MAHŞERİN DÖRT ATLISI: Sürgün, Soykırım, Vahşet, Ölüm

0
104

III . Bölüm

Avrupa Parlamentosu ve Papa’nın açıklamalarına müteakip, dünyanın soykırım geçmişi yeniden didiklenmeye başladı. Keşke, devletler ve milletler, geçmişleriyle hesaplaşmayı bir musibete uğramadan yapabilseydi. Daha da acı olanı, Türk medyası Dünyanın soykırım ağacını çıkarırken, 19. yüzyılın en büyük soykırımını, Çerkes Soykırımını dile getiremedi. Gene! Çeçen-İnguş Katliamlarını, Beslan toplu kıyımını (incelenmesi gerekiyor), Gürcü şovenizminin Abhazya ve Osetya’daki etnik temizlikleri… Daha derine gidersek, 1717 yılında Tatar Hanının, Osmanlı Padişahının fermanıyla, Hıristiyan Adıge köylerinde kiliselere kapatıp yaktıkları masum halkın feryatlarıyla beraber, gökyüzünde dolaşan bir Kartalın çığlıklarına karışıp yok olmasına vicdanları el veriyor. Alkışlamak istiyorum, ellerim patlarcasına, kanarcasına vicdan ve adaletlerini…

Oysa diğer milletler gibi Kızılderililer için de soykırım, sadece mermi ve top demek değildi. Eski Dünya’nın en büyük hastalıklarından biri olan çiçek hastalığı, bağışıklık sistemlerinin alışık olmadığı kadar tehlikeli ve bir o kadar da ölümcüldü.

İlk kez 1520-1527 yılları arasında Meksika, Orta ve Güney Amerika’da görüldü. İspanyol kâşif ve asker Panfilo de Narvaez’in kıtaya adım atmasıyla başlayan salgın, 1520’de İnkaların başkentinde 200 binden fazla insanın ölümüne sebep olmuştu. [1]

1561-1562 ‘de ikinci büyük salgın Şili’de ortaya çıktı, madenlerde çalıştırılan Kızılderililerin madenlere kapatılmasıyla son buldu. .[2]

1600’lerin ilk yarısında salgın artık Kuzey Amerika’da idi. 1617-1619 yılları arasında Massachusetts körfezi yerlilerinin %90’ı yok oldu. 1674’de “Beş Uygar Kabile”den biri olan Çerokiler, 50 bin olan nüfuslarının yarısını 1753 yıllarının sonuna kadar kaybettiler.

1770’lere gelindiğinde tüm Batı Kıyısı yerlilerinin %30’u ölmüştü.

1865-1873’d bu etnik temizlik için kolera, tifo, kızıl ve sarıhumma hastalıkları da yaygın olarak görülmeye başlamıştı Çiçek hastalığı ile enfekte olan battaniyeler, Lenape Kızılderililerine, askerlerce verilmişti. [3] (Teksas Kızılderili Soykırım Müzesi)  1770’lerin sonunda 125 bin kişinin öldüğü bir salgın daha olmuştu. [4] “Kuzey Amerika Seyahatleri” isimli kitabında Pehr Kalm, Kızılderili köylerinin cesetlerle dolu olduğunu ve henüz ölmemiş insanlardan kurtların kendilerine ziyafet çektiğini aktarmaktadır. [5]

ABD federal hükûmeti, 1832 yılında Kızılderililer için çiçek aşısı programı yürürlüğe sokmuştur.[6]

1702-1703 yıllarında, Quebec şehrinin yaklaşık olarak dörtte biri çiçek salgınında hayatını kaybetti.[7]

Amerikan Hükümetinin Kızılderilileri pasifize etmek, boyun eğdirmek için kullandığı bir diğer yöntem aç bırakmaktı. Çevre Irkçığı (environmental racism) olarak kabul edilmesi gereken bir uygulamadır, Bizon Katliamı… 1870 lerde tükenmek üzere olan Bizonlar, Kızılderilileri geleneksel yurtlarından çıkartıp rezervuarlara kapatabilmek için ABD Ordusu tarafından teşviklerle katledildi.

