Yirmi Bin Yıl Önce Konuşulan Basko-Kafkas Dili

0
1646
        Bu yazımızda, tarih öncesi dönemde Akdeniz Üst Paleolitiği denen bölgede yaşayan Akdeniz halkının kültürü ve dili hakkındaki uzman görüşlerini Dolukhanov’un  “Eski Ortadoğu’da Çevre ve Etnik Yapı” adlı kitabından yararlanarak aktaracağız.
Akdeniz Üst Paleolitiği Bölgesi ve Homo Sapiens
Tarih öncesi dönemde İspanya’dan Zagros’a kadar olan bölgeye Akdeniz üst paleolitiği bölgesi denilmektedir. Üst paleolitik yaşam ve Akdeniz üst paleolitiği konusunda görüşleri (s. 144-162) şöyle özetleyebiliriz :
1. Üst paleolitike geçiş süreci, modern insanın, Homo sapiens sapiens’in ortaya çıkış süreciyle bir biçimde ilişkiliydi. Üst Paleolitik endüstrilerin anatomik olarak modern insanlar tarafından yaratıldığı kabul edilmektedir.
2. Doğu Akdeniz’de ortaya çıkan üst paleolitik teknolojisinin Avrupa’dakinden önemli ölçüde eski olduğu saptanmıştır.
3. Üst Paleolitik yerleşmelerin ekonomisi büyük otobur sürülerinin avlanmasına dayalıdır. En önemli av hayvanları arasında mamut, at, tüylü gergedan ve ren geyiği yer almaktadır.
4. Akdeniz üst paleolitiği bölgesinde en açık benzerlik Apenin yarımadası, güney Fransa (Bask bölgesi) üst paleolitik topluluğu ile Balkanlardaki üst paleolitik topluluklar arasındadır. Doğu Akdeniz ve Batı Kafkasya’daki üst paleolitik yerleşmeler de benzer nitelikler göstermektedir.
 “Paleolitik avcı gruplarının birbirinden yalıtılmış biçimde yaşadıkları düşünülemez. Bu gruplar sürekli hareketlilik içindeydiler. Bazı durumlarda yakın temasa girmekte ve çok sayıda kümeleşme meydana getirmekteydiler. Bazı durumlarda da küçük kümelere ayrışmaktaydılar.” ( s. 234).
Tarımın Doğuşu (Neolitik Devrim)
 Tarım, besin üretimi demektir. Neolitik devrim besin üretici ekonominin kitlesel yayılışı anlamına gelir. Neolitik merkezler ilkönce Ortadoğu’da ortaya çıkmıştır. Çanak-çömlek öncesi ilk neolitik merkez Jeriko’dur. Daha sonra merkez kuzey Mezopotamya’ya kaymıştır. Çanak-çömleğin bulunduğu ilk neolitik merkez ise Konya ovasındaki ilkçağ kenti Çatalhöyük’tür ( s. 287).
 Neolitik devrim kuramını ortaya atan Gordon Childe, tarımın diğer kültürel yeniliklerle birlikte Avrupa’ya, Tunç Çağı’na kadar Ortadoğu’dan geldiğini savunmaktadır ( s. 237).
Kafkasya’ya   7. binyılın sonlarında giren ilk tarımın evrim mekanizmasının esas olarak Anadolu ve Kuzey Mezopotamya’ya benzediği ve bu bölgelerle çoklu ilişkilere girdiği saptaması yapılmaktadır ( s.309).
Safranov ise, Elam ve Orta Mezopotamya kültürleri ile Maykop kültürü arasındaki benzerlikler nedeniyle Sami kabilelerinin Kuzey Kafkasya’ya göç ettiğini ileri sürmüştür ( s.439).
Akdeniz Üst Paleolitiği Bölgesinde Konuşulan Diller
Varsayıma göre Akdeniz üst paleolitiği bölgesinde en eski dönemlerde konuşulan dil Basko-Kafkas dil topluluğudur ( s. 171).

