Güneydoğu Asya, tanımlanması zor bir bölge.
Buna karşılık, Asya’nın diğer bölgelerini karakterize eden ortak ekolojik, tarihi ve kültürel özelliklerden bahsetmek mümkün. Mesela Çin ve Hindistan birer uygarlık. Bu çok net. Oysa aynı şeyi Güneydoğu Asya için söylemek olanaksız. Burası ortak bir medeniyet alanı oluşturmuyor.
Güneydoğu Asya; Çin ve Hindistan dışında kalan Asya’yı tanımlayan salt coğrafi bir terim mi? Yoksa ortak, paylaşılan özelliklere sahip mi?
Güneydoğu Asya halkları kendilerini ortak özelliklere ve paylaşılan bir uygarlığa sahip bir bölgenin sakinleri olarak görmüyorlar.
Aslında Güneydoğu Asya deniz ve anakara olmak üzere iki farklı dünyadan oluşuyor.
Bölge birçok kültür ve siyasal geleneğe ev sahipliği yapıyor. Bunları şöyle sıralayabiliriz:
1. Vietnam (Konfüçyen Çin uygarlığının bir dalı);
2. Filipinler ve Doğu Timor (Katolik, İberya etkisi altındaki toplumlar);
3. Endonezya, Malezya ve Brunei (bugün Müslüman ama aslında Hindu kültüründen doğmuş halklar);
4. Myanmar, Tayland, Kamboçya ve Laos (Theravada Budizmine mensuplar);
5. Singapur (Birçok kültürün kozmopolit karması).
***
Güneydoğu Asya konsepti görece yenidir. İkinci Dünya Savaşı esnasında (1943) müttefik güçlerin Güneydoğu Asya Komutanlığı’nı (South East Asia Command/SEAC) kurmalarıyla günlük konuşma diline girdi.
Böylece, Güneydoğu Asya sanki Asya’nın kalanından farklıymış gibi bir algı doğdu. Oysa Batılılar daha önceki zamanlarda bölgeyi Hindistan veya Çin’in uzantısı gibi görüyorlardı. Nitekim bölgenin daha eski adları bunu kanıtlıyor: Doğu Hint Adaları (East Indies) ve Çinhindi (Indochina). Modern Endonezya’nın ise adını Yunanca “Hint adaları” (Indian islands) deyişinden aldığını biliyoruz.
Hintler ve Çinliler kendi uygarlıklarını tanımlarken Güneydoğu Asya’yı dahil etmiyorlardı. Güneydoğu Asyalılar da kendilerini Hindistan veya Çin’in parçası gibi görmüyorlardı.








