç Çerkesle birlikte çok yaralandık.

7 Haziran sonrası Türkiye terör eylemleri ile barış, kardeşlik ve renklilik hayali kuranların başına yıkılırken biz de altında kaldık.

Ankara Garı’nda ayaklarımızdan, kollarımızdan yaralandık. Çerkes kardeşlerimizin vücudundan şarapneller çıkarıldı.

Suruç’ta kaybettiğimiz iki canımız, ciğerimiz ile iki kere öldük.

Çerkesçe bir şarkı, bir haykırış, renklerin arasında bir renk, dillerde bir ses olmak istedik.

Önde gidip yaralananların azlığına bakmayın siz. “Başarabilecekler mi” diye gözümüze bakanlarla çoktuk.

Çerkesleri içine kapanık, siyasi arenada sözü olmayan, kendi yağıyla kavrulan derneklerin ötesine taşımak istedik.

Çok katlı binalarda, büyük derneklerde faaliyet göstermenin ötesinde, Çerkes halkını Meclis kürsüsünde anlatan tek bir milletvekilinin haykırışının gücüne inandık.

İnanmadığımız ise; herhangi bir partinin içinde, herhangi bir vekilin “Ben de Çerkesim” söylemi idi.

“Ulusalcı ol, sonra Çerkes ol. Dinci ol, sonra Çerkes ol. Türkçü ol, sonra gel” diyen siyasi yapılardan uzak durduk.

“Çerkesliğimizle geldik, Çerkes olarak anılacağız, Meclis kürsüsünde de Çerkes kalacağız. Tüm halklar ve siyasi yapılarla omuzbaş seviyede siyaset yapacağız” dediğimizde bize;

“Başım, gözüm üstüne. Yanımızda yeriniz hazırdır” diyenlerle yürüdük.

7 Haziran cehenneminde birlikte yorulduk, yaralandık, yıprandık, yaşlandık. Dünyanın farkında olmadığı, kendi halkımızın temkinli seyrettiği, omuzbaşlarımızın, yoldaşlarımızın dahi yeterince fark etmediği bir kavgadan yorgun çıktık.

Acılarımız bakidir ancak 2015 geride kaldı.

Yeni bir dönem, yeni bir seçim, yeni bir birliktelik, yeni bir mücadele bizi bekliyor. “Emeğin ve özgürlüğün” ittifakına, rengimiz, dilimiz ve nefesimizle yoldaş olma yollarına yeniden düştük.

Tüm taraflara yeniden anlatacağız.

7 milyon Çerkes halkının önünde yol haritamızla, kartopu gibi büyüme derdiyle, bıraktığımız yerden tekrar doğrularak yürüyeceğiz. Türkiye diasporasındaki Çerkes varlığını bütün ittifaklara, bütün siyasi yapılara ve tüm Türkiye’ye elimizdeki tüm olanaklarla tekrar tekrar anlatacağız.

Yapacak çok işimiz var.

Çay koyun Çerkesler, yeniden başlıyoruz.

 

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz