Cesur gazeteci, onurlu aydın Anna Politkovskaya’nın Ardından

0
11

Anna Politkovskaya katledildi..

Tüm Rusya ve BDT basını haberi böyle geçti. Muhalefeti ve iktidarıyla herkes ama herkes Politkovskaya’ nın ölümünü şiddetle kınıyordu. Peki o zaman BDT’ nin en iyi, en cesur, haksızlıklara karşı bütün gücüyle mücadele eden bu kalemini kim kırmıştı?

Bazılarına göre “bunu olsa olsa Rus faşistleri yapmıştır” çünkü Anna çalıştığı Novaya Gazeta’nın politika yazarıydı ve Çeçenya’ da savaş patlak verir vermez harekete geçmiş, sözde insan hakları adı altında faaliyet gösteren kuruluşları deşifre etmiş, daha sonra da Rusya Federasyonu Hükümetini çok ağır bir şekilde suçlamıştı. Yaptığı sert çıkışlarıyla tanınan Anna, bir anda Çeçen direnişçiler ve yandaşlarının gözdesi olmuştu. Ama Çeçen direnişçilerin arasında bir çok teröristin olduğunu da belirtiyordu. Binlerce kez ölüm tehditi alan Politkovskaya, tehdite karşı önlem almaya çalışırken mesleği olan gazeteciliğin gereklerini yerine getirmeye devam ediyordu. 

Rusya Devlet Başkanı Vlademir Putin, ABD Başkanı George Bush ile yaptığı telefon görüşmesinde Anna Politkovskaya’nın katledilmesini “Rusya’ya büyük darbe“ şeklinde yorumlarken suçlu veya suçluların biran önce yakalanıp adalete teslim edilmesi için herşeyin yapılacağı sözünü veriyordu. Putin daha sonra basın açıklamasında, Rusya’ da görev yapan basın mensuplarının can güvenliği ve basın özgürlüğü sorununu gündeme getirdi, Politkovkaya’ nın ölümünün Rusya hükümetine kaleminden çok zarar verdiğini de sözlerine ekledi.

Anna Politkovskaya’ nın katledilmesi sonrasında ilk akla gelen, vur emrinin Çeçenya Başbakanı Ramzan Kadirov tarafından verilmiş olabileceği idi. Çünkü Kadirov’ un kendine ait bir ordusu vardı, her türlü yasadışı işlerinde kullanıyordu ve Anna’ nın son olarak üzerinde çalıştığı konu buydu. Putin ise, ne Ramzan Kadirov’ un ne de bir başka resmi kişi veya kuruluşun bu olayla hiçbir şekilde bağlantılı olamayacağını vurguladı. 

Olay sonrası çalışmalara başlayan Moskova savcısı Yuri Chayka, 105. maddenin 2 . fıkrası gereği (Rusya kanunlarında görev esnasında veya toplum işleri ile uğraşan kişinin öldürülmesi) şeklinde tutanak hazırladı.

