Bağımsızlık Demokrasi Özgürlük Eşitlik Birlik

Eğitmen kurslarına bir örnek: Kamlık – 2. Bölüm

8- İlk eğitmenler, vasıfları, karakterleri, çalışmaları:

Samsun, Tokat, Amasya vilâyetlerinden Kamlık Köy Eğitmenleri Yetiştirme Kursuna ilk gelen eğitmen Amasya’nın Ovasaray köyünden Mahmut Doğan adındaki gençtir. Ben nasıl bu kursun ve sonradan Akpınar Köy Enstitüsü’nün şef ve öğretmenlerinin bir numaralı demirbaşı ise o da ilk eğitmenidir. Bu bakımdan ikimiz bu müessesenin biraz da tarihi sayılırız. Mahmut Doğan, kursa gelişini şu destanla bakın nasıl anlatıyor:

“Var olsun Hükümet, var olsun millet.

Kurs açıldı, artık çekmeyiz zahmet;

Bu kursu açanın ceddine rahmet.

Akıllı olanlar kursa yazılsın!

 

Ben yazıldım, çoğu caydırmak ister.

Verdiğim sözümden döndürmek ister,

Yolumu bir dekle kaydırmak ister.

Akıllı olanlar kursa yazılsın!

 

Erken gelip 1 numarayı kazandım,

Eski yazı yeni yazı yazardım,

Fakat usul bilmez yine bozardım.

Akıllı olanlar kursa yazılsın!

 

Mahmut Doğan derki: Amasya elim,

Köyüm Ovasaray nam nazlı yurdum,

Eğitmen olmaya sağlam söz verdim,

Akıllı olanlar kursa yazılsın!”

1/V/1939

 

Şimdi de sizinle Hüseyinlerin (Kamlık kursunda) yazdıkları destanı okuyalım:

“Kamlık’ın kursunu duyup işittim,

Çiftimi bıraktım kursa yetiştim,

Çok şükür mevlâya derse eriştim,

Dostlardan ayrılıp dosta kavuştum!

Mektebin kapısı güneşe karşı,

Müdürüm bu kursta her işin başı,

Ahçıya dikkat et sıtma tutmasın,

Mehmetler yapamaz yemeği aşı!

Yağar bir düzüye deli yağmurlar,

Yataklar ıslanır, eğitmen ağlar,

Ekinler gelişir, kelleler bağlar,

Çimlenip şenlenir bayırlar dağlar.

Umumi Müfettiş gelip dolaştı,

Gönül aldı tatlı dille konuştu.

Sanki dostlar eski dosta kavuştu,

Destan bitti, Hüseyinler karıştı.”

7/VII/1939

Hüseyin Karagöz – Hüseyin Şamlı

Kursa bambaşka bir ad, taptaze bir tat veren eğitmenler böyle imanlı, heyecanlı ve olgun gençlerdir. Bu yazılar, Kamlık kursu eğitmen namzetlerinin vasıfları, değerleri ve karakterleri hakkında aydın bir fikir vermekte, tahassüslerini ruhlarımızda yaşatmaktadır.

Haftanın pazartesi geceleri köy konuşmalarına ayrılmıştı. Bu gecelerde köye ve kursa ait her türlü konu üzerinde tam bir serbestlikle, hattâ tenkidlere bile müsaade ve tahammül göstererek musahabeler yapılır, hâdiseler sıkı bir tahlile tâbi tutularak sebepleri bulunur, çareler, tedbirler düşünülür, çalışma ve başarma yolları aranır, terakki, tekâmül ve inkılâp ruhunun taze ve atılgan bulundurulmasına dikkat edilirdi.

Köy geceleri, köy hayatını kursta yaşatmak, eğitmenle, öğretmen ve idarecileri kaynaştırmak yönünden de sevgi, bağlılık yaratmakta birinci derecede müessir olan tedbirlerdendir.

Haftalarımızın çarşamba ve cumartesi akşamları bizim eğlence gecelerimizdi. Her haftanın eğlencesini bir eğitmen grupu hazırlıyordu. O gecelerde:

  1. Köy türküleri,
  2. Köy masalları ve bilmeceleri,
  3. Mani ve koşmalar,
  4. Halay, zeybek gibi halk oyunları,
  5. İçtimai hayatımızın bazı taraflarını karakterize ve karikatürize eden temsil ve tablolar,
  6. Eski iyi örf ve ananelerimizi taşıyan orta oyunu tarzındaki piyesler gibi faaliyet çeşitleriyle hem eğlenceli hem de faydalı vakitler geçirilmiştir.

