Bağımsızlık Demokrasi Özgürlük Eşitlik Birlik

Oubykh Mektupları Temmuz 2023

3 Haziran…

Resmi doğum günüm…

Kafka ve Nâzım ayrılmış bedenen…

“Yıl 62 Mart 28

Prag-Berlin treninde pencerenin yanındayım

Akşam oluyor

Dumanlı ıslak ovaya akşamın yorgun bir kuş gibi inişini severmişim meğer

Akşamın inişini yorgun kuşun inişine benzetmeyi sevmedim, toprağı severmişim meğer

Toprağı sevdim diyebilir mi onu bir kez olsun sürmeyen

Ben sürmedim

Platonik biricik sevdam da buymuş meğer

Meğer ırmağı severmişim

İster böyle kımıldanmadan aksın kıvrıla kıvrıla tepelerin eteğinde

Doruklarına şatolar kondurulmuş Avrupa tepelerinin

İster uzasın göz alabildiğine dümdüz

Bilirim, aynı ırmakta yıkanılmaz bir kere bile

Bilirim, ırmak yeni ışıklar getirecek, sen göremeyeceksin

Bilirim, ömrümüz beygirinkinden azıcık uzun, karganınkinden alabildiğine kısa

Bilirim, benden önce duyulmuş bu keder

Benden sonra da duyulacak

Benden önce söylenmiş bunların hepsi bin kere

Benden sonra da söylenecek

Gökyüzünü severmişim meğer

Kapalı olsun, açık olsun

Borodino savaş alanında Andırey’in sırtüstü seyrettiği gök kubbe

Hapiste Türkçeye çevirdim iki cildini Savaşla Barış’ın

Kulağıma sesler geliyor

Gök kubbeden değil meydan yerinden

Gardiyanlar birini dövüyor yine

Ağaçları severmişim meğer

çırılçıplak kayınlar Moskova dolaylarında Peredelkino’da kışın

çıkarlar karşıma alçakgönüllü kibar

Kayınlar Rus sayılıyor kavakları Türk saydığımız gibi

İzmir’in kavakları

Dökülür yaprakları

Bize de Çakıcı derler

Yâr fidan boylum

Yakarız konakları

Ilgaz ormanlarında yıl 920 bir keten mendil astım bir çam dalına

Ucu işlemeli

Yolları severmişim meğer

Asfaltını da

Vera direksiyonda, Moskova’dan Kırım’a gidiyoruz Koktebel’e

Asıl adı Göktepe ili

Bir kapalı kutuda ikimiz

Dünya akıyor iki yandan dışarda, dilsiz uzak

Hiç kimseyle hiçbir zaman böyle yakın olmadım

Eşkıyalar çıktı karşıma Bolu’dan inerken Gerede’ye kırmızı yolda ve yaşım on sekiz

Yaylıda canımdan gayrı alacakları eşyam da yok

Ve on sekizimde en değersiz eşyamız canımızdır

Bunu bir kere daha yazdımdı

çamurlu karanlık sokakta bata çıka Karagöz’e gidiyorum Ramazan gecesi

önde körüklü kaat fener

Belki böyle bir şey olmadı”

Yazarın Diğer Yazıları

Oubykh Mektupları – Mayıs 2026

Son seyahat… Arabaya biner binmez soruyorum, nerelisin… Türkçe sorduğum için biraz şaşırıyor önce ama sonra hemen Azerbaycan diyor… Neresinden dediğimde, Lenkeran diyor… Portakalı güzel, çayı ‘lap yaxsı’ diyorum… Gülümsüyor,...

Oubykh Mektupları Nisan 2026

Biletler geldi… Yine tekerlek üstü... Beşinci ve altıncı koltuk... Teker üstü olduğu yetmezmiş gibi sol tarafta koltuklar, karşıdan gelen araçların farları gözleri rahatsız edecek… Biletler sessizce alındı, birkaç...

Oubykh Mektupları Şubat 2026

1984 senesi, Kırklareli… Bir pazar sabahı, manyetolu telefonla konuşan babamın sesine uyandım… Babamın “Yaşadık, yaşadım” sesi kulaklarımda… Uyanıp ne olduğunu sorduğumuzda “Ali’yi buldum” dedi… “Kim” diye sorduğumuzda, Ankara’dan,...

Sosyal Medyalarımız

9,251BeğenenlerBeğen
2,745TakipçilerTakip Et
4,012TakipçilerTakip Et
677AboneAbone Ol

Son Yazılar

- Advertisement -spot_img