Bağımsızlık Demokrasi Özgürlük Eşitlik Birlik

Analiz: Sırbistan yeni Gürcistan olma yolunda

Sırbistan’da yaz mevsimi, hükümet karşıtı gösteriler ve şiddet kullanımı ile geçti. Ağustos ayı boyunca polis ve hükümet yanlıları protestoculara saldırdı. İktidar partisinin binaları ateşe verildi. Rusya, Sırbistan Cumhurbaşkanı Aleksandar Vuçiç’e destek sözü verdi. Ne var ki bu vaadin kapsamı netleşmiş değil.

Sırbistan’ın yakın tarihinde en büyük protesto eylemlerine sahne olmasına karşılık, Avrupa Birliği (AB) olaylar karşısında “derin endişe” duyduğunu dile getirmekle yetindi. Oysa şiddet sarmalında çok sayıda gösterici yaralanmış ve gözaltına alınmış bulunuyor. Brüksel’in bu temkinli tutumu, Belgrad’ın Moskova ve Pekin’e yaklaşmasının önüne geçmek olarak yorumlanıyor. Bir başka kaygının ise, kritik mineraller üzerine rekabet şiddetlenirken, Sırbistan’ın sahip olduğu hammaddelere erişim olduğu anlaşılıyor.

Oysa AB, resmin tamamını göremiyor izlenimi veriyor. Diğer otoriter ülkelerin benzer uygulamalarına bakıp ders çıkarması gerekiyor.

Gürcistan’da (2023-2025) hükümetin baskı politikası, temelde Batı-yanlısı olduğu bilinen bir ülkenin Avrupa ile bütünleşme yolundan sapmasına sebep oldu. Gürcistan halkı sonu gelmeyen baskılar altında bunalıyor.

AB, Gürcistan’ın üyelik sürecini ve mali yardımı askıya alarak mukabele etse bile, bu önlemler, Tiflis’in kararlılığını değiştirmeye yetmedi.

AB yine aynı yanlışı yapıyor. Ama bu defa hatanın bedeli daha ağır olacak. Çünkü Sırbistan’ın AB ile ortak sınırı var ve bölgesinde zarar verme potansiyeli yüksek görünüyor.

Vuçiç yönetimine karşı kararlı bir tutum almak; hükümet, parlamento ve yargıdaki Vuçiç yandaşlarını otoriter uygulamalarından dolayı sorumlu tutmak gerekiyor. Yapılabilecekleri üç ana başlık altında toplamak mümkün:

1. Mali yardımı dondurmak;

2. Tercihli piyasa erişimini askıya almak;

3. Sivil toplum ve bağımsız medyayı desteklemek.

Müdahale edilmediği takdirde, AB potansiyel bir müttefiki kaybetme tehlikesiyle karşı karşıya bulunuyor. Avrupa kıtasının Kremlin-yanlısı devletlerle otoriterlik-karşıtı devletler arasında bölünmüş olduğu “ayrıntısını” bir kenara not etmek gerekiyor. Kısaca, Sırbistan yeni bir Gürcistan olabilir.

AB bir yandan Sırbistan hükümeti üzerindeki baskıyı artırırken, diğer yandan da sivil toplum ve bağımsız medyayı güçlendirebilir. Ülkede gerilim artıyor, baskın seçim çağrıları yükseliyor. AB bir dizi demokrasi yanlısı unsura destek verebilir. Bunları şöyle sıralayabiliriz:

1. Sivil toplum kuruluşları (STK’lar);

2. Taban hareketleri;

3. Seçim gözlemcileri;

4. Protesto gösterilerine önderlik eden öğrenci grupları.

Suskun kalması halinde (ki bu aynı zamanda Vuçiç’in memnun edilmesi anlamına gelir), AB’nin demokratik değerlerin koruyucusu olma iddiası güç kaybediyor. Ayrıca, AB’nin genç Sırplar nazarındaki çekiciliği zayıflıyor. Zaten AB bu kesimin gözünde saygınlığını ciddi biçimde yitirmiş durumda.

AB için daha da önemli bir risk var. Yolsuzlukla anılan ve halk desteğini yitirmiş bir hükümetin baskılarını sürdürmesi halinde, Batı Balkanlar’da Rusya ve Çin’in konumları güçlenecek.

Yazarın Diğer Yazıları

ANALİZ: Çin ve Rusya, Grönland’ı tehdit ediyor mu?

ABD Başkanı Donald Trump, Grönland Adası’na ilgisini gerekçelendirirken, başından beri Çin ve Rusya “tehdidi”ne işaret ediyor. Oysa -şimdilik kaydıyla- istikrarı Washington’ın baskısı bozuyor. Buna...

Çerkesler Suriye’de

1877 sonrasında Osmanlı muhaceret politikasını şekillendiren başlıca amil, devletin tarıma ilişkin kaygılarıydı. Tarım alanlarını genişletmek, tarımsal üretimi artırmak gerekiyordu. Bu doğrultuda diğer muhacir grupları gibi...

Analiz: İran’da yolun sonuna gelindi mi?

İran’da halkın güvenebileceği, örgütlü bir muhalefet yok. Rejim değişikliği ile sonuçlanacak bir yol haritası da mevcut değil. İran halkı her şeye rağmen, tüm riskleri...

Sosyal Medyalarımız

4,890BeğenenlerBeğen
1,353TakipçilerTakip Et
4,000TakipçilerTakip Et

Son Yazılar

- Advertisement -spot_img