Bağımsızlık Demokrasi Özgürlük Eşitlik Birlik

Korkunç İvan’ın Çerkes danışmanı Prens Mahoşhoko Kanokov

Kanuni Sultan Süleyman


Valery Sokurov*


Etnik ilişkilerin oluşumunun ilk aşamalarında, birey faktörünün rolü son derece önemlidir. Bu durum, Türk Sultan’ın kayınbiraderi, Kanuni Sultan Süleyman’ın sarayının Çerkes mensubu olan ve 1552’de Korkunç İvan’ın hizmetine giren Prens (pşı) Mahoşhoko Kanokov’un faaliyetleri için geçerlidir. Bilindiği kadarıyla, Moskova’ya gidişi Rus-Çerkes ilişkilerinin tarihinde bir ilkti ve sonrasında, büyük ölçüde onun çabaları sayesinde bu ilişkiler sistematik hale geldi. Ortaçağ Çerkes tarihinde, halkının kaderini bu kadar derinden etkileyen başka bir siyasi figür bulmak zordur. Bu bir nevi paralı askerin kader anları, maceralarla dolu hayatı ve çalışmaları, şüphesiz ki üzerinde düşünülmeyi hak ediyor.

Mahoşhoko’nun Moskova’ya varışıyla ilgili kronolojik metin, Kırım Türklerinin köleleştirme tehdidi karşısında Çerkeslerin Moskova devletine yaptığı ilk resmi diplomatik çağrı olarak yanlışlıkla sunulmuştur. Bu arada, Mahoşhoko’nun Korkunç İvan’a sığınması sıradan bir kaçış, tipik bir siyasi yabancılaşma örneğiydi (1). Yurtdışında hizmet nadiren mutlu sonla biterdi. 1552 sonbaharında, Mahoşhoko Kanokov’un İstanbul’daki hayatı dayanılmaz hale gelmiş ve tüm anlamını yitirmişti. Kız kardeşi, Süleyman’ın ilk karısı Bosfor Sultan (Mahidevran), önce Sultan’ın kötü şöhretli gözdesi Roxolana’nın entrikalarıyla iktidardan uzaklaştırıldı ve ardından tek oğlu Prens Mustafa’nın vali olduğu Amasya’ya sürgüne gönderildi. Orada öldü (2). Mahoşhoko’nun statüsü de sarsılmıştı. Gururlu Çerkesin onuru incinmişti. Hayatına yönelik bir tehdit, hamisini değiştirme kararına da yol açabilirdi. Seçeceği strateji, tahtın vârisi olan yeğeni Şehzade Mustafa’nın, bizzat Sultan’ın emriyle ihanetle suçlanıp öldürülmesiyle kısa sürede belli oldu (3).

Mahoşhoko kaçtığında Süleyman bir zalim, Mahoşhoko ise bir kurban olarak gösterildi. Moskova’da büyük bir saygıyla karşılandı. Kendisi ve maiyeti “Çerkes hükümdarları ve prensleri” olarak tanıtıldı (4). Moskova’ya yaptığı hayati yolculukta kendisine “Prens İvan Ezbozlukov ve Prens Tanaşuk” eşlik etti. İlki, Kırım’a muhalif olan ve gerçek adı Kankılıç (Alkılıç) olan bir Abaza prensiydi. Tanaşuk’a gelince, Nikon Kroniği’nde yanlışlıkla prens olarak anılsa da listelenen prenslerden birinin asil bir vasalı olduğuna şüphe yoktur. Mahoşhoko, çara bağlılık yemini etti ve 1557’de İvan adıyla vaftiz edildi. Dönemin belgelerinde, kökü Mısır’ın Çerkes Memlûk Sultanı Seyfeddin İnal’a (1453-1461) dayandığı için Besleney (Abeslin Çerkes) prensi olarak anılır (5). Böylece Çerkes prenslerinin kraliyet kökenleri efsanesi Moskova’da ilk kez kabul görmüştü. Saray hiyerarşisinde, yurtdışına giden Çerkes prensleri geleneksel olarak yabancılar arasında en yüksek mevkide yer alır ve okolniçi (çara yakın bir kişinin rütbesidir, en üstten ikinci sıradadır) rütbesini atlayarak doğrudan boyar rütbesine yükselirlerdi.

