Kız Kulesi’nde restorasyon tartışmaları

0
1170

xİstanbul Boğazı’nın incisi Kız Kulesi’nde yapılmakta olan restorasyon tamamlandı ve sökülen iskelelerin ardından Kız Kulesi’nin yeni görseli ortaya çıktı. Yeni görseli diyorum zira 2000’li yıllarda yapılan son restorasyondan sonra Kız Kulesi restoran olarak hizmet verecek şekilde düzenlenmişti. Yeni yapılan restorasyonda ortaya çıkan ise II. Mahmut dönemine ait Kız Kulesi’nin görseliydi.

Kız Kulesi’nin kısa bir geçmişini irdelersek:

MÖ 5. yy’da Karadeniz’den gelen gemileri denetlemek ve vergi almak için bulunduğu adacıkta küçük bir kule inşa ediliyor. 12. yy’da Doğu Roma İmparatoru I. Manuel Komnensos burada bir savunma kulesi oluşturuyor. 1453 yılında Fatih Sultan Mehmet yeni bir kale inşa ettirip, buraya nöbetçi birliği yerleştiriyor. Kuleden bayramlarda ve padişahların tahta çıkışında top atışları yapılıyor. 1660-1730 yılları arasında ahşap kulenin kuzey bölümüne, gemilerin yol almasına hizmet için fener konuluyor. 1830-1831 yılları arasındaki kolera salgınının kente yayılmaması için karantinaya dönüştürülüyor. 1926 yılında İstanbul Liman İdaresi’ne veriliyor ve gaz deposu olarak da kullanılıyor. 1940’lı yıllardan sonraki bazı restorasyon çalışmalarında dönemin yeni yapı malzemesi beton da kullanılarak yapıya 130 ton yükleme yapılıyor. 1994 yılında Deniz Kuvvetleri Komutanlığı’na veriliyor. 1996’dan sonra yapılan bir dizi restorasyonun ardından turizm amaçlı kullanılmak üzere özel sektöre devredilerek restorana dönüştürülüyor ki bu uygulamada Kız Kulesi’nin bulunduğu binaya çelik sistemde ara kat atılıp kale içi kapalı mekâna dönüşecek şekilde kapatılıyor. Kule gerçek kimliğinden uzak, bazı özel günlere hizmet veren ve sadece restorana gelenlere hizmet sağlayan bir yapı oluyor. Kuleye uygulanan bu en kötü restorasyona Mimarlar Odası dava açarak karşı çıkmıştı.

Özel sektöre kiralama sona erdirilince bir gün aniden kulenin etrafı kapatılarak restorasyona alınmış olması sosyal medyada gündeme geliyor. Konu sosyal medyada ve basında dillendiriliyor. Zira yapılacak olan restorasyon için kamuoyuna bilgi aktarılmamış, ihale biçimi ve bedeli de tartışmalara yol açacak şekilde yapılmıştı. Tanıtım ve şeffaflık sağlanmadığı, çevre düzeni ve mekân düzenlemesi ile ilgili projelerin de olmadığı dile getirildi. Tabii tüm bu tartışmalarda, 21 yıllık AKP iktidarının restorasyonlar ve kültürel varlıklar ile ilgili sürdürdüğü kötü politikaların etkisi büyüktü. Sosyal medya üzerinden acımasızca yapılan eleştirilerde konu ile ilgili hiçbir birikimi olmayanların bile bu eleştirilere katılması gerçekleri bir nevi sulandırmıştı. Bütün bu tartışmaların içinde bakanlıkça danışman olarak görevlendirilen Prof. Dr. Zeynep Ahunbay, restorasyonla II. Mahmut dönemine ait yapıya dönüleceğini açıklamış, konu ile ilgili gerekli tüm çalışmaların yapıldığını, malzeme seçimlerinin ve uygulamaların da yerinde kontrol edildiğini söylemiş, bir anlamda tartışmaları gündemden uzaklaştırmıştı.

Restorasyon sonunda kule çevresinin zeminin iyileştirilmesi için 18 adet beton kazık çakılarak olası kaymanın da önüne geçilmesi sağlanmıştı. Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğü’nce 2023 yılında Kız Kulesi’nin restore edilerek müze olacak şekilde hizmet vereceği açıklanmıştı.

Yapının özel kullanımının sona erdirilerek yeniden restore edileceği bildirilince konunun uzmanları tarafından bir dizi soru gündeme getirildi. O dönem İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Kültür Daire Başkanı olan Mahir Polat, binaya ek yük getiren, sonradan yapılan betonarme terasın yıkılmasını olumlu bulurken çok değerli hocaların da danışmanlık yaptığını (Prof. Dr. Zeynep Ahunbay, Prof. Dr. Feridun Çılı) ifade etti. Kültür ve Turizm Bakanlığı’ndan da kulenin 1.600 yıllık tarihine ışık tutacak gravürlerin incelendiği ve aslına uygun bir restorasyon yapılacağı açıklaması geldi. Dr. Y. Mimar Müh. Doğan Hasol, restorasyon için seçilen dönemin hangi kritere göre belirlendiğini sordu.

Bu tartışmalar devam ederken 2023 yılının nisan ayı sonlarında kulenin iskelesi sökülüp çevresi açılınca sosyal medyada yeniden bir eleştiri yoğunluğu yaşandı. Zira yapılan restorasyonla, II. Mahmut döneminin Kız Kulesi yapılmış, o döneme ait en gerçekçi kule onarımı gerçekleştirilmişti. İstanbullular bu yeni görseli henüz benimsememişlerdi. Onlar 2000’li yıllardan kalan, restoran olarak kullanılan, çatısı örtü ilaveli, cephesinde çelik kuşaklamalar ile onarılan kuleyi hatırlıyorlardı. Dolayısıyla eleştirilerin yeni ve 2000’li yıllara ait dönemdeki fotoğraflarla da ifade edilmesi olayın boyutunu bir başka alana kaydırdı.

Neticede Kız Kulesi’nde yapılan bu restorasyon ile ilgili dönem tartışılabilir. Uygulama içinde kullanılan malzemeler ve yapının taş duvarlarının bağlayıcılığını sağlayacak ilave paslanmaz çelik ile güçlendirilmesi, ahşap kulenin malzemelerinin dönemine ait malzeme olmadığı, bayrak direğinin değişimi, kale görünümü içinde seyir terasının yapılması, bu terasa ait kullanılan merdivenler vs. uzmanlar tarafından uzun yıllar konuşulacak.

Bir restorasyon tamamlandı. Bu kule İstanbul’un simgesi. Şu anki durum, Kız Kulesi’nin II. Mahmut dönemine ait görselidir. En azından ortada 2000’li yıllarda düğün salonu ve restoran olarak kullanılan, yapılan ilavelerle kuleyi kimliğinden uzaklaştıran bir yapı yok. Kule ve restorasyon ile ilgili değerlendirmeleri yaparken duygusal ve kişisel arzuları ifade etmekten kaçınmamız gerekir. En azından kule geçmişindeki bir döneme ait yüze sahip oldu. Kültürel mirasların restorasyonlardaki yaşananlardan sonra kulenin yeni yüzünü benimsememizi öneririm.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz