Amazon ve Maze Kelimeleri Üzerine

0
14
YAĞAN Ümit
Aşliy Servet ŞENGÜL

Bu yazımızda, “Amazon” kelimesinin uzmanlar tarafından nasıl açıklanmaya çalışıldığını inceleyemeye çalışacağız.
Grek Diliyle Açıklama Çabaları
Birinci açıklamaya göre Amazonlar savaşta engel olmaması için memelerinden birini ya da ikisini de kestiklerinden memesiz anlamında Amozai denilmiştir. (Thomson, s.218).
Bu açıklama maddi kanıtlarla uyum göstermiyor. Bütün kabartma ve resimlerde Amazonlar iki memeli olarak tasvir edildikleri gibi adlarının geçtiği diğer efsanelerde de güzel ve alımlı kadınlar olarak söz edilmektedir. (Balıkçı, s.22). 
İkinci açıklamaya göre Ephesoslu kadınlar savaş ve tarımla uğraşarak bellerindeki kuşaklarla (zonai) ekin biçtikleri (Amao) için bunlara Amazon denmiştir. (Thomson, s.218).
İkinci açıklamanın dayandığı temel veri kadınların tarımla uğraşmalarıdır. Savaşçı oldukları tespiti de yapılmakla birlikte tarım etkinliğine göre Amazonlara ad verilmektedir. 
Anaerkillikten hareket ettiği halde efsaneye damgasını vuran dominant özelliğe, savaşçılık özelliğine yeterince önem verilmediğinden, ekin ile kuşak arasında eklektik bir şekilde ilişki kurulduğundan, öznel yaklaşımla yapılan bir soyutlama olduğundan, ikinci açıklama da yeterli bulunmamaktadır.
Kafkas Dilleriyle Açıklama Çalışmaları
Bazı uzmanlar da Amazonları Kafkasya ile ilişkili olarak açıklamaya çalışmaktadır. Kafkas kabilelerinde sosyo-ekonomik yaşamda kadınların etkin olmaları,(Thomson, s.220) Altın Post efsanesinde altın postu aramaya giden Argonotların Anadolu’nun kuzeydoğusunda Amazonlara rastlaması, Amazonlar efsanesinde aynı bölgenin Amazonların yurdu olarak gösterilmesi, (Erhat, s.57) Amazonların yurdu olarak kabul edilen Themiskyra’nın aynı bölgede olması, Amazonların Ay tanrıçası ile olan ilişkileri, Amazon adıyla Adige dilinde Ay anlamına gelen Maze kelimesi arasındaki benzerlik (Balıkçı, s.23) gibi nedenler uzmanları böyle düşünmeye yöneltmektedir.
Böyle düşünen uzmanların görüşlerine katılıyor ve Adige-Abhaz ve Ubıh dilini Hatti diliyle ilişkilendiren uzman görüşlerini, Hititler döneminde Anadolu’da konuşulan Hitit dili, Luvi dili, Pala dili gibi Hint-Avrupa karekterli dillerin, özünde Hatti dilinin çeşitli lehçeleriyle etkileşen ve Schachermeyr’in deyimiyle “kırma diller” olmasını, (Umar, s.302) Hitit tabletlerinde söz edilen ancak eldeki belgelerin yetersizliği nedeniyle kesin yeri bilinemeyen Arvaza ülkesinin başkentinden yine tabletlerde Apasa olarak söz edilmesini ve Apasa’nın diğer adının Ephesos olduğunun uzmanlar tarafından kabul edilmesini, (Umar, s.54) (“Apasa” adının “Abaza” adına, “Aphaz/Aphas-os” adının “Ephes-os” adına kolaylıkla dönüşebileceğine dikkat çekmek istiyoruz.) Amazonların bölgedeki büyük kentlerin ve Ephesos’un kurucusu olarak gösterilmelerini, yine Hitit tabletlerinde Abaza boyu Aşuvalardan bölgede yaşayan bir hak olarak söz edilmesini, Abhaz klanları Mağan (Maan) ve Masaların (Maz, Mız, Mış) Kadeş savaşına katılan halklar arasında sayılmasını, Hititlerden sonraki dönemde de Maan, Masa ve Kar halklarından bölgede yaşayan halklar olarak söz edilmesini ve birbirlerini akraba sayan bu halkların Adige-Abhaz kılanları olarak Kafkasya’da da görülmelerini bu görüşe katılmamızın ek gerekçeleri olarak belirtmek istiyoruz.
 
