Sorun ve Çözüm

0
10

Uzunca bir süredir yazılan ve söylenen herşeyde şu var:
-Kürt sorunu
-Diyarbakır cezaevi
Yıllar boyu Türkiye’nin yetiştirdiği bunca araştırmacı ve bilim insanının yazdığı ve söylediği; eşitlik temelli, etnik temelli, işkencesiz günlere temelli, demokrasi de demokrasi temelli herşey yerini dar bir kalıba bıraktı.
12 eylül 1980 askeri darbesi, Diyarbakır cezaevi ve işkence, sonra PKK, sonra askeri harekatlar, ölümler ve 40.000 cansız beden.
Sonra sorun tesbiti ve çözümü için sayfalar dolusu yazılar. Gelinen nokta ağırlıklı olarak Kürt sorunu ve Kürt çözümü, Türk ve Kürtler’in eşitlik temelinde ve demokratik ortamda bir arada yaşamı.
Bu durumda bir Çerkes olarak ban yaşam hakkı tanınmayacağı endişesi taşımaya başladım, anavatanımın yolunu tutmalıyım artık. Türkler ve Kürtler bir araya gelecekler ve daha çok baskı yapacaklar bize. Azız da üstelik, Onların toplamı artacak. Biz ‘ayrılıkçı’, terörist’, … birşeyler olacağız. Dirlik ve bütünlüklerini tehdit edenler olacağız, aykırı sesler çıkaracağız. Biz de sizin gibi eşit olmak, bu ülkenin zenginliklerinden eşitçe yararlanmak, demokrasinin bize de bir faydasının olmasını isteyeceğiz veee….. Ben iyisi mi anavatanıma gideyim.
Yola koyulmamak için bekleyeceğim ama, sadece Diyarbakır’ ın yaşanmadığını bu ülkede, eşit bir arada demokratik ve sıralanabilecek bir dizi iyi şeyi yaşamanın sadece Türk ve Kürtler’in haketmediğini, ötekiler – diğerleri pozisyona düşürülen başkalarının da olduğunu birileri anımsayacaktır tekrar. Hatta anavatanları bu memleket olan, benim gibi kolaycılığa sapamayacak, ben gideyim bakayım duruma diyemeyecek olanlar da var, onları da kendi halinde bırakamam ki.
Gitsem de kurtaramıyorum ki kendimi ayrıca. Orada da almış başını gidiyor Rus milliyetçiliği. Ne yapmalıyım?
Demokrasi istemekten- herkes için, her etnik için, kafa sayısının önemi olmadan, elini silaha uzatıp uzatmaması önemli olmadan- vazgeçmemeliyim. İstemeli ve uğraşmalıyım. Demokrasi daha fazla demokrasi diye tutturmalıyım, tutturmuşum zaten devam etmeliyim. İnsan olarak yaşayabilmek için, etnik kimliğimle yaşayabilmek için, bana bahşedilecek ayrıcalığın canımı acıtacağının bilinciyle herkes için devm etmliyim. Kurucu, asli, tali,… ıskalayıp geçmeliyim.
Birileri Kürt sorunu evet, ama Türkiye çözümü demeli, diyenler var, diyecekler olacaktır. Haykırıyorum bunun için ama sesimi duyan yok, çok bağırınca da ya sesim kısılıyor ya da birileri sesini kes diyor.
Türkiye özgürleşmeden siz özgürleşebileceğinizi mi sanıyorsunuz Türk ve Kürt kardeşlerim, arkadaşlarım.
Biz sessiz çoğunluğuz. Biz aslında eşit ve bir arada yaşamın vazgeçilmez unsurlarıyız. Bizi unutursanız havanda su döğmeye devam edersiniz.
Anayasaya Türk’ün yanına Kürt’ü yazarak olmaz bu işler, olur gibi olur. Sonra yıllarca yaşadığınız mağduriyetten kurtulup sizi mağdur eden anlayışla birlkte bizleri mağdur etmeye başlarsınız.
 
Duyun beni. Ben Türkiyeyim.

Sayı : 2008 03

Yayınlanma Tarihi: 2008-03-01 00:00:00