Şiir: Çerkes Ali

0
271

Çerkez Ali’yle bir akşam 

Göl kıyısı lokantada 

Gürcü şarapları içtik 

Mezemiz “çahohbili” ydi 

Babası Kırımlı Tatar 

Annesi İstanbullu Türk 

Kökü derinlerde çınar 

Şair dostum Çerkez Ali 

  

Gerçeği düşe çeviren 

Duygu nereden geliyor 

Şu karşıki dağlardan mı 

Akşam sisinde eriyen 

Bakışları bir ışık su 

Çerkez Ali anlatıyor 

  

Darağaçları kurulu 

Sultan Hamit ağır hasta 

Canı kayısı istemiş 

Kar yağıyor İstanbul ‘a 

Beşiktaş’ta Çerkez Ahmet 

-Yörenin ünlü bakkalı- 

Gidiyor yurdu Kırım’a 

Bulup geliyor kayısı’yı 

Veriyor Çerkez Ahmet’e 

Bacısı Melek Filsan’ı 

Yaverlerden İhsan Paşa 

  

O sırada İstanbul’a 

Kim gelirse Kafkasya’dan 

Çerkez diye anılıyor 

Çerkez Ali’ye Çerkez’lik 

Babası Çerkez Ahmet’ten 

Böylece miras kalıyor 

  

Düşü gerçeğe çeviren 

Duygu nereden geliyor 

Yanımızdaki gölden mi 

Mavi bir tüle bürünen 

Dişleri bir ap ak umut 

Çerkez Ali anlatıyor 

  

Beşiktaşlı Çerkez Ahmet 

-kaytan bıyıklı delikanlı- 

Onbeş yaşında Filsan’ı 

Alıp gidiyor Kırım’a 

Osmanlıda meşrutiyet 

Rusya’da bolşevik devrimi 

Ölüyor genç yaşta Ahmet 

Kalıyor Ali’si yetim 

  

Düşleri Çerkez Ali’nin 

Her gece dolu bunlarla 

Aklı fikri İstanbul’da 

Siliniyor çizgileri 

Göç günü ölen annenin 

Buğulanıyor gözleri 

Yağmur yağıyor Kırım’a 

  

Kırk yıldır Özbekistan’da 

Yaşar Çerkez Ali sürgün 

Dönecek mi yurtlarına 

Kırımlı Tatarlar birgün 

Beşiktaş’ı İstanbul’u 

Vatanını annesinin 

Görmek kısmet olacak mı 

  

“Anneciğim İstanbul’a 

gidebileceğiz miyiz?” 

diyor annesine kızım 

karşı dağa bakıyorum 

Bir ağırlık yüreğimde 

Sırılsıklam ter içinde 

Uykumdan uyanıyorum 

Ataol Behramoğlu 

 

Sayı : 2007 08