Mahoşhoko kısa sürede IV. İvan’ın güvenini ve teveccühünü kazandı, gözdesi haline geldi ve Tver bölgesinde geniş topraklara sahip oldu. Moskovalıların ona taktığı lakapla “Çerkeya Prensi İvan Magaşuk”, 1552’den 1560’a kadar (son nefesine kadar) Rusya’nın hizmetinde bulundu. Tüm başarıları arasında en önemlisi, en beklenmedik olanıydı: Çerkesya’da Rus yanlısı bir grubun kurulması. Kırım ve Türkiye’den gelen baskıların yarattığı olağanüstü durum, Çerkes toplumunda Ruslarla yakınlaşmaya verilen desteğin artmasına katkı sağlıyordu.

Kırım’a yakınlığı nedeniyle Jane bölgesi, diğer bölgelere göre daha sık Tatar istilalarına maruz kalıyordu. Lideri Prens Sibok (Sibeyko) Kanşaoko, Mahoşhoko’nun çağrısına ilk yanıt verenlerden biriydi. Babasına Han Sahib Giray’ın (1532-1551) uyguladığı şiddet ve hakaretin intikamını, Kazan Hanlığı’nın fatihi olan Rus Çarı’nın desteğiyle Giray Hanedanı’ndan alabileceği umudunu taşıyordu.

Korkunç İvan

Sibeyko’un davasında intikam faktörü ve “atalarının borçlarını ödemek” olarak tanımlanan atalardan kalma sendrom mevcuttu.

Bu, Kaysunizade Nidai Remmal Hoca’nın “Kırım Hanı Sahib Giray’ın Saltanatı Dönemindeki Olayların Anlatımı” adlı eserinde de belirtilmiştir (6). Sahib Giray’ın dostu olan eserin yazarı, hanın Çerkes eyaleti Jane’ye karşı düzenlediği seferle ilgili çok sayıda ayrıntı sunmaktadır. Kanşaoko’nun suçlamasının dayanağı, Türk sancak beyi rütbesine sahipken ve bunun karşılığında maaş alırken, Kırım’ın derinliklerine bir Çerkes akınına “izin vermesi”ydi. Görünüşe göre, böyle bir cüretkârlığa cesaret edenler, en bağımsız ve en uzakta olan “Yukarı Çerkesler” olarak anılan Kabardeylerdi. Tatlostan prensinin oğlu tarafından düzenlendiği iddia edilen ve efsanevi prens Andemirkan’ın da katıldığı “Bahçesaray Seferi”nin anısını yaşatmaları tesadüf değildir (7).

Kabardey topraklarındaki Çerkes prenslerinin arması, Çar’ın unvanı

Sahib Giray, Jane’ye vardığında, Kanşaoko’yu yargıladı, sancakbeyliği rütbesini elinden aldı ve kırbaçlama gibi bedensel cezalar vererek halkın önünde aşağıladı. Kanşaoko, kan dökülmesini önlemek için gururunu bir yana bıraktı, en seçkin 21 adamını toplayıp Kırım Hanı’nın kampına göndererek barış ve geri çekilme talebinde bulundu. Ancak müzakere etmek yerine, sadece aşağılamakla yetinmeyen Han, en vahşi şiddet eylemini gerçekleştirdi: Elçiler halkın önünde kırbaçlandı, ikisinin kulakları ve burunları kesildi. Bu olay Jane kabilesi üzerinde yıkıcı bir etki yarattı ve Kırımlılara olan nefretlerini artırdı. Halk ayaklandı. Dağlarda 15 gün süren askeri çatışma, Jane halkının yenilgisiyle sonuçlandı. Kanşaoko, “100-200 kişiyle” Kabardey’e çekildi. Han, Kabardeyleri de cezalandırmak niyetiyle onları yakından takip etti. Son varış noktaları Kaşhatau, Kabardeyin merkezindeydi, İdarov ailesinin evi de oradaydı. Burada, Çerek’in “dar boğazında” kanlı bir savaş yaşandı. Bu olayın anısına yazılan kadim Kabardey şarkısı “Kara-Kaşhatau Muharebesi”, Kırım Hanı’nın ordusunun gelişini, Kabardeylere sığınan “Prens Kanşaoko” ile doğrudan ilişkilendirir: “Bu köpek yiyen orduyu Prens Kanşaoko getirdi. ( 8). Sahib Giray, 13 yaşındaki oğluyla birlikte savaşta hayatını kaybetti (9).