Cuma gecelerinin birkaç saati, eğitmenlerin yazdıkları dikkate değer yazıların, şiirlerin okunmasına, hazırladıkları konferansların verilmesine, dersleri ve öğretimi ilgilendiren bir problemin münakaşasına, eğitmenin yarınki ödevlerinin kadrosunun tesbitine, varılan randıman ve neticelerin tahliline, arz olunan daha yüksek gayelerin belirtilmesine ayrılırdı. Bütün bunlar eğitmen dilinin sadeliği, onun berrak ve aydın görüşü içinde geçerdi. Toplantılarda:

a) Öğretimin durumu, randımanının artırılması,
b) Kursun genel ihtiyaçları ile alınacak tedbirler,
c) Faaliyetin şekli, işlerin gidişi ve randımanı,
d) Gurupların genel durumu,
e) Eğitmenin ve içtimai durumun istikameti ve inkişafı,
f) Şimdiye kadar varılan sonuçlarla tutulacak yol, alınacak tedbirler gibi noktaları müzakere, münakaşa eder kararlara varırdık.

Açıldığının 22’nci gününde Kamlık Kursunda bir kooperatif kurulmuştur. Bu kooperatifte kahve, çay ile eğitmene, öğretmene kursa lâzım olan her çeşit eşya, köye yarar bazı malzeme bulundurulmuş ve kooperatif Kursun tatil gününe kadar çalışmış, işini başarmıştır.

9- Hizmet, vazife ve temizlik grupları:

Kursta her türlü hizmet eğitmen namzetleri tarafından görülmüş, aşçı ve yamağından başka bir işçi kullanılmamıştır. Yemek kablarının temizliği, bulaşık, çamaşır, tahta silme, sökük, yırtık yamama, badana ve onarım, yemek dağıtma, hayvan tımarı, gece nöbeti, sebze bahçesi nöbeti, gündüz nöbeti, posta ve mektuplaşma işleri, Kurs idaresine yazı işlerinde yardım, radyo ve gramofona bakım, telefonculuk gibi hizmetler bu işlere dâhil bulunmaktadır.

Gruplar birer mümessil vasıtasiyle idare olunmuş ve yukarda sayılan işlere nöbetle veya seçimle eğitmenler ayrılmıştır. Bu hizmetlere sıraları geldiği zaman öğretmenler de tam bir istekle katılmışlardır.

Kamlık İlkokulu

10- Köyle kaynaşma:

Kamlık Kursu daha ilk gününden başlıyarak Kamlık Köyü ve köylüsü ile kaynaşmayı kendisine şiar edinmiştir. Pazartesi, cuma konuşmalarına Kamlıklılar da karışmışlar, bütün eğlencelerimizde kadınlı erkekli bulunmuşlardır. Bugün Kamlık Köyü, Kurstan iyi ve tatlı hâtıralar saklamaktadır.

Dönemin Havza ilçesi başöğretmeni Cemal Gürpınar (fötr şapkalı): Kamlık Eğitmen Kursu Okulu’nun bulunması, tahsisi ve eğitimin başlamasında önemli katkılar vermiştir (Hasan Cemal Gürpınar arşivinden).

Kurs; köyde bulunduğu altı ay içinde yolları düzeltmiş, köprüleri tamir etmiş, su yollarını onarmış, çeşmeleri elden geçirmiş, Kamlık-Havza yolunun tesviyesinde çalışmış, cami ve köy okulunu, köy odasını tamir ederek badanalamış, bazı fakirlerin evlerinin tamirine de yardım etmiştir.

Bundan başka asker ailelerinin ve fakirlerin ekinlerini eğitmenler biçerek harmana getirmişler. Harman işlerinde çalışmışlardır. Gübrelikler bu arada köy dışına taşınmıştır.

Kursun köyde bulunduğu altı ay içinde hiçbir mala ve mahsule eğitmenler ve öğretmenler tarafından ziyan verilmemiş, ırza yan Mısır tarlasında çalışan kız öğrenciler bakan da olmamıştır. Bizim kursun en ziyade dikkati çekecek işlerinden biri de Kamlık köylüsü ile kaynaşmamızdır. İyi bir komşuluk, yakın bir dostluk, temiz bir sevgi ve karşılıklı bir saygı bizi sarmıştır. Onlar bizim yardımımıza biz de onlara koşardık. Ziraat aletlerimizin olmadığı günlerde bize bunları yetiştirdiler. Yağmurlu ve çamurlu günlerin bazısında ekmeğimiz vaktinde yetişmedi mi muhtarla halk derhal bize yiyecek temin ederlerdi. Köy gecelerimizde, eğlence gecelerimizde çocuğu ile ihtiyarı ile bütün köy bizim sevgi halkamızın içinde ve yanıbaşımızdadır, müsamerelerimizde de beraberiz.

