Küçük Ülkenin Büyük Üniversitesinin Efsanevi Rektörü:

0
9

Aleko Goramya ve Abhaz Devlet Üniversitesi
Düzenleme: Jade Cemre Erciyes
Aleko Goramya kimdir?
7 Ekim 1940 tarihinde Abhazya’nın Oçamçira ilçesinin Gup köyünde dünyaya geldi. 1964 yılında Moskova Devlet Üniversitesi Matematik Fakültesi’ni bitirdi. Aynı yıl yüksek lisans öğrenimine başladı. 1967 yılında doktora konusunu savunarak kandidasi (adaylık) için yeterlilik derecesi aldı [Bu Türkiye’deki eğitim sisteminde doktora düzeyine denk gelmektedir]. 1985 yılında SSCB Novosibirskii Akademisi Matematik Enistitüsü’nde doktorasını tamamladı [Bu Türkiye’deki eğitim sisteminde doçentlik düzeyine denk gelmektedir]. Tez konusu “Cebir” alanında, "Kuasi Gruplar" idi. Yüksek lisans ve doktora öğrenimi sırasında yazdığı makaleler ve araştırma yazıları dünyanın değişik ülkelerinde yayınlanan matematik kitapları ve dergilerinde yayınlandı. Matematik Bölümü Dekanı olarak göreve başladığı Abhaz Devlet Üniversitesi’nin, 1989 yılından beri rektörlüğünü yapıyor.
Aleko Goramya`yı daha iyi tanıyabilmek için üniversitedeki odasına gittik. Bizi çok iyi karşıladı; kahve ve çukulata ikram etti, hediyeler verdi. Öncelikle kendisini daha yakından tanımak istediğimizi söyleyince kısa bir tereddüt geçirdi. Ardından da -yaptıklarını anlatmayı övünmek olarak algıladığı için olsa gerek- bizi yardımcısı Adgur Kakuba`ya yönlendirdi. Ancak üniversitenin tarihi ve bugünkü durumu ile ilgili değerlendirmelerini bizimle sayın Kakuba’nın eşliğinde ayrıca paylaştı.
Adgur Kakuba kimdir?
1966 yılında doğmuştur. Üniversite öğrenimini tamamlar tamamlamaz Abhazya Devlet Üniversitesi(ADÜ)’nde çalışmaya başlamıştır. Onyedi yıldır ADÜ’nde farklı pozisyonlarda görev almıştır. Halen Abhazya Devlet Üniversitesi Abhaz Edebiyatı Fakültesi Dekanı ve aynı zamanda rektör yardımcısı olarak görev yapmaktadır. Halk Bilimi Laboratuvarı Başkanlığı`nı da yürütmektedir. Bu çerçevede derlemeler yapmak üzere Türkiye’de de bulunmuştur.
JINEPS: Sayın Adgur Kakuba, ADÜ Rektör Yardımcısı olarak çok da alışkın olmadığınız bir konuda bize yardım edeceksiniz. Sayın Aleko Goramya dünya çapında bir bilim insanı da olsa neticede bir Abhaz. Aldığı geleneksel eğitimin sonucu olarak kendinden bahsetmeyi pek sevmiyor. Kendisiyle ve sizinle yaptığımız üniversite ve Abhazya üzerine sohbeti okuyucularımızla paylaşırken Sn. Goramya`yi da biraz daha iyi tanımak isteriz. Bize Aleko Goramya’dan söz eder misiniz?
Adgur Kakuba: Aleko Goramya’yı anlatmak bana bir yandan gurur verirken bir yandan da ürkütüyor. Umarım yanlış bir şeyler söylemem. Aleko Goramya günümüzde dünyanın sayılı matematik profesörlerinden biridir. Özellikle matematiğin “cebir” dalında hatırı sayılır çalışmaları hatta kendi adıyla anılan bir de teorisi vardır.
Yazdığı bilimsel araştırma yazıları Rusya, Amerika, Macaristan, Almanya, Bulgaristan, Polonya, Yugoslavya vb. ülkelerde basılmıştır. Aleko Goramya, SSCB içinde yer alan otuz kadar cumhuriyette ve 20’den fazla dünya ülkesinde konferans ve sempozyumlarda tezlerini savunmuştur. 