II. Çeçen savaşı sırasında popülaritesi artmış olan Anna, 1980 yılında Moskova Devlet Üniversitesi Lomosonov’u bitirdi. Izvestia, Vazdushni Transport, Megapolis Ekspres, 1994 -98 yılları arasında da Obshei Gazeta’ da çalıştı. Çeçenya dışında bütün Kafkasya’ daki olayları incelemeye alması, O’nu bölge konusunda uzmanlaştırmıştı.Başlangıçta sadece muhabir olarak çalışırken daha sonraları sık sık gittiği Çeçenya’ da insan hakları ihlallerini gözlemleyerek bu konuda yazılar yazmış ve insan hakları örgütlerini göreve çağırmış; federal görevliler, askerler, istihbaratçılar ve Çeçen yetkililer de dahil olmak üzere herkesimi insan hakları konusunda uyarmaya başlamıştı. İnsani yardım için kuruluşları harekete geçiriyor, okuyucularından da yardım istiyordu. Örneğin; Aralık 1999’da general Shamanov ve Troshin başkent Grozni’ye iki yandan saldırı düzenlediğinde Anna bölgeye girmiş, sivillerin ve yaşlıların bulunduğu 89 evin kullanılamayacak hale getirilmesi olayını Rus mahkemelerine kadar taşımıştı. 2000 yılında Moskova yanlısı Çeçen hükümetinin cumhuriyette herşeyin kontrol altına alındığını açıklaması ve mülteci durumuna düşen ihtiyar, kadın ve çocukların geri dönmesi için çağrı yapması sonucu 22 kişi inanıp evlerine dönmüşler, kimse sahip çıkmadığı için ortada kalmışlardı. Politkovskaya Ağustos ayında Novaya Gazeta aracılığıyla para ve gıda yardımı toplayarak bölgeye götürmüştü. Hatta Çeçenya hükümeti bütçesinden 3 ton gıda ve 4.200,- usd tahsis edilmiş, askeri uçakla bölgeye gitmişti. Anna her zaman bir yardım meleği değildi elbette, o aynı zamanda profesyonel bir gazeteciydi. Çeçenya’ daki suç örgütlerini de bir bir ortaya çıkarıyordu, şüphelendiği konularda hemen harekete geçiyordu. Üzerine gittiği olaylar nedeniyle general ve diğer subaylar öfkeliydi. Şubat 2001’de Khotini köyüne geldiğinde, köylü halk bölgede görev yapan federal özel birim yetkililerinin köyden veya kendi yerleşim yerlerinin uzaklaştırılmasını talep etmişler, bunu dile getiren Anna tutuklanmış ve 3 gün sonra serbest bırakılmıştı. Moskova’ ya dönüşünde yazılarına başlamış, bölgede görev yapan alayın tüm subaylarını provakasyon yapmakla suçlamıştı. Bölgedeki federallere de “Mahno’nun Örgütü “ ismini verdi, çünkü Çeçenya’ da görev yapan tüm federallerin komutanı    general Baranov ‘un emriyle yerler kazılarak özel zindanlar oluşturulmuş, Çeçenler bu zindanlara sokuluyorlardı. Anna’nın bu yazısı üzerine Rusya Federasyonu genel savcısı Vlademir Ustinov harekete geçiyor ve bölgeye incelemeler yapmak üzere komisyon gönderiyor. Komisyon içinde federasyon insan hakları yetkilisi Vlademir Kalamanov ve Çeçen hukukçuları da katılmıştı ama sonuç ilginçti. Bu komisyon bölgede yasal olmayan hiçbir zindan bulamamıştı ve sonuçta görevlileri oyaladığı gerekçesiyle Politkovskaya hakkında soruşturma bile açılmıştı. Ekim 2002’de, Nord-Ost’ u basıp sivilleri rehin alan baskın grubunun komutanı sadece O’nunla görüşmek istemişti, yine O’ nun ricasıyla süreyi uzatmışlardı. Yani aracılık yapmıştı. Özel grup ise 26 Ekim akşamı tiyatro salonuna gazlı operasyon başlatmıştı 130 kişi bu gazdan zehirlenmişti. Anna yine bu olayın sorumlularını bulmak için harekete geçmişti. Politkovskaya,   eylemcilerden biri ile yaptığı görüşme sonucu, tiyatro baskınının istihbarat birimleri tarafından organize edilmiş olduğunu, topladığı bilgiler ve fotoğraflar eşliğinde Novaya Gazeta’ da yazıyordu. Sanılan o ki; Anna’ nın vahşice katledilmesinin arkasında bu olaydan sorumlu kişiler de olabilir.Nord-Ost olayından iki yıl sonra, Eylül 2004’te teröristler Beslan’da okul baskını gerçekleştirdi, Anna yine aracılık isteminde bulunup uçağa atladığı gibi Moskova’ dan Rostov’ a uçtu. Uçakta çay içtikten sonra kendini kötü hissetmeye başlamıştı. Gözlerini açtığında Rostov’ da bir hastanede kendine geldi. Beslan’ a yetişememişti. Anna bu olaydan da Rusya hükümetini sorumlu tutuyor ve sır perdesi yine aralanamıyordu.Haftalık Novaya Gazeta’ da yazılarının çıkmasına karşın Dünya ölçeğinde medyada oldukça popülerdi, çünkü yazıları her zaman güncelliğini koruyordu. Çeçenya ile ilgisi ve anti demokratik karakter taşıyan Rusya hükümetini hedef alması batıda büyük yankı uyandırdı. ‘Amnesty International’, ‘Sınır Tanımaz Röportajcılar’ gibi kuruluşlar, Anna’ yı Kafkasya uzmanı olarak görüyor, yazılarını kendi basınlarında haber olarak kullanıyorlardı. Batıda gazetecilik ödüllerinden olan ‘Uluslararası Gazeteci Kadınlar Fonu’ Anna Politkovskaya’ yı yılın en iyi gazetecisi seçiyordu. 2003 yılında Çeçenya olaylarının aydınlanması haberleriyle ödül alıyor, yine içerde 2000 yılında Rusya Federasyonu Birleşik Gazeteciler Derneği özel gazetecilik ödülüne layık görülüyordu. Ülkedeki tekelleşme ile mücadelede gösterdiği üstün başarılardan dolayı Altın Gong, Altın Pero ödülleri sahibi olmuştu.Çeçenya ve İnguşetya’ da bulunan mülteci kampları ile ilgili bir de kitap yazmıştı; “Cehenneme Yolculuk. Çeçenya Günlüğü”. Anna’ yı iki yıl önce ölümle tehdit etmeye başladılar. Çeçenya ‘da Zelimhan Murdalov isimli şahıs gözaltında kaybolmuş, Anna olayla ilgili olarak soruşturma açtırmış, sonuçta bölgede görev yapan özel birim yetkililerinden Sergey Lapin gözaltına alınmıştı. Lapin Anna’yı e-posta yoluyla tehdit etmiş, İçişleri Bakanlığı o dönemde Novaya Gazeta çalışanlarının isteği doğrultusunda koruma vermişti, kısa bir süre sonra da korumaları görevlerinden almışlardı.Uzmanlara göre öldürme işi profesyonelce gerçekleştirildi, olay yerine silah bırakıldı ve herşeyin önceden planlandığı gösterildi. Çalıştığı gazeteye göre üzerinde son çalıştığı Ramzan Kadirov’ du. Radio Svaboda geçtiğimiz günlerde (Ramzan Kadirov’ un doğum günüydü) yaptığı röportajda açıkça suçlamıştı, gazeteye göre ya Kadirov’ un işi ya da onun yerine geçmek isteyenlerin işi idi. Uzmanlara göre ise; ‘Kadirov profesyonel katil kiralayacak kadar aptal olamaz’. Ve hatta RF Devlet Başkanı Vlademir Putin bile suçlanmıştı ama 7 Ekim’ de öldürülen Anna, aynı gün 54. doğum gününü kutlayacak olan Putin’e iyi bir doğum günü armağanı olarak verilemezdi. Katil politika ile hiç bir ilgisi olmayan birisi bile olabilir ama gerçek şu ki Anna Politkovskaya artık hiç bir karanlığı aydınlatamayacak, çünkü artık O yok..SAYGIYLA ANIYORUZ …..

Nurettin Nagoudns,

Abhazya, Ekim 2006 

Sayı : 2006 11

Yayınlanma Tarihi: 2006-11-01 00:00:00