
Bu makale; Antik Ege ve Doğu Akdeniz mitolojisinin en ünlü ikonografik figürü olan kanatlı efsanevi at Pegasus (Πήγασος) sözcüğünü ve temsil ettiği mythosu bütünüyle ele almaktadır. Klasik Grek etimolojisindeki ‘Pege’ (Πηγή – Su Pınarı) tezinin içerdiği temel filolojik ve morfolojik çıkmazlar (‘AT’ kökünün bulunmayışı) karşılaştırmalı olarak incelenmiş; Luvi ve Sami alternatif tezleri değerlendirilmiştir. Bram Otej Teoremi (BOT) kapsamında sunulan Adıgabze deşifresi ile figürün Adigecedeki ‘Пагэ-шы-с’ (Gururlu bir attır) cümlesinin Grek diline kalıplaşarak geçişi olduğu kanıtlanmıştır. Nart Destanlarındaki Sosruko’nun efsanevi binek dostu Тхъожъый ve Maykop/Ulapé kurganlarında çıkarılan M.Ö. 4. Binyıl kanatlı at buluntuları ile tezin metinsel ve arkeolojik mühürü vurulmuştur.
1. Giriş ve problem tespiti
Dünya mitolojisinin ve klasik ikonografinin en evrensel simgelerinden biri, hiç şüphesiz göklerde süzülen, kanatlı efsanevi at figürü Pegasus’tur (Grekçe: Πήγασος). Grek mitolojisinde Bellerophon ve Perseus* efsaneleriyle özdeşleşen bu figür, yüzyıllar boyunca Hellenosantrik (Yunan merkezci) bir bakış açısıyla Antik Yunan medeniyetinin özgün bir kurgusu olarak kabul görmüştür.
Ancak, dilbilimsel, filolojik ve arkeolojik veriler derinlemesine incelendiğinde, klasik kabullerin ciddi mantıksal boşluklar içerdiği anlaşılmaktadır. Temel problem şudur: Bir mitolojik figürün ismi, o figürün en ayırt edici ontolojik niteliğini tanımlamalıdır. Pegasus kanatlı bir ‘AT’tır. Buna karşın, kelimenin Grekçe etimolojisi yapıldığında, ismin bünyesinde ‘at’ anlamına gelen en ufak bir fonetik veya morfolojik iz dahi bulunmamaktadır.
Bu bağımsız makale; Klasik Grek tezlerini, Batı literatüründeki Luvi ve Sami hipotezlerini ve Bram Otej Teoremi (BOT) kapsamında sunulan Adige-Nart etimolojik ve arkeolojik çözümlemesini bütünüyle masaya yatırmaktadır.
2. Klasik Grek etimolojisi ve filolojik eleştirisi
2.1. Pege (Πηγή) Hipotezi ve Hesiodos Narrative’i
Klasik Grek filologları ve etimologları, Pegasus ismini Grekçe ‘Pege’ (Πηγή – ‘Su pınarı’, ‘akarsu gözü’, ‘kaynak’) kelimesine bağlamaktadır. Antik şair Hesiodos’un Theogonia (v. 280-286) eserindeki aktarıma göre; kanatlı at, Perseus tarafından kafası kesilen Medusa’nın kanından, Okeanos’un pınarlarının (pege) yanında doğduğu için veya ayağını yere vurarak Helicon dağında Hippocrene (At Pınarı) kaynağını fışkırttığı için bu ismi almıştır.
Bu yaklaşıma göre kelime morfolojik olarak şu iki ögeden oluşur:
• 1. Pege (Πηγή): Su kaynağı, pınar.
• 2. -sos (-σος): Antik Ege ve Pelasg dillerinden aktarılan yer, aidiyet veya isim türeten ek.
Böylece Yunanca etimoloji kelimeye ‘Pınara ait olan’ veya ‘Pınardan doğan’ anlamını yükler.
