Bağımsızlık Demokrasi Özgürlük Eşitlik Birlik

Aynıyla Vaki Temmuz 2015

Seçim sonuçları haliyle sosyal medyayı da hareketlendirdi. Okuduğum bir yorum ise beni gerilere götürdü ve soğuk duş etkisi yarattı: “Çingene çalar, Kürt oynar.”

Bu ülke topraklarının adeta veciz sözü haline gelmiş/getirilmiş bu deyimi, karmaşık durumları anlatan masum bir betimleme sandığımdan, bir durumu örneklemek için lise yıllarımda ben de kullanmıştım. Sonrasında ise anladım ki bu “veciz söz” aslında aşağılama, damgalama, ötekileştirme ve ırkçılığın vahşi sınırlarında gezinen bir tariflemeydi.

“Çingene çalar, Kürt oynar” cümlesine kastedildiği anlamı yüklemezseniz son derece masum aslında, çünkü mesela İngilizler çalar ve Fransızlar oynayabilir ya da tersi, çok da doğaldır…

Mesela mızıkayı bir Türk çalabilir ve siz bir Çerkes olarak Leperuş oynayabilirsiniz, bu doğal değil mi? Hem Çingeneleri hem Kürtleri aşağılamayı hedef tutan bu cümledeki inciticiliği, “Türk çalar, Çerkes oynar” olsaydı empatisi kurarak anlayabiliriz belki de. Bu söylemde bir insanlık sorunu yok mu?

Belki de Çingene çalar derken hırsızlık iması var, Kürt oynar derken de bildikleri tek şey halay çekmek demek isteniyor. Bu daha da vahim değil mi?

Biz Çerkeslerde sorun biraz daha büyük gibi geliyor bana. Yaşadığımız coğrafyada Türkler dışında aşağılanan tüm halkları galiba biz de aşağı görüyoruz. Türkler için zaten aşağılayıcı tanımlamalar da yok. Kimse için olmaması en doğru ve insancası ama “Bir Türk dünyaya bedeldir”, “Ne mutlu Türküm diyene”, “Türkün Türkten başka dostu yoktur” cümleleri beynimize kazınmış. Güzel Çerkes kızları, leziz Çerkes tavuğu, harika Çerkes dansları, asaletin ve nezaketin timsali Çerkesler gibi hiç de hoş bulmadığım pohpohlamalar da bizim gözümüzü karartıyor galiba. Gerçi “asaletin ve nezaketin timsali” tanımlaması bence yine içimizden birilerinin uydurduğu bir ayrıcalık sanrısıdır. “Hain Çerkes” etiketine içerlemiş gibi görünsek de bölücü Kürt, pis Çingene, dinsiz Alevi, gavur Ermeni gibi tanımlamalara hiç de karşı çıkmıyoruz nedense… Belki de güzel Çerkes kızları ve leziz Çerkes tavuğu betimlemeleri ile sağladığımızı sandığımız sözüm ona üstünlük gözümüzü kör ediyor.

Kürtlerin bölücü, Çingenelerin pis, Alevilerin dinsiz, Ermenilerin gavur olarak tarif edildiği bu ülkede bizim de hain olarak tarif edildiğimiz gerçeğini göz ardı etmeyelim. “Görmedim, duymadım, bilmiyorum”lara sarılarak ve başkalarına yapıştırılmaya çalışılan yaftaları alkışlayarak hiçbir yere varamayacağımızı anlamadığımız müddetçe hep birlikte yok olacağız. Yani “egemen”in deyimiyle “Birileri çalacak, birçokları yok olacak.” Umurunuzda mı?

Serap Canbek
Serap Canbek
İstanbul’da doğdu. Boğaziçi Üniversitesi İngiliz Dili ve Edebiyatı bölümündeki tahsilinin ardından sigorta sektöründe çalıştı. 2011 yılından beri Jıneps gazetesinde yayın kurulu üyesidir.

Yazarın Diğer Yazıları

Korkunç İvan’ın Çerkes danışmanı Prens Mahoşhoko Kanokov

Valery Sokurov* Etnik ilişkilerin oluşumunun ilk aşamalarında, birey faktörünün rolü son derece önemlidir. Bu durum, Türk Sultan’ın kayınbiraderi, Kanuni Sultan Süleyman’ın sarayının Çerkes mensubu olan...

Adigelerin kozmogonik mitleri

Mikhail Ismailovich Mizhaev* Adigelerin yaratılış mitleri, evrenin zamansal-mekânsal parametrelerini, yani insanın varoluşunun ortaya çıktığı ve mitleştirmenin nesnesi olabilecek her şeyin konumlandığı koşulları tanımladıkları için mitolojik...

Çevre savunucuları uyardı: Lago-Naki’de 9 bin 950 ağaç kesilecek

Çevre aktivistlerinin oluşturduğu Kedr.media platformunun yayımladığı belgelere göre, Adigey’de Lago-Naki Platosu’ndaki orman, kayak merkezi ve otel inşaatı için yok edilecek. 1999 yılından beri UNESCO Dünya...

Sosyal Medyalarımız

4,890BeğenenlerBeğen
1,353TakipçilerTakip Et
4,000TakipçilerTakip Et

Son Yazılar

- Advertisement -spot_img