1552-1559 yılları arasında Çerkesya’dan 6 elçi Moskova’yı ziyaret etti. Elçiler incelendiğinde, bu ziyaretlerin Mahoşhoko Kanokov tarafından organize edildiği görülüyor. 1553 sonbaharında, Kırım Hanı’nın “Pyatigorsk Çerkesleri”ne karşı sefer başlatacağına dair haberin ardından Mahoşhoko, Sibeyko ve Elbozluko, Moskova’dan ayrıldı. “Kafkasya tatili” bir buçuk yıl sürdü. Kırım’ın yeni hanı I. Devlet Giray (1551-1577), intikam peşindeydi. Bu amaçla “Pyatigorsk Çerkesleri”ne karşı bir dizi sefer başlattı. 1556’da Kırım Çarı ve tüm adamları Pyatigorsk Çerkeslerine karşı yeniden sefere çıktı (10).

I. Devlet Giray’ın seferi sırasında, Abaza prensi Elbuzdu ve ailesi esir alınmıştı. Mahoşhoko’nun diplomatik başarısının çarpıcı bir örneği, 1555 yazında, Jane Prensi Sibeyko Kanşaoko liderliğindeki rekor sayıda Çerkesin Moskova’ya gelmesiydi. Yanında kardeşleri Atsimguk ve Kudanek, Abaza murzası Tutarıko Elbazdukov ve “onlarla birlikte 150 adam” vardı (11). Tutarık-murza (Dodaruko-murza), İvan adıyla vaftiz edildi ve Moskova’da kaldı.

Bilindiği gibi, Korkunç İvan’ın en büyük dış politika sorunu, devletin güney eteklerine sürekli baskınlar düzenleyen Kırım Hanı ile yaşadığı çatışmaydı. Çar, aktif bir Kırım karşıtı politika izlemek için Devlet I. Giray’ın yakın çevresinde kendi adamlarının bulunması gerektiğinin farkındaydı. Han’ın “iç duması” Çerkesler, ilk eşi Ayşe Fatma’nın kardeşleri Ahmed, Aspat ve Besleney pşi Kanokovların vasalları olan Tatarmurza Tazryutov’dan (Thazritakov) oluşuyordu. Temmuz 1557’de, geliştirilen bir plan doğrultusunda, Kırım Hanı’nın kayınbiraderi Tatarmurza Thazritakov, Moskova’ya geldi (12).

Tarihi kayıtlar, ziyaretinin nedenleri konusunda bilgi vermemektedir. Ancak, Kırım hükümdarının karargâhındaki en nüfuzlu şahsiyetlerden birinin Moskova’ya gelişi son derece ilginçtir. Kanokovların vasalı olarak gelmiş olabilir, ancak Devlet I. Giray’ın kayınbiraderi olarak tanıtılmıştır. Mahoşhoko, bu zorlu göreve uygun bir adam getirmiş ve Moskova da Kırım’da nüfuz sahibi bir “ajan” kazanmıştır. O andan itibaren Korkunç İvan, Tatarmurza ve Ahmed-Aspat ile yazışmaya başlamıştır (13). Çarın talimatları doğrultusunda, Kırım elçisi Afanasy Nagy, Mart 1563’te “Kırım’daki Çerkes prenslerin kimler için ve ne kadar süreyle görev yaptıkları, yanlarında kaç kişi bulundurdukları ve çardan ne kadar maaş aldıkları” hakkında bilgi toplamakla görevlendirildi (14).

Rus çarıyla istikrarlı diplomatik ilişkiler kurma fikri, Kabardey Büyük Prensi Kemirgoko İdaroviç’i endişelendiriyordu. Kırım ve Türkiye’ye karşı düşmanlık ve nefretle dolu olan İdaroviç, Rus yanlısı partiye katılmakta acele etmiyordu. Kemirgoko’yu ikna eden Mahoşhoko’nun ikna çabaları değil, Rusların 1556’da Astrahan’ı ele geçirmesinin ardından değişen siyasi durumdu. Bu olay, Moskova’nın gücü ve yetenekleri hakkındaki algıları altüst edebilecek nitelikteydi. Elbette, Kemirgoko aynı zamanda Astrahan prensi Bekbulat’ın eşi olan en büyük kızı Altınşaş’ın, kocası ve çocuklarıyla birlikte Moskova’da gözetim altında yaşamak zorunda kaldıklarını da düşünmeden edemiyordu (ünlü Simeon Bekbulatoviç, Altınşaş’ın oğludur).)