Bayram Çonoğlu (oturan): Kamlık İlkokulu ve sonrasında eğitmen kursu olan binayı yaptırmıştır.

Köyün içinde akan ve çamur yapan çeşme suyuna taşlık bir yerde bir ark açtık, bu iş çetin oldu, uzunca sürdü, bizi de yordu ama şimdi köy bu bakımdan tertemizdir. Çamuru kalmamıştır. Bu tutum bütün bir yorgunluğa bedeldir.

Bundan başka köyün yolu birçok yerlerinde bozuktu. Şoseden ayrılan ve 11 kilometre tutan bu yolda değil bir kamyon bir araba bile selâmetle ve tehlikesiz geçmiyordu. Yolun bu acıklı durumu bir gün Kursta kendiliğinden bir onarım hevesi doğurdu. İlkin öğretmen Kemal Oral, onun arkasından eğitmenler kazma küreklerini kavradıkları gibi yola koştular. Şimdi yolumuz düzgün ve geçide elverişlidir.

İhtiyar köy kadınları gelir, hastalıkları için derman ve ilâç ararlar. Hastalarımıza süt, yoğurt verirler.

Şimdiye kadar köyden yakınlık ve sevgi gördük. Biz de kendilerine böyle mukabele ve muamele ediyoruz.

Ne bir sarhoşluk vakası, ne de en ufak bir kavga… Kurs ve köy, engin bir sevginin ve kaynaşmanın tadına varamadan biribirinden ayrıldılar.

11- Müsamereler, bayramlar ve temsiller:

Kurs daha kurulduğunun haftasında 23 Nisan Millî Bayramını kutlamak saadetine erdi. O gün bir haftalık eğitmen namzedi olmalarına rağmen üç eğitmenin köy kürsüsünde milletin ana dâvalarından birini gür sesle haykırırken alkışladık. O bayramın gecesi de aydınlık, ışıklı ve neşeli mesut geçti. Köy bu bayramın hâtırasını her halde yaşamaktadır. İkinci müsameremiz 19 Mayısta açık kır sahnesinde kutlandı. Havzanın mahallî gül bayramı olan 25 Mayısla 30 Ağustos Zafer Bayramlarını da eğitmen namzetleri ve öğretmenler kendi şiirleri, kendi yazıları, kendi piyesleriyle doldurarak coşkun bir sevinç kaynağı içinde köyle birlikte kutladılar.

Müsamerelerde, eğitmenlerin ilhamı olan sahnelerle halk nüktelerini ve hayatını tebarüz ettirenler kayıt ve zaptedilmektedir.

12- Sağlık çalışmaları, köy tedavileri:

Kurs eldeki vasıta ve imkânlardan istifade ederek Kamlık, Çelil, Beyköy, Hurdaz gibi yakın köylerde dahi hastaların, yaralıların tedavisine elden gelen gayreti göstermiş, böylece yerinde bir hizmet görmekte olduğuna inanmıştır. Hastalara bakımdaki şefkat, gerek kurs mensupları içinde gerek köylüler arasında en üstün bir saygı yaratmıştır. Bu sahada başardıklarımızı bugün iftiharla hatırlıyabiliyorum.

13- Disiplin:

Kursun birinci raporunda: (Hafta içerisinde hiçbir şekilde inzibati hâdise olmamıştır.) denmektedir. l-VI-1939 tarihli rapor da (kursumuz en temiz ve en samimî bir hava içinde yaşadığı cihetle hiçbir inzibati hâdise olmamıştır) cümlesiyle memnuniyeti tebarüz ettiriyor.

Ders programımız sabahın saat yedisinde başlayıp akşamın saat 10.30 unda sona eriyor. Günün yarısında 5 saat kültür dersi vardır. Yarısını da ziraat ve atelye dersleri işgal ediyor. Buna geceleri saat 20 den 21e kadar süren mütalâa saatlerini de katmak lâzım gelir. Geçip giden iki buçuk ay içinde hemen de her gün yağan yağmur ve meydana gelen çamura rağmen işe ve derse karşı bugüne kadar hiçbir hoşnutsuzluğa mâruz kalmadık.