           
Adige-Aphaz Dillerindeki Ortak Sözcük: Maze, Maz
Kafkas-Adıge dilinde Ay anlamına gelen Maze kelimesi ile Amazon kelimesi arasında ki benzerlik ortadadır. Bu tezi savunanlar, “Maze” kelimesinin sonuna Grek dilindeki “ion-on” ekini getirerek amazon kelimesine çok benzeyen “Maze-On, Maz-On” kelimesine ulaşmışlarsa da bu kelimenin başına “-a” sesinin nasıl geldiğini açıklayamamışlardır. Aslında bu dilde bulunan “a” artiklesinin gözden kaçtığını düşünsek de, bu dille Amazon adlarının, amazonların kurdukları şehirlerin, amazon tanrıçası Artemis’in adları da açıklanamamaktadır. Bu nedenlerle bu açıklama da genel kabul görmemektedir.
Genel kabul görmemekle birlikte bu açıklama ile gerçeğe çok yaklaşıldığını, gerçekçi saptamaların yapıldığını, bu görüşü ileriye süren uzmanların temel dayanaklarının maddi manevi bulgularla uyum içerisinde olduğunu görüyoruz. Bu nedenlerle Amazon kelimesini Kafkas dilleriyle açıklamaya çalışan tezin eksikliğini, Kafkas dillerine yönelmesinde değil bunu eksik bırakmasında, Kafkas dillerinin hepsini, özellikle Adige dilinin yakın akrabası ve yine Adige dili gibi Hatti diliyle ilişkili olan Abhaz-Abaza dilini incelememesinde görüyor, bu dille daha tam ve yeterli bir açıklamanın yapılıp yapılamayacağının araştırılmasının gerekli olduğu sonucuna ulaşıyoruz.
Abaza Dilinde Ay
Aphaz-Abaza dilinde “Meze, Mıza, Mız, Mza, Mzı, Mz, Maz” sözcükleri “ay” anlamında kullanılır. (Büyüka, s.72) Bu dilde “a” articlesi bulunmakta olup sözcüklerin başına getirilir. Ayın “maz” biçimindeki söylenişinin başına article getirildiğinde “a-maz, amaz” sözcüğü oluşur ki, “ay, o ay, üstün ay” anlamlarına gelir. (Büyüka, s.12)
Sözcüğün sonundaki “on” ekini nasıl açıklamak gerekir? Bu bir ek midir? Yoksa bir sözcük müdür?
Bir ek olarak değerlendiren araştırmacı ve Kafkas dil bilimcisi Ömer Büyüka’nın açıklayış şekli aşağıdadır: “Amazonların sonundaki “on” yunanca ek de olabilir; olmaya da bilir. Yunanca ek ise amazon kelimesine A-maz-on (Amaz-lar) diye anlam vermek gerekir. Buradaki on yunancadaki (on) değilse Abhazca (-wa-n:won:on)dur ve (-lı-yurdu) ve dolaylı anlamıyla da (-lı) demektir bu halde Amazon sözü ( A-maz-wa-n: Amaz-lı-yurdu: Amazwa yurdu: Amaz-lı, Amazwa’lılardan olan) anlamlarında bileşiktir. Abhazcadaki wa (o) şeklinde söylendiğinde de söylendiğinden Amazwan da Amazon: Amason şeklinde söylenir.” (Büyüka, s.266)
Yunanlılar Anadolu dillerinden olan sözcükleri değiştirerek, özellikle “a” sözcüğünü “e” haline dönüştürerek telaffuz etmişlerdir. (Umar, s.23) Eğer Amazon kelimesi yunanca ek alacak kadar Yunancayla ilişki içerisine girmişse asıl yapısını nasıl korudu? Yunancadaki memesiz anlamına gelen “amozai” kelimesine rastgele benzemesi nedeniyle değişmeden varlığını koruduğu düşünülürse de, bu ekin Yunanca olmadığının ipucunu, daha doğrusu belgeyi, Atina kenti sunuyor: Atina’daki amazon mahallesine “Amazeneon” denir. (Balıkçı-2,s. 67) Amazonların oturduğu bu mahalleye neden “A-maz-on” denmemişte “a-maz-ene-on” denmiştir? Bunu nasıl açıklamak gerekir?
 “A-maz-ene-on” kelimesini incelediğimizde Yunanca “on” ekinin sonda olduğunu görüyoruz. Eğer Amazon kelimesinin sonundaki “on” Yunanca ise, Yunan başkentinde neden olduğu gibi kullanılmıyor da yeniden aynı eki alıyor? Bir sözcüğün iki kez aynı eki almasının mümkün olmadığı ortadadır. Bu durum, A-maz-on’un sonundaki “on” un Yunanca ek olan “on” olmadığını gösterir.
