ABD Başkanı Donald Trump, Grönland Adası’na ilgisini gerekçelendirirken, başından beri Çin ve Rusya “tehdidi”ne işaret ediyor. Oysa -şimdilik kaydıyla- istikrarı Washington’ın baskısı bozuyor. Buna karşılık, Moskova ve Pekin’in ada üzerindeki etkileri son derece sınırlı.
Trump’ın Grönland’a ilgisini anlamak zor değil:
- Grönland, önemli gemicilik rotalarının (ABD-Kanada “Kuzeybatı Geçidi” ve “Kutup-Ötesi Deniz Yolu”) kesişme noktasında bulunuyor;
- Ada, birçok doğal kaynak dışında, dünya üzerindeki en zengin sekizinci nadir metal rezervine ev sahipliği yapıyor. Bunun anlamı, Grönland, yüksek teknoloji ve savunma sanayilerinin tedarik zincirlerinin önemli bir halkası olmaya aday;
- Grönland, ABD için kritik bir kuzey savunma hattı işlevi görebilir. Ada, halen ABD’nin Pituffik Uzay Üssü’ne ev sahipliği yapıyor.
Grönland Adası’nın en önemli yatırım ortakları Danimarka ve ABD. Kanada ve Norveç ile de gelecekte işbirliği olanakları geliştirilebilir. Buna karşılık ne Çin ne de Rusya Grönland’ın kilit ortakları arasında yer alıyor.
Çin’in Grönland’a ilgisi, kritik madenlerin çıkarılması bağlamında dile getirilir. Gerçekten de 2016 yılında özel bir Çin şirketine, adanın güneyinde bulunan Kvanefjeld yataklarında uranyum çıkarma hakkı verilmişti. Asıl beklenti, gelecekte daha fazla Çin sermayesinin gelmesiydi.
Ne var ki, yapılan bir araştırmaya göre, son 18 yıl içinde beklenen Çin sermayesi gelmiş değil. Kvanefjeld ocağının işletme ruhsatı da 2022 yılında ekolojik kaygılar sebebiyle iptal edildi.
Çin, Arktik politikasının askeri hedefler içermediğini anlatmaya çalışsa bile, Washington, Pekin’in Grönland’daki varlığından uzun süredir rahatsızlık duyuyor. Yetkililere göre, Çin’in adadaki altyapısı ABD’nin kuzey sınırını tehdit ediyor. Çin ada üzerinde üç havalimanı kurmak istemiş ama Grönland hükümeti 2018 yılında, ABD ve Danimarka’nın baskısıyla buna izin vermemişti.
Çin, Grönlad ile işbirliğine açık olmakla birlikte, şu anda bekle-gör politikası takip ediyor. Büyük hedefleri varmış gibi bir izlenim vermek istemiyor.
Rusya’nın Kuzey Kutup politikasında Grönland’ın adı bile geçmiyor. Politikanın özünü dört öğe oluşturuyor:
- Rusya’nın kendi Kuzey Kutup toprakları ve barındırdığı kaynaklar;
- Kuzey Deniz Rotası’nın geliştirilmesi;
- Kuzey Kutbu’nda egemenlik ilkesine saygı;
- Kuzey Kutup bölgesine barış ve işbirliğinin egemen olması.
Rusya son yıllarda Kuzey Kutbu’nda askeri varlığını güçlendiriyor. ABD ise tahkimatın saldırı hazırlığı olduğu gerekçesiyle kaygı içinde. Buna karşılık Rusya, bölgeyi silahlandırdıkları için NATO ülkelerini suçluyor.
Şu ana kadar, Moskova’nın Kuzey Kutbu’nu veya Grönland’ı cephe hattına çevirmeye çalıştığına ilişkin hiçbir belirti yok. Rusya’nın stratejisi savunmaya ve Batı’yı caydırmaya dönük.
Trump, Grönland’a sadece güvenlik prizmasından bakmıyor. Ekonomik avantajlar elde etmenin de peşinde. ABD’nin adayı yasadışı ve gayri meşru yöntemlerle zapt etme ülküsü, Grönland ve Kuzey Kutbu’nda barışa yönelik en büyük tehdidi oluşturuyor.
27 Ocak 2026