En sonunda Kemirgoko, 1557’de ilk büyükelçisini Astrahan üzerinden Moskova Çarı’na gönderdi. İlginçtir ki atanan büyükelçi, Kuban’dan gelen Besleneyli bir pşi (prens) olan Kankılıç Kanokov’du. Dahası, prens-büyükelçi, Kırım Hanı I. Devlet Giray’ın kayınpederi de olsa, vasalı Tlakotleş Tkhazritok’un (Tazryut) “çıkarlarını” temsil ediyordu. Bu, dolaylı olarak, Kabardey ve Moskova arasında büyükelçilik bağları kurma girişimi fikrinin Mahoşhoko’dan kaynaklandığını düşündürmektedir. 1557’den sonra Kemirgoko İdaroviç, Ruslarla yakınlaşmanın en tutarlı savunucusu oldu. Kemirgoko’nun oğlunu birkaç seçkin soylu eşliğinde rehin olarak Moskova’ya gönderme isteği, Moskova’da büyük beğeni topladı.

Ertesi yıl, 1558’de, yeminine sadakat göstergesi olarak küçük oğlu Sultanuko’yu çara gönderdi (15). Prens Sultanuko-Mihail Temryukovich, çarın en yakın sırdaşlarından biri, gelecekteki Opriçnina Duması Başkanı ve IV. İvan’ın kayınbiraderi oldu. Dolayısıyla, Mahoşhoko’nun kişisel hırslarının ciddi bir temeli vardı. Kısa süre sonra, Livonya Savaşı’nın cephesinde silahlarını kuşanarak değerini bizzat kanıtlamak zorunda kaldı. Çarın İleri Alay ve Sol Alay voyvodası olarak bir askeri liderin deneyimini ve cesaretini parlak bir şekilde sergiledi. Terhis defterlerindeki ilgili kayıtlar bunun açık bir kanıtıdır (16).

Aynı dönemde Korkunç İvan, Kırım ve Türkiye’ye yönelik askeri harekâtlarını genişletmeye başladı. Umutlarını Dmitri Vişnevetsky ve Mahoşhoko Kanokov’a bağlamıştı. Kısa süre sonra, Prens Vişnevetsky’nin Kazakları ve Prens Kanokov’un Çerkes birlikleri Temryuk, Taman, İslam-Kermen (Ekim 1556) ve Azak (Nisan 1559) şehirlerine baskın düzenleyip kuşattılar. Gerilla savaşı başlatıp esirler aldılar. Düşmana önemli kayıplar verdirmiş, Türkleri ve Tatarları dehşete düşürmüşlerdi. Bu eylemler, Moskova hükümeti üzerinde güçlü bir etki bıraktı (17).

Rus çarıyla “kardeşlik” ilişkisi kurmak, asi Çerkes prensinin hayatına düzen getirmiş gibi görünüyordu. Ancak pşi Mahoşhoko, özellikle de Hıristiyanlığa geçtikten sonra kendi etnik grubu arasında pek popüler değildi. Çerkeslerin çoğu, Kırım’ın yanında yer aldı. Ruslarla yakınlaşmaya karşı çıkanlar ise onun düşmanı oldu.

Kahramanımızın yaşam koşulları onu marjinal bir figür ve “romantik bir maceracı” haline getirmiş olmalıydı. Mahoşhoko’nun daha sonraki “tuhaf” davranışı her şeyi açıklıyor. Eylül 1559’da, bir başka Kanokov, Dmitri Vişnevetsky ile birlikte Moskova’yı ziyaret etti. Çarla bir resepsiyonda, Eldzhiroko sansasyonel bir açıklama yaptı: “Tüm Çerkesya halkı, hükümdardan kendilerine iyilik yapmasını, kendilerine bir voyvoda atamasını ve hepsinin vaftiz edilmesini emretmesini istiyor” (18). Dmitri Vişnevetsky’yi Moskova’nın Çerkesya valisi olarak atama düşüncesi ve kabile üyelerini Hıristiyanlığa döndürme arzusu, Mahoşhoko’nun yabancılaşmasının doruk noktası oldu. Çerkesya’yı Rusya’ya ilhak etme yönündeki bu görkemli plan, çaresiz bir prensin zorunlu bir hamlesiydi. Bu hamle adeta son çırpınışlarından biriydi ve savunma oluşturmayı umuyordu. Dönemin koşulları altında böyle bir yükün altına girmek aşırı miktarda hırs gerektirirdi. “Çerkes projesi” baştan itibaren başarısızlığa mahkûmdu, ancak çar, Çerkes prenslerinin isteklerini tam olarak yerine getirdi ve Vişnevetsky’yi “Çerkes devletine” atayarak maaş bağladı. Vaftiz için Çerkeslere rahipler gönderdi. Çar, istekleri üzerine İvan-Mahoşhoko ile Vasili-Sibeyko’a “gönüllü giriş ve çıkış” hakkı tanıyarak 1560 başlarında anavatanlarına doğru yola çıktılar (19).