O zaman geriye, Amazon kelimesinin amazonların konuştuğu dilde bir ek olması yada aynı dilde bileşik kelime olma olasılıkları kalmaktadır. Eğer bir ekse, bu ek yukarıdaki alıntıda açıklanan “wa-n” ya da yeri yurdu anlamındaki “nı,ne,an” ekidir. Ama biz ek olma olasılığını zayıf bir olasılık olarak değerlendiriyoruz. Çünkü bu ek de genellikle yer adı olarak kullanılır. Yukarıdaki alıntıda dilbilimci Ömer Büyüka’nın da belirttiği gibi “wa-n” eki ancak dolaylı anlamda Türkçe deki “lı” ekinin yerine kullanılabilir.
Adige-Aphaz Dilindeki “A-ne, A-na, A-nı, An” Sözcükleri
 “Amaz-on” kelimesindeki “on”un kelime olma olasılığı nedir?
Elimizdeki “A-maz-on” ve “A-maz-ene-on” kelimelerini inceleyerek bir sonuca varabiliriz.
“A-maz-ene-on” sözcüğünün sonundaki yunanca “on” ekini attığımızda “A-maz-ene” sözcüğü kalır. Bu sözcük A-maz-on sözcüğünün “e” ya da “a” eki almış biçimi olmalıdır. Dilindeki öz biçimi “A-maz-ana” olur. Acaba Luvi dili ile ilişkili gördüğümüz Abazacada böyle bir ek ya da kelime var mıdır?
Abazaca da “na, nı, ni, nu” biçimindeki sözcüklerin sonlarına gelerek bileşik kelime oluşturan bir ek, daha doğrusu “ana,anne” kelimesinin kökü olan bir sözcük bulunmaktadır. Bu sözcük article almış biçimiyle bağımsız olarak kullanıldığı gibi, sözcüklerin başına ve sonuna gelerek bileşik kelime de oluşturabilir.
Bu konuda Ömer Büyüka şöyle demektedir: “Abhazcada anneye verilen ana adı aslında A ve Nı sözcüklerinden kurulur. A artikle defini olduğu gibi yerine göre de (en çok, en üstün, tek o) anlamlarına da gelir. Nı-na da yerine göre (alan üzeri taşıyan) demektir ve insanda ( üzeri) anlamındaki nı-na (kucak)tır, (taşıyan) anlamındaki nı-na’da anne, ananın ilk adı olup, öbür ana adlarını doğurmuştur. İsimlerdeki dişilik edatı da olmuştur. Marifesi an’dır.”(Büyüka, s. 143)
Bu saptamalardan anlaşılacağı üzere, Atina kentindeki Amazon mahallesine verilen “a-mas-ene” adındaki “ene” sözcüğünün aslında “a-na” olması olasılığı çok fazladır. Aynı şekilde “a-maz-on” sözcüğünün sonundaki “on”da aslında “an”dır ve ana anlamına gelir. Yani a-maz-a-na, a-maz-an sözcükleri aynı anlamda sözcüklerdir. Daha doğrusu aynı sözcüğün değişik söylenişleridir ve bu bileşik sözcükler, Abaza dilinde “o ay ana, üstün ay ana” anlamına gelirler. Amazonlar tarafından da aynı anlamda kullanıldığı anlaşılmaktadır.
 “A-maz-a-na” söylenişini, Yunanlılar Atina kentindeki Amazon mahallesi için kullanırlarken kendi dillerine uydurmuşlar ve “yeri” anlamında “on” ekini eklemişledir. A-maz-an biçimindeki söylenişte yine Yunanlılarla etkileşim sonucu, Yunan dilindeki “on” ekinin işlekliği ve “an” sözcüğünün on ekine benzerliği, her ikisinin de kelimenin sonunda bulunması gibi nedenlerle, Yunan dilinde “on” haline dönüşmüş, “a-maz-an, a-maz-on” biçiminde söylenir olmuştur.
KAYNAKÇA
Azra Erhat, Mitoloji Sözlüğü, 1984.
Bilge Umar, Türkiye Halkının İlkçağ Tarihi 1, 1982
Halikarnas Balıkçısı (1), Anadolu Efsaneleri, 1985
Halikarnas Balıkçısı (2), Tanrıların Vatanı Anadolu, 1984
Thomson, Tari höncesi Ege   1, 1988.
Ömer Büyüka, Abhaz Mitolojisi Anaç mı? 1971
 
 
 
 

Sayı : 2011 03

Yayınlanma Tarihi: 2011-03-01 00:00:00