Ova Kızılderililerinin ana geçim kaynağı olan bizonları sistematik olarak öldürülmesi, soykırımla ilişkilidir.[8] Tarihin en büyük şahsiyetlerinden biri olarak ün kazanan Buffalo Bill , 18 ayda 4280 bizonu avlamıştır. (1867–1868 ) [9] Bizonlar, Avrupalılardan önce 60 milyon iken 1800’lerde 40 milyon, 1850’de 20 milyondu. 1895’de 1000’den azdılar. [10]

Amerikan yerlilerine karşı Avrupalıların soykırım yaptığı konusu hala tartışmalı bir konu olarak kabul edilmektedir. Tarihçilerin ve siyasilerin bakış açısı son derece zıttır. [11]. Bazı araştırmacıların Son üyesi Shanawdithit’in 1829 yılında ölmesiyle soyları tükenen ve tarih sahnesinden silinen Beothuk Kızılderililerinin soyunun, soykırım dışı sebeplerle tükendiğini iddia etmesi ve bir kısmının da Avrupalılar tarafından yürütülen bir kampanyanın sonucu olduğunu belirtmesi ciddi tartışmaları beraberinde getirmektedir. Soykırım olmadığını savunanlar, vali John Bryon’un Beothuklara zarar vermenin ciddi suç olduğunu ilan etmesini gösterirler.[12]

Holokost (Almanların Yahudi Soykırımı) uzmanı David Caserani, ABD devleti ve politikalarının “Manifest Destiny” (Hedef Manifestosu) doktriniyle soykırımın gerçekleştirildiğini belirtir ve ekler: Kızılderili Soykırımında (Native American Genocide) ölenlerin Yahudi Soykırımında ölenleri aşmıştır.[13] American Holocaust[14] kitabının yazarı Stannard, Batı Yarıkürede ABD dahil birçok ülkenin yerli halklara karşı soykırım ve ırkçı dehşeti işlendiğinin yazmıştır. [15] 1894 yılındaki ABD Nüfus Sayım Bürosu ‘na (Bureau of the Census) göre ABD ile Kızılderililer arasından 40’tan fazla savaş yaşanmış, çoluk çocuk dahil yaklaşık 30.000 Kızılderili ile 19.000 Beyaz yaşamını kaybetmiştir[16].

ABD’nin orta bölgesindeki Ova Kızılderilerinin ana geçim kaynağı olan Buffaloların sistematik öldürülmesi soykırımla ilişkilendirilmektedir.[17] W.F. Cody 1867–1868 yıllarında 18 ay içinde 4.280 bizonu avlayarak Buffalo Bill “Bizon William” lakabını kazanmıştır.[18]

Kanada Hükümetinin işlediği soykırım ise, daha ziyade politik ve kültürel baskılardan oluşmaktadır. [19]

Özellikle Kanada Inuitleri, Kızılderili ve Métislere karşı yakın zamana kadar eğitim ve öğretim verilen Kanada yerli yatılı okulları, soykırım merkezlerine dönüşmüştür.[20] Bu okullarda hükümet ve kilise, kardeşleri birbirinden ayırmış, anadillerini konuşmaları yasaklanmış ve kültürel asimilasyon ile kendi kültürlerine yabancılaştırılmışlardır. Bu okullarda rahibe ve rahiplerin sert cezai yöntemleri, keyfi idareleri ve rahiplerin cinsel istismarları da az değildir. [21]

“Kızılderili ırkı yok olana kadar bu iki ırk arasında yürütülen imha savaşı devam edecekti”

– Kaliforniya valisi Peter Hardeman Burnett (Ocak 1851), [22]

1864 yılında Çerkesler, büyük sürgün ile karşı karşıya iken, Amerikan Kızılderileri, Sand Creek’te katliama uğradı.[23]

III. Colorado Süvari Alayı, 29 Kasım 1864 sabahı , Şayen ve Arapaholardan oluşan kampa, yerliler uykudayken saldırı düzenledi. Çok sayıda erkek, çocuk ve kadın öldürüldü ya da sakat bırakıldı. Üstelik silahsızdılar.