Sibeyko’nun durumu daha umutsuzdu: Mülkleri, Kırım’ın yakınındaydı. Rus hizmetinde bir adam olarak, hayatını aşırı riske attığını ve merhamet bekleyemeyeceğini doğal olarak anlıyordu.

Ancak Doğu’da mutlaka mucizeler olur. Pişmanlık duyan Jane Prensi, bir şekilde başarıya ulaşmayı başaracaktı. İlk diplomatik hamlesini 1562’de kardeşi Çubuk’u (Chubuk-Çibuk) Kırım’a gönderip, handan “Çerkes Devleti’ne bir prens” atamasını isteterek yaptı. Devlet I. Giray da onlara “Prens İslam Giray’ın torununu” gönderdi (20). Çubuk’un, hanı uzlaşmaya nasıl ikna ettiği bir sır olarak kaldı. Ancak açıkça görülüyor ki, sadakat sözleri tek başına yeterli değildi. Şans, Sibeyko’ya Devlet I. Giray’ın torunu Safa Giray’ı himayesine aldığında güldü (21).

Artık Sibeyko hayatından endişe etmiyordu. Ancak bir sorun vardı: Rus Çarı’na ettiği yemini bozduğu için vicdanını rahatlatması gerekiyordu. O sırada Korkunç İvan, Kabardey prensesi İdarova ile evlenmeyi seçmişti; ancak Sibeyko’nun kızı da Çar’ın gelini için aday olarak değerlendiriliyordu ve elçi Boris İvanoviç Sukin, Sibeyko’ya çöpçatanlık yaptı (22). Çerkesler arasında onur en büyük değerdir, ancak Sibeyko yaşamı seçti ve Rus hizmetindeki tüm Çerkes arkadaşlarından daha uzun yaşadı.

Mahoşhoko’nun iltica ettiğini ve Türk şehirlerine baskınlar düzenlediğini haber alan Kanuni Sultan Süleyman, haini yakalamak için bir av başlatmak zorunda kaldı. Sultanlar, davadan dönenlere fanatik bir şekilde zulmetme alışkanlığına sahipti. Mahoşhoko’nun kışkırtma faaliyetlerinde bulunduğu ve Çerkesya halkını Hıristiyanlığa döndürmek istediği iddiası, onu Müslüman inancının düşmanı haline getirdi. Mesafe nedeniyle, Rus çarıyla ittifak kurmak pek işe yaramazdı. Yalnızca kendi müttefiklerine, yani Çerkes muhalefetine güvenebilirdi. Mahoşhoko’nun ölümünün koşulları hakkında çok az şey biliniyor. Nikolay Ternavski, yakın zamanda yayımladığı “Kuban’daki Bayda (tekne)” adlı makalesinde bir Türk kaynağına atıfta bulunarak şunları yazıyor: “Prens Vişnevetsky’nin Azak’a karşı seferleri, Janelerin Taman’da ayaklanmaları ve Kırım’daki Türk donanmasının üssü olan Kefe’yi ele geçirme girişimleriyle birlikte gerçekleşti. Han Divan (Devlet Giray – V.S.) 22 Safer 967 (22 Kasım 1560) tarihli mektubunda İstanbul’a, Çerkeslerin Kefe’yi (Feodosya) ele geçirmek için yaptıkları saldırının püskürtüldüğünü ve Çerkes liderinin Tatarlar tarafından esir alındığını bildirdi” (23).

