Bağımsızlık Demokrasi Özgürlük Eşitlik Birlik

Basın Bülteni -Medet Önlü

Basın Bülteni

Basın Bülteni 

Saygıdeğer Kamuoyu ve Değerli Basın Mensupları

Medet Önlü’nün, 22 Mayıs 2013 tarihinde Ankara’da uğradığı bir suikastla hayatını kaybetmesi üzerinden onbir ay geçti. Aradan geçen zamana rağmen bugüne dek ne bir zanlı yakalanabildi, ne de dosyası tamamlanıp dava açılabildi. Emniyet ve Yargı’nın kuşku uyandıran uygulamalarının yanısıra siyasi iradenin görmezden gelen tutumu, Önlü’nün geride bıraktığı ailesine adaleti kamu vicdanında aramaktan başka çare bırakmadı. Ailenin adalet çağrısına cevap veren bizler, bir delil karartma süreciyle karşı karşıya olduğumuz endişesini taşıyoruz.

Güvenlik ve istihbarat birimlerinin içine düştükleri zaafiyet, devlet kurumlarının soruşturmayı gölgeleyecek tavırları, ortaya çıkan uluslararası bağlantılara rağmen Hükümet’in tepkisizliği, suikastın sebepleri ve bağlantıları üzerine derin kuşkular uyandırmaktadır.

Tesadüfen Ortaya Çıkan Deliller ve Yetersiz Soruşturma

Suikast sonrasında, katil zanlılarının ve azmettiricinin kimliğinin belirlenmesini sağlayan deliller, hesapta olmayan bir kamera ve varlığını kimsenin bilmediği Önlü’ye ait Çeçence yazılmış bir günlük sayesinde bulunmuştur. Suikastın hemen ardından, saldırıyı medyaya ticari bir mesele olarak servis etme çabasına düşen Emniyet’in senaryosu, hesapta olmayan bu kanıtlarla bozulmuştur.

Emniyet yetkilileri delilleri toplama ve yapılan ihbarları değerlendirme konularında isteksiz davranmış, soruşturmayı neticelendirecek adımlar atmamışlardır.

Yakalanıp Bırakılan Zanlılar

Tetikçi Murat Aluç’un şoförlüğünü yapan Ömer Peltek, suikast ardından polis tarafından gözaltına alınmıştır. Tetikçiyle birlikte gerçekleştirdiği keşif çalışmaları kamera kayıtlarıyla tespit edilmesine rağmen Peltek, suç ortağının cinayeti işleyeceğinden haberi olmadığı savunmasıyla polis tarafından serbest bırakılmıştır. Ömer Peltek hakkında daha sonra çıkarılan yakalama kararı, kayıplara karıştığı için gerçekleştirilememektedir.

Yine cinayetin azmettiricisi olduğu, önce Önlü’nün günlüğü, ardından telefon kayıtları ve kamera görüntüleriyle tespit edilen Rizvan Esbulatov ise havaalanında gözaltına alınmış, gelen talimatla serbest bırakılmıştır.

Tamamlanamayan Dava Dosyası, Açılamayan Dava

Suikastı gerçekleştirenler ve azmettirici açıkça ortaya çıkmış olmasına rağmen, on aydır dava dosyası tamamlanmadığı gibi, soruşturmanın genişletildiğine dair herhangi bir işaret de söz konusu değildir. Gizlilik kararı konulan dava dosyasına hukuken yetkili olmalarına rağmen Önlü ailesinin ve avukatlarının erişimine izin verilmemiştir. Dosyanın akıbeti belirsizdir. Emniyet daha önce basına sızan delillerin dahi varlığını reddeder bir tutum içindedir. Özellikle Rusya vatandaşı olan azmettiriciye dair çok kesin bilgiler mevcutken, Emniyet bu şahısla ilgili hiçbir bilgiye ulaşılamadığını iddia etmektedir. Bu gelişmeler, yetkililerin delil karartma çabası içinde olduğu izlenimini uyandırmaktadır.

Hükümet’in Sessizliği

Medet Önlü hakkında siyasi iradeyi temsilen bugüne dek herhangi bir açıklama yapılmamıştır. Hükümet, sorumluların bulunması yönünde çaba içerisinde olduğunu dahi gösterme gereği duymamıştır.

Suikastın azmettiricisi Rizvan Esbulatov, Rusya Federasyonu vatandaşı olmasına rağmen Hükümet tarafından bugüne dek yapılmış bir iade talebi veya herhangi bir diplomatik girişim söz konusu değildir. Hükümet’in onaylarcasına büründüğü sessizlik soru işaretleri yaratırken, yeni tehdit ve saldırı ihtimallerine kapı aralamaktadır.

Kamuoyumuzu uyarmak istiyoruz: Ülkemiz, görev ihmal ve suistimalleri sarmalında işlenen bir cinayetle daha karşı karşıyadır. Siyaset ve devlet kurumları adeta koordineli bir şekilde soruşturmayı yavaşlatmakta, sorumluların yakalanmaması için elinden geleni yapmaktadır. Soruşturma her geçen gün delil karartma ihtimalinin ağır bastığı bir seyirde yürümektedir. Biz aşağıda imzası bulunan örgütler, en temel hak olan yaşam hakkını hiçe sayan bu zihniyete karşı dikilmek için bugün Önlü ailesinin yanında yerimizi aldığımızı ilan ediyoruz. Suikastın tüm sorumluları bulunup adalete teslim edilinceye dek bu davanın peşini bırakmayacağımızı bildiriyor, kamuoyunu adalet çağrımıza destek olmaya çağırıyoruz.

İHD ve Kafkasya Forumu

Sayı :

Yayınlanma Tarihi: 2014-05-10 00:00:00

Önceki İçerik
Sonraki İçerik

Yazarın Diğer Yazıları

Gönen-Manyas Çerkes sürgünü

2 Mayıs 1923’te “Sürgün Kararnamesi” ile Gönen ve Manyas’taki 14 Çerkes köyü boşaltıldı. İlk sürgün, Aralık 1922’de yapılmıştı. Türkiye Cumhuriyeti tarihinin ilk iç sürgününü...

Genç ve cesur: Kuzey Kafkasya’nın modacıları

Nalçik'ten üç genç tasarımcı, günümüz tüketicilerinin nelere değer verdiğini ve küçük etnik markaların kârlı hale gelip gelemeyeceğini anlatıyor Farklı DNA’ya sahip Lalina Saralp’ın konsepti, Kuzey Kafkasya’nın...

Sosyal Medyalarımız

4,890BeğenenlerBeğen
1,353TakipçilerTakip Et
4,000TakipçilerTakip Et

Son Yazılar

- Advertisement -spot_img