“Bütün bu düşman Kızılderilileri, bulunabilir her yerde, ülkenin düşmanları olarak, öldür ve yok et” Kolorado valisi John Evans (ABD Kongresi, House of Representatives, 1865, sayfa: 47) biçiminde III. Kolorado Süvari Alayına talimat vermiştir.

“Küçük büyük hepsini öldür ve kafa derilerini yüz; bu sirkeler (bit yumurtaları) ve yavşaklar (bit yavrusu) büyür bit olur” (ABD Kongresi, Senato, 1865, sayfa: 71) III. Kolorado Süvari Alayı Kumandanı Albay Chinvington.

ABD’li tarihçi Levy’e göre Kızılderili tarihi trajedilerle doludur, fakat bunlar bir soykırım değildir.[24] RUSLAR BUNU HEP YAPIYOR….

Amerika’da sadece Avrupalılar katliam ve soykırımda bulunmamıştı. Tarihin en büyük emperyalist ve amaçlarına ulaşmak için her şeyi mübah sayan bir diğer milleti olan Ruslar’da, Avrupalılardan aşağı kalmadı.

Çerkesleri , sıcak denizlere inmek adına yurtlarından eden, soykırım uygulayan Rus emperyalizmi, acımasızlığını Kızılderilelere de uyguladı. Yani aslında Ruslar, bunu hep yaptı. Üstelik bir avuç kürk için…

Rus Amerika’sı döneminde 1784 yılında Rus Kürk Tüccarı Grigoriy Şelihov komutasındaki 130 kadar promışlenik (Rus Kürk Tüccarı) tarafından yüksek Awa’uq kaya adacığına sığınan Kodiak adasının yerlileri olan Supiklerin 2000 (ya da daha fazla: 2.500-3.000 ) kadarının çoluk cocuk demeden intikam alırcasına vahşice katledilmesi olayı tarihe Awa’uq Katliamı olarak geçmiştir.

(Awa’uq Massacre, Attack of Awa’uq, Refuge Rock Massacre )

Awa’uq Katliamı olarak tarihe geçen 1784 yılında gerçekleşen bu olaydan sonra Ruslar, Supik topraklarına yerleşmiş ve Supik kültürü bu olaydan sonra bir daha toparlanamamıştır.

Ruslar herhangi bir kayba uğramamıştır. 1992 yılında yapılan kazılarda künt bir nesneyle kafataslarının ezildiği de görülmüştür. Rusların , Amerika Kıtasındaki sömürgeleştirme sürecindeki en büyük ve en vahşi katliam olan Awa’uq , Rick Knecht’e göre Wounded Wounded Knee Katliamı’ nın Alaska versiyonudur (Wounded Knee of Alaska)

