Çekinceleri kaldırın!

0
269

Çocuk Hakları Sözleşmesi (ÇHS), BM Genel Kurulu tarafından 20 Kasım 1989 tarihinde benimsendi. 2 Eylül 1990’da yürürlüğe girdi. BM üyesi 193 ülke tarafından kabul edilen ÇHS’nin BM Genel Kurulu’nda kabul edildiği gün olan 20 Kasım ise tüm dünya çocukları için ‘Çocuk Hakları Günü’ olarak kutlanıyor.
Türkiye, ÇHS’yi 29- 30 Eylül 1990 tarihinde BM Genel Merkezi’nde düzenlenen Dünya Çocukları Zirvesi’nde imzalamış, sözleşmenin üç maddesine Lozan Antlaşması’nı gerekçe göstererek çekince koymuştu. ÇHS, Türkiye’de 1995 yılında yürürlüğe kondu.
BM Çocuk Hakları Komitesi, Türkiye’ye ilişkin 2001 yılında verdiği gözlem raporunda, Türkiye’nin koyduğu çekinceleri kaygıyla karşıladığını belirtti, bu çekincelerin eğitim, ifade özgürlüğü ve kendi kültürünü yaşatma hakkı gibi alanlarda olumsuz etkileri olacağını, bu nedenle de çekincelerin kaldırılması gerektiğini söyledi. Türkiye bu çekinceleri kaldırma konusunda henüz bir adım atmadı. Böylece çocukların anadilinde eğitim hakkı, eğitimin kültürel çeşitliliği içerecek şekilde düzenlenmesi gibi sorumlulukları üstlenmemeye devam etti.
Türkiye, çocuk hakları lehindeki tüm uluslararası sözleşmeleri çekince koymadan kabul etmelidir. Bu maddeler kabul edilmeyerek; çocuklar arasında etnik köken, din ya da kültüre dayalı ayrımcılık yapılması meşrulaştırılmıştır.
Haklar evrenseldir.

Madde 17
Taraf Devletler, kitle iletişim araçlarının önemini kabul ederek çocuğun; özellikle toplumsal, ruhsal ve ahlâki esenliği ile bedensel ve zihinsel sağlığını geliştirmeye yönelik çeşitli ulusal ve uluslararası kaynaklardan bilgi ve belge edinmesini sağlarlar. Bu amaçla Taraf Devletler:
a. Kitle iletişim araçlarını çocuk bakımından toplumsal ve kültürel yararı olan ve 29. maddenin ruhuna uygun bilgi ve belgeyi yaymak için teşvik ederler;
b. Çeşitli kültürel, ulusal ve uluslararası kaynaklardan gelen bu türde bilgi ve belgelerin üretimi, değişimi ve yayımı amacıyla uluslararası işbirliğini teşvik ederler;
c. Çocuk kitaplarının üretimini ve yayılmasını teşvik ederler;
d. Kitle iletişim araçlarını azınlık grubu veya bir yerli ahaliye mensup çocukların dil gereksinimlerine özel önem göstermeleri konusunda teşvik ederler;
e. 13 ve 18’inci maddelerde yeralan kurallar gözönünde tutularak çocuğun esenliğine zarar verebilecek bilgi ve belgelere karşı korunması için uygun yönlendirici ilkeler geliştirilmesini teşvik ederler.

Madde 29
1. Taraf Devletler çocuk eğitiminin aşağıdaki amaçlara yönelik olmasını kabul ederler:
a. Çocuğun kişiliğinin, yeteneklerinin, zihinsel ve bedensel yeteneklerinin mümkün olduğunca geliştirilmesi;
b. İnsan haklarına ve temel özgürlüklere, Birleşmiş Milletler Andlaşmasında benimsenen ilkelere saygısının geliştirilmesi;
c. Çocuğun ana–babasına, kültürel kimliğine, dil ve değerlerine, çocuğun yaşadığı veya geldiği menşe ülkenin ulusal değerlerine ve kendisininkinden farklı uygarlıklara saygısının geliştirilmesi;
d. Çocuğun, anlayışı, barış, hoşgörü, cinsler arası eşitlik ve ister etnik, ister ulusal, ister dini gruplardan, isterse yerli halktan olsun, tüm insanlar arasında dostluk ruhuyla, özgür bir toplumda, yaşantıyı, sorumlulukla üstlenecek şekilde hazırlanması;
e. Doğal çevreye saygısının geliştirilmesi.
Bu maddenin veya 28. maddenin hiçbir hükmü gerçek ve tüzel kişilerin öğretim kurumları kurmak ve yönetmek özgürlüğüne, bu maddenin 1. fıkrasında belirtilen ilkelere saygı gösterilmesi ve bu kurumlarda yapılan eğitimin Devlet tarafından konulmuş olan asgari kurallara uygun olması koşuluyla, aykırı sayılacak biçimde yorumlanmayacaktır.

Madde 30
Soya, dine ya da dile dayalı azınlıkların ya da yerli halkların varolduğu Devletlerde, böyle bir azınlığa mensup olan ya da yerli halktan olan çocuk, ait olduğu azınlık topluluğunun diğer üyeleri ile birlikte kendi kültüründen yararlanma, kendi dinine inanma ve uygulama ve kendi dilini kullanma hakkından yoksun bırakılamaz.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz