Çeçen Kadınları Böylesine Tehlikeli Olmaya İten Şey Nedir?

0
8

Barayeva’nın işgal sırasında kocasını, oğlunu ya da bir yakınını kaybedip intikam için intihar saldırılarını gerçekleştiren “kara dullar” hareketine ilham verdiği söylenir.

MAYIS 2010
Son iki yıldır neredeyse her ay, Çeçen intihar bombacıları bir yerleri vuruyor. Hedefleri kah Rus askerleri kah Çeçen polisi ya da Moskova metrosunda öldürdükleri masum halk oluyor. Kendilerini öldürmeye gönüllü insanların yaratabileceği dehşeti hepimiz biliyoruz. Ama gencecik insanların başkalarını yok etmek için, vücutlarına patlayıcı sarıp kendilerini taammüden öldürmeye nasıl itildiğini gerçekten anlayabiliyor muyuz? Çeçen intihar bombacıları genel klişelerin dışındadır. Moskova, Çeçen bombacıları İslam dinini dünyaya hakim kılmak isteyen çoğu yabancı aşırı İslamcılar olarak tanıttı. Rusya, bu çatışmanın terörizmle savaşın bir parçası olduğu konusunda Batı’yı ikna etmek istese de intihar bombacısı olan Çeçenlerle ilgili gerçekler tam tersini gösteriyor.
Chicago Project on Security and Terrorism (Güvenlik ve Terörizm üzerine Chicago Projesi) için çalışan bizler, 2000 yılındaki başlangıcından itibaren Çeçen intihar saldırılarının her birini inceledik. 63 insanın kendini öldürdüğü 42 farklı vaka. Çeçen ayrılıkçıların çoğu Müslüman, ancak dini inanç adına intihar eylemini gerçekleştiren bombacı sayısı çok az.
Çoğunluğu erkek, ancak kadınlar da % 40 gibi büyük bir oran teşkil ediyor. İncelediğimiz 42 vakadan 38’i Kafkasya doğumlu. Çeçenleri intihar bombacısı olmaya iten bir şey var ama bunun “cihad” olma ihtimali çok düşük.
Lübnan, Batı Şeria, Irak, Afganistan ve Sri Lanka’da yaptığımız araştırmalarda intihar saldırılarının, yabancı ordu işgallerine karşı son çare olarak kullanıldığını ortaya çıkarmıştık. Çeçenya bu olgunun en güçlü göstergesidir.
90’lı yıllarda Rusya Federasyonu içinde bir cumhuriyet olan Çeçenya’nın bağımsızlığını ilan etmesini önlemek için gönderilen binlerce Rus, askeri isyancılar tarafından kovuldu. Ruslar 1999 yılında bu kez 90.000’den fazla askerle geri döndü, tüm kaynak ve tesisleri yok etme politikası sürdürerek bir milyonluk nüfusun yaklaşık 30.000-40.000 ferdini öldürdü. Rusları defetmek için önceden kullanılan sıradan gerilla taktikleri ve rehin almalar isyancılar tarafından artık kullanılmıyordu. Yeni taktikler geliştirildi ve içinde ilk kez kadınlar da yer aldı.
7.Haziran.2000’de Khava Barayeva ve Luiza Magomadova adlı iki Çeçen kadın, patlayıcı yüklü bir kamyonla Alkhan-Yurt’taki Rus özel birlikleri binasına girdiler. Ruslar sadece 2 askerin öldüğünü söyleseler de Çeçen isyancıların 24’den fazla ölü olduğuna dair iddiası daha muhtemel görünüyor.
Bu, Çeçenler’in ilk intihar saldırısıydı ve intihar bombacılarının kadın olmasının avantajını ortaya çıkarmıştı. Kadınlar saldırı başına ortalama 21 kişiyi öldürürken, erkeklerde bu sayı 13’tü. Daha da önemlisi kadınlar başkalarına kendi izlerinden gitmeleri konusunda ilham veriyorlardı.
Khava Barayeva, saldırı öncesinde diğerlerinin yaptığı gibi bir şehadet videosu kaydetmişti.
Rusya’yı Çeçenya’nın bağımsızlığı için saldırdığına dair uyarırken, onurları adına aynı fedakarlığı yapmaları için erkeklere çağrıda bulunuyordu. Çeçen erkeklerine evde “kadın gibi oturmamaları” için yalvarıyordu. Şu ana kadar 32 erkek onun çağrısına uydu.
Barayeva’nın işgal sırasında kocasını, oğlunu ya da bir yakınını kaybedip intikam için intihar saldırılarını gerçekleştiren “kara dullar” hareketine ilham verdiği söylenir. Yaşları 15 ile 37 arasında değişen 24 kadın çeşitli intihar saldırıları düzenledi. 2004 Ağustos’unda iki uçağa 90 kişinin ölümüyle sonuçlanan intihar saldırısı ve Rus otoritelerinin dediğine göre 40 kişinin öldüğü metro patlamaları da onların eseri.
2004’de öldürülen isyancı lider Abu al-Walid’e göre bombacıların güdüleri, kaynağını Rus askerleri ile yaşanılan tecrübelerden alıyordu. El-Cezire’de yayınlanan bir videoda Walid şöyle diyordu: “Şehit savaşçıların eşleri olan bu kadınlar evlerinde tehdit edilmektedirler, onurları tehdit altındadır. Aşağılanmaya ve işgal altında yaşamaya razı olmazlar.”
