Kastamonu – Türkiye Çerkesleri (6. Bölüm)

0
140

Değerli okurlarımız,

Ahmet Cevat Benk’in hazırladığı bu araştırma dosyasında; Türkiye’de yaşayan Çerkeslerin yerleşimleri, tarihçeleri, nüfusları, ekonomileri, asimilasyon karşısındaki kayıpları gibi bilgiler paylaşılıyor.

Sizler de yaşadığınız bölgelerden ya da başka illerden bu konuyla ilgili arşiv bilgilerini ulaştırarak katkıda bulunabilirsiniz.

ahmetcevatbenk@gmail.com


Tarihçe

Kastamonu Çerkesleri genel olarak 1864 sürgünü ile İnebolu ilçesine gemi ile gelip, Küre ilçesi üzerinden devam ederek Devrekani ilçesinin Belovacık Köyü’ne yerleşen Abzeh, Ubıh ve Şapsığlardan oluşmaktadır. Bir gemi ile İnebolu ilçesine gelen Çerkesler bir süre karantinada kaldıktan sonra Kastamonu’ya doğru hareket etti. Bir süre Küre ilçesinde kaldılar. Küçük bir grup ise o dönemde Kastamonu’ya bağlı olan (şimdiki Çatalzeytin ilçesine bağlı) Kuzköy’e yerleşti. Bu köy, Sinop’un Çatalzeytin sınırındaki Türkeli yerleşkesinin ilçe olmasından sonra bu ilçeye bağlanarak Sinop nüfusuna geçmiştir.

1820 yılında Rusların Küçük Kabardey’i boşaltmaları sırasında, Kastamonu’nun Taşköprü ilçesine 50 hane kadar Kabardey yerleşmiştir. Bu Çerkesler daha sonraki yıllarda, akrabalarının Uzunyayla’da bulunması nedeniyle dönemin padişahından Uzunyayla tarafına nakillerini istemiş, padişahın oluru ile 1905 yılında Uzunyayla’ya nakledilmişlerdir.

Bölgede yapılan araştırmada Kastamonu’dan Uzunyayla’ya giden Çerkeslerin Kayseri Pınarbaşı Şerefiye ve Kılıçmehmet (Kılıçbi Hable) köylerine yerleştikleri anlaşılmaktadır. Kastamonu Taşköprü ilçesinin Olukbaşı (eski adı Masaroluk) Köyü’ne 1820 yılında gelen Kabardeylerden köyde sadece bir hane kalmıştır. Kastamonu Çerkeslerinin daha çok Sinop Çerkesleri ile ilişkileri olmuştur.

Kıyıboyu Şapsığlarıyla Unıhların 14 Muharrem’den 18 Safer 1281 (1864) tarihine değin 108 gün Küre ilçesinde kaldıklarına dair belge.

1970’li yılların sonlarına kadar Sinop Çerkesleri ile Belovacık Çerkesleri hep ilişkide oldu. Aralarında evlilikler olmuş, 1980’li yıllardaki kentleşme akımı ile Belovacık Köyü de büyük ölçüde büyük şehirlere göç verdiğinden Sinop Çerkesleri ile olan ilişki de kopmuştur.

1800’lü yılların sonunda Belovacık Çerkeslerinin bir kısmı Sinop Ayancık ilçesinin Ömerdüz ve Büyükdüz köylerine, bir kısmı Merkez Bektaşağa Köyü’ne yerleşirken, diğer bir kısmı ise Sinop ili Gerze ilçesinin Acısu Köyü’ne yerleşmişlerdir.

Küre kazası Naibi Seyyid Abdurrahman ve Lütfullah mühürlü arzuhal. (18 Mayıs 1864 Çarşamba) tarihinde İnebolu’dan 1400 Çerkes muhacirin Küre kazasına hareket ettikleri, ancak hastalarının çok olması nedeniyle 5 gün kasabada kalıp Devrekani kazasına hareket etmeleri planlanırken, İnebolu iskelesine 1220 muhacirin daha ayak bastığını belirten belge.

Acısu Köyü’ne yerleşen Çerkesler, soyadı kanununun çıkması ile birlikte kendilerine Belovacıklı soyadını almışlardır.

Belovacık’tan Sinop iline yerleşen sülaleler genellikle Nedax, Melbox, Hacımaf ve Çetawlardan oluşmaktadır.

Belovacık’a gelen Çerkesler tam da 1864 yılında Kbaada- Kızılçayır bölgesinde şiddetlenen savaş sırasında bölgede yaşayan Kıyıboyu Şapsığlarıyla Ubıhların oluşturduğu kafiledir.

Belovacık Çerkesleri 9 Zilhicce 1280 (16 Mayıs Pazartesi 1864) tarihinde 1400 kişilik kafile ile İnebolu limanına ayak bastıktan sonra bölgede 34 gün geçici olarak ikamet ettirilerek, Kastamonu’ya bağlı Küre ilçesine nakledildi. Küre’de 108 gün kaldıktan sonra ise şimdiki Devrekani ilçesine bağlı Belovacık Köyü’ne gönderildiler (19 Safer 1281 tarihli belgeden). Küre’de kaldıkları süre içinde 500 kişi hastalıktan yaşamını yitirdi. Belovacık’a yerleşen Çerkesler ağaç dallarını yararak çıtalar oluşturup örmüş ve çamurla sıvayarak evler yapmıştır. Uzun süre bu evlerde yaşadılar. Bugünlerde köyde 40-50 hane kalmıştır.

Coğrafya

Devrekani ilçesi, Kastamonu’nun kuzey tarafında yer almaktadır ve il merkezine 32 km uzaklıktadır. Belovacık köyü ise Devrekani ilçesine 30 km mesafededir.

 

Kültür

Belovacık köyünde birkaç yaşlının dışında dili kullanan kalmamıştır. Çerkes yemekleri halen yapılmaktadır. Yaşam biçimi olarak geleneklerine bağlılar. Yabancı evlilikler çok olmuştur. Yüzyılın ortalarına kadar düğünler tamamen Çerkes geleneklerine göre yapılırken son günlerde asimilasyon nedeni ile Çerkes düğünleri yapılamaz olmuştur. Sadece düğün sırasında mızıka ile 1-2 saat Çerkes oyunları oynanır hale gelmiştir. Gençler genelde büyük şehirlere gitmiş, birçoğu gittikleri yerlerde derneklerde faaliyet göstermiştir.

Köye yerleşen sülaleler

Melbox, Çetaw, Hacımaf, Kalabutko, Membrah, Hanuko, Noğey, Nedax, Dipşew.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here