Bu uzun zaman içinde hiçbir kavga değil de hiçbir dedikodu, hiçbir sızıltı bile görülmedi ve duyulmadı.

14- Köy gezileri:

Kamlık kursunda bulundukları müddetçe gerek öğretmenler gerek eğitmenler cumartesi, pazar tatillerinde bayramlarda yakın köylere sık sık gezilere çıkmıştır. Bu geziler sırasında halkla kaynaşmaya önem verilmiş bazı müsamere ve eğlencelere gidilen yerlerde de çok önem ve değer verilmiştir.

Geziler arasında (köy ve muhit) tetkiklerine, bu durum karşısında eğitmenin yarınki ödevlerine, halkın sosyal, tarımsal ve ekonomik durumuna, köylerin imar ve temizliğine, yol, çeşme, sağlık ve köprü durumlarına namzetlerin dikkati çekilerek muhitin tabiî şartları içinde dersler ve öğütler verilmiştir. Cumartesi pazar günleri bizim için ayrı bir hususiyet taşır. Bugünlerde hafta iznine çıkmıyan bütün eğitmen ve öğretmenlerle birlikte yakın köylere gider, gür ve şen şarkılarımızla köyü daha uzaklardan ayağa kaldırırız. Bizi sevinçle ve samimiyetle karşılarlar. Bir kere köyü inceledikten sonra oyunlarımıza, müsahabelerimize ve konuşmalarımıza başlarız. Bu böyle epey sürer. Millî ve kıvrak oyunlarla köyü şenlendirir, onun durgun çehresinde tatlı ve samimî bir tebessüm yaratmaya çalışırız. Vakit gelince aynı gür ve şen şarkılarla yuvamıza döneriz.

15- Duvar ve radyo gazetesi:

Her hafta pazartesi günleri kursta radyo ve duvar gazeteleri için haberler derlenir. Bunun için de:

a) Gazetelerden,

b) Maarif, Ziraat ve Sıhhat Vekilliklerinin buroşür ve resimli yayınlarından,

c) Trakya Umumi Müfettişliğinin köy yayınlarından,

d) Yurt gazetesinden

e) Köyle ilgili yazılardan

f) Talebe yazılarından istifade ediyoruz. Şimdiye kadar duvar gazetesinden oldukça iyi neticeler aldık. Bir de öğretmenlerin iştiraki ve abone paralarını deruhte etmeleriyle Ulus ve Cumhuriyet gazetelerine abone olduk. Her gün yurttan ve dünyadan haber alıyoruz. (Devam edecek)

 

Not: Alıntılanan bölümler o dönem yazıldığı gibi alınmış, yazım düzeltmesi yapılmamıştır.

Jiy Zafer Süren
Jiy Zafer Süren
1951’de Samsun’da doğdu. Üniversite’yi terk etmiş ve muhasebeci olarak çalışarak emekli olmuştur. Çeşitli dergilerde şiir ve araştırma yazıları yayınlandı. Kafkasya üzerine yayın yapan, As Yayın’ın kurucuları arasında yer aldı. “Çipxe, Kafkas Aile Armaları” (derleme) ve “Tama Bahar Gelmeyecek” (şiir) isimli iki kitabı vardır. Nisan 2008 itibariyle Jıneps gazetesi yazarları arasında yer aldı, Ocak 2011 tarihinden bu yana yayın kurulu üyesidir.

Yazarın Diğer Yazıları

Eğitmen kurslarına bir örnek: Kamlık – 1. Bölüm

Kırsal alandaki köylerin eğitim ve öğretim sorunlarını karşılamak üzere yapılan fikir çalışmaları Meşrutiyet yıllarına kadar gider. Bu konuda ilk yayınlar ve çabalar, ilköğretim okullarının...

Bölünmüş hayatlar 7. Bölüm

Binbir güçlükle İzmit’e varan Sehime kadın ve kızı Lütfiye, tam bir Araf’a düşmüşlerdi, o ana baba şehirde herkes bir yerlere gidiyordu. Körfeze demirlemiş gemilere,...

Bölünmüş hayatlar 6. Bölüm

19 Temmuz 1919 tarihinden bu yana Yunan işgali altında kalan Eskişehir, Büyük Taarruz’un başlayacağı haberleri ile çalkalanıyordu. Halk heyecanlı, muhalifler ise tedirgindi. Yaklaşan savaş...

Sosyal Medyalarımız

4,890BeğenenlerBeğen
1,353TakipçilerTakip Et
4,000TakipçilerTakip Et

Son Yazılar

- Advertisement -spot_img