Goramya, kendini geliştirip engin bilgi ve birikimlerini yaygınlaştırırken ardından gelen bilim insanı adaylarını da ihmal etmedi. Bir çok yüksek lisans tezine gözlemcilik yaptığı gibi matematik alanında dört doktor [Doçent] yetiştirdi.
Goramya’nın eğitimciliği Abhazya ile sınırlı değildir. Değişik ülkelerde akademik görevler almıştır. Uzun yıllar Almanya’da Cebir hocalığı yapmıştır.
17 değişik ülkede görev alan A. Goramya’nın ADÜ’ndeki çalışmaları Matematik Fakültesi Dekanlığı ile başladı. Kısa süre içinde üniversitenin rektör yardımcısı oldu. 1989 yılından bu yana da ADÜ Rektörü olarak çalışmalarını sürdürmektedir.
A. Goramya’nın en büyük başarılarından biri de “klasik üniversite” sıfatıyla ADÜ’ni Avrasya Üniversiteler Birliği’ne katmasıdır. Ayrıca ADÜ günümüzde bir çok dünya üniversitesi ile işbirliği içindedir.
A. Goramya’nın geçmişine baktığımızda, ülkesine hizmet etmek için eğitimcilikle yetinmediğini görürüz. SSCB’nin dağılmasından sonra bağımsızlığını ilan eden Abhazya Cumhuriyeti’nin ilk parlamentosuna milletvekili olarak girmiş, karizmasını ve uluslararası ilişkilerini kullanarak ülkemizin bağımsızlığı yolunda önemli işler yapmıştır.
Goramya bir çok ciddi ansiklopedide de bir matematik bilgini olarak hak ettiği yeri almıştır. Daha önce de belirtmiş olduğumuz gibi, Goramya’nın kendi adıyla anılan bir “hipotez”i de vardır.
Goramya, kardeş Kafkas halkları tarafından da çok sevilen bir bilim insanıdır. Örneğin Gürcü Abhaz Savaşı sürerken Kaberdey Balkar Cumhuriyeti’nin başkenti Nalçik’de kurulan Uluslararası Adige Akademisi’nin Kurucular Kurulu’nda yer aldığı gibi bu akademinin de isim babasıdır. A. Goramya, Uuluslararası Adige Akademisi’nin Matematik Bölümü Başkanlığını da sürdürmektedir. Bu akademide Türkiye diyasporasından Mustafa Vurdum adında bir matematikçi de var.
Aleko Goramya, Rusya ile Türkiye Milli Eğitim Bakanları arasında Moskova’da yapılan görüşmelere de katılmıştır. Bu toplantıda Türkiye’nin o zamanki Milli Eğitim Bakanı Mehmet Sağlam ile birlikte bir çok üniversitenin rektörü ve Rusya’nın sayılı üniversitelerinin rektörlerinin yanında A. Goramya da yer almıştır.
A. Goramya İngiltere’deki Abhaz Diyasporası ile ilk görüşen Abhazyalı ünvanına da sahiptir. Seksenli yıllarda İngiltere’deki bir bilimsel konferansa katılmaya gittiğinde Londra’da Abhaz Diyasporasından yaklaşık elli kişi ile bir araya gelmiş.
JINEPS: Sayın Kakuba, bize biraz da Goramya’nın bilim insanı oluşu dışındaki yaşamından söz eder misiniz?
Adgur Kakuba: Tabi ki. Goramya bilim insanı olmanın yanısıra bir spor adamıdır da. Uluslararası boks uzmanlığına sahiptir. 1980 Olimpiyatları`nda boks hakemliği yapmıştır. Küba Uluslararası Boks Şampiyonası’nda SSCB kafilesinin başkanlığını yaptığı gibi 22 yıl Abhazya Boks Federasyonu Başkanlığı görevinde bulunmuştur.
Goramya evli ve bir oğlu var. Eşi üniversitemizde Fransızca öğretmenliği yapmaktadır. Oğlu Moskova’da plastik cerrahıdır ve önemli bir doktordur.