2.2. Yunancadaki temel filolojik çıkmaz: ‘AT’ kökünün yokluğu
Grekçe Pege tezinin en radikal ve sarsıcı çıkmazı tam bu noktada başlar. Eski Grekçede ‘AT’ anlamına gelen kelime ‘İppos’ (ἵππος) veya Proto-Hint-Avrupa kökenli ‘*ekwo-’ biçimidir. Eğer Pegasus kelimesi Grekçe özgün bir adlandırma olsaydı, bünyesinde zorunlu olarak ‘İppos’ (veya türevini) barındırması gerekirdi (Nitekim Hippocrene, Hippodamia, Hippolyta örneklerinde olduğu gibi).
Oysa Πήγασος (Pegasos) kelimesinde ‘İppos’ veya ‘AT’ anlamına gelen HİÇBİR ses, harf veya morfem mevcut değildir. Grek etimologlar kelimenin içine ‘at’ kavramını yerleştiremedikleri için, açığı kurgusal bir mitosla kapatmaya çalışmışlardır: “Poseidon bu atı bir pınar kenarında yarattı, o yüzden adı pınardan geliyor.”
Grek etimolojisindeki mantıksal çıkmaz: Filolojik hakikat: Grekçe ‘Pege’ (Πηγή) tezi, kelimenin bünyesinde ‘at’ kavramını açıklayamadığı için sonradan kurgulanmış tipik bir ‘etiolojik mit’tir (nedensellik efsanesi). Bir dilde kanatlı bir at tanımlanırken ‘at’ kelimesinin kullanılmaması, ismin o dile dışarıdan bütünsel bir fonetik kalıp olarak ithal edildiğinin en açık kanıtıdır.
3. Alternatif etimolojik tezler ve değerlendirmesi
Klasik Grekçe etimolojinin bu belirgin zayıflığı karşısında, Batı literatüründe farklı dil ailelerine dayanan alternatif hipotezler geliştirilmiştir:
3.1. Anadolu / Luvi / Likya Hipotezi (Pihassassa)
Hint-Avrupa dilbilimcisi Paul Kretschmer ve devamındaki araştırmacılar, Pegasus ismini Hitit-Luvi panteonundaki Şimşek/Yıldırım Tanrısı ‘Pihassassa’ (veya Pihassassi) ismiyle ilişkilendirmiştir. Luvi dilinde ‘Pihas’ kelimesi ‘şimşek’, ‘yıldırım’, ‘görkemli ışık’ anlamına gelmektedir. Bellerophon efsanesinin Likya ve Kilikya coğrafyasında (Anadolu) geçmesi bu tezi coğrafi olarak destekler.
Değerlendirme: Luvi tezi, figürün fırtına ve gökyüzüyle olan bağını açıklasa da, tıpkı Grekçe tez gibi ‘AT’ nesnesinin gramatikal karşılığını vermekte yetersiz kalmaktadır.
3.2. Sami / İbranice Hipotezi (Pega + Sus)
Orijinini Sami dillerine bağlamaya çalışan bazı araştırmacılar ise hibrit bir kurguyla İbranice/Sami kökenli ‘Pega’ (fışkırma, vurma) ve ‘Sus’ (סוּס – ‘At’) kelimelerini birleştirerek ‘Fışkıran At’ türetmesini ileri sürümelerdir.
Değerlendirme: Bu tez tamamen yapay bir zorlamadır. Doğu Akdeniz’de kullanılan Sami ‘Sus’ kelimesi ile Grekçe transkripsiyon arasındaki ses uyumu tesadüfidir ve coğrafi/mitolojik kurguyla bütünleşmemektedir.
4. Bram Otej Teoremi (BOT) ve Adige dilbilimsel çözümü
Bram Otej Teoremi (BOT); diller arası kavram transferinde, alıcı dilin kaynak dildeki müstakil sözcükleri değil, bir nesneyi tanımlayan BÜTÜNSEL CÜMLELERİ duyduğu gibi fonetik bir kalıp olarak bünyesine kattığını (cümle donması kanunu) vazeder.
