Oubykh Mektupları Haziran 2021

0
75

Toplanan çıkarılan, sadece günler…

Sayılı günler…

Dün yağan yağmur dünde kaldı…

Yarın doğacak güneş, yarının olacak…

Dün yaşanılanlar yarın yok…

Yarını yaşayacakların ise dünü hiç olmadı…

Bir gün önce, güneşi bir yerde batıran…

Yarını bir başka yerde batıracak…

Güneş hiç değişmeyecek, ama ay her gece bir başka olacak…

Eğer bulutlar izin verirse…

Kucağında saklayacak hallerini…

Duvara yansıyan gölge…

Ayın gölgesi…

Duvarına nota yapışmış evde…

Duvara yaslanmış piyano, duvara yapışmış notalarını geri çağırıyor…

Çerçeveler, bir eskiden…

Çerçeveler, bir yeniden…

Bir başlık, eskiden kalan…

Duvara yansıyan gölge, ayın gölgesi…

Çerçevelerin içi belli değil…

Avizeden sarkan taşlar da duvarda…

İki duvar arasında…

Tavanı yüksek odada…

Sessizce yürüyen, toprağın sesini duyuyor…

Ay çıkmadan, ortaya çıkan ateş böcekleri…

İz bırakarak yol alıyorlar…

Kediler takip edemiyor…

Takip edebildikleri, kıvrılarak yol alan küçük bir yılan, iki olmuş yılan…

Karıncalara ise dokunan yok…

Sabah hiç bitmiyor, bitmiyor kahvenin köpürmesi…

Akşam kahvesi gibi…

Sabah güneşine bir, bir de akşam güneşine katlanılıyor…

Gölge olduğu için…

Güneş gibi, gölge de her daim burada…

Kaldı bir geriye, bulutların hesaplaşması…

Denizi coşturan…

Denizi küstüren…

Ayın yalnız kaldığı, kalmadığı…

Gölgesi sayesinde nerede olduğunuzu gördüğünüz o koca ay…

Bir sahnede…

Çok ışık arasında…

Kapanınca perde, geriye toz kalan sahnede…

Oysa çok var sahnede, perde açık ise…

Perde açıldığında kapıdan görülen, binlerce anahtar deliği…

Açılacak kilidin peşinden giden, bir söz…

Tek bir söz ile açılacak kapı, ardına kadar…

Sahneden inecek ses, dinleyicilerin kulağına yapışacak…

Duvara yaslanmış piyanodan çıkan ses, nota olarak saklanacak…

Notalar sıralanacak yan yana…

Bir duvardan bir duvara…

Gölge yansımaları…

Uykusuzluğu bastıramayacak…

İki duvar arasında gidip gelecek…

Bir bu duvara çarpacak…

Bir bu duvara çarpacak…

Kâğıda dökülmemişse henüz…

Kuyruk olacaklar gölgelere…

Kimine uzun, kimine kısa…

Kimine sabah vakti…

Kimine gece…

Bir defa daha hatırlanacak…

Dalga sesleri, kokuyu uzağa götüremeyecek…

Dokuz katlı ağaçların gölgesinde, saklanacak o koku…

Tüm şehre yayılacak saklanan bu koku…

Nota dökülürken gölgeden kâğıda…

Kâğıda düştüğü yeri yakacak o koku…

Taşların arasında sessizce dolaşırken…

Bildik bir nota…

Hep var olacak…

Renk verecek fırça darbelerine…

Kırmızıdan maviye, yeşilden sarıya, beyazdan siyaha…

Renk olacak duvarda…

Her bir nota…

Fırça darbelerine yansıyacak en sert renkler…

Siyah ve beyaz…

Toplanmayacak, karışmayacak o iki renk…

Dün ile yarın gibi…

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here