JINEPS: Sayın Kakuba, anladığımız kadarıyla Aleko Goramya konusunda uluslararası boyutta önemli bir bilim insanı olmasının yanında özel yaşamında da renkli bir kişilik. Onun hakkında söylemek istediğiniz başka neler var. Bize onu biraz daha anlatır mısınız?
Adgur Kakuba: Elbette. A. Goramya, savaş yıllarında bile bilim insanlığının gereklerini yerine getirmeyi unutmadı, ADÜ’nin devamlılığını sağlamanın yanında Novosibirsk’e gidip ders vermeyi sürdürdü.
A.Goramya, Abhazya bağımsız olup ayrı bir ülke olduktan sonra da Rusya üniversitelerinin rektörlerinin düzenlediği hemen her toplantıya davet edilmekte ve bu toplantılarda ADÜ’nin tanıtımına büyük katkı sağlamaktadır. Bir çok büyük üniversite ile gerçekleştirdiği işbirliği anlaşmalarıyla ADÜ öğretim görevlilerinin bu üniversitelerde görev alarak kariyerlerini yükseltmeleri yolunu da açmıştır.
Goramya yalnız Uluslararası Adige Akademisi’nde değil Abhaz Akademisi’nde de görevli. Savaştan sonra altı ay Abhazya Cumhuriyeti Milli Eğitim Bakanı’ydı, aynı zamanda da rektör. Bu dönemde, okulların, özellikle de köy okullarının kalkındırılması için büyük işler yaptı. Kendisi de bir öğretmen olduğu için eğitim ve öğrenimin “öğretmen”de başladığını iyi biliyordu. Bu nedenle de işe öğretmenlerle başladı. Köy öğretmenlerinin yetiştirilmesi için özel programlar yaptı. Onlara bazı ayrıcalıklar tanıdı. Günümüzde de köylerde A. Goramya’nın programları uygulanmaktadır. Bu programlar çerçevesinde, öğretmenlerimizin köye yönelmesi için daha fazla para ve daha fazla ayrıcalık tanınmaktadır. Ayrıca üniversite harcı ödemeden okutulan öğrenciler, öğrenimlerini tamamlayınca, diploma alabilmek için köylerde iki yıl zorunlu hizmet yapıyorlar. Bu hizmet sonucunda üniversite diplomaları veriliyor.
Daha önce de belirtmiş olduğum gibi A. Goramya, Almanya’da Dresten Üniversitesi’nde oniki yıl Cebir dersi verdiği için Almanca’yı da ana dili gibi bilir…
A.Goramya için söylenecek çok şey var. Ama daha fazlasını anlatmama sanırım kendisi de izin vermez.
Son bir şey daha söylemek isterim. Bu yıl üniversitemize diyasporadan gelecek öğrenciler için 40 kişilik kontenjan ayırdık. Abhazya`da okumak isteyen diyaspora gençlerini bekliyoruz.
JINEPS: Sayın Kakuba paylaştığınız bilgiler için çok teşekkür ederiz.
Abhaz Devlet Üniversitesi
JINEPS: Sayın Goramya, sizden öncelikle üniversite hakkında bazı bilgiler almak istiyoruz. Bize Üniversite’nin tarihinden biraz bahsedebilir misiniz?
Aleko Goramya: Gürcüler, 1989 yılında Abhazya Devlet Üniversitesi(ADÜ)’ni ikiye bölüp bir kısmını Tiflis Üniversitesi’ne bağlamak amacıyla Sohum’da mitingler ve toplantılar düzenlemeye başladıklarında, onlara karşı durduk. Üniversite olaylarının ardından başlayan Gürcü işgali ve buna karşı verilen direniş sırasında, üniversitenin erkek öğrencileri ve bir kısım bayan öğrenci ülkelerini korumak için cepheye gitmişti. Geriye kalan bayan öğrencilerin öğrenimlerinin yarım kalmaması için MGO diye adlandırılan Moskova Devlet Üniversitesi’ne nakillerini sağladık. Moskova Devlet Üniversitesi’ne transfer edilen kız öğrencilerin bir kısmı savaş bittiğinde geri dönüp öğrenimlerini ADÜ’nde sürdürmüş, bir kısmı ise Moskova Devlet Üniversitesi’nden mezun olmuştur.
