Çerkes Süiti, Kafkas Süiti’ne, Kafkas Süiti, Bahar Sevinci’ne nasıl dönüştü?

0
386

Ömrünü müziğe adayan, ilklerin duayen bestecisi Prof. Dr. Muammer Sun 16.01.2021 tarihinde vefat etti. Allah rahmet eylesin. Mekânı cennet olsun. Sayın Sinemis Hanım’a ve yakınlarına, müzik dünyasına başsağlığı dilerim. Değerli sanatçının “Çerkes Süiti”ni yazdığı ve bestelediği, seslendirdiği aklıma geldi. Hocamızın vefat haberlerini yazılı ve sözlü basında görünce, seneler sonra tekrar tekrar dinledim. Unutmuştum, uzun zamandan beri de dinlememiştim. “Çerkes Süiti”ndeki zenginliğe hayran kaldım…

Süitin hazırlanması esnasında mutfak çalışmalarında, Sevgili Murat Taymaz’ın anlattıkları bölük pörçük aklıma geldi. Murat’la yaşamı paylaşan arkadaşlarıma ulaşmaya çalıştım. Beçimko Mehmet Oğur, bu işin göbeğinde Utij Mecit’in olduğunu söyledi. Nalçik’te yaşayan değerli bir dostumdur. Hal hatırdan sonra “Çerkes Süiti”nin ortaya çıkışını anlatmasını istedim.

Muammer Sun

Söz şimdi Utij Mecit’te…

12 Eylül sonrası, yaz mevsiminde, İstanbul’da Sinemis Adige arkadaşımız, bir şekilde seneler sonra bana ulaştı. Bir sanatçı arkadaşı olduğunu ve Çerkes müzikleri ile ilgilendiğini, bir çalışma içerisinde olduğunu, müziklerimiz konusunda yardımımı istedi. İlgilenen şahsın çağdaş çoksesli Türk müziği uzmanı, aynı zamanda konservatuvarın önemli eğitimcilerinden biri olduğunu, ayrıca Ankara Radyosu ve TRT Müzik Dairesi’nin kurulmasına öncülük ettiğini belirtti. Muammer Sun olduğunu söyledi.

Muammer Bey’le ilk buluşmamız Etiler’de bir villada oldu. Güzel bakışları ve tavırları olan haza bir beyefendi ile karşılaştım, çok kibarca beni kabul etti. Çay, kahve faslından sonra çalışma odasına geçtik. Elimdeki mevcut kasetleri ve plakları hocanın çalışma masasına serdim. Teypten kasetleri, pikaptan plakları dinledik.

Hoca bazı müzikleri tekrar tekrar dinledi ve bilgilerini aldı. Bazılarını notaya döktüğünü gördüm. Buluşmak üzere anlaştık ve evden ayrıldım. Gelirken müzisyen arkadaşlarımı da beraberimde getireceğimi belirttim. Çok memnun olacağını, kendisi de bazı arkadaşlarını hazır bulunduracağını söyledi.

Belirlenen gün ve saatte Sevgili Murat Taymaz, Sevgili Hacı Murat Dağıstanlı ve ben Utij Mecit, Etiler’deki belirlenen adreste olduk. Yanımızda iki akordeon, doli ve flüt ile kasetler ve plaklar…

Bahçede hazırlık yapılmış, mangallar yakılmış, oldukça zengin bir sofra kurulmuştu ve bizleri ağırlamanın tatlı telaşı görülüyordu. Bahçede bulunan hocanın dostları ile tanıştık. Müzik dünyamızda işlerinde başarılara imza atmış önemli tanıdık, bildik isimlerdi. Murat yeme içme işlerini iyi bildiğinden, Muammer Bey’le hemen koyu bir sohbete başladı. Masada bizden başka hatırlayabildiğim kadarıyla Sayın Yavuz Top Bey, Sayın Arif Sağ Bey ve üç arkadaşları daha vardı. Kasetler ve plaklardan bazı parçalar tekrar dinlendi, üzerine yorumlar yapıldı, notaları kâğıda geçirildi.

