Irak Çerkesleri

0
10

Irak’ta Adıgeler, Çeçenler ve Dağıstanlılar 2004 yılında bir dernek kurdu

 
 
Türkiye’ye gelen Iraklı Çerkesler’den Ahmet Ketaw ile, Düzce ziyareti sırasında gazetemiz adına Hikmet Neğuç röportaj yaptıHikmet Neğuç: Irak Çerkesleri nereden geldi?
 
Ahmet Ketaw: Adıgeler sürgün geldi, 1864 sürgünü. Bir kısmı Zaho’dan giriş yaptı, Habur’dan girenler oldu ve bir kısmı da Suriye’den geldi. Adıgeler genelde şehirlerde yaşıyor. Kerkük, Musul, Bağdat ve Felluce’de. Köyleri yok diyebilirim. Abzeh, Kabardey ve Şapsığlar var. Kerkük’te Abzeh ve Kabardeyler yaşıyor, 2 bin civarıda. Bağdat’ta bin, Musul’da bin, toplamda tahmini 5 bin Adıge nüfusu var. Felluce’de yaşayanlar Vubıh, Kazım Paşa’nın akrabaları. Zaho civarında Adıge köyleri olduğunu duyduk ancak şartların kötü oluşu nedeniyle onlara ulaşamadık.  
 
Dağıstanlılar’ın gelişinde ise son vali etkiliydi; Osmanlı’nın son Bağdat valisi Muhammet Fazıl Paşa Dağıstanlı idi. O’nun Dağıstanlılar’ın Irak’a gelişinde büyük rolü oldu. İçlerinden meşhur insanlar çıktı. Örneğin Irak’ın en büyük ve en tanınmış fotoğrafçısı Murat Dağıstanlı. Osmanlı ve Cumhuriyet döneminde Dağıstanlılar siyasi olarak önemli rol oynadılar. Birçok general, vezir ve başbakan çıkardılar.
 
Çeçenler; sürgünden önce geldiler. Tahmini 300 sene öncesine dayanır. Azerbaycan ve İran üzerinden Kuzey Irak’a geldiler. Tahmini sayıları 10 bin civarındadır. Köylerinin isimleri Süleymaniye’de Kani, Miror, Burdekaş; Karadağ civarındakiler halen Çeçen aşireti olarak bilinir. Tuz civarında Yengice isimli bir nahiye var, 120 hane var orada. Çarsolu köyünde 60 hane yaşıyor. Diyala vilayetinde 36 haneli Hamidiye köyü var. Yaklaşık bir sene önce mezhep savaşları sırasında Şiiler’in saldırısı sonucu bu köy yakıldı. Okul, cami ve evler yakıldı. Kendilerini savunarak canlarını kurtardılar. Bir kısmı Bağdat’a, diğer bir kısmı Kerkük’e akrabalarının yanına yerleştiler.
 
HN: Irak Çerkesleri’nin Saddam öncesi ve sonrası yaşantıları nasıldı? Değişiklik oldu mu?
 
AK: Irak vatandaşı olan Çerkesler’in, özelde Çerkes olmalarından kaynaklanan bir sıkıntısı olmadı, ne Saddam döneminde ne de sonrasında. Çerkesler kültürlü ve uyumlu bir millet.
 
Saddam döneminde etnik gruplardan pek bahsedilemezdi. Baskı vardı.
 
HN: Irak’ta kurduğunuz dernek ne zaman ve kimler tarafından kuruldu?
 
AK: Saddam düşürüldükten sonra Irak’ta büyük değişiklikler oldu. Partiler ve dernekler kuruldu. Biz de derneğimizi kurduk. 29 Nisan 2004 tarihinde, hem festival yapıldı hem de kurucu yönetim kurulu oluşturuldu.
Çeçen Abdülaziz Teymurbeç başkanlığa, Adıge-Abzeh Ahmet Ketaw yani ben başkan yardımcılığına getirildik. Dağıstanlı Muhammet Dağıstani genel sekreter, Adıge-Kabardey Muhammet arkadaşımız üye olarak görev yapmakta.
 
Hükümetin ilgili bakanlığından dernek kurma iznini aldık. Dışişleri Bakanlığı da onay verdi. Derneğimiz Irak’taki önemli resmi derneklerden bir tanesidir.
 
El Tedamun adıyla kurduk deneği, Birleşik Dernek anlamında. Planımız, derneğin ikinci kongresinde adını Irak Kuzey Kafkas Derneği olarak değiştirmek.
Derneğin adresi; PO box: 100 KERKUK – IRAK
 
Maykop’a 2006 senesinde bir ziyaret yapmış, çeşitli temaslarda bulunmuştum. Bu ziyaretten bir süre sonra Maykop’tan bir e-mail aldım. Şöyle yazıyordu: “Irak Çerkesleri neden şimdi kendilerini ifade etme gereği duydular. Milletlerini sevdikleri için mi, maddi yardıma ihtiyaçları olduğu için mi şimdi ortaya çıktılar?”. Benim yanıtım şöyle oldu: “Benim nezdimde bunu yazan insan hasta bir insandır. Irak Çerkesleri’nin maddi yardıma ihtiyacı yoktur. Bize bir dolar yardım eden olursa gelsin ben ona bin dolar vereyim. Bizim Çerkesliğimizin kanıtlarından biri dedelerimizin mezar taşlarıdır. Sülale adımız yazılıdır. Örneğin benim dedemin mezar taşında Abdullah Ketaw kazılıdır. Mezar taşlarına kazınmış bu isimler gibi Çerkeslik bizim gönlümüze kazılmıştır.
Irak’ta 1947’de soy adı kanunu çıktı. Bizler o zamandan beri Çerkes soyadlarımızı kullanıyoruz; Çeçen, Adıge ve Dağıstanlılar olarak. Bizim Çerkes olmamız bir nişandır göğsümüzde, bu bize yeterlidir, başka bir şeye ihtiyacımız yoktur.” 
 
HN: Ekonomik durum nasıl?
 
AK: Her milletin zengini ve fakiri var. Adıgeler’in ekonomileri orta seviyede. Doktor, mühendis, asker, sanatkar, … gibi meslekler söz konusu. Yaşam böyle sürüyor.
 
HN: Çerkesler’in mezhepleri?
 
AK: Adıgeler Hanefi, Dağıstanlı ve Çeçenler Şafi.
 
HN: İç savaşa Çerkesler karıştı mı?
 
AK: Taraf olarak karışmadık. Ama diğer vatandaşlar gibi bizler de etkilendik.
 
Röportaj: Hikmet Neğuç – Düzce
26.07.08
 
 

Sayı : 2008 08

Yayınlanma Tarihi: 2008-08-01 00:00:00