Bu bölgede tarih öncesinde konuşulduğu kabul edilen Basko-Kafkas dilleri şunlardır:
1.                      Ön Baskça,
2.                      Ön Kafkasça,
3.                      Sümerce,
4.                      Elamca,
5.                      Hurrice,
6.                      Hattice,
7.                      Etrüskçe,
8.                      Urartuca,
9.                      Ligurca
10.                  Hiçbir belge bırakmadan kaybolan bazı diller.
Bu dillerin birbirleriyle akraba olduğu kabul edilmektedir.
Dolukhanov şu tespitleri yapar:
“Bügün sadece Baskçanın ve Kafkas dillerinin yaşadığı bu Akdeniz dil katmanının ortaya çıkışı, son buzulun en yüksek dönemini yaşadığı, takriben 25.000-20.000 yıl öncesindeki üst Paleolitik evresine rastlamış olmalıdır” ( s. 176).
Birbirleriyle genetik olarak akraba olan Kafkas dilleri başlıca üç dil ailesine ayrılmaktadır:
1.                      Abaza-Adige-Ubıkh dil ailesi,
2.                      Nakh-Dağıstan dil grubu, (Dağıstan dil grubu üç ayrı gruba ayrılır ve otuz kadar dil tarafından temsil edilir.)
3.                      Kartvel dil grubu (Gürcüce, Migrelce, Lazca, Svanca) .
Elamca, güneybatı İran’daki ilkçağ halkının konuştuğu dildir.
Sümerce, ilkçağ Mezoptamya halkı Sümerlerin konuştuğu dildir.
Herodotos’a göre Lydia kökenli olan Etrüskler, ilkçağ İtalya halklarındandır.
Ligurlar, İllyrialılar veThraklarla karışmış bir halktır (Namitok, s.22).
Hattice Anadolu’nun en eski dilidir. Anadolu’daki neolitik uygarlıkları kuran halkın  Hattiler olduğu kabul edilen bir görüştür. Messaros’a göre, Hattice, Ubıkh/Pakh dilinin akrabasıdır, Diakonof’a göre ise Adige-Abaza diline akrabadır.
 Doğu Anadolu ve Kuzey Mezopotamya’da en eski dönemlerden bu yana konuşulan ve Urartu dilinin eski biçimi olan Hurri dili, Diakonof’a göre Nakh-Dağıstan dilinin akrabasıdır ( s. 484).
Bask dili bu gün İspanya’nın Bask bölgesinde ve Fransa’nın güneyinde konuşulan bir dildir. Dolukhanov şu tespitleri yapmaktadır:
“Normal olarak kabul edilmiş karşılaştırma kurallarıyla, Baskçanın ikna edici şekilde karşılaştırılabileceği yegâne dil grubu, Kafkas dilleridir. Bu diller arasındaki genetik yakınlıklar önemli sayıda dilbilimci, Schuchard, Trombetti, Winkler, Uhlenbeck, Dumezil, Bouda, Lafon ve Marr tarafından ileri sürülmüş ve savunulmuştur” ( s. 172).
Sonuç
Yukarıdaki tezlerden anlaşılacağı üzere Neolitik dönem ve öncesinde Ortadoğu bölgesinde, güneyden kuzeye Filistin’den Kafkasya’ya, batıdan doğuya İllyria’dan Zagros’a kadar olan sahada kültürel birlik vardı. Kökende aynı olan maddi ve manevi kültür yerelde bazı farklılıklar gösteriyordu.
Bölgede bir dizi akraba dil konuşulmuş olduğundan kültürel merkezle çevre arasındaki iletişim dolaysız bir şekilde kurulabiliyordu.
Bölgede en eski dönemlerde konuşulan bir dil olarak Basko-Kafkas üst dilinin varlığının ileri sürülmesi, bölgenin en eski halklarıyla Kafkas halkları arasında çok eski dönemlerden itibaren kültür ve dil birliğinin bulunduğu ve hatta belki bölgedeki halklarla Kafkas halklarının kökenlerinin aynı olduğu anlamına gelir. Kafkasya ile Kızılırmak arasındaki alanda bir zamanlar tek bir halkın yaşadığını, dillerinin de tek bir dil olduğunu iddia eden Hommel’in görüşü bu bakımdan önemlidir (Günaltay, s. 99).
Sümerce ile Elamcayı, Baskça ile Kafkas dilleri arasındaki ara bağlantıyı sağlayan diller olarak gören Zystar’ın görüşüne de dikkat çekmek istiyoruz ( s. 175). Bu durumda, Sümerce ile Elamca, Kafkas dillerine Bask dilinden daha yakındır.
KAYNAKÇA
1.Aytek Namitok, Çerkeslerin Kökeni, 2. Kitap, Ankara, 2008.
2. Pavel Dolukhanov, Eski Ortadoğu’da Çevre ve Etnik Yapı, Ankara.

 

Sayı: 2011 10
Yayınlanma Tarihi: 2011-10-01 00:00:00