4.1. Gramatik deşifre: Пагэ-шы-с (Pagə-şı-s)
Pegasus kelimesi Adıgabzenin (Çerkesçe) morfolojik ve sentaktik organlarına ayrıldığında, zemin pürüzsüz bir biçimde aydınlanmaktadır:
• 1. Пагэ (Pagə): Burnu havada, gururlu, kibirli, başı dik, erişilemez duruşlu. (Пэ: Burun + Гэ:Yücelik, yükseklik, görkem)
• 2. Шы (Şı): AT (Adigey / Batı diyalektindeki özgün canlı at isim kökü).
• 3. -с (-s): Doğu diyalektindeki (Kabardey) yüklemleştirici ek fiil (‘-dir / -dır’ eki).
Adigece Cümle Yapısı: Пагэ + Шы + с —> Пагэшыс (Pagə-şı-s)
Anlamı: ‘Gururlu / Başı dik bir attır.’
4.2. Fonetik transkripsiyon ve yaşayan dil kanıtı
Kafkasya sahilinden Karadeniz ticareti ve kolonizasyon kanalıyla Doğu Akdeniz’e geçen Grek tüccarlar ve denizciler, Nart destanlarında tanımlanan o erişilmez kanatlı at için Adigelerin kullandığı ‘Пагэ-шы-с’ (‘Gururlu bir attır’) tanım cümlesini bir bütün olarak işitmişlerdir. Cümlenin sonundaki ‘-с’ yüklem eki dahil olmak üzere tüm ifadeyi dillerine ‘Πήγασος’ (Pegasos) şeklinde isimleştirerek aktarmışlardır.
Linguistik mühür: Canlı Adige cümle yapısıCanlı dil testi: Bugün yaşayan herhangi bir Adige konuşuruna ‘Пагэшыс ne demektir?’ diye sorulduğunda, günlük normal bir cümleyi anladığı gibi anlar ve anında cevap verir: ‘Gururlu/Kibirli bir attır.’ Yunan etimologların ‘at’ kelimesini bile bulamadığı yerde, Adıgabze özgün cümlesinde gururlu (¨Пагэ/page¨) soyut kavramını ve at (‘Шы/Şı’) somut organını canlı olarak yaşatmaktadır.
5. Nart destanları ve arkeolojik mühür
5.1. Sosruko ve efsanevi atı Тхъожъый (Txhozhıy)
Nart Destanlarında ‘Ateşin Oğlu’ olarak bilinen kahraman Саусырыкъо/Sawsırıqo (Sosruko)’nun efsanevi binek dostunun adı Тхъожъый’dır. Тхъожъый basit bir binek ismi değil, kahverengi-turuncu/doru özel bir at cinsinin tanımıdır. Тхъожъый söylemi ¨Doru at Шы тхъоплъ (Şı txhoplh)¨ kelimrsinin kısa adıdır.
Destan metinlerinde Тхъожъый’ın vasıfları şöyle aktarılır: O bazı metinlerde ve orijinal figüründen esinlenerek çizilmiş motiflerde altın kanatlıdır, göklerde uçar, Sosruko ile konuşur, yeri geldiğinde ona akıl verir, onu tehlikelerden korur ve dünyada her canlı ona yetişemez.
Adige Nart geleneği üzerine yayımlanmış metinlerde, Cherkessia’da yayımlanan Adige Nart destanı derlemesinde, daha da önemli Adige Mitolojisi Ansiklopedisi’nde benzer ifadeler geçtiği bilinmektedir.
Grek mitolojisindeki Pegasus’un Bellerophon ile konuşması ve göklere uçması anlatısı, Nart destanındaki bu kadim yapının doğrudan uyarlaması gibidir.
5.2. Maykop kurganları ve Ulapé Kanatlı At ikonografisi
Mitosun ve dilbilimsel deşifrenin tarihselliği, Kafkasya topraklarındaki arkeolojik buluntularla kesinleşmektedir. Adigey Cumhuriyeti Ulapé bölgesi ve Maykop kurganlarında (M.Ö. 4. binyıl – Maykop Kültürü) yürütülen kazılarda; altın, gümüş ve bronz işleme kanatlı at figürleri çıkarılmıştır.
