Sosyal güvenlikte haklara saldırı hazırlığı

0
6

AKP Çalışanın ve Emeklinin Haklarına Göz Dikti!
Sağlıkta ve sosyal güvenlikte emekçilerin haklarını tamamen elinden alacak Sosyal Güvenlik Reformu hakkında hükümet ve bürokratlar ilk kez çok açık konuştu: Verilen haklar geri alınacak, emekli maaşları düşecek, emeklilik yaşı yükselecek, katılım payları 5 kat artacak.
AKP, birinci hükümet döneminde hayata geçiremediği sözde Sosyal Güvenlik Reformunu yılbaşından itibaren uygulamaya sokmak için çalışmalarına hız verdi. Geçtiğimiz aylarda Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Faruk Çelik, DTP, MHP ve CHP gruplarını TBMM’de ziyaret ederek “Sosyal Güvenlik Reformu” değişiklik taslağını sunmuştu. Çelik geçen dönem Mecliste kabul edildikten sonra Anayasa Mahkemesi tarafından bazı maddelerinin iptal edilmesi nedeniyle yürürlüğe girmeyen 5510 sayılı yasada çalışmalarını tamamladıklarını belirtmiş ve tasarının Kasım ayında komisyonda, Aralık ayının ilk haftasında da bütçe görüşmelerinden önce Mecliste görüşülerek yasalaşmasını beklediklerini söylemişti. İşte Türkiye’de yaşayan on milyonlarca kişi için kritik o günler gelip çattı.
Yeni emeklilik sisteminin, çalışanları geç emekliliğe teşvik ettiği ortaya çıktı. Emekliliği hak ettiği halde emeklilik için başvuruda bulunmayıp bir süre daha çalışmaya devam edenler, mevcut sisteme göre daha yüksek ilave aylık artışı elde edecek.
Uzun vadede tüm sigortalıların aylık bağlama oranlarını aynı seviyeye getirmeyi amaçlayan yeni aylık hesaplama sistemi, mevcut sisteme göre en fazla memur emeklisini olumsuz etkileyecek.
Aylık ortalama brüt kazancı 1000 YTL olan SSK ve Bağ-Kurlu bir kişi 25 yıllık çalışma sonucu mevcut sisteme göre emekli olunca 650 YTL, Emekli Sandığı mensubu ise 750 YTL aylık alıyor. (Bu ve diğer örneklerde hesaplama kolaylığı açısından baz alınan 1000 YTL, son alınan aylık değil, emekli aylığı hesaplamasında baz alınan ortalama matrah olarak düşünülmeli.) Tasarının yürürlüğe girdiği tarihten sonra yeni işe başlayacak bir kişinin 25 yıllık çalışmanın sonunda alabileceği emekli aylığı 550 YTL olacak. 2016 yılından sonra işe başlayacak bir kişi ise 25 yılın sonunda emekli olduğunda 500 YTL aylık alabilecek.
Yasanın yürürlüğe girdiği tarihten sonra ilk defa sigortalı olup 9 bin gün prim ödeyemeyenler, yaşlılık aylığı için gerekli olan minimum yaş hadlerine üç yaş daha eklenmek ve 5 bin 400 gün prim ödemek suretiyle emekli olabilecekler. Yani, 2035 yılına kadar 5 bin 400 gün prim ödeyerek emekli olmak isteyen 60 yaşındaki bir erkek, aylık alabilmek için üç yıl daha bekleyecek ve 63 yaşında emekli olabilecek. Köy ve mahalle muhtarları ile kendi adına ve hesabına bağımsız çalışanlardan 8 Eylül 1999’dan bu yana ilk defa sigortalı olanlar, kadın ise 60, erkek ise 62 yaşını doldurmak ve en az 15 tam yıl (5 bin 400 gün) prim ödemek şartıyla kısmi yaşlılık aylığı alabilecek. Çalışanlarına aylarca maaş ödeyemeyen birçok belediye bulunduğu dikkate alınırsa, bu belediyelerde emekli olacakların ikramiye almaları da adeta olanaksız hale gelecek.
Ne kadar prim, o kadar aylık
Yeni sistemde emeklilik aylığı hesaplanırken işe başlangıç tarihi ile emeklilik tarihi arasındaki toplam kazancın ortalaması dikkate alınacak. Dolayısıyla geçmiş yıllardan kalma alışkanlıkla, brüt ücreti daha yüksek olduğu halde sigortası asgari ücret üzerinden yatırılanlar zararlı çıkacak. Bu nedenle çalışanların, kazançlarının tamamı üzerinden sigorta primi yatırılması için işverenlere baskı yapması gündeme gelecek.
Ölüm aylığı
Sigortalıların hak sahiplerinin ölüm aylığından yararlanabilmesi için toplam 1800 gün veya en az beş yıldan beri sigortalı bulunup her yıl için ortalama 180 gün (toplam 900 gün) prim ödenmiş olması gerekecek. 9 bin günün altında prim ödemişken ölenler için ölüm aylığı, 9 bin gün prim ödenmiş gibi hesaplanacak. Sigortalı anne veya babasını kaybeden çocuklar 18 yaşına kadar ölüm aylığı alabilecek. Ölüm aylığında yaş sınırı, lise ve dengi öğrenimde 20 yaşına, yükseköğrenim durumunda ise 25 yaşına kadar devam edecek. Bekâr, boşanmış, dul kız çocuklar ise 25 yaşından sonra da ölüm aylığı almayı sürdürecek.
SSK’lıya malullük zor
Malullük aylığı alabilmek için öncelikle çalışma gücünün en az yüzde 60’ını kaybetmiş olmak gerekecek. Bu kişilerin malullük aylığı alabilmesi için 3 bin 600 gün veya en az 10 yıldan beri sigortalı bulunup sigortalılık süresinin her yılı için ortalama 180 gün prim ödemiş olmak gerekecek.
Peki bu “reformla” ne amaçlanıyor?
Tüm dünyada olduğu gibi Türkiye’de de reform adı altında yapılan bu tip saldırıların temel ayaklarından birisi sosyal güvenlik sisteminin tasfiyesidir. Bu tasfiyenin de temel ayağını sistemin özelleştirilmesi oluşturuyor. Böylece bir yandan devletin işçilerin emeklilik ve sağlıklarıyla ilgili sosyal sorumluluğu ortadan kaldırılıp, bu sorumluluk tek tek bireylerin sırtına yüklenmek isteniyor, bir yandan da oluşan fonların küresel düzeyde işleyen kumarhaneye (onlar küresel piyasalar diyorlar) peşkeş çekilmesi isteniyor. Oysa sosyal sigorta sistemleri uluslararası işçi sınıfının mücadeleyle kazandığı mevzilerdir ve sosyal niteliğiyle işçi sınıfının geniş ölçekli bir dayanışma fonu özelliği taşırlar.
Sermaye sınıfı fonun bu dayanışma niteliğini ortadan kaldırarak “her koyun kendi bacağından asılır” felsefesini yerleştirmek ve fonu kendi borsa oyunlarına sürmek istiyor. Bu bazı ülkelerde çeşitli düzeylerde gerçekleştirilmiş durumda ve örneğin işlerin bu açıdan en ileri gittiği ABD’de bu yüzden birçok işçi sınıfı ailesinin yıllar boyunca yapmış oldukları birikimler büyük skandallarla borsa oyunlarında batırılmış ve bu ailelerin gelecekleri karartılmış durumda. Türkiye’de de oynanmak istenen oyun bu.

Sayı : 2008 01

Yayınlanma Tarihi: 2008-01-01 00:00:00