Awa’uq saldırısından sonra; Şelihov’un katliamdan sağ kurtulan 1000 kadar yerliyi kontrol altına alabilmek adına 400 rehine aldığı iddialar arasındadır. Getirilen yetişkin erkek esirlerin birçoğu Şelihov’un emriyle idam edilmiştir. Yaklaşık 200 kişilik bu kıyımın ardından Şelihov, esirleri tundrada bir yere yerleştirmiştir. Gemi cerrahı Miron Britiukov’un (ya da Britukov, Bratikov) kaydına göre, erkekler tundrada bekletilirken, 600 kadar kadın ve çocuk da Şelihov tarafından tam üç hafta rehin tutulmuştur. Şelihov daha sonra adalı yerliler üzerindeki otoritesini ve hâkimiyetini sağlamlaştırmak için her yüksek rütbeli adamının yanına esir edilen bir Supik çocuğu (Supikçe uswiillraaq) vermiş böylece onları diğer kurtulan Supiklerden gelebilecek saldırılara karşı sigortalamıştır. Şelihov’un milisleri tarafından sonraki günler ve yıllarda Kodiak Adasında yerleşik Batı ve Doğu Supiklerine çeşitli vahşet eylemleri yapılmıştır. Şelihov 1786 yılında dönmemek üzere Rusya’ya geri döndüğünde Kodiak Supikleri katledilmiş demoralize olmuştur. Şelihov kurduğu bu kürk ticareti kumpanyasını Rusya’dan idare etmiş ve Alaska sömürgesi üzerine emperyalist bir tekel oluşturmuştur.

Rus çarı, tüccarlara Alaska’daki yerli halka karşı aşırı durumlarda ve sadece meşru müdafaa dışında şiddet kullanmayı yasaklamıştı. Şelihov’un açıklamaları bu yasağı ihlâl etmeyecek biçimdedir ve raporlarında kötü davranılanın ve ilk saldırıya uğrayanın kendisi olduğunu ısrarla vurgulamıştır. Fakat gemi doktoru (cerrahı) ve görgü tanığı olan Miron Britiukov çara Şelihov’un sayısız zulmünü ve eylemini bildirmiştir. Vicdansız olarak bilinen Şelihov’un Alaska yerlilerine yaptığı kötü muamele Rus İmparatorluğu tarafından ciddi bir suç olarak görülse de Alaska’nın Rusya’dan uzakta izole olması ceza almamasındaki en büyük etkendir

Kaynakça

[1] . Worldwide Epidemics 1999 Genealogy Inc [2] Alonso de Góngora Marmolejo Historia de Chile desde su descubrimiento hasta el año 1575. Cervantesvirtual.com. Retrieved on 2011-12-06. [3] Norrell, Brenda23 September 2004). “Remembering Indian Genocide in Texas”. AlterNet.org. http://www.alternet.org/ story/19979/remembering_indian_genocide_in_texas..) [4] Fenn EA (2001). Pox Americana: The Great Smallpox Epidemic of 1775–82 (1st bas.). Hill and Wang. ISBN 0-8090-7820-1. [5] “Groundhog day at the wolf wars”. http://www.rangemagazine.com/archives/stories/summer03/ground-hog.htm. Erişim tarihi: 2007-06-18. [6] Lewis Cass and the Politics of Disease: The Indian Vaccination Act of 1832. Muse.jhu.edu. Retrieved on 2011-12-06. [7] Fenner, Frank, Donald A. Henderson, Isao Arita, Zdenek Jezek, and Ivan Danilovich Ladnyi. Smallpox and its Eradication. Geneva: World Health Organization, 1988. WHO Library Database. [8] Macdonald, Jim (2005). Genocide Against the American Indian, Destruction of the Buffalo, & Imperialism in Iraq. October 12, 2005, 7PM, Flemming Center, Washington, DC [9] Cody, Col. William F: The Adventures of Buffalo Bill Cody, 1st ed. page viii. New York and London: Harper & Brother, 1904 [10] Thornton, Russell (1990). American Indian Holocaust and Survival: A Population History since 1492. Norman: University of Oklahoma Press. 312 pp. [11] Rubinstein, WD (2004). “Genocide and Historical Debate: William D. Rubinstein Ascribes the Bitterness of Historians’ Arguments to the Lack of an Agreed Definition and to Political Agendas”. History Today 54. http://www.questia.com/googleScholar.qst?docId=5002110956. [12] “The Beothuk of Newfoundland”. Visitnewfoundland.ca. http://visitnewfoundland.ca/beothuk.html. Erişim tarihi: 2013-01-07. [13] Cesarani 2004, sayfa: 381 [14] David E. Stannard, American Holocaust: The Conquest of the New World, Oxford University Press, 1993. [15] Cesarani 2004, sayfa: 380–381 [16] United States (1894, 1994 reprint). Report on Indians taxed and Indians not taxed in the United States (except Alaska). U.S. Government Printing Office. ss. 637. http://books.google.com/books?id=KWkUAQAAMAAJ&pg=PA637. [17] Macdonald, Jim (2005). Genocide Against the American Indian, Destruction of the Buffalo, & Imperialism in Iraq. October 12, 2005, 7PM, Flemming Center, Washington, DC [18] Cody, Col. William F: The Adventures of Buffalo Bill Cody, 1st ed. page viii. New York and London: Harper & Brother, 1904 [19] Neu, Dean, and Therrien, Richard (2003). Accounting for Genocide: Canada s Bureaucratic Assault on Aboriginal People. Winnipeg, MB: Fernwood Publishing – Zed Books. 192 pp. [20] Hidden from history: The canadian Holocaust. The Untold Story of the Genocide of Aboriginal Peoples by Church and State in Canada. The Truth Commission into Genocide in Canada, 2001 [21] Cultural Genocide – Boarding schools[22] The Great California Genocide, January 27, 2011 [23] Brenden Rensink (2011), Genocide of Native Americans: Historical Facts and Historiographic Debates, Dissertations, Theses, & Student Research, Department of History, University of Nebraska – Lincoln, 1-1-2011 [24] Lewy, Guenter (2004). “Were American Indians the Victims of Genocide?”. Commentary, September, 55-63.merika’da sadece Avrupalılar katliam ve soykırımda bulunmamıştı. Tarihin en büyük emperyalist ve amaçlarına ulaşmak için her şeyi mübah sayan bir diğer milleti olan Ruslar’da, Avrupalılardan aşağı kalmadı.

