Neslin Gümüş (Sakarya HDP Milletvekili Adayı): Geleceğimizi kendi ellerimizle kuralım

0
229

-Neden HDP’den adaysınız?

-HDP benim yıllardır verdiğim mücadelenin ta kendisidir. Demokrasiyi özümsemiş, halkların kardeşliğini şiar edinmiş, insanca ve eşit paylaşımdan yana olan, dürüst ve temiz siyaset anlayışına sahip tek partidir HDP. Bu sebeple HDP harici bir partide siyaset yürütmeyi aklımdan bile geçirmedim.

 

-Diğer partileri veya bağımsız adaylığı neden düşünmediniz?

-Yukarıda da belirttiğim gibi piyasadaki partilerin hiçbirinin tekçi ve ulusçu Türkiye kemiğini kırabildiklerini düşünmüyorum. HDP siyasete girmemde önemli bir etken oldu. İnsan hakları savunucusu kimliğim bu güne kadar siyasete mesafeli durmamı gerektirdi. Fakat süreç bugün siyasete atılmayı gerektirdi, elimden geleni bu alana aktarmaya çalışacağım.

Bağımsız girmeyi hiç bir zaman düşünmedim, tarih bize örgütsüz mücadelenin hiçbir yere varmadığını defaatle kanıtlamıştır, bir daha deneyimlemenin gereği olmadığını düşünüyorum.

 

-Diğer partilerden Çerkes aday adaylığını ve bağımsız adaylığı değerlendirir misiniz?

-Diğer partiler, sisteme uygun yapılanmış, demokrasiden uzak, Kürt özgürlük mücadelesine karşı, aynı şekilde diğer halkları da Türkleştirme çabası olan, faşizan yaklaşımları, ötekileştiren tutumları sebebiyle benim hayata bakışımdan ve ideolojimden çok uzaktalar. Yakın zamanda değişeceklerini de sanmıyorum. Bu kemiği ancak HDP kırabilir. Yıllardır halkların eşitliği için verdiğim mücadeleden sonra diğer partilerin bu yapılarına göz yummam kişiliğime ihanet olur, dolayısıyla düşünmem.

Yukarıda da belirttiğim gibi bağımsız adaylık bana işlevsel gelmiyor. Örgütsüz mücadeleye inanmıyorum.

 

-HDP %10 barajı aşar mı? Aşamazsa HDP ne yapar, siz ne yaparsınız?

-Evet, elbette baraja takılmayacağına inanıyorum. Diyelim ki barajı aşamadık. Mücadeleye devam edeceğiz. Bu partinin destekleyenleri 35 yıldır gerek sokakta gerek başka mecralarda dik durmayı, mücadeleyi bildiler ve bizlere öğrettiler, dolayısıyla bu tip çekincelerden oldukça uzağım.

 

-Mecliste Çerkes kimliğinizle yer alırsanız, HDP içinde nasıl bir siyaset izleyeceksiniz? HDP tüzük ve ilkeleri nettir. Çerkes kimliği özelindedir sorumuz.

-HDP tüzüğü ve programıyla zaten tüm hakların haklarına eşit yaklaşan bir partidir. Tartışmasız Çerkeslerin talepleri doğrultusunda; kültürlerini, dillerini, insanca yaşam haklarını kullanabilmeleri için gerekli çalışmayı yapacaktır. Ben Çerkes halkının bir ferdi olarak elbette birinci elden sorunların takipçisi olacağım. Halkların haklarını teslim etmek konusunda Anadolu coğrafyasında görülmemiş çabası olan bir partide bunu yapmak hiç zor olmayacaktır. Her halka temsiliyet vermek için olağanüstü çaba gösterilmesi bunun canlı kanıtıdır. Elbette bu konuda Çerkes STK’ları ile organik bağ içinde, senkronize olarak çalışmak esastır, hedefim ve düşüncem bu yöndedir.

Evet, HDP tüzüğü ve ilkeleriyle nettir. Halkların haklarını savunmak için ricacı olmak zorunda kalmayacağımız kadar net. Mecliste bir Çerkestemsiliyeti yokken dahi HDP Çerkeslerin sorunlarını meclis gündemine taşımıştır. Özelde benim izleyeceğim yol; yukarıda belirttiğim gibi Çerkes STK’larıyla fikir alışverişi içinde olarak en üst perdeden Çerkeslerin sesini mecliste duyurmaktır. Örneklemek gerekirse en can acıtıcı sorun anadilin unutulması ve yeni nesillere aktarılamamasıdır. Kandırmaca seçmeli derslerle, özel kurslarla bu işin çözülemeyeceği gün gibi ortadadır. Anadiller kutsaldır ve devlet güvencesinde olmalıdır. Bunun dışında yıllar önce sürgün edildiğimiz Kafkasya ile ilişki geliştirmek, halkımızın oradaki akrabalarıyla bağlantı kurmalarını sağlamak, halk bilincinin, diaspora olma bilincinin oluşması için elzemdir. Bu konuda Çerkes kurum ve kuruluşlarıyla birlikte çalışma yapmak niyetindeyim. Tüm bunlar ışığında Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının da değişmesi gerekliliği tartışılmazdır. Artık evde Çerkes; okulda, sokakta, devlet dairesinde Türk olmak zorunda kalmamalı insanlar. Özetlemek gerekirse saydığım şeyler birebir parti tüzüğümüz aslında, bu tüzüğü yaşatmak için desteklerinizi bekliyorum.

-Okuyucularımıza mesajınız?

-HDP demek, tüm kimliklerin tanındığı, inançların tartışılmadığı, demokrasinin, özgürlüğün sonsuz olduğu, insanların insanca yaşayabileceği, sağlıktan eğitime iyi bir gelecek vadeden bir partidir. HDP’ye oy vermek, geleceğinizi kendi ellerinizle kurmaktır. HDP halktır, biz temsilcisi olmaya çalışacağız.

Oylar HDP’ye…

Sevgiyle kalın…


Neslin Gümüş

1961 yılında Sakarya iline bağlı Çerkes köyü olan Çınardibi köyünde doğdum. Halen orada yaşamaktayım. Apsuva boyundan Tsıba ailesine mensubum.

Hayatın içinde yaşarken gözlemlediğim bir çok haksızlık, yoksulluk, işsizlik, doğanın hoyratça yok olşuna ettiğimiz tanıklıklar, bana bir duruş belirlemem gerektiğini öğretti. Öğrendiğimiz, araştırdığımız başımızı kıra kıra ulaştığımız bilgileri ve deneyimleri, ancak örgütlenerek ekarte edebileceğimizi kanıtladı. Tüm bunlar ışığında karanlık yıllar, 90’lı yıllarda önemli bir misyon üstlenen, İnsan Hakları Derneğinde mücadeleye başladım. 1990 yılından beri şube yöneticisiyim. Ardından Kadın Derneği ve Çevre Örgütleri gibi çeşitli STK’larda çalışmaya devam ettim, ediyorum.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz