‘Cerenler Vakfı’na başvuran kim olursa olsun bizim için Ceren’dir’

0
1569
Murat Özveri

Emine Ceren Özveri Vakfı (Cerenler Vakfı), öğrenim hayatında maddi sıkıntı çeken öğrencilere burs desteği sağlamak amacıyla yaklaşık bir yıl önce kuruldu. Derneğin adını aldığı Ceren Özveri, yaklaşık 8 yıl boyunca “ewing sarkomu” hastalığıyla mücadele etti. Hastalığın teşhisi henüz 20 yaşındayken, lisans hayatının ilk yılında kondu.

Mücadeleci ve dayanışmacı ruhuyla her zaman dikkat çeken, herkesin yardımına koşan biri oldu.

14 Haziran 2021 tarihinde hayata gözlerini yumdu ancak kısa hayatında kat ettiği yol ve kalbine dokunduğu onlarca insanla geriye her zaman onu hatırlatacak bir miras bıraktı.

Ceren Özveri’nin anısına kurulan derneğin çoğunluğunu gençler oluşturuyor. Yönetim kurulunda ise Murat Özveri, Funda Özveri, Erol Taşçı ve Deniz Taşçı var.

Evrensel Gazetesi yazarı, hukukçu ve vakfın yönetim kurulu başkanı Yağan Murat Özveri, Cerenler Vakfı’nı Jineps Gazetesi’ne anlattı.


“Cerenler Vakfı’nın doğuşunda belki binlerce yıldır büyük acılarla baş etmek için geliştirilmiş gelenekler etkili”


 

 

-Cerenler Vakfı’nın kuruluş hikâyesi, vakıftaki insanları bir araya getiren nedir? Hem Ceren’i hem vakfı biraz daha yakından tanımak istiyoruz… Biraz bahseder misiniz?

-Cerenler Vakfı’nın doğuşunda belki binlerce yıldır insanların yaşadığı büyük acılarla baş etmek için geliştirdikleri gelenekler, kültür etkili olmuştur. Bizim geleneklerimiz içerisinde yaşamını yitiren insan için ıskat dağıtmak, onun için toplu yemek düzenlemek, belirli günlerde onun adına şelame pişirip dağıtmak, olanaklı ise onun adına kamusal bir hizmet vermek vardır. Bunun en bilineni çeşme yaptırmaktır. Nitekim ablam Gülsen Özkan öncelikle onun adına bir çeşme yaptırmamızı, bu çeşmeyi de yerleşim yeri dışında, kendi ifadesiyle kurdun kuşun su içeceği bir yerde yaptırmamızı önerdi ve öyle de yaptırdık.

Bunu söylemek ayıp ama aile olarak uzun süredir bazı gelirlerimizi öğrencilere burs vermeye ayırmıştık. Ceren aramızdan ayrılınca halası Funda Özveri Erol hem kendi verdiği bursları hem bizim verdiklerimizi hareket noktası alıp bir vakıf kurarak daha hak temelli, kuralları olan, kurumsallaşmış bir etkinliğe dönüştürmeyi önerdi. Fikir Ceren’in annesi, amcaları, kardeşleri ve kuzenleri ile de görüşülüp uygun görülünce yola çıktık. Vakıf şimdilik hala, anne ve beni saymazsanız tümüyle gençlerden oluşuyor. Ceren’in kardeşleri ve kuzenleri vakıf çatısında bir araya geldiler. Yaklaşık sekiz yıl süren hastalıkla mücadele sürecinde büyük bir dayanışma gösteren kardeş ve kuzenler -kendilerini ne kadar acıtsa da- bu işte sorumluluk aldılar ve nazar değmesin çok iyi de çalışıyorlar.

Bu insanları bir araya getiren bence kısacık ömründe Ceren’in yaratmayı başardığı pozitif enerjiyi, yaşama karşı duruşunu, bakış açısını sürekli kılacak işbirliği içerisinde olacakları bir kurum olmasıdır diye düşünüyorum. Onlar adına konuşamam, ben böyle düşünüyorum.