Kadın intihar saldırıcılarının bir başka avantajı, hedeflerine varmak için dikkat çekmeden seyahat edebilmeleridir. Kommersant-Vlast dergisinin yaptığı araştırmada kadın bombacıların halkın şüphesini çekmediği belirtildi. 2003 yılında Çeçen Zarema Muzhakhoyeva’nın bombalamayı başaramadığı kafeye birkaç gün sonra derginin bir muhabiri peçe takıp, elindeki siyah çantayı göğsünde sımsıkı tutmuş halde gergin bir ifadeyle gider ve masaya oturur. Hiç kuşku çekmez. Belki de bu yüzden Moskova’daki 10 intihar eyleminden 8’inin kadınlar tarafından gerçekleştirilmiş olması şaşırtıcı değil.
Şu anda Moskova’daki patlamaların detaylarını öğrenmeye çalışıyoruz ama büyük bir saldırı olacağına dair işaretler zaten vardı. Çeçenya’nın isyancı lideri Doku Umarov, video konuşmalarında Rusya’ya düzenli saldırılar yapacakları konusunda uyarıda bulunmuştu. “Ruslar savaşı uzak sanıyor. Kan sadece bizim köy ve kasabalarımızda dökülmeyecek, onların sokaklarında da akacak. Askeri operasyonlarımız tüm Rusya’yı kuşatacak.” demişti. Mücadelesinin, İslami hilafet düzeniyle ilgili olmadığını sadece Çeçenya’nın bağımsızlığı için olduğunu özellikle belirtiyordu. “Burası kardeşlerimizin ülkesidir ve bu toprakları özgürlüğe kavuşturmak kutsal görevimizdir.”
Çeçen intihar saldırıları böylesi yoğunken kalıcı bir barış beklentisine şüpheyle yaklaşmak doğaldır. Ancak, çatışmaların geçmişi daha yakından araştırıldığında iki tarafın da kabul edeceği çözüm yolları olabileceğine dair bir izlenim uyanmaktadır.
Çeçenya intihar kampanyasının yörüngesinde durgun bir dönem göze çarpar. Haziran.2000 ile Kasım.2004 arasında 27 saldırı yapılmış. Ekim.2007’ye dek saldırı yok. 2007’den bugüne dek yapılan saldırı sayısı ise 18. Aradaki 3 yıllık duraklama nasıl açıklanabilir?
Çeçenya’da isyanlar halkın desteğini kaybetmişti. Çeçen isyancıların yüzlerce Rus öğrenciyi öldürdüğü 2004 Beslan okul katliamına karşı yoğun bir tepki oluşmuştu. Ayrıca Rusya isyancılara genel af garantisi vererek 2006 yılında 600 civarında ayrılıkçının teslim olmasını sağlamıştı.
Rusya sonrasında maalesef daha da ileri giderek diğer militanları yok etmesi için Ramazan Kadirov’un Rus yanlısı hükümetine baskı yapmaya başladı. Kadirov boyun eğdi ve kendine özgü acımasız yöntemlerle terörizm karşıtı saldırılar gerçekleştirdi.
Şüpheliler kaçırılıyor ve hapse atılıyordu, ailelerinin evleri yakılıyor, insanlar itirafa zorlanıyordu. The Times gazetesinin Şubat.2009’da yaptığı araştırmada Kadirov yönetimi, yoğun işkence ve infazla suçlanıyordu. “Uyguladığı politikaların ortaya çıkmasını önlemek için Çeçen yönetiminin başvurduğu resmi yalanlar, engellemeler ve tanık sindirme çabaları” da
detaylarıyla anlatılıyordu. Açığa kavuşturulması gereken bir başka muamma daha var: 2009 ilkbaharında Rusya’nın Çeçenya’da tüm askeri operasyonları bitirdiğini ilan etmesinin ardından Çeçen intihar saldırıları niçin ivme kazanmıştır? Çünkü Kadirov’un terörizme karşı uyguladığı yöntemler öylesine acımasız hale gelmişti ki bazı insanlar Moskova’yı bölgenin yatıştırıcı gücü olarak görmeye başladı.
Manzara ortada: Çeçen intihar terörizmini motive eden sebepler Rusya’nın askeri müdahalesi ve Rus yanlısı Çeçen güvenlik güçlerinin dolaylı müdahalesidir. 2005-2007 arasında daha ılımlı politikalar izlenseydi, saldırıları sonlandırmasa bile şiddeti tarafların katlanabileceği düzeye indirebilirdi.
Çeçen ayrılıkçılar Kadirov’u Kremlin’in kuklası olarak gördüğü için Çeçenya’nın sosyal kurumlarının meşruiyetini arttıracak gerçekçi bir çözüm gerekmektedir. İlk adım özgür ve adil
bir seçimin yapılması olabilir. Bunun yanı sıra güvenlik güçlerinin uluslar arası standartlara uygun insani davranış kurallarını benimsemesi ve Çeçenya halkının kendi kaynaklarından yararlanması için bölgenin petrol gelirinin eşit olarak dağıtılması sağlanmalıdır.
Sorunların hepsi sadece politik çözümlerle giderilemez. Ancak metro saldırıları, Rusya’ya isyancıları diplomasi yoluyla durdurmasının kendi çıkarına olacağını anlatmıştır. Çeçenler kendilerini Rus askerlerinin ya da vekillerinin işgali altında hissettiği sürece şiddet döngüsü öcünü almak için Rusya’ya zarar vermeye devam edecektir.
Robert Pape: Chicago Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi’nde Profesör, Lindsey O’rourke: Aynı bölümde doktora öğrencisi,
Jenna McDermit: Antropoloji bölümü öğrencisi
(www.nytimes.com)
Çeviri: Serap Canbek

Sayı : 2010 05

Yayınlanma Tarihi: 2010-05-01 00:00:00