Ermitaj (Rusya Devlet Tarih Müzesi) nüshasında 1561 yılına ait Sinodikon metni, “Dinsiz Türkler tarafından Ortodoks inancı uğruna öldürülen sadık Prens Ivan Amashuk Çerkaski’nin ebedi anısına” diye sona ermektedir (24). İvan-Mahoşhoko’nun ölümü, hayatında sık sık ihanete uğramış olan Çar İvan’ı derinden sarsmıştır; uzun zaman boyunca prensin anısını onurlandırmış, yakın bir dostu gibi onun ruhu için manastıra bağışlar yapmıştır (25).

Prens-ataman Dmitri Vişnevetsky (1516-1563), Çerkes dostu Mahoşhoko’dan sonra uzun süre sağ kalamadı. 31 Temmuz 1562’de, prensin “hükümdara ihanet edip, Litvanya’nın Dinyeper Sahası’nı Polonya kralına bıraktığı” ortaya çıktı (26).

26 Mart 1563’te, çarın Kırım büyükelçisi Afanasy Nagy, “hükümdarımıza bir köpek gibi gelip bir köpek gibi kaçan Prens Dmitri Vişnevetsky” hakkında bir soruyu yanıtlamak ve “Çerkesya’da talimatlara aykırı yaşamayı öğrettiği için Çerkesya’dan kovulduğunu” duyurmak zorunda kaldı (27). Dmitri Vişnevetsky’nin ölümünün koşulları, Mahoşhoko’nun ölümünü hatırlatıyor. İkisi de şehit olarak öldü. A.E. Kırımski, Prens Vişnevetsky’nin, hayatı boyunca mücadele ettiği Tatarlar tarafından değil, Kanuni Sultan Süleyman tarafından öldürüldüğünü, hapsedildiğini ve ıstıraplı bir ölüme mahkûm edildiğini yazmıştır (28).

Mahoşhoko Kanokov, Rusya’daki Aga-Maşukov Çerkaski prenslerinin atası oldu. Mahoşhoko’nun oğlu Ramazan da (Peter-Petro) “Çargorod”dan Moskova hizmetine girdi (29). Prens Peter, 1582-1583 kayıtlarında Çar Fyodor İvanoviç’in alayında soylu olarak geçmektedir. 1586’da sağ alayın ikinci voyvodasıydı; 1594’te ise birinci voyvodası oldu. Berezovo (1606) ve Galiç (1614) şehirlerinde voyvoda olarak görev yaptı, 1615’te vefat etti ve Simonov Manastırı’na gömüldü.



Tarihin akışını uzun süre şekillendiren kaçınılmaz olaylar vardır. Mahoşhoko’nun Moskova’ya kaçtığı 1552 yılı, Çerkes halkının tarihinde bir dönüm noktası olmuştur


Peter’in oğlu Prens Vasili Petroviç Çerkaski’nin 1652’de ölümüyle Rusya’daki Kanokov prenslerinin (Amakhaşukovlar, Aga-Maşukovlar) kolu sona erdi (30).

Tarihin akışını uzun süre şekillendiren kaçınılmaz olaylar vardır. Mahoşhoko’nun Moskova’ya kaçtığı 1552 yılı, Çerkes halkının tarihinde bir dönüm noktası olmuştur. Çerkesya’da Rus yanlısı partinin kurulması ve Moskova’da saray Çerkeslerinin kurumsallaşması, İdarovlar ve Rurikoviçler arasındaki çifte evlilik (Korkunç İvan ve Mihail Temryukoviç, kız kardeşlerle evliydi). İşte bunlar, Mahoşhoko Kanokov’un Moskova’daki 8 yıllık hizmeti boyunca elde ettiği başarıların kısa bir listesi…

Tüm bunlar, Çerkes toplumundaki güç dengesini kökten değiştirdi. Mahoşhoko, Korkunç İvan’dan güçlü bir destek kazandı. Korkunç İvan ise Mahoşhoko ile cesur ve deneyimli bir paralı askeri, Çerkesya’nın nüfuzlu prenslerinden birini, bölgeye yeni topraklar kazandırabilecek ve Hıristiyanlığı yayabilecek bir misyoneri kazanmış oldu.