Ceren bizim vahamızı yaratan bir su kaynağıydı. Dokunduğu her şeye canlılık katmak gibi bir özelliği vardı. Bizi çok mutlu etti. Bebek olarak, çocuk olarak, genç kız olarak… Yaşamı sindire sindire, tadını çıkara çıkara yaşamak isterdi. Ortaokulda öğretmenine “Onu görünce geleceğe inancım tazeleniyor” dedirten bir öğrenciydi. Liseyi ikiz kardeşiyle birlikte yatılı olarak Cağaloğlu Anadolu Lisesi’nde okudu. Akordeona merak saldı. Küçük bedeni yüksünmeden kocaman akordeonu gittiği yerlere sürükledi. Yurtdışında kamplara gitti, çalıştı. Yazları köyümüzde yengesine yardım etti. Çok başarılı bir öğrenci oldu. Üniversite sınavlarında çok iyi bir sıralamada yer aldı, puanın yüksekliğine aldırmadan istediği bölümü yazdı. Hastalığına karşın okulunu bitirdi. Almanya’dan burslu yüksek lisans kazandı, gitmeye ömrü yetmedi.

Sekiz yıl insan aklının almakta zorlanacağı acılı tedavilere göğüs gerdi, bir gün şikâyet etmeden, neden ben demeden, çok iyi bir evlat, vefalı kardeş, candan bir dost, sorumlu bir dünya yurttaşı olarak, tüm sosyal kimliklerinin hakkını vererek yaşadı. “Baktığın yere göre değişir” sözünü çok sevdi ve hep bakış açısını değiştirerek empati yapmayı sanata dönüştürdü.

Daha fazlasında zorlanıyorum, su gibi doğdu, su gibi çevresini yeşerterek aktı, suyun okyanusa kavuşması gibi evrene aktı gitti. “Yok olmayacağım, sadece biçim değiştireceğim” demişti, yok olmadı, bir oluşum formundan diğerine gitti.

Cerenler Vakfı’na gelecek olursak; şimdilik küçücük bir vakıf halindeyiz. Ancak yola ilkelerimizi belirleyerek çıktık. Dedik ki:

“Küçük dereleri birleştirip etrafına yeşillikler sunan bir ırmak gibi akmak istiyoruz. Başaramazsak ırmağa akan küçük bir dere olmaya da razıyız. Nefesimiz, gücümüz yettiğince var olmaya çalışacağız. Cerenimizin dokunduğu, dokunmak istediği güzel insanların dayanışma duygularına duyduğumuz inanç gelecekten umutlanmamızın kaynağıdır.

Cerenler Vakfı’na başvuran kim olursa olsun bizim için Ceren’dir. Cinsiyeti, doğduğu yer, etnik kimliği, dini inancı, siyasi görüşü ne olursa olsun ilan ettiğimiz koşulları taşıyan herkese ulaşmaya çalışmak temel hedefimizdir. Sınırlı olanaklarımız nedeniyle ister istemez başvuranlar arasında bir seçim yapılacaktır. Bu seçimde temel ölçüt en fazla dayanışmaya gereksinimi olanları saptamak ve onlara ulaşmaktır.

Verdiğimiz burslar karşılıksızdır. Burs alan öğrencilerimizin vakfa dönük bugün ya da ileride herhangi bir maddi yükümlülüğü söz konusu değildir.”

Dediğimiz gibi olmaya çalışıyoruz. Henüz öğrencilere ödediğimiz bursların banka havale ücretlerinin dışında hiçbir harcama yapmadan çalışan bir vakıf olabildik. Vakfa hiçbir gider kalemi yaratmadan, her kuruşu vakfın amaçları doğrultusunda öğrencilere ilettik, bu tavrımızı da sürdürmekte kararlıyız.


“Vakfın öncelikli amacı yoksunluklarla boğuşmak zorunda kalan öğrencilerin bir dertlerine deva olacak şekilde burs vermek”


-Öğrencilerin yaşam koşullarının giderek zorlaştığı, barınma ve beslenme gibi temel ihtiyaçları dahi karşılamada güçlük çektikleri bir dönemdeyiz… Belki dayanışmanın da önemini gözetecek şekilde vakfın hedefleriyle ilgili ne söylemek istersiniz?