1993 yılında, savaş esnasında Gürcüler Sohum’u ele geçirince ADÜ’ni açtıklarını ve öğrenime başlattıklarını televizyonda ilan ettiler. Ancak bunu duyduğumda, Gudauta’dan yayın yapan Abhazya Televizyonu’na çıkarak, Sohum’un işgal altında olduğunu, bu nedenle de ADÜ’ni Gudauta’da faaliyete geçirdiğimizi ilan ettim. Çağrımı duyan öğretim görevlileri ve öğrenciler Gudauta’ya yöneldi. Çağrıyı yaparken dönemin devlet Başkanı Vladimir Ardzınba’ya danışmamıştım. Bunun üzerine Sayın Ardzınba beni aradığında ona bu çağrıyı yapma sebeplerimi açıkladım. Vladimir Ardzınba teşekkür ederek yapılanları destekleme kararı aldı. Böylece ADÜ de yaşanan korkunç işgale karşın öğrenimini kesintisiz sürdürmüş oldu.
Daha önce de söylediğimiz gibi savaşan ve Moskova’ya gönderilen öğrenciler dışındaki öğrenciler savaş bitip Sohum’daki binaya taşınana kadar öğrenimlerini Gagra’daki Teknik Lise binasında sürdürdüler. Hatta mezuniyet durumuna gelen öğrencilere diploma verdik. Şimdi öğrenimi sürdürdüğümüz bina Sohum’un işgalcilerden alınmasından onbeş gün sonra faaliyete başladı. Öğretim görevlileri uzun zaman maaş bile alamadılar ama yine de üniversitemizdeki eğitimi aksatmadılar.
JINEPS: Peki bugün üniversitenin durumu nedir?
Aleko Goramya: Kendimizi çok geliştirdik. Savaştan önce üniversitemizde onaltı bölüm vardı şimdi ise otuzyedi bölümümüz var. Hemen her yıl yeni birkaç bölüm açıyoruz. Bu yıl örneğin moda bölümü açtık. Geçen yıl ise inşaat mühendisliği bölümünü açmıştık.
JINEPS: Öğrenim kadrosu hakkında bilgi verebilir misiniz?
Aleko Goramya: Üniversitemizde 43 profesörümüz, 160 doçentimiz, 105 yüksek lisans öğrencimiz var. Özellikle son yıllarda, bir çok öğrencimiz, kurulan dostluk ve işbirliği köprüsünü kullanarak, başta Nalçik Üniversitesi olmak üzere, başka üniversitelere gidip yüksek lisans ve doktora yapıyor, sonra geri dönüp okulumuzda öğretim görevlisi olarak çalışıyorlar. Öğrencilerimiz Amerika, Mısır, Almanya ve Türkiye’de staj yaptılar, halen yapıyorlar. Ayrıca kardeş üniversitelerden her yıl öğrenciler gelmekte ve ADÜ’nin yaz kurslarına katıldıkları gibi stajlarını da Abhazya’da gerçekleştirmektedirler.
JINEPS: Üniversitenin uluslararası alanda temsil edilebilirliği nedir?
Aleko Goramya: Artık üniversitemizin diploması her yerde geçiyor. Öğrencilerimiz hemen her yıl uluslararası konferanslara katılıyorlar, üniversitemizde konferanslar organize ediyorlar. Üniversitemizin uluslararası organizasyon trafiği oldukça yoğun. Örneğin bu hafta bile Rusya Federasyonu’ndan bazı üniversitelerin rektörleri üniversitemize konuk geldi.
Adgur Kakuba: Geçtiğimiz günlerde Nalçik’te, Rusya Federasyonu’nda bulunan klasik eğitim veren üniversitelerin rektörlerinin toplantısı vardı. Aslında biz Abhazya Cumhuriyeti olarak bildiğiniz gibi Rusya’ya dahil değiliz. Ama rektörümüz Goramya davet edildi ve orada üniversitemizi tanıtan önemli bir konuşma yaptı. Aynı günlerde yine Nalçik’te Uluslararası Adige Akedemisi’nin toplantısı vardı. Bu toplantıya da katılan Goramya’nın isteği üzerine, bir sonraki toplantının Abhazya’da yapılmasına karar verildi.