(rodina-history.ru/)

*Tarih uzmanı, Rusya Eğitim Akademisi, Moskova

Çeviri: Serap Canbek



1. Выписка о приезжавших на Москву царевичах и Черкасских и Ногайских мурзах, с 1552 по 1618 гг. рукопись ХVII в. на 13 л.//Русская историческая библиотека (РИБ). Т. ХХII. Кн. вторая. Дела Тайного приказа. СПб. 1908. С. 887; ПСРЛ. Т. XIII. Летописный сборник, именуемый Патриаршей или Никоновской летописью (Продолжение) М. 2000. С. 228; Кабардино-русские отношения. Сб. док. и мат. в 2 т. (КРО). Т. 1. М. 1957. С. 3; Кушева Е.Н. Политика России на Северном Кавказе в 1552-1572 гг.// Исторические записки. Т. 34. М. 1950. С. 204.

2. Chesneau J. Le Voyage de m. d`Aramon… en Levant. Paris. 1887. P. 261; Von Busbeck G. Vier Briefe aus der Turkei. Erfurt. 1926. S. 36, 80; Renzo Sertoli Salis. Solimano il Magnifico. Milan. 1945. C. 89; Крымский А. История Турции и её литературы. Т. 1. М. 1916. С. 35-38; Кушева Е. Н. Народы Северного Кавказа и их связи с Россией, вторая половина ХVI – 30-е годы ХVII века. М. 1963. С. 201.

3. Подробности убийства принца Мустафы султаном Сулейманом: Le Voyage de monsieur d`Aramon ambassadeur pour le roy en Levant. Paris. 1887. P. 162; De Thou Cf. Histoire. T. II. P. 395-396; Busbec, Ambassades. Paris; [Charriere, Ernest]. Négociations de la France dans le Levant (4 vols). Paris. 1850. V. II. S. 278, 286, 550, 574, 671-672, 701, 732-737, 767; Islam Ansiklopedisi. III сilt. Аnkara. 1967. C. 134-136.

4. ПСРЛ. Т. XIII. С. 228; КРО. Т. 1. С. 3.

5. Сб. РИО. Т. 59. СПб. 1887. C. 584; КРО. Т. 1. С. 389.

6. История событий в управление Сахыб Гирей хана, составленная Ходжа Реммалем//Архив востоковедов при Санкт-Петербургском отделении Института востоковедения РАН. Ф. 50 (В. Д. Смирнова). Оп. 1. Д. 114. 1881. Л. 103-150; Tarihi Sahib Giray han. Ankara. 1973; Gokbilgin, Ozalp. 1532-1577 yilları arasında Kırım hanlığının siyasi durumu. Ankara. 1973.

7. Адыгэ пшыналъэ. Зыгъэхьэзырар Къардэнгъущ1 Зырамыкущ. Налшык. 1992. Н. 53, 204.

8. Къэрэкъэщкъэтау//Сборник материалов для описания местностей и племён Кавказа. Т. 25. Тифлис. 1898. Отд. 3. С. 58-61; Ногмов Ш. Б. История адыхейского народа. Нальчик. 1994. С. 110-111; Адыгэ пшыналъэхэр. 1992. Н. 57-58.

9. Смирнов В. Д. Крымское ханство под верховенством Оттоманской Порты до начала века. Т. 1. М. 2005. С. 318.

10. ПСРЛ. Т. XIII. С. 234, 259, 283-284, 288, 324; Кушева Е. Н. Народы Северного Кавказа. С. 203, 209.

11. ПСРЛ. Т. XIII. С. 259; КРО 1:4.

12. Там же. С. 283-284; КРО 1:5, 391.

13. РГАДА. Ф. 123. Кн. 10. Л. 361 об.; Кн. 11. Л. 153об., 334-335 об., 397-398; Виноградов A. В. Русско-крымские отношения. 50-е – вторая половина 70-х годов ХVI века. Т. 1. М. 2007. С. 77.

14. РГАДА. Ф. 123. Кн. 10. Л. 52 об.-53, 59-59 об., 60-61.

15. ПСРЛ. Т. XIII. С. 312-313; КРО 1:7.

16. Разрядная книга (РК) 1475-1598 гг. М. 1966. С. 170, 175, 181; ПСРЛ. Т. XIII. С. 312.

17. РГАДА. Ф. 123. Кн. 10. Л. 44; ПСРЛ. Т. XIII. С. 276-277, 286; КРО 1:4; Голобуцкий В. А. Запорожское казачество. Киев. 1957. С. 79-80; Кушева Е. Н. Народы Северного Кавказа. С. 209, 213-215; Lemercier-Quelguejay Ch. Un condottiere lithuanien du XVI siecle le prince Dimitrij Visnevecij et l`origine de la Sec Zaporogue d`apres les archives ottomanes//La Russie et l`Europe XVI-XX s. Paris; Moscou. 1970. P. 155-162; Флоря Б. Н. Проект антитурецкой коалиции середины ХVI в.//Россия, Польша и Причерноморье в ХV-ХVI вв. М. 1979. С. 71-86.