-Vakfın öncelikli amacı yükseköğrenimini zorlukla yapan, yoksunluklarla boğuşmak zorunda kalan yetenekli öğrencilere ulaşıp sembolik olmayacak, bir dertlerine deva olacak, bir açıklarını kapatacak şekilde karşılıksız burs vermeyi başarmak. Öğrencilere yardım yapıyor olmamak için vakıf kurduk. Vakıf kurulduktan sonra biz emanetçi, burs alma koşullarını taşıyan her öğrenci hak sahibi, onlara bu bursu ulaştırmak da bir yükümlük haline gelmiştir diye düşünüyoruz. Dolayısıyla yardım yapmıyor, bir hakkın gerçekleştirilmesi için üzerimize düşen yükümlülüğümüzü yerine getirmeye çalışıyoruz. Burs öğrencilerin hakkı olduğu için burs almayı hak edenlerin bize veya vakfa karşı herhangi bir maddi-manevi borçları doğmuyor.

 

-Burs kaynakları ve destekler nasıl düzenleniyor?

-Vakfımızın gelirleri vakıf kurulurken vakfedilen tutarın dışında, ailece elde ettiğimiz kira gelirleri, benim işçi eğitimleri, bilirkişi raporları karşılığında aldığım ücretler, telif ücreti, danışma ücreti, bazı dosyalardan elde edilen vekâlet ücretleri ve bunun gibi gelirler…

Bir diğer önemli gelir kaynağımız vakfa destek olan bağışçılarımızın düzenli bağışları. Bunlardan bir kısmı öğrenci üstlenmiş durumda. Örneğin ben bir öğrencinin bursunu düzenli karşılayacağım diyen ve bu öğrenciye verilen bursları bizim üzerimizden ileten bağışçılarımız var. Bir kısım bağışçılarımız telif ücretlerini gönderirken, bir diğer grup fitrelerini gönderiyor. Kısaca değişik vesilelerle çok değişik insanlardan az çok bağış alıyoruz. Bize ulaşmak isteyenler https://www.cerenlervakfi.org.tr adresinden “destek ol” seçeneğine girdiklerinde vakfın hesap numaralarına ulaşabiliyorlar. Her gün bu hesapları kontrol ediyoruz. Elden gelip bağış yapanlara ise doğal olarak makbuz veriyoruz. Gelen her kuruş yukarıda da belirtmiş olduğumuz gibi öğrencilere gidiyor. Vakfa hiçbir gider kalemi yaratmıyoruz.

 

-Burs verme kriterleriniz nedir? Yılda kaç kişiye, ne kadar süreliğine burs veriyorsunuz?

-Burs verme koşullarının detaylarını internet sitemizde ilan ettik. Burs başvurularını aldığımızda gördük ve şaşırdık ki bu alanda daha çok gayret etmek gerekiyor. Binlerce yetenekli öğrenci inanılmaz zor koşullarda öğrenimini tamamlamaya çalışıyor. Kuşkusuz hepsine yetişmeyi gönlümüz istese de olanaklarımız el vermiyor. Bu nedenle seçim yapmak zorundayız. Öncelikle altını çizmeliyim ki dil, din, ırk, siyasi düşünce, mezhep, bölge ayrımı yapmıyoruz. Bu yaklaşımın açık veya örtülü dile getirilmesini, değişik gerekçelerle istisnalar yaratılmasını asla kabul etmiyoruz. En başarılı olan, en fazla yoksunluk ve zorluk yaşayanlar ulaşmak istediğimiz kitle. Bir başka ölçüt aramıyor, kullanmıyoruz. Başvuranları olanakları içerisinde sıralayarak en az olanağa ulaşandan başlayarak burs vereceğimiz kişileri seçiyoruz. Bu şekilde seçmiş olduğumuz 35 öğrencimize ayda 1.500 TL 9 ay süresince burs vermeyi başardık. Önümüzdeki öğretim yılında bu tutarı ülkenin ekonomik koşullarına uygun hale getirmek istiyoruz.

-Vakfın başka etkinlikleri de oluyor mu? Gelecekte olası başka projeler, çalışmalar var mı?

-Şu anda burs vermenin dışında bir etkinliğimiz yok. İleride zaman ne gösterir bilemiyoruz ama olanaklarımızı geliştirirsek eğitim alanında daha kalıcı ve kapsayıcı etkinlikler içerisinde olmayı en azından hayal ediyoruz. Bize kendimizi anlatma olanağı verdiğiniz için teşekkür ederiz.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz