Bağımsızlık Demokrasi Özgürlük Eşitlik Birlik

Çarlık döneminin Çeçen kadınları: Taymaskha ve Medina



Zarema Khasanovna Ibragimova*


Taymaskha

Efsaneye göre, kadim zamanlarda Çeçen topraklarına düşmanlar saldırdığında erkekler savunmaya hazırlanırken, beyaz bir at üzerinde en güzel kız, ordunun önünde ilerlerdi. Düşmana ilk oku o fırlatır, sonrasında savaş başlardı.

Rus imparatorları ile Çeçenler arasındaki görüşmeler tarih literatüründe neredeyse hiç ele alınmamış ve bu konu özel bir akademik araştırmanın konusu olmamıştır. Sadece birkaç arşiv belgesi günümüze ulaşmıştır. Bu belgeler, Kafkas Savaşı sırasında ve sonrasında, hem askeri cephede hem de imparatorluk başkentinde ya da imparatorla ilgili resepsiyonlarda gerçekleşen unutulmaz karşılaşmalara tanıklık etmektedir. Rus imparatorunun St. Petersburg’daki resepsiyonuna sadece Çeçen erkekler değil, Çeçen kadınlar da katılmıştır.

Bunlardan biri, Çeçen köyü Gekhi’den genç bir kadın olan Taymaskha Gekhinskaya’ydı (Taymaskha Malov, bazı belgelerde soyadı Molova veya Maylin Taymaskha olarak yazılır). Çeçen kadın süvari T. Malova, imparatorun resepsiyonuna oldukça trajik koşullar altında gitmiştir.

Nisan 1842’de Yarbay Sulimanovsky, Terek bölgesinin Nazran ilçesindeki Bolşoy Yandyrki mezrası yakınlarında Şamil’in naibi Akhverdy-Magom komutasındaki bir grup Çeçen askerini esir alır. Esirlerin sorgulanması sırasında, kendisini Taymaskha Malov olarak tanıtan bir kadının “10 yıldan fazla süredir Ruslara karşı baskınlara katıldığını” söylediği ortaya çıkar. Taymaskha askeri konularda oldukça bilgiliydi ve savaşçıları da cesaretleriyle tanınıyordu. T. Malov, Çeçen birliğinin komutanıydı. Son savaşında Taymaskha, cesur direnişiyle askerlere örnek olmuştu. Taymaskha düşmana teslim olmayı reddetmiş, yaralıyken esir alınmıştır. Taymaskha’nın yakın dövüşte başına aldığı bir darbeyle yaralandığı, ayrıca bacaklarının birkaç kez süngüyle delindiği ve kurşunlarla vurulduğu bilinmektedir.

İmparator Nikolay Pavloviç, askeri kayıtlardan bu olayı öğrenince kadın savaşçıdan etkilenmiş ve özellikle savaş sırasında giydiği üniformayla St. Petersburg’a getirilmesini emretmiştir. Taymaskha, Temmuz 1842’de başkente gelmiş ve imparatora takdim edilmiştir. Çeçen kadının Çar’a yönelttiği sözler, bir asırdan uzun süredir sözlü olarak nesilden nesile aktarılmıştır.

İmparator, Taymaskha’ya, “Seni serbest bırakırsam savaşı durduracak mısın?” diye sorduğunda, Taymaskha gözlerinin içine bakarak, “Bu savaşı başlatan sensin. Sen savaşı durdurursan, ben de direnmeyi bırakırım!” diye cevap verir. Rivayete göre, Nicholas, Taymaskha’nın zekâsından ve güzelliğinden çok etkilenmiştir. İmparatoriçe, Taymaskha’ya taşlarla süslü altın bir zincir hediye eder. Genelkurmay Başkanı A.I. Neidgaard’a, Taymaskha’ya istediği bir yerde ikamet yeri tahsis etmesi ve sürekli gözetim altında tutması emredilir. İletişime geçilen Kafkas Hattı’nın sol kanadının komutanı General R.K. Freytag, Taymaskha’nın babasının ve diğer akrabalarının Büyük Çeçenya’da yaşadığını bildirir ve onu Grozni Kalesi’nde barındırmanın daha uygun olacağını belirtir. Ancak Freytag’a göre, hiçbir gözetim onu Çeçenya’ya kaçmaktan alıkoyamazdı bu nedenle onu doğrudan anavatanına göndermek daha iyi olurdu… Orada İmparatorluk ailesi hakkındaki hikâyeleri anlatması, Grozni’de kalmasından çok daha faydalı olurdu, çünkü Grozni’yi bir ceza olarak görüyordu…

Ancak A.I. Neidgard, kadını akrabalarına teslim etmeyi uygun bulmadı ve Taymaskha, Grozni Kalesi’nde kaldı. Orada aşırı yoksulluk içinde yaşadı ve kendisine verilen altın zinciri satmaktan çekinerek, hediyenin değeri karşılığında tazminat alabilmek için İmparatoriçeye geri verme izni istedi (1). O zamanlar imparatorluktan gelen hediyeler, “Majestelerinin En Yüksek Adı”nı taşıyan monogramlı hediyeler ve basit olanlar şeklinde ikiye ayrılıyordu. Basit hediyeler nakit olarak satılabilirken, imparatorun monogramını taşıyan hediyeler 5. sınıftan daha düşük rütbelere verilmiyordu ve çok değerliydi (2). 1843 yılının sonunda İmparator, zincirin Taymaskha’da bırakılması ve esire 200 gümüş ruble ödenek verilmesi emrini verdi.

O dönemin bir diğer ünlü Çeçen kadını, Starye Atagi’den Medina Gudanatovna Mudarova’ydı. Argun Bölgesi Başkanı Albay Alexander Ippolitov’un eşiydi. Bu, Alexander’ın ikinci evliliğiydi. Medina vaftiz edildiğinde Evgenia Mudarova oldu. Çocukları: Vladimir (1 Şubat 1860); Alexander (8 Temmuz 1862); Boris (28 Haziran 1863); Konstantin (26 Temmuz 1867); Nikolai (26 Eylül 1869); Olga (2 Şubat 1856); Natalia (9 Şubat 1865). Hem eşi hem de çocukları Ortodokstu (3).

Resmi konumundan yararlanan Alexander Ippolitov, eşinin akrabalarını kendi bölgesinde idareci olarak atadı ve onlara geniş araziler tahsis etti (4). 8 Aralık 1870’te Ippolitov’a, miras yoluyla mülkiyet hakkı içeren bir arazi verildi: 749 desyatin 975 kulaçlık orman, 245 desyatin 1.200 kulaçlık çayır ve 1 desyatin 1.200 kulaçlık çiftlik arazisi. Arazi planı 21 Eylül 1873’te onaylandı (5). Ippolitov ailesi oldukça müreffeh yaşıyordu. Medina (Evgenia) Mudarova hayatı boyunca beyaz kıyafetler giydi, beyaz Arap atına bindi ve silah taşıdı.

Kafkas Savaşı sırasında Alexander İppolitov, sağ üst omzundan kılıçla, sağ bacağından ve alın kemiğinden kurşunla vurularak erken yaşta hayatını kaybetti. Medina, yedi küçük çocuğuyla baş başa kaldı. Çok zor duruma düşen Medina, eşinin memleketini daha iyi keşfetmek ve imparatorla görüşmek için Arap atıyla dağ köyü Şatoy’dan Rusya’nın başkenti St. Petersburg’a eşi benzeri görülmemiş bir yolculuk yaptı. Sarayda büyük bir ilgiyle karşılandı. Çeçenya’ya döndüğünde, Çar’dan kendisine emekli maaşı bağlandığını belirten bir mektup aldı.

İppolitov’un ölümünden sonra Kharsenoy Köyü, “Medinin Mokhk” (köyün topraklarının sahibi olan İppolitov’un eşinin adından dolayı) olarak anılmaya başladı. Daha sonra köy, oğulları Nikolai’nin adına ithafen “Kolin-Mokhk” olarak anıldı. Albay A. İppolitov’un en küçük oğlu Nikolai İppolitov, babasına verilen toprakları eski sahiplerine sattı ve Rusya’ya yerleşti. Medina ve İppolitov’un torunu Marina, Fransa’da yaşadı ve Paris’te bir güzellik yarışmasında birinci oldu (6).

Çeçen kadınları, özellikle zor zamanlarda ve kanlı savaşlar sırasında, halklarının tarihinde özverili ve hayati bir rol oynamışlardır. Kadınlar sadece evi idare etmek, çocuk yetiştirmek ve hane halkını yönetmekle kalmamış; sevdiklerini ve topraklarını savunmak için silahlanmışlardır. Çeçen toplumunda kadınlar her zaman özel bir saygı görmüş, sözleri çoğu zaman belirleyici olmuştur; tek bir el hareketiyle erkekler arasındaki en şiddetli kavgayı bile durdurabilmişlerdir. Eski bir Çeçen efsanesi şöyle der: “Vaynakhların üç tanrıçası vardı: Malkha Azni (Güzellik Tanrıçası), Dika (İyilik Tanrıçası, Antik Yunan tanrıçasına benzer) ve ‘maddeyi’, yani dünyayı dokuyan tanrıça Dari de Kuoka veya Maşa buzu Kuoka (Barış Tanrıçası)**. Tanrıça Maşa buzu Kuoka’nın eğirip dokuduğu iplik koptuğunda halklar arasında savaş çıkar ve ipliği yeniden birleştirene kadar devam ederdi. Yani, tanrıça iplik kopmadan dokuduğu sürece halklar barış içinde yaşardı” (7). Bir başka deyişle, savaşın başlangıcı ve bitişi bir kadına bağlıydı. (kavkazoved.info)