Bu arkeolojik buluntular, Antik Yunan medeniyetinden ve Hesiodos’un metinlerinden en az 2500 yıl daha kıdemlidir. Metalurji ve sanat geleneğinde göğe yükselen kanatlı at figürünü ilk kez somutlaştıran medeniyet Maykop/Kafkas medeniyetidir.
Pegasus /Пагэшыс (Gururlu at) kavramının bir tanımlama olduğu gibi Txhozhıy / Тхъодъый kelimesi de açık kestane rengi, doru at¨anlamına gelen bir taımlamadır.
Sonuç ve tartışma
Disiplinlerarası verilerin ışığında varılan sonuçlar şunlardır:
1. Klasik Grek etimolojisindeki ‘Pege’ (Pınar) tezi, bünyesinde ‘at’ kökünü barındırmadığı için mantıksal ve filolojik açıdan geçersiz bir etiyolojik mittir.
2. Pegasus ismi, Adıgabzedeki ‘Пагэ-шы-с’ (Gururlu/Başı dik bir attır) kavramının Kafkasya’dan çıkıp Yunanistan’ın ilk yerleşkelerini kuran ve Hattilerle çağdaş Pelasglar veya Luw toplumları aracılığıyla Grek mitolojiisini etkilemiştir. Diğer bir ihtimal ise, Grek tüccar ve denizciler tarafından bir bütün olarak isimleştirilip transkribe edilmesinden doğabileceğidir.
3. Nart destanlarındaki Sosruko’nun uçan, konuşan, zeki ve cesur binek dostu Тхъожъый / Txhozhıy, anlatının edebî zemininde yer almaktadır.
4. Ulapé ve Maykop kurganlarında çıkarılan MÖ 4. binyıl kanatlı at buluntuları, mythosun ve ikonografinin Kafkasya kaynaklı olduğunu gösteren sarsılmaz arkeolojik kanıttır.
*https://www.ancientworldmagazine.com/articles/bellerophon/
• Pashtov, Madina. Çerkes Mitolojisi Ansiklopedisi / Адыгэ мифологием ve энциклопедие.
• Bağlar, Selçuk (Balkar). Çerkes ve Yunan Mitolojileri Üzerine Tematik Okumalar, Ankara: Meydan Yayıncılık, 2014, ss. 45-72 (Özellikle “Kafkasya ve Akdeniz Havzası Arasındaki Tarihi Bağlar ve At Kültürü” bölümü).
• Herodot. Herodot Tarihi, (Çev. Müntekim Ökmen), İstanbul: Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları, 2012, s. 34 (I. Kitap, 57. Paragraf: Pelasgların Dili ve Kökenleri).
• Hesiodos. Theogonia – İşler ve Günler, (Çev. Azra Erhat – Sabahattin Eyüboğlu), İstanbul: Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları, 2018, s. 129 (Medusa’nın kanından Khrysaor ve Pegasos’un doğuşu, 280-285. mısralar).
• Homeros. İlyada, (Çev. Azra Erhat – Sabahattin Eyüboğlu), İstanbul: Can Yayınları, 2014, ss. 112-115 (Truvalıların at evcilleştirme yetenekleri ve savaş arabası tasvirleri).
• Rosenkranz, Bernhard. Beiträge zur Erforschung des Luvischen, Wiesbaden: Harrassowitz, 1952, ss. 89-94 (Luvi Dilinde Pihassassa Kavramı ve Fırtına Tanrısı İlişkisi).
• Ünal, Ahmet. Eski Anadolu’da At: Hititçe Kikkuli At Eğitimi Metinleri ve “Tavlaya Çekmek” ile İlgili Teknik Bir Ayrıntı, Çorum Kültür Sanat Dergisi, Sayı II, 2005, ss. 40-66.
• Berkok, İsmil. General. Tarihte Kafkasya, İstanbul matbaası, Nuru Osmaniye No: 90, 1958.








