Oubykh Nal İzinde Şubat 2018

0
17

İlk böyle başladı…
Sessizce başladı ve devam etti…
Sonra, yine sessizce kendiliğinden bitti…

Bitti diye biliyorduk ama bitmemiş…
Devam ediyormuş, üstelik sessizce…

Sonra, ilk başladığımız yere gittik…

Saklamamak için, paylaşmak için yola çıktılar ve hep birlikte kutsal zirvenin eteklerinde bir araya geldiler…

Bir gece vakti karşılaştık, duydum ve çok sevindim dedim…

Önce adres soruldu…
Bir mektup zarfıyla geldi…
Bir kitap…

Dağlarda saklanan umut…
Her bir sayfasında bir umut…

Birden başlayıp sonsuzluğa kadar giden sayılar…

Dört kapılı…
Mektubat…
Hikayat…
Musahabat…

Bir kavim gelmiş; saçları sarı, giydikleri deri, yedikleri darı…

Pek besledi orası…

Sadece yediği içtiği değil…
Gördüğü, duyduğu, hissettiği…

Birden başladı saymaya…
Sıfırı yoktu, olmadı…

Olmayan değildi…
Değer verdiği vermediği sıfırdan başlamazdı…

Dağ karla kaplıydı…
Dağ yine karla kaplı…

Bitmeyecek gibi gözüküyor…
Dilerim devamı hep gelir…
Bitmez…
Şiir devam eder…
Sayılar sıfırdan başlamaz hiç…
Birden sonra gelsin bütün sıfırlar…

Yoktur zaten…

Umut Saklıdır Dağlarda…
Sayılar saklıdır…
Üç sayının toplamı eder…
Sıfır…
Noktadır, üçgendir…
Kare etmez henüz…
Dördüncü kapı çıkacaktır karşımıza…
Dört odalı, dört kapılı…

Ben öyle diyorum, beni savunacak olandır…
Ben demişim, beni tutacak olandır…

Dördüncü gelecek…
Sessizce…
Dördüncü ile devam edecek, umut yolculuğu…

Bir geceden bir sabaha…
Güneş doğana kadar, ay…
Ay çıkana kadar, güneş…
Devralacaklar nöbeti birbirlerinden…

Dağ bir yere gidemeyecek, kanatları olmadığı için…
Çift başlı kartal konacak dağın zirvesine…

Sayfalar kanat olacak, umudun saklandığı dağda…
Dağ kanatlanacak…
Her bir defasında, kanat çırpar gibi çevrildikçe o sayfalar, kanatlanacak dağlar…
Dün yerinde olan o dağ, yarın başka bir yerde olacak…
Kimse bilemeyecek bir gün sonra o dağ nereye gidecek…
Kimin umurunda…
Umut dağlarda…

Nal sesi takip edecek, çıkardığı sesiyle …
Belki, baştan başa bir sütunda…
Belki zarfı açık, açık bir mektupta…

Pulu saklanacak üstünde tarih olduğu için…
Dağın soğuğu olmayacak açılan mektupta…

Bir havadis…
Bir havadis daha…

Çok birikmiş anlatılacaklar…
Tarihi üstünde diye saklanan pul, para olmayacak…

Evvel zaman içinde, kalbur saman içinde, pireler berber, develer tellal iken, ben anamın beşiğini tıngır mıngır sallar iken…

Gün gelecek beşik sallayacağız…
Belki uyuyacak, belki uyumayacak…
Uyudu zannedeceğiz…
Uykumuz bölünmesin diye, uyudu bilinsin isteyecek…

Sayımız, hiç sıfır olmayacak…
Üçgenin üç uzunluğu toplanacak…
Toplanan üç rakam, bir rakam olacak…
Toplanan rakam bir olacak…

Dokuz sütun bitti…
Onuncu sütundayız…
Dağlarda saklanacak umut…
Hiç bırakılmadan, unutulmadan…
Surre Alayı…
Üç defa gitmiş, üç defa gelmiş…

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here