*Rusya Bilimler Akademisi Doğu Araştırmaları Enstitüsü’nün Orta Asya, Kafkasya ve Ural-Volga Bölgesi Çalışmaları Merkezi’nde araştırma görevlisi

**Vaynakh Nart destanındaki tüm Nartların annesi Sata’nın kızları.

Çeviri: Serap Canbek


(1) Вейденбаум Е. Чеченская девица-кавалерист // Иллюстрированное приложение к газете «Тифлисский листок» № 4. Тифлис 1889. С. 2.

(2) Кузнецов А. Награды: энциклопедический путеводитель М. 1999. С.16.

(3) ЦГА РСО-А (Центральный государственный архив республики Северной Осетии-Алании) Ф 12. Оп.2 Д.1101. Л. 63.

(4) Иванов А.И. Национально-освободительное движение в Чечне и Дагестане в 60-70-х гг. XIX в. // Исторические записки. Т.12. М.1941. С. 166.

(5) РГАДА (Российский государственный архив древних актов) Ф 1354 Оп.1274 Д.И-1. Л.1.

(6) Сулейманов А. Топонимия Чечни. Нальчик 1997. С. 413.

(7) Чеченский эпос // Голос Чечено-Ингушетии. 10 апреля, 1991. С.2.

***

(1) Vejdenbaum E. Chechenskaja devica-kavalerist // Illjustrirovannoe prilozhenie k gazete «Tiflisskij listok» № 4. Tiflis 1889. S. 2.

(2) Kuznecov A. Nagradы: эnciklopedicheskij putevoditelj M. 1999. S.16.

(3) CGA RSO-A (Centraljnыj gosudarstvennыj arhiv respubliki Severnoj Osetii-Alanii) F 12. Op.2 D.1101. L. 63.

(4) Ivanov A.I. Nacionaljno-osvoboditeljnoe dvizhenie v Chechne i Dagestane v 60-70-h gg. XIX v. // Istoricheskie zapiski. T.12. M.1941. S. 166.

(5) RGADA (Rossijskij gosudarstvennыj arhiv drevnih aktov) F 1354 Op.1274 D.I-1. L.1.

(6) Sulejmanov A. Toponimija Chechni. Naljchik 1997. S. 413.

(7) Chechenskij эpos // Golos Checheno-Ingushetii. 10 aprelja, 1991. S.2.

Serap Canbek
Serap Canbek
İstanbul’da doğdu. Boğaziçi Üniversitesi İngiliz Dili ve Edebiyatı bölümündeki tahsilinin ardından sigorta sektöründe çalıştı. 2011 yılından beri Jıneps gazetesinde yayın kurulu üyesidir.

Yazarın Diğer Yazıları

Avrupalı yazarların gözünden Adigelerin dini inançları (13. – 19. yüzyıl)

R.A. Ostapenko* Çerkesya’da baskın din, Bizans İmparatorluğu tarafından desteklenen Ortodoks Hıristiyanlıktı. Kilise, Kuzeybatı Kafkasya sakinlerinin Hıristiyanlaştırılmasının başlangıcıyla bağlantılı olan misyonerlerin faaliyetlerine dair kanıtları korumaktadır: “İlk...

Batı Çerkesya’da iç siyasi mücadele (1854-1856)

A.Y. Chirg* - V.N. Maltsev** 19. yüzyıldaki Kafkas Savaşı sırasında Adigeler siyasi olarak parçalanmış halde kaldı. Oysa, Rus İmparatorluğu’nun saldırılarına karşı sürdürdükleri bağımsızlık mücadelesi, tüm...

Çeçenlerin etnik kültürü: Pagan ve İslam bileşenleri arasındaki çelişkiler

V.K. Akayev* - A.B. Dokhaeva** Sosyal bir olgu olarak etnik kültür, belirli bir halkın maddi ve manevi değerlerin üretimine dayalı uzun vadeli tarihsel gelişimi sırasında...

Sosyal Medyalarımız

9,251BeğenenlerBeğen
2,745TakipçilerTakip Et
4,012TakipçilerTakip Et
677AboneAbone Ol

Son Yazılar

- Advertisement -spot_img