10 Temmuz 1829 sabahı saat 10.00’a doğru, General Emanuel’in Malka Nehri kıyısındaki kampında bekleyenler, sonradan Tiflis’e gönderilen raporun bile soğukkanlılığını korumakta zorlandığı bir manzaraya tanık oldular. Akademisyenlerden, gönüllü Kazaklardan ve bir avuç Çerkes refakatçiden oluşan tırmanış ekibi, sabah boyunca Elbruz’un karları üzerinde güçlükle ilerlerken gözleniyordu; saat 9.00’da yolun yarısından fazlasını geride bırakmışlar, ardından dinlenmek için durdukları bir kaya kuşağının arkasında gözden kaybolmuşlardı. Bir saat geçti. Sonra kayaların üzerinde tek bir adam belirdi; yalnızdı ve raporun deyişiyle kararlı, ölçülü adımlarla zirveye doğru ilerliyordu. Kamptakiler başkalarının da onu izlemesini boşuna beklediler. Kimse görünmedi; aksine, tırmanıcıların çoğu aşağı inmeye başlamıştı. Bütün gözler yoluna devam eden o tek kişiye kilitlendi. Her beş-altı adımda bir dinleniyordu; zirvenin hemen altında, kayaların arasında kayboldu. Saat 11.00’e doğru birdenbire Elbruz’un en tepesinde görüldü ve kamp ona tüfek atışlarıyla, müzikle, şarkılarla ve sevinç çığlıklarıyla karşılık verdi.
Raporun itiraf ettiği üzere, o akşama kadar aşağıdaki hiç kimse onun kim olduğunu bilmiyordu. Ekip dağdan inip kampa döndüğünde öğrenildi ki son tırmanışı tek başına göze alan, raporun ifadesiyle Kafkasya’nın en yüksek dağına ayak basan ilk fani, Kilar adında, “topal ve vücudu biçimsiz”, eskiden çobanlık yapmış bir Kabardeydi. General Emanuel vaat ettiği ödülü, kâğıt para olarak 400 ruble ile 5 arşın çuhayı kendisine teslim etti.
Tırmanışı kendi gözleriyle izlemiş ve aynı akşam dağdan inen ekibi sorgulamış kişilerce, olaydan haftalar sonra kaleme alınan bu kimlik tespiti, tırmanıcının kökeni hakkında söylenebilecek her şeyin temel taşıdır. Adı bize çeşitli yazımlarla ulaşır: 1829 tarihli metinlerde Kilar, Killar, Kiliar; daha sonraki dönemin tam biçimiyle Hilar Haşirov. Bu yazıda Haşirov biçimi esas alınmıştır. Etnik kimliği ise zamanla tartışma konusu haline gelmiştir. Bir Çerkes halkı olan Kabardeyler onu kendilerinden sayar; aynı dağların Türk kökenli halkı Karaçaylar da öyle. Bu soruyu çözmenin en sağlam yolu, tarihçilerin bu tür sorularda hep yaptığı gibi en eski kayıtlara dönmek ve onları kronolojik sırayla izlemektir.
Sefer ve raporu
Tırmanış, 26 Haziran 1829’da Beştav yakınlarındaki sıcak maden sularından Elbruz’a doğru yola çıkan ve bizzat süvari generali Emanuel’in komuta ettiği bilimsel sefer sırasında gerçekleşti. Generalin yanında ciddi bir bilim heyeti vardı: mineralog Kupfer, St. Petersburg Bilimler Akademisi müzesinin sorumlusu zoolog Ménétrié, fizikçi Lenz, Dorpatlı botanikçi Meyer ve Lugansk işletmelerinin maden subayı Vansoviç. Yağışlı ve çetin bir yürüyüşün ardından sefer heyeti 8 Temmuz’da Elbruz’un eteğine ulaşıp Malka kıyısında kamp kurdu; ağırlıklar 15 verst (16 km)* geride bırakılmış, tek bir top kampın 8 verst yakınına kadar taşınabilmişti. Ertesi sabah hava açıldı ve raporun sözleriyle Elbruz’un iki doruğu bütün ihtişamıyla karşılarında belirdi. Akademisyenler bu havayı değerlendirmeye karar verdiler. Sivri uçlu sopalar ve iplerle donanmış birkaç Çerkes ile Kazak gönüllünün refakatindeki ekip, sabah 9.00’da kamptan ayrıldı, akşama doğru ilk karlara ulaştı ve ayın 10’u sabahı saat 3.00’te zirveye doğru yola koyuldu.
