Bağımsızlık Demokrasi Özgürlük Eşitlik Birlik

Çocukları Öldürmenizi İstemiyoruz!

“Savaş İstemiyoruz! Çocukları Öldürmenizi İstemiyoruz!” Girişimi, silahlı çatışmanın çocuklar üzerindeki etkisini anlatan ve barış dahil olmak üzere yapılması gerekenlere ilişkin talepleri içeren bir raporu kamuoyuna duyurdu.
Silahlı Çatışmanın Sürdüğü İllerde Çocukların Durumu Raporu, “26.7.2015 tarihinde Diyarbakır’da bir gösteriye müdahale eden polislerden kaçarken saklandığı binanın 7. katından düşen Beytullah Aydın’ın hayatını kaybetmesinden bugüne kadar geçen sürede hayatını kaybeden, yaralanan çocukların ve onların başına bu sonuçların gelmesine neden olan olayların ve çocukların eğitim hakkı başta olmak üzere birçok haklarının askıya alınmasından, anne babalarını kaybetmelerine kadar yaşadıkları mağduriyetlerin görünür kılınması” amacını taşıyor. Çatışmaların durdurulmasını talep eden raporda çatışmalı ortamda çocukların yaşama, gelişme, korunma, eğitim, sağlık, ailesi ile birlikte yaşama gibi birçok hakkının ihlal edildiği gibi maruz kaldıkları koşulların yarattığı ağır eşitsizlik sebebi ile gelecekteki haklarının da ihlal edildiği vurgulandı.
Raporda ayrıca, 26 Temmuz-30 Kasım 2015 tarihleri arasında Diyarbakır, Şırnak, Ağrı, İstanbul, Mardin, Van, Ankara, Hakkari ve Adana illerinde en küçüğü 3,5 aylık bebek, en büyüğü 18 yaşında olan en az 44 çocuğun hayatını kaybettiği ifade edildi.

Hak ihlalleri
* Uzuvlarını kaybeden çocuklar oldu.
* Çocukların yaşadıkları mekanlar havan topları, füzeler, mermiler ve bombalar ile hasar gördü. Çocuklar bunlara maruz kalarak yaşadı.
* Yaralanan veya hastalanan çocuklar sağlık hizmetlerine ulaşmakta zorluk yaşadı.

Sokağa çıkma yasağı
* Sokağa çıkma yasağının olduğu yerlerde çocuklar zaman zaman uzun süre yiyecek ve temiz su vb. temel ihtiyaçların karşılanmadığı ortamlarda yaşamlarını sürdürmek zorunda kaldı.
* Sokağa çıkma yasağının olduğu yerlerde okullar açılmadı, komşu mahalleler ve ilçelerde ise çocuklar çatışma seslerinden korktukları için okula gidemedi.
* Çocuklar ebeveynlerinin, kardeşlerinin, akrabalarının öldürülmelerine tanıklık etti, bazen onların cenazeleri ile aynı ortamda yaşamak zorunda kaldı.

Gözaltı, hapis
* Çocuklar gözaltına alınma, tutuklanma ve hapis cezası ile karşı karşıya kaldı.
* Mensubu oldukları toplumun tarihi ve kültürel değerlerinin tahrip edilmesi, yaşadıkları yerleri terk etmek zorunda kalmaları nedeniyle çocukların kültürel bağları zayıflatıldı.
* Bu süreçte çocukların görüşlerine hiçbir şekilde başvurulmadığı ve katılım haklarının tamamen yok sayıldı.
Raporda, Birleşmiş Milletler Çocuk Haklarına Dair Sözleşmesi’nin devletlere, silahlı çatışma ortamlarında çocukları bu tür zararlardan koruma ve haklarını güvence altına alma yükümlülüğü verdiğinin altı çizildi.
(bianet.org)

Yazarın Diğer Yazıları

Birlikte reddetmeye çağrı

Bir grup Çerkes kadını tarafından oluşturulan ve her kesimden katılımcı tarafından imzalanan aşağıdaki metin, Ötüken Yayın Yönetmeninin yaklaşımının yalnızca Çerkes kadınlarına yönelik değil, kadınları...

Şahdağ halklarının anadilinde eğitim hakkı

Şahdağ halklarının Türk kökenli olduklarına dair çeşitli geç dönem versiyonların bilimsel bir değeri yoktur Lezgi dili, Güney Dağıstan ve Kuzey Azerbaycan’ı birleştiren benzersiz bir kültürel...

Yeni çıkan kitaplar

Etnografik makaleler Fransız asıllı etnograf ve dilbilimci Leonti Yakovleviç Lyulye’nin yazdığı “Çerkesya, Tarihi-Etnografik Makaleler (1857-1862-1866)”, Murat Topçu’nun çevirisi ve Koyusiyah Yayıncılık etiketiyle raflarda... 19. yüzyılın ortasında...

Sosyal Medyalarımız

9,251BeğenenlerBeğen
2,745TakipçilerTakip Et
4,012TakipçilerTakip Et
677AboneAbone Ol

Son Yazılar

- Advertisement -spot_img