Kaynakça

Ben Fitzhugh (2003), The Evolution of Complex Hunter-Gatherers: archaeological evidence from the North Pacific, Kluwer Academic/Plenum Publishers, New York, 2003 *The Afognak Alutiiq People: Our History and Culture, Alutiiq, a wholly owned subdiary of Afognak Native Corporation, July 2008 *Sven Haakanson, Jr. (2010), Written Voices Become History. In Being and Becoming Indigenous Archaeologists. George Nicholas (editor). Left Coast press, Inc., 2010 *Afognak Village Timeline ((= 1784 Gregorii Shelikof arrives, and Awa’uq (Refuge Rock) massacre.) * Korry Keeker, What it means to be Alutiiq / State museum exhibit examines Kodiak-area Native culture, Friday, April 25, 2003 * Lydia T. Black (1992), “The Russian Conquest of Kodiak.” In: Anthropological Papers of the University of Alaska. Vol. 24, Numbers 1-2. Fall. Department of Anthropology, University of Alaska Fairbanks * Lydia T. Black (2001), “Forgotten Literacy.” In: Looking Both Ways: Heritage and Identity of the Alutiiq People. Crowell, Aron, Amy Steffian and Gordon L. Pullar, eds. Fairbanks: University of Alaska Press* Alaskans examine site of 1784 Russian massacre, The Prescott Courrier. Wednesday, August 19, 1992 (= The battle “broke the back” of Native resistance, Knecht said. “It was the Wounded Knee of Alaska.”) John Enders (1992), Archaeologist May Have Found Site Of Alaska Massacre, The Seattle Times, Sunday, August 16, 1992 * Miller, Gwenn A. (2010). Kodiak Kreol: Communities of Empire in Early Russian America. Ithaca, NY: Cornell University Press. ISBN 978-0-8014-4642-9. * Amy Vlassia Margaris (2006), Alutiiq engineering: The mechanics and design of skeletal technologies in Alaska’s Kodiak Archipelago * Ron Chew (2002), Collected Stories: The Rise of Oral History in Museu

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here