JINEPS: Bize biraz da üniversitenizdeki öğrenim sisteminden söz eder misiniz?
Aleko Goramya: Bu yıl cumhurbaşkanımızın isteği ile üniversitemiz özerk hale getirildi.
Eğitim ve öğretimde Avrupa’daki üniversitelerin uyguladığı yöntemleri uygulamaya başladık. Bu yönteme göre ilk dört yıl lisans öğrenimi uyguluyoruz. İsteyenler bir yıl daha okuyup statü yükseltiyorlar. Bir çeşit yüksek lisans hazırlığı sınıfı oluyor bu beşinci yıl.
JINEPS: Üniversitenizde yüksek lisans ve doktora öğrenimi süresi nedir?
Adgur Kakuba: Yüksek lisans 3 yıl. Sonrasında da Kandidatlık öğrenimi var. Kandidat sözcüğü “doktorluğa hazırlık” anlamına geliyor. Bu öğrenimi almayan biri doktora yapamıyor. Kandidatlık süresi yüksek lisans süresine dahil. Ardından kişi kendini hazır hissederse hemen sınavlara girip doktoraya yazılabiliyor. Üniversitemizde artık kandidatlığı kaldırıp direkt doktora eğitimi vermek istiyoruz ama buna karşı olan öğretim görevlilerimiz de var.
JINEPS: Abazalar’ın Anavatan’a geri dönüşü konusundaki düşüncelerinizi öğrenebilir miyiz?
Aleko Goramya: Ağlayarak ve görüşerek geri dönüş konusunda bir adım atamayız. Özellikle gençler gelir ve burada öğrenim görürlerse çok iyi olur. Uzun vadede geri dönüş sürecine olumlu bir katkısı olur. Bu süreci hızlandıracak bir diğer yaklaşım da ekonomik girişimler, yatırımlar yapmaktır. Diyasporadakiler ekonomik yatırımlarını anavatanlarında yaparlarsa hem kendileri hem Abhazya kazanır. Diyasporadakiler şunu da bilmelidirler ki; tüm Abazalar Abhazya Cumhuriyeti’nin vatandaşıdır. Diyasporadaki kardeşlerimiz vatanlarına gelirlerse bu hem onlar için hem de bizim için iyi olur.
JINEPS: Diyaspora ile Üniversitenizin ilişkileri konusunda neler söyleyebilirsiniz?
Aleko Goramya: 1989 tarihinde Goramya Ömer Büyüka’ya bir mektup yazarak, Türkiye’de yaşayan gençleri ADÜ’nde okumaya davet etmişti. İşte o günlerde Abhazya’ya gelen gençlerden bazıları bugün de Abhazya’da yaşıyor ve önemli görevlerde bulunuyorlar. Bunlardan Oktay Cukadua geçen dönem, Soner Gogua ise bu dönem Abhazya Parlamentosu’nda milletvekilidir. Yine aynı şekilde Erkan Kutarba yıllardır “Geri Dönüş Komitesi”nde başarıyla çalışmaktadır ve şu an Komite’nin başkan yardımcısıdır.
Yalnızca diyasporadan değil Kuzey Kafkasya’daki kardeş halklardan, örneğin Kabardey’den, Adigey’den, Karaçay Çerkes’ten de oldukça fazla sayıda öğrencinin Abhazya’ya gelip öğrenim görmesini destekledik. Bu ülkelerden hala çok sayıda öğrenci gelip ADÜ’nde öğrenim görüyorlar.