Muammer Hoca “Mecit bize işlenmemiş, ham, otantik, nitelikli ve anonim olan müzikleri dinlet” dedi. Kayseri–Uzunyayla köylerinde çalınan bazı müzik parçalarını dinlettim. Daha sonra iki değerli dostum; Hacı Murat Dağıstanlı ve Murat Taymaz akordeonlarını omuzlarına astılar, her yöreden Çerkes müziklerini çalmaya başladılar. Masadakilerin donup kaldıklarını gözlemledim. İki akordeon ustasının düetleri ve soloları, akordeondaki ustalıklarının geleneksel müzik hazinemize hâkimiyetleri ve parmaklarındaki maharetle birleştiğini, binlerce yıl içerisinden süzülüp gelen müzik birikimimizin, bütün ürünleriyle kimliğimizi ortaya çıkardığını, yeniden yaratılması mümkün olmayan değerlerimizin orada bulunan müzik üstatlarını sarmaladığını gördüm. Dolide de ben katkı verdim…

Yavuz Top’un “Muammer Hocam, bizim hiçbir şeyden haberimiz yokmuş, şu müziğe ve çalanlara bak, bizim hiçbir şeyden haberimiz yok. İşte Anadolu’nun zenginlikleri, işte yurdumuzun renkleri” dediğini asla unutmadım. Günü gece yarısı ile bitirdik ve hocanın evinden ayrıldık.

Utij Mecit

O saate kadar, bu işi organize eden Sinemis’le karşılaşmadım. En sonunda, beni telefonla aradı ve buluşma önerdi. Karaköy’deki randevuya zamanında ulaştım. Yanında Muammer Bey vardı ve evli olduklarını söyledi. Şaşırmıştım. Kutladım. Sinemis, “Adigelerin evlilik konusunda hassas olduklarını, bazı hususlarda reaksiyon gösterebileceğimizi”, o nedenle dikkatli olmasını eşinden istemiş. Hocanın bu uyarıya harfiyen uyduğunu, azami nezaketle bizlere davrandığını belirtmeliyim. Muammer Bey hazırlıkların tamamlanmak üzere olduğunu söyleyerek benim süiti dinlememi istedi. Etiler’de bir daha buluşmak üzere dağıldık.

Evine gittiğimde piyanosunun olduğu odaya çıkardı beni, “Çerkes Süiti”ni ilk defa evinde dinletti. Kendisini kutladım ve başarılı bir çalışma olduğunu belirttim.

Bir müddet sonra Sinemis tarafından Cemal Reşit Rey Konser Salonu’nda yapılacak olan Avrupa Yayın Birliği (EBU) Genç Solistler Konseri’ne davet edildim. Gittim ve hoca alçıya alınmış, kırık ayakla sahnedeki yerini aldı. İstanbul Senfoni Orkestrası ona eşlik etmek üzere sahnede organize olmuştu. Sunucunun açılış müziği olarak “Kafkas Süiti” olarak lanse ettiği ve evinde bana dinlettiği “Çerkes müzikleri”ni icra etmeye başladılar. Yapılan beste seyirciler tarafından çok beğenildi ve büyük bir alkış aldı.

Sinemis’le birlikte konser sonrası kulise gittik. Hocayı tebrik ettim ve dedim ki: “Muammer Bey, ‘Kafkas Süiti’ yerine ‘Çerkes Süiti’ denseydi çok iyi olacaktı…” Hoca, “Çerkes Süiti deseydim, bunu bana buralarda çaldırmazlardı Mecit” dedi… Düşündürücü yanıttan sonra vedalaştık…

Peki, Sinemis Adige kimdir? Beyin cerrahı Dr. Fuat Adige’nin kızıdır. Aynı zamanda Ankara Kuzey Kafkas Kültür Derneği Kafkas Halk Dansları Topluluğu oyuncusu… 1970’li yıllarda merhum Elbruz Gaytaoğlu’nun öğrencisidir.

Muammer Hoca’nın, üç adı (Çerkes Süiti, Kafkas Süiti, Bahar Sevinci) olan bu tek süiti eşine besteleyerek armağan ettiği söylenir.

Değerli bir müzik insanı olan Muammer Hoca’nın “Çerkes Süiti” olarak yaptığı çalışmanın bir benzeri müziğimizde bugüne kadar yapılmamıştır. Bu bakımdan söz konusu çalışma, eser üniktir. Atalarımızın Kafkasya’dan Anadolu’ya taşıdıkları ve bizlere emanet edilen, bugüne kadar muhafaza edilen Çerkes müziklerinin otantik yapılarını bozmadan, çoksesli bir müzik ortamında, yeni bir kimliğe bürünüşüdür.

21.01.2021

Süiti dinlemek için: https://www.youtube.com/watch?v=hfPTEyp0Xjk

Murat Taymaz
Hacı Murat Dağıstanlı

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here