Sonrasında yaşananların anlatısı, ekibe yardım eden don havası, ayaklarına yapışan yumuşamış kar, sık sık verilen molalar, diğerlerinin geri dönüşü ve yalnız tırmanıcının son saati, Goryaçevodsk’tan 2 Ağustos 1829 tarihiyle rapor edildi ve Gazette de Tiflis’te yayımlandı. Raporu yazanlar, tırmanışı aşağıdaki kamptan izlemiş sefer katılımcılarıydı. Tırmanıcının kimliği konusunda rapor son derece açıktır: O bir Kabardeydi (bir Çerkes), eski bir çobandı, vücudu biçimsiz ve topaldı. Bu kanıtın ne kadar güçlü olduğu üzerinde durmaya değer. Bu bir sonraki neslin yorumu değildir; tırmanıştan üç hafta sonra, görgü tanıklarının kendi eliyle yazılmış kaydıdır. İlk eldendir; çünkü yazarlar dönen ekiple aynı gün konuşmuşlardır ve Haşirov, ödülünü bizzat Emanuel’in elinden almak üzere kampta hazır bulunmuştur. Üstelik bu kayıt, Kabardeyler ile Karaçaylar arasında sonradan ortaya çıkan herhangi bir anlaşmazlıkta hiçbir tarafın çıkarını gözetmiş olamaz; 1829’da ortada taraf tutulacak bir tartışma yoktu. Rapor yalnızca sefer heyetinin öğrendiğini aktarır.
Rapor, Avrupa’yı dolaşıyor
Tiflis raporu Kafkasya’da kalmadı. 19 Eylül (yeni takvimle 1 Ekim) 1829’da Journal de St-Pétersbourg tarafından yeniden basıldı ve başkentten batıya doğru şaşırtıcı bir hızla yayıldı; tırmanıcının kimliği de onunla birlikte, hiç bozulmadan yol aldı.
Paris’te Nouvelles Annales des Voyages et des Sciences Géographiques, Ekim-Aralık 1829 cildinde raporun tam metnini, tırmanıcının milliyetini daha başlığa taşıyan bir adla yayımladı: Ascension du Mont Elbrouz par un Tcherkesse contrefait et boiteux, yani “Elbruz Dağı’na vücudu biçimsiz ve topal bir Çerkes’in tırmanışı”. Derginin editörleri rapora, astronom Vişnevski’nin 1813’te Konstantinogorsk ve Kislovodsk kaleleri üzerinden yaptığı ölçümlere dayanan titiz bir yükseklik tartışmasıyla giriş yazdılar. Aletleriyle dağa yaklaşamayan Vişnevski, Elbruz’un birbirinden ayrı iki doruğu olduğunu saptamış, Doğu doruğunu 2 bin 878 tuaz (yaklaşık 5.610 metre), batı doruğunu ise 2 bin 898 tuaz (yaklaşık 5.650 metre) yükseklikte bulmuştu; editörler bu rakamları, raporda verilen yuvarlak 16 bin 800 ayaklık değerden daha güvenilir saydılar. Haşirov’un iki doruktan hangisine çıktığını belgeler söylemez ve tahmin yürütmenin kimseye yararı yoktur; rapor yalnızca onun Elbruz’un en tepesinde görüldüğünü kaydeder.
Bilimsel sonuçlar da aynı kanallardan yol aldı. Gay-Lussac, Kupfer’in 29 Temmuz 1829’da Beştav kaplıcalarından yazdığı bir mektubu Paris Bilimler Akademisi’ne sundu; mektup dağda yapılan fiziksel gözlemleri, bu arada manyetik şiddetin yükseklikle azaldığı bulgusunu anlatıyordu ve akademisyenler bu sonucu Gay-Lussac’ın 1804’te Paris üzerinde gerçekleştirdiği balon yükselişiyle karşılaştırdılar. Bulletin des Sciences Géographiques bu bildiriyi 1830’da, XXI. cildinde yayımladı ve başlığı temel gerçeği bir kez daha yineliyordu: “Kafkas sıradağlarının zirvesine ilk çıkış, par un Tcherkesse, bir Çerkes tarafından”. 1830 tarihli Revue encyclopédique de aynı hikâyeyi, Tiflis kaynağını anarak, topal Kabardeyin inanılmaz tırmanışı olarak aktardı.
İngiliz basını da geri kalmadı. Londra’da yayımlanan The Morning Post, 29 Ekim 1829 Perşembe günü Gazette de Tiflis raporunu The Scientific Expedition to the Caucasus başlığıyla uzun uzun yayımladı. Çevirisi Fransızca metni yakından izler: 26 Haziran’daki yola çıkış, Malka kıyısındaki kamp, Çerkesler ile gönüllü Kazaklardan oluşan refakat, Lenz’in 15 bin 200 ayağa ulaşması; ve asıl noktada hiçbir belirsizliğe yer bırakmaz: Tırmanışı tek başına göze alan ve mümkün olduğunu kanıtlayan o gözü pek maceracı, Kiliar adında yaşlı bir çoban, topal ve vücudu biçimsiz bir Kabardeydi; General Emanuel’in vaat ettiği 400 ruble ile 5 arşın çuhayla ödüllendirilmişti. Demek ki tırmanıştan dört ay geçmeden Tiflis, St. Petersburg, Paris ve Londra okurlarının önüne aynı adam, aynı kimlikle konmuştu.
