Bağımsızlık Demokrasi Özgürlük Eşitlik Birlik

ANALİZ: Gürcistan’da seçim boykotu iktidar partisine yaradı

Gürcistan’da 4 Ekim’de yerel seçimler yapıldı. 13 yıldır iktidarda olan Gürcistan Rüyası seçimleri açık farkla kazanmış görünüyor. İktidar partisinin ülkedeki 3.061 seçim bölgesinin ve 64 beldenin tamamında seçimleri kazandığı açıklandı. Gürcistan Rüyası kasabaları oyların yüzde 70’ini alarak kazandı. Bazı kasabalarda bu oran yüzde 80 ve 90’lara çıktı.

Partilerin tamamının boykota iştirak etmediği biliniyor. Seçimlere katılım 2021 yılındaki yüzde 50’den yüzde 41’e geriledi. Neticede Gürcistan Rüyası seçimlerden güçlenerek çıktı. 2024 genel seçimlerinin tersine, yaygın usulsüzlük iddialarına rastlanmadı. Muhtemelen iktidar partisi usulsüzlük yapmaya gerek görmemişti.

Gürcistan’da yerel seçimlerin etkisi geleneksel olarak sınırlıdır. Ülkenin dış politikası üzerindeki jeopolitik tesiri fazla değildir. Bununla birlikte, 2025 seçimleri iktidar partisinin popülaritesi açısından ciddi bir sınavdı. Çünkü Gürcistan Rüyası, Ekim 2024 parlamento seçimlerinde oyların çoğunu kazanmakta zorlanmış, hatta kimi iddialara göre seçim hilesine başvurmuştu.

Şaibeli olduğu savlanan 2024 seçim sonuçları muhalefetin sistematik bir baskı altına alınmasının yolunu açmış, yargı ve medya başta olmak üzere kurumların iktidar partisinin denetimi altına girmesine sebep olmuştu.

2025 yerel seçimlerine giderken, Gürcistan’da muhalif güçler ayrıştı. Sonu gelmez iç çekişmeler ve karizmatik lider yokluğu muhalefeti güçsüz bıraktı.

Sokak gösterileri devam etse bile, yığınsallık ve örgütlülük bakımından 2024 yılının gerisindeler. Muhalefetin tükenme noktasına geldiğine ilişkin belirtiler var. Kilit önemdeki muhalif liderler hapisteler ve muhalif seçmeni birleştirecek güce sahip bir siyasi figür ufukta görünmüyor. Tüm bunlara bir de seçim boykotu eklenince, muhalefet partileri geriye kalan güç kırıntılarını da kaybetme riskiyle karşı karşıya.

Muhalefetin dağınıklığı bir yana, Gürcistan Rüyası partisi özgür ve adil seçim ilkesine inanmadığını gösteren adımlar attı. Resmi makamlar bağımsız seçim gözlemcilerine engeller çıkardılar. AGİT gözlemcilerinin eylül ayına kadar ülkeye girişlerine izin verilmemesi bu konuda ilk akla gelen örnekler arasındadır.

Protestocular içinden küçük bir grubun 4 Ekim günü başkanlık sarayını işgal etme teşebbüsü de hükümetin işine yarayacak. Çünkü bu girişim, eyleme katılmayan gösterici kitlesi içinde bile rahatsızlık yarattı.

Bununla birlikte yerel seçim sonuçları iktidar partisi için işlerin tozpembe olmadığını gösterdi. Mesela seçimlerde yüzde 70 oy almış gibi görünen kimi adayların, seçim boykotu dikkate alındığında aslında yüzde 25’te kaldıkları anlaşılıyor. Tiflis kentinde seçmenlerin sadece üçte birinin sandığa gittiği düşünülürse, bu gerçek bir siyasi başarı değil.

Yine de seçim sonuçları iktidar partisinin zaten güçlü olan konumunu daha da pekiştirecek. Bu sonuçların aşıladığı güven duygusuyla muhalif partilerin çoğu siyaset sahnesinden tasfiye edilecek. 4 Ekim seçimlerine katılanlar başta olmak üzere, bazı muhalif partilerin faaliyetlerine devam etmelerine izin verilecek.

Siyasi tasfiyeler neticesinde siyasi peyzaj zorunlu olarak değişecek. Hapiste bulunan eski Cumhurbaşkanı Mihail Saakaşvili’nin partisi Birleşik Ulusal Hareket ve ona yakın partiler siyaset sahnesini terk edecekler. Yerlerini Gürcistan Rüyası ve milyarder lideri Bidzina İvanişvili’ye yakın gruplar alacak.

Gürcistan Rüyası kısa vadede iktidarını tahkim etmeye odaklanacak. Bu aynı zamanda bir otoriterleşme süreci olacak. Bu süreçte Gürcistan ve Avrupa Birliği (AB) birbirlerinden daha da uzaklaşacaklar. Bununla birlikte, AB ve NATO üyeliğine yönelik halk desteğinin hayli yüksek olduğunu da kaydetmek gerekiyor.

Rejimin alameti farikaları arasında hiç kuşkusuz AB’ye dönük saldırılar var. Buna paralel olarak Gürcistan Rüyası Rusya ve Çin ile yakınlaşmaya devam ediyor.

Tüm bunlara rağmen, Tiflis Moskova ile tam ve kusursuz bir ittifak içinde olmak niyetinde değil. Unutmayalım ki Rusya, Gürcistan topraklarının yüzde 20’sini işgal altında tutuyor. Gürcistan’ın ise uluslararası düzlemde fazla dostu yok.

Gürcistan iki sebepten ötürü Rusya ile ilişkilerini sürdürmek zorunda. Birincisi, Batı’dan dışlanmış olması onu bu yola itiyor. İkincisi, işgal altındaki topraklar sorununa bir çözüm bulmak zorunda. Bu arada AB yanlısı Gürcistan toplumu Rusya’yı jeopolitik bir tehdit olarak görüyor. Bu söküğü dikmek kolay değil. Çoğu kişinin Gürcistan Rüyası iktidarının yerinde olmak isteyeceğini sanmıyorum.

Yazarın Diğer Yazıları

Rus-düşmanı lobinin üç bileşeni

Amerikan müesses nizamı içinde önemli bir yer tutan Rus-düşmanı (Rusofob) lobi, üç ana bileşenden oluşur: Askeri şahinler, liberal şahinler ve Doğu Avrupa milliyetçiliğinin destekçileri. Her...

ANALİZ: Sudan’da neler oluyor?

Sudan 2023 yılının nisan ayında kanlı bir iç savaşa sürüklendi. Çatışan taraflar Sudan Silahlı Kuvvetleri ve Hızlı Destek Kuvvetleri (HDK) idi. Ülkenin batısındaki Darfur...

ANALİZ: Moldovalı seçmenler Rusya seçeneğini reddettiler

Moldova Cumhurbaşkanı Maia Sandu ve partisi PAS (Eylem ve Dayanışma Partisi) beklenmedik bir sonuç aldılar ve 28 Eylül parlamento seçimini kazandılar. Üstelik güçlü bir...

Sosyal Medyalarımız

4,890BeğenenlerBeğen
1,353TakipçilerTakip Et
4,000TakipçilerTakip Et

Son Yazılar

- Advertisement -spot_img