Bağımsızlık Demokrasi Özgürlük Eşitlik Birlik

Yabancı damat!



Gupse Aydemir


Milli değerlere ve kültüre sahip çıkarak yetiştirilen evlatlar, aile içi eğitime önem veren aileler… Öyleyse yetiştirdiğimiz kızlar ve erkekler, neden eş seçerken başka milliyet/kültür tercih ediyorlar?

Bu konuda hepimizin çevresinde pek çok örnek vardır.

Nüfusu az olsa da, beraber yaşayan bir halk için bu konunun ulaştığı boyutu çok rahatsız edici buluyorum. Benim yaşadığım coğrafyada yani anavatanda doğup büyümüş kadınlardan söz ediyorum. Bu konuda Türkiye’deki tehlikenin boyutlarının farkında olmakla birlikte, anavatanda da bu sorun var artık.

Kendimiz gibi yaşayabilmek, kimliğimizi, kültürümüzü koruyarak var olabilmemizin olmazsa olmazı değil midir soyumuzu, neslimizi devam ettirmemiz? Yani kendi kültürümüzden biriyle evlenmek gerekliliğini ve gerçeğini herkes kabul ediyordur diye düşünüyorum.

Anavatanda da bu tartışmaya açık bir konu değil tabii ki. Ancak şimdilerde bu konuda pek çok sapma oluyor. Nedenleri araştırma konusu yapılabilecek kadar önemli ancak bir o kadar da basit olan.

Kadınların beyinleri çok yönlü çalışıyor. Birkaç işi aynı anda yaparken paralelinde başka şeyleri de organize edebiliyorlar. Bu mükemmel senkron dışında, güçlü sezgileri, empati yeteneği ve duygusallığa bir de milli-kültürel toplumsal eğitim farkı ekleniyor. Tablo bu haliyle mükemmel görünüyor. Ancak genç kızlar, kadınlar neden kendi milliyetine, kültürüne özellikle evlilik/eş seçimi konusuna uzak kalıyor?

Yetiştirmekle yükümlü olduğumuz her bir bireyin kendi milliyetinden/kültüründen eş seçmesi gerektiğini neden öğretemiyoruz? Yaşamın paylaşım alanlarında çocuklarımıza kültürümüzü neden aktaramıyoruz? Nerede yanlış yapıyoruz?

Yaşamını halkının geleceğine adamış görünen, iyi niyetinden asla şüphe etmediğimiz insanlar bile yabancılarla evlilik yapabiliyorlar. Bu durum onları neden rahatsız etmiyor? Film nerede kopuyor?

Kendi milliyetine tepkidir aslında bu durum. Yeterince nazik ve düşünceli olmayan, ekonomik olarak yeterli olmayan erkekler asıl neden.

Kişi kendine göre bu konuyu yorumlarken özgür irade veya milli suç diye değerlendirebilir. Dünya vatandaşlığı düşüncesi ile yaklaşıldığında özgür irade, ulusal varoluş kaygısı ile yaklaşıldığında ise milli suç denebilir.

Ulusal varoluş gerekliliği konusunda yeterince sorumluluk taşımayınca bu eylemin haklılığı için pek çok kılıf bulunabiliyor.

Aslında yabancı kültür evliliklerinin baş sorumlusu olan,

“Kısmet” Çerkes erkeklerinin telaffuz edilmeyen gizli göbek adı!

Olmayan bir frekanstan elektrik çarpmasını bekleyen bu “kısmet” adlı erkekler yüzünden kızları da yabancı damatlar kapıyor.

Bizim coğrafyamızın milliyet çeşitliliği nedeniyle; Ermeni, Gürcü, Rus ve Balkarlarla evlilikler ve başka ülkelerde yaşama merakı, isteği nedeniyle de Türklerle evlilik yapıyor Çerkes kadınlar.

Başından mutsuz bir evlilik geçen kadınlar için ikinci evlilik alternatifinde yabancılar revaçta oluyor. Nazik, anlayışlı, ekonomik olarak eşini rahat ettirecek nitelikte oldukları düşünülüyor. Bu annelerin kızları da böyle evliliklere yakın oluyorlar. Genelleme yapmıyorum ancak nüfusu az olan bir halk için rahatsız edici sayıda örnek var. Genç kızlardan çok daha fazla sayıda yetişkin kadınların yaptığı ikinci evlilikler göze çarpıyor. Hatta hiç bilmediği bir coğrafyada, hiç bilmediği bir dille yaşama pahasına.

Eğitimli, akıllı, muhakeme gücü olan kadınlar. En azından yaşamlarını idame ettirebilecek kadar gelirleri olan kadınlar. Karşı cinse karşı sarsılmış güven, aile arayışı, yalnız yaşlanma endişesi, rahat ve huzurlu yaşama hayali gibi nedenler, kendi milliyetinden uzaklaşmalarına ve yabancılarla evlilik yapmalarına neden oluyor.

Bu tür evliliklerin artması toplumda normal karşılanmaya başlarsa, nedenleri de göz ardı edilir ve gerçekten halkın geleceği için zararlı sonuçları olur.

Yazarın Diğer Yazıları

Sırine Çerkes Gençlik Tiyatrosu

Çerkes Dünyası Ulusal Fonu (Nalçik) bünyesinde etkinliklerini sürdüren “Sırine Çerkes Gençlik Tiyatrosu” temsilcileri, 5 Haziran’da Moskova Kızıl Meydan’da sahne aldı.  Rusya Halkları Ulusal Edebiyat Festivali...

908 sözcükten türeyen 64.000 kelime!

Eserin yazarı, akademisyen, öğretmen ve yazar kimliğiyle anadili emekçisi olan Hatshuk Raya... Bu değerli çalışmasında 908 ana kelimeyle oluşturduğu kelime gruplarında, 64.000 kelime türetilebildiğini gösterdi. 2021...

Bizim coğrafyada kadın olmak…

Sınır komşusu olsak da, her bir cumhuriyetin arasında 2 saat gibi kısa mesafeler olsa da, Adige kadınlar ile Osetyalı, Dağıstanlı, Çeçenyalı, Abhazyalı kadınlar genel...

Sosyal Medyalarımız

4,890BeğenenlerBeğen
1,353TakipçilerTakip Et
4,000TakipçilerTakip Et

Son Yazılar

- Advertisement -spot_img