Bağımsızlık Demokrasi Özgürlük Eşitlik Birlik

Analiz: Orta Asya’dan Afganistan’a uzanan dostluk köprüleri

Analizimize CAMCA ile başlayalım. CAMCA (Central Asia, Mongolia, the Caucasus, Afghanistan) bölgesel forum olarak örgütlenmiş bir dayanışma organizasyonu. Adının Türkçe açılımı Orta Asya, Moğolistan, Kafkasya ve Afganistan.

CAMCA’nın bugünlerde en önemli çabasının beş Orta Asya ülkesi ile Afganistan’ı birbirine yakınlaştırmak olduğu söylenebilir. Yeni demiryolu hatlarının inşası, ticaretin artması ve sıradan Afganlar için iş imkânlarının yaratılması doğrultusunda ciddi bir mesai yapılıyor.

Afganistan’a dönük çalışmaların özünde ekonomi var. Orta Asya devletleri Afganistan’a ideolojik körlükten uzak, pragmatik bir perspektifle yaklaşıyor. Afganistan ile aralarına kalın ve yüksek duvarlar dikmek istemiyorlar. Bunun yolu da bölgede istikrarı ve güvenliği tesis etmekten, yani herkesin yararına olacak ekonomik faaliyetlerden geçiyor.

Ekonomik ilişkiler yoluyla Orta Asya’nın güney komşusu ile “tarihi bağları”nı yeniden kurması isteniyor. Bu bağlar, bilindiği gibi Afganistan’ın yaklaşık 50 yıldır bir türlü huzura kavuşamaması sebebiyle kurulamıyor.

Orta Asya cumhuriyetlerinin Afganistan ile ilişkilerini güçlendirme çabası, Rusya’nın 3 Temmuz günü Taliban hükümetini tanıması ile yepyeni bir ivme kazandı. Rusya’nın bu kararı, uzak olmayan bir gelecekte Orta Asya ülkelerinin de benzer bir adımı atmaları için yeşil ışık yaktı.

Beş Orta Asya ülkesinden üçü (Özbekistan, Tacikistan, Türkmenistan) Afganistan ile ortak sınırlara sahipler. Dolayısıyla yoğun ticari ilişkiler yoluyla Afganistan’ı müreffeh bir ülke haline getirmek bölgenin istikrarı ve güvenliği için büyük önem taşıyor.

Ekonomik ilişkilerin çok önemli bir boyutunu yeni nakliye yollarının açılması oluşturuyor. Bu yollar aracılığıyla, Orta Asya’nın, Afganistan üzerinden dış dünyaya bağlanması hedefleniyor. Ukrayna’da devam eden savaş, Orta Asya devletlerini Rusya’dan geçen kuzey koridoruna alternatif rotalar bulmaya mecbur ediyor. Yeni ihracat rotaları üzerinden yeni tüketici pazarlarına açılmak için tek yol bu.

Orta Asya ülkeleri coğrafi konumlarına boyun eğmiş durumdalar. Hepsi kara ülkesi ve okyanusa ulaşmak için ikinci bir ülkenin topraklarını kat etmeye mecburlar. Aralarında Özbekistan iki defa kara ülkesi; dolayısıyla iki ülkeyi birden kat etmek zorunda. Bu noktada Güney Asya’nın önemi ortaya çıkıyor.

Özbekistan için Afgan-ötesi Koridor projesinin önemi çok büyük. Koridor, tamamlandığı takdirde, Özbekistan’ı Afganistan üzerinden, Pakistan’ın Arap (Umman) Denizi kıyısındaki limanlara bağlayacak. Bir başka projeye göre, Özbekistan-Afganistan sınırı yakınındaki Tirmiz şehri, Kabil üzerinden, Pakistan’ın Peşaver kentine bağlanacak.

Özbekistan tarafından inşa edilmiş bir demiryolu, 2011 yılından bu yana, Kuzey Afganistan’daki Hayratan ve Mezar-ı Şerif kentlerini birbirine bağlıyor. Afganistan’ın Orta Asya’dan ithal ettiği ürünler bu hat yoluyla ülkeye giriyor. Bu hat, Sovyetler Birliği tarafından döneminde Ceyhun Nehri üzerine kurulmuş olan Dostluk Köprüsü üzerinden, Özbekistan’ın Tirmiz kentindeki demiryolu ağına bağlanıyor.

Şubat ayında yapılan açıklamaya göre, fizibilite etüdünün ardından, anılan hattı Afganistan-İran sınırındaki Herat kentine kadar uzatma çalışmalarına başlanacak. Bu durumda, Özbekistan, Basra Körfezi’ne erişmiş olacak.

Kazakistan ve Türkmenistan, Afganistan’ı kat edecek bir başka demiryolu projesi için işbirliği yapıyorlar. Güzergâhın Afganistan-Türkmenistan sınırındaki Turgundi kentinden başlaması, Herat ve Kandahar’ı geçmesi, Pakistan sınırındaki Sipin Buldak ilçesinde son bulması öngörülüyor. Bu proje sayesinde kara ülkeleri olan Orta Asya cumhuriyetleri deniz ticaretine açılacak, Güney Asya’nın devasa pazarlarına erişebilecek.

Anılan projelerin hayata geçmesinin önünde bazı potansiyel sorunlar var. Bunların başında zorlu dağlık arazi, ileri mühendislik kapasitesine duyulan gereksinim ve büyük yatırım maliyeti geliyor. Ayrıca İsrail-İran ve Hindistan-Pakistan gerilimini de göz ardı etmemek gerekiyor.

Bir başka projeden daha söz etmek lazım. Anılan proje Orta Asya’yı bir cazibe merkezi haline getirerek Afganları çekmeyi öngörüyor. Buna göre Afgan uyruklular, Tirmiz kentinde bulunan ve 2024 sonunda tamamlanan serbest bölgeyi 15 gün boyunca vize almadan ziyaret edebiliyorlar. Ziyaretçiler burada alışveriş, eğlence, sağlık ve eğitim hizmetleri gibi olanaklardan yararlanabiliyorlar.

Afganlar böylece hiçbir engelle karşılaşmadan ülke dışına çıkıyor, başka bir dünya ile karşılaşıyorlar. Orta Asya ile Afganistan arasında kurulan köprülerin nihai amacının Afganistan’daki yaşam koşullarının iyileştirilmesi olduğu farklı kaynaklar tarafından dile getiriliyor.

Yazarın Diğer Yazıları

ANALİZ: Çin ve Rusya, Grönland’ı tehdit ediyor mu?

ABD Başkanı Donald Trump, Grönland Adası’na ilgisini gerekçelendirirken, başından beri Çin ve Rusya “tehdidi”ne işaret ediyor. Oysa -şimdilik kaydıyla- istikrarı Washington’ın baskısı bozuyor. Buna...

Çerkesler Suriye’de

1877 sonrasında Osmanlı muhaceret politikasını şekillendiren başlıca amil, devletin tarıma ilişkin kaygılarıydı. Tarım alanlarını genişletmek, tarımsal üretimi artırmak gerekiyordu. Bu doğrultuda diğer muhacir grupları gibi...

Analiz: Sırbistan yeni Gürcistan olma yolunda

Sırbistan’da yaz mevsimi, hükümet karşıtı gösteriler ve şiddet kullanımı ile geçti. Ağustos ayı boyunca polis ve hükümet yanlıları protestoculara saldırdı. İktidar partisinin binaları ateşe...

Sosyal Medyalarımız

4,890BeğenenlerBeğen
1,353TakipçilerTakip Et
4,000TakipçilerTakip Et

Son Yazılar

- Advertisement -spot_img