ADÜ ile dünyanın değişik ülkelerindeki 27 üniversite arasında dostluk ve işbirliği antlaşmaları var. Savaştan sonra Türkiye’den yüzden fazla öğrenci geldi ama maalesef bunların önemli bir kısmı öğrenimini yarım bırakıp geri dönmüştür. Toplam 16 kişi Abaza Dili ve Edebiyatı, Tarih, Gazetecilik ve İngiliz Dili ve Edebiyatı bölümlerinden diploma almışlardır. Savaş sonrası koşulların etkisi yadsınamaz. Ancak artık bir çok konuda şartlar çok daha iyi. Ufak tefek sorunlarımız var. Örneğin yurt sorunu gibi. Onları da halledebilirsek sanırım diyasporadan çok daha fazla öğrenciye hizmet edebileceğiz. Ayrıca diyasporadan yüksek lisans yapmak isteyen öğrencilere de açığız. Şu anda gelen öğrencilere iki yıl hazırlık eğitimi veriyoruz. Bu sürede Abazaca ve Rusça dillerini öğreniyorlar. Abaza dili ve tarihi arşivlerimiz çok geniş. Bu konularda doktora çalışmaları yapılmasını istiyoruz.
Geçen yıl Türkiye’den gelen delegasyonda yer alan Atilla Çüşba bize otelcilik ve turizm bölümünde okuyan on kadar öğrenciye Türkiye’deki turistik otellerde staj olanağı sağlayabileceğini söyledi ve bu günlerde bu öğrencileri Türkiye’ye göndereceğiz.
Üniversitemizden Türkiye’ye gitmiş olan Ludmilla Khiba adında bir öğretim görevlisi Türkiye’de bir buçuk yıl kalıp Abazaca dersleri verdi.
Çok yakın zamanda araştırmacı-yazar Hayri Ersoy ile Abhazya ve Abhazlar’dan söz eden Türkçe kaynakları çevirmesi konusunda anlaştık. Bunları akademik çalışmalar için bir temel kaynak olarak kullanacağız.
Diyaspora ile akademik anlamda ilişkilerimizi geliştirmek için çalışıyoruz ve oradan gelecek öğrencilere çok önem veriyoruz. Her sene en az kırk öğrenci gelmesini istiyoruz ve bu öğrencilere istedikleri bölümlerde okuma hakkı verebiliriz. Şu an Türkiye ile denklik anlaşmamız yok, Abhazya’nın statüsünden dolayı, ancak buradaki Başaran Koleji aracılığıyla gelen bir çok öğrenci şu anda dünyanın bir çok yerinde ve Türkiye’de iyi pozisyonlarda çalışıyorlar. Diplomalarımız özel sektörde hakettiği değeri buluyor.
JINEPS: Abhazya Devlet Üniversitesi’nin günümüzde ne gibi sorunları var?
Aleko Goramya: Bugünkü temel problemlerimizi şöyle sıralayabiliriz. En başta ödenek problemimiz var şüphesiz. Devletin ödenekleri ile teknolojimizi yükseltemiyoruz. Yeterli bilgisayar donanımımız yok. Ayrıca fizik labaratuarlarında ve teknik bölümlerde malzeme sorunumuz var. Bir de hocalarımızın yayınlarını basacak matbaa problemimiz var.
JINEPS: Sayın Goramya, Abhazya’nın bugünkü durumunu nasıl değerlendiriyorsunuz?
Aleko Goramya: Abhazya’nın bugünkü durumu kesinlikle geçmiş ile karşılaştırılamaz. Bugün çok daha iyi bir durumdayız. Savaş sonrasında hiçbir imkanımız yoktu.
Örneğin, üniversitemiz bugün uluslararası konferanslar düzenleyebiliyor. Dünya üniversitelerinden akademisyenleri, öğrencileri çağırabiliyor. Geçenlerde uluslararası üniversite öğrencileri kongresi yapıldı. Diğer üniversitelerdeki Adige-Abaza öğrenciler geldiler. Bundan sonraki konferansta Türkiye’den öğrencilerin de gelmesini istiyoruz.
Bir başka örnek, statüsü bizim gibi olan üç bağımsız ancak tanınmayan ülkenin üniversiteleriyle birleşerek, ortak sorunlarımıza çözüm bulmak amacıyla Üniversiteler Birliği kurduk.
JINEPS: Sayın Goramya size çok teşekkür ederiz. Eklemek istediğiniz birşey var mı?
Aleko Goramya: Sizin için sağlık, güç ve iyilikler diliyorum.

Sayı : 2007 08

Yayınlanma Tarihi: 2007-08-01 00:00:00