Golitsın, Karaçay iddiası ve uzun yankı
Çağdaşa yakın Rus kayıtları da aynı yönü gösterir. Emanuel’in biyografi yazarı Prens Golitsın, “Süvari Generali Emanuel’in Hayat Hikâyesi” (Zhizneopisanie Generala ot Kavalerii Emanuelya, Moskova, 1851) adlı eserinde Hilar’ı açıkça Kabardey bölgesinden bir Çerkes olarak adlandırır. Golitsın, seferin ve komutanının hâlâ canlı hatırlandığı bir dönemde yazmıştır ve tırmanıcıyı bir dağ halkına değil de diğerine mal etmesini gerektirecek görünür hiçbir gerekçesi yoktur. Onun tanıklığıyla zincir tamamlanır: Görgü tanıklarının raporu, Fransızca ve İngilizce yeniden basımlar ve generalin kendi biyografi yazarı, hepsi aynı noktada birleşir.
Bunun karşısında, tırmanıcının bir Çerkes değil, Türk kökenli bir dağlı, yani bir Karaçay olduğunu ileri süren Karaçay rivayeti durur. Bu iddianın hakkaniyetle ortaya konması gerekir ve samimiyetle savunulduğu da şüphesizdir. Ne var ki bu, sonradan yapılmış bir atıftır ve 1829’dan 1851’e uzanan belgelerde hiçbir dayanak bulamaz. Hiçbir çağdaş kaynak tırmanıcıyı Karaçay olarak anmaz; onun halkını adlandıran her çağdaş kaynak, kampta durup tırmanışını izleyen adamlardan başlayarak, ona Kabardey ya da Çerkes der. Kanıtların ağırlığı bu kadar farklı olduğunda, bir yanda görgü tanığı kaydı, diğer yanda sonraki bir rivayet varken, tarihçinin görevi bellidir.
Tırmanışın basındaki yankısı uzun sürdü ve bu yankı, 19. yüzyılın olayı nasıl hatırladığını da doğrular. 1860’larda üç İngiliz Elbruz ile Kazbek’e tırmandığında İngiliz basınının bir bölümü bunu bir ilk çıkış gibi sundu; 1868 tarihli Glasgow Evening Citizen ise bir Alman gazetesine atıfla bu yanlışı düzeltme zahmetine girdi. Notta belirtildiğine göre bu dağların o zaman ilk kez tırmanıldığını sanmak bir hatadır; 1829’da Kupfer, Meyer ve diğer biliminsanları St. Petersburg Bilimler Akademisi tarafından Kafkasya’ya gönderilmiş ve Elbruz’a Çerkes rehberlerle çıkmışlardır; seferin tarihi Kupfer’in 1830 tarihli “Voyage dans les environs du Mont Elbrouz” adlı eserinde ve Klaproth’un Nouveau Journal Asiatique dergisinin Ocak 1831 sayısında anlatılmıştır. Aradan 40 yıl geçmiş, tırmanıcının adı unutulmuşken bile Avrupa basınında yaşamaya devam eden hatıra, dağdaki Çerkeslerin hatırasıydı.
Sonuç olarak elimizdeki kayıtlar, kendi dönemindeki bir olay için alışılmadık ölçüde tutarlıdır. Görgü tanıklarınca olaydan haftalar sonra yazılan bir rapor, zirveye ulaşan adamı Kabardey bir çoban olarak adlandırır. Paris’in dergileri, Fransız Akademisi’nde okunan bildiri, St. Petersburg ve Londra gazeteleri bunu hiç değiştirmeden yineler. 400 rubleyi bizzat ödeyen generalin biyografi yazarı, bir kuşak sonra bunu doğrular. Hilar Haşirov, tırmanışını izleyen adamların onu o gün tarif ettiği gibi hatırlanmayı sonuna kadar hak ediyor: Kabardey bir Çerkes, topal, adı sanı bilinmeyen ve Elbruz’un zirvesine ayak basan ilk fani…
*Verst, Rus İmparatorluğu’nda kullanılan bir uzunluk ölçü birimidir; 1 verst yaklaşık 1,07 kilometredir.

Kaynaklar
1. “Ascension du Mont Elbrouz par un Tcherkesse contrefait et boiteux”, Nouvelles Annales des Voyages et des Sciences Géographiques, 2. seri, cilt XIV (Ekim-Aralık 1829), Paris, s. 120-124; Gazette de Tiflis’in 2 Ağustos 1829 tarihli raporunun tam metni; Rusça çevirisi: “Voskhozhdenie na Elbrus v 1829 godu. Arkhivnye materialy”.
2. “Observations faites sur le Mont Elbrouz par M. Kupfer, et première ascension de la sommité de cette chaîne du Caucase par un Tcherkesse”, Bulletin des Sciences Géographiques, cilt XXI, Paris, 1830, s. 497-501.
3. “The Scientific Expedition to the Caucasus”, The Morning Post, Londra, 29 Ekim 1829.
4. Prens Golitsın, Zhizneopisanie Generala ot Kavalerii Emanuelya (Süvari Generali Emanuel’in Hayat Hikâyesi), Moskova, 1851.
5. “The Caucasus”, Glasgow Evening Citizen, 1868.
6. Hilar Haşirov bilgi notu (Journal de St-Pétersbourg’un 19 Eylül / 1 Ekim 1829 tarihli yeniden basımına ve Revue encyclopédique, cilt XLV, 1830’a atıflarıyla).







