Tehdit

0
27

Erhan Hapae
21 Mayıs gösterileri ve No Sochi organizasyonu içinde yer alan genç bir Çerkes aktivist Kuban Kural, İstanbul şehrinde yabancılar tarafından ‘ÖLÜMLE’ tehdit edildi. Kuban Kural Marje TV’nin sunucusu aynı zamanda, tanınması çok kolay. Bu konuda Ferhat Kentel çok detaylı/ çok güzel bir yazı yazdı, 2 Haziran 2012 tarihli Taraf Gazetesi’nde. Onun için ben detaylar üzerinde durmayacağım.
Yabancılar günlerce takip ediyorlar onu ve Rusçabir pusula fırlatıp hızla uzaklaşıyorlar. Metin Rusça ve ‘öleceksin’ yazıyor.
Yeni kuşak Çerkesler içinde kendini iyi yetiştirmiş en değerli gençlerimizden biri Kuban Kural. Bizler için çok değerli. Yalnız bir kusuru var; Rusya’ya muhalefet ediyor. Putin kime dokunacağını biliyor. Kuban Kural’ın şahsında bütünSochi muhaliflerine gözdağı veriliyor.
Ondan da bu beklenir.
Türkiye’nin ne yapacağını merak ediyoruz şimdi. Şöyle bir şey diyebilecek mi acaba; "Benim topraklarımda benim vatandaşlarımı tehdit mi ediyorsun sen? Kendine gel burası Çeçenistan değil." Yoksa" bana ne, yesinler birbirlerini" mi diyecek? Bu ülke kendi vatandaşını koruyacak mı?
Bu meselenin takipçisi olmaya devam edeceğiz.
Gamsahurdia’nın Abhazya’ya saldırdığı günlerde, İstanbul diasporasının ileri gelen ağabeylerinin ilk düşünceleri Başbakan Süleyman Demirel’e şikayette bulunup, bu saldırıyı durdurmasını talep etmekti. Zabıtaya şikayet et-problem çözülsün. Bir tek Sezai Babakuş ile ben gülümseyerek bakıyorduk bu öneriye. Kürt meselesiyle başı dertte olan Türkiye’nin, ayrılıkçı Abhazya’ya destek olacağını sanıyorlardı. Bu kadar yıl sonra ‘sanmıyorlardır’ artık. Kimle aşık attığımızı bilelim diye bu.
Mehmet Yediç’i, Necdet Hatam’ı, İbrahim Çetav’u, İnal Çetav’u gözaltına alıp ürkütmeniz kesmedi galiba Sayın Vlamidir Vladimiroviç.
İstanbul şehrinden gencecik bir delikanlıyı mı takip ettiriyorsun şimdi?
Baktım benden bir-iki yaş büyükmüşsün. Öyleyse konuşabiliriz bir şeyler. Rus halkına onurunu geri verdin mi sanıyorsun sen?
Rus halkının onuru, Küba’yı beslemek-Kuzey Kore’yi inşa etmek-Afganistan’ı işgal edip yenilmek-Budapeşte’yi yıkmak-Prag’ı yakmak-Çeçenistan’ı katletmek-Varşova’ya tank dayamakla ilgili değil.
Çerkesleri katledip yurtlarından etmek hiç değil.
Rus halkının onuru; Pasternak’tı, Nobel ödülünü almaya göndermediğiniz. Tolstoy’du ki, seni ciddiye alacağını hiç sanmıyorum. Bin yılın romanı Karamazof Kardeşleri kaleme almış o usta Dostoyevski ile Gulag’ta ihtiyarlayıncaya kadar tuttuğunuz, her nasılsa salınınca batıya teslim etmek zorunda kaldığınız Soljenitsin ve yine batının kıyameti koparmasıyla pasaport vermek zorunda kaldığınız fizikçi Andrei Sakharov, tiksintiyle bakardı suratına Sayın Vladimir Vladimiroviç, kusura bakma ama. Puşkin değil.
Anton Çehov ile Gogol, senin gibi sahtekar zalimlerin hikâyesini yazmakla tüketti ömrünü. Gregor Melehov ile Aksinya’nın yasak ama o muhteşem aşkını öğrendiğim Mihail Şolohof bile (çocukluğumun efsane yazarı) tükürürdü suratına senin. Ki, Rus halkının onuru onlardı esas.
‘Nasıl yapmalı’yı Çernişevskiy’e sorsaydın keşke (Vladimir İliç LENİN bile sormuş), Çeçenistan’ı yakıp yıkmanı mı önerirdi o, yoksa Kabardey’de Hizbullah teşkilatı kurmanı mı?
Oblomov’un muhteşem hikayesini anlatan Gonçarov’ du ‘Rus halkının onuru’ diye düşünüyorum ben, senin katliamların değil.
O çocuğa dokunma sakın. Çok istiyorsan gel bana dokun. Akranın sayılırım zira.
 
 
 

Sayı : 2012 06

Yayınlanma Tarihi: 2012-06-01 00:00:00