18. ПСРЛ. Т. XIII. С. 320.

19. Там же.

20. РГАДА. Ф. 123. Кн. 10. Л. 44; Кушева Е. Н. Народы Северного Кавказа. С. 137, 222.

21. РГАДА. Ф. 123. Кн. 10. Л. 60 об., 166 об.-168.

22. ПСРЛ. Т. XIII. С. 332; КРО 1: 8-9, 392.

23. Тернавский Н. Байда на Кубани // http: //www.proza.ru /2009/03/20/1025.

24. Бычкова М. Е. Состав класса феодалов в России в XVI в. М. 1986. С. 178.

25. Вкладная и кормовая книга Московского Симонова монастыря// Вестник церковной истории. М. 2006. № 3. С. 76-78 об., 118; Древняя российская вивлиофика. 2-е изд. М. 1789. Ч. 12. С. 382; РК 1550-1636. Вып. 1. Ч. 2. М. 1976. С. 267, 269, 282, 290, 300, 302, 321, 332, 335, 341, 350, 384, 385, 406, 409, 411.

26. ПСРЛ. Т. XIII. С. 339, 341, 343; Кушева Е. Н. Народы Северного Кавказа. С. 221.

27. РГАДА. Ф. 123. Кн. 10. Л. 60 об.; Виноградов A. В. Указ. соч. Т. II. М. 2007. С. 15.

28. Крымский А. История Турции и ея литературы от расцвета до начала упадка. Т. 2. М. 1910. С. 27-28.

29. Русская историческая библиотека (РИБ). Т. ХХII. Кн. 2. СПб. 1908. С. 887; Т. ХХI. С. 83; Родословная роспись Ахамашуковым, составленная в 1685 г.//РГАДА. Ф. 210. Оп. 18. Д. 117. Л. 1.

30. ПСРЛ. Т. 14. С. 74; РК 1475-1598 гг. М. 1966. С. 360-362, 366, 416, 425, 466, 523, 529; РК 1559-1605. Т. 2. М. 1974. С. 217, 277, 299, 334-335; Акты Московского государства. Т. 1. СПб. 1890. С. 143; КРО 1:5. С. 389; Мордвинова С. П. Служилые князья в конце XVI века//Труды Московского государственного историко-архивного института. Т. 28. М. 1970. С. 339; Она же. К истории утверждённой грамоты 1598 г.//Археографический ежегодник за 1968 год. М. 1970. С. 127-141.

Serap Canbek
Serap Canbek
İstanbul’da doğdu. Boğaziçi Üniversitesi İngiliz Dili ve Edebiyatı bölümündeki tahsilinin ardından sigorta sektöründe çalıştı. 2011 yılından beri Jıneps gazetesinde yayın kurulu üyesidir.

Yazarın Diğer Yazıları

Adigelerin kozmogonik mitleri

Mikhail Ismailovich Mizhaev* Adigelerin yaratılış mitleri, evrenin zamansal-mekânsal parametrelerini, yani insanın varoluşunun ortaya çıktığı ve mitleştirmenin nesnesi olabilecek her şeyin konumlandığı koşulları tanımladıkları için mitolojik...

Çevre savunucuları uyardı: Lago-Naki’de 9 bin 950 ağaç kesilecek

Çevre aktivistlerinin oluşturduğu Kedr.media platformunun yayımladığı belgelere göre, Adigey’de Lago-Naki Platosu’ndaki orman, kayak merkezi ve otel inşaatı için yok edilecek. 1999 yılından beri UNESCO Dünya...

‘Gürcü mafyasıyız, konuştuklarına dikkat et’

Dr. Elçin Başol, Abhazya vatandaşlarının hakları ve ülkenin uluslararası izolasyonuyla ilgili konuşma yapmak üzere, 27-28 Kasım tarihlerinde Birleşmiş Milletler Cenevre Ofisi’nde düzenlenen 18. BM...

Sosyal Medyalarımız

4,890BeğenenlerBeğen
1,353TakipçilerTakip Et
4,000TakipçilerTakip Et

Son Yazılar

- Advertisement -spot_img