Sırtımızı dayadığımız büyüklerimiz…

0
172

Sırtımızı dayadığımız büyüklerimiz… 

Bazı fotoğraflar için “konuşabilse neler anlatır” deriz ya, bu fotoğraf bir insanı ve aileyi öyle güzel anlatmış ki!.. 

Fotoğrafın ortasındaki kişi annemin amcası Thaşkuey Adil Bey… 

Ayakta olsa, ilerlemiş yaşına rağmen fotoğraftaki herkesten daha uzun, daha dik duruşlu… 

Babası ve iki ağabeyinin gittikleri cephelerden şehit haberlerinin gelmesiyle, çocuk yaşında ailenin sorumluluğunu üstlenen, kalan iki erkek kardeşinin gencecik yaşlarında ölümlerine tanık olan, yeni doğum yapan ilk eşini ve çocuklarının en küçüğünü bir delikanlıyken kaybeden Thaşkuey Adil… 

Sadece kendi çocuklarına değil, kardeşi Kamil’in anne ve babalarını hatırlayamayacak kadar küçükken kaybeden çocuklarına, yani benim anneme de baba olan Beydedem… 

Bu fotoğrafı oğlu Mehmet’in kendisini tanımamış olan torunu Ayşe Nergis gönderdi bana. ‘Halacım yazılarına bir katkı da benden’ notuyla sevindirdi. 

Fotoğraf bana Beydedemi anlatıyor. Çocukları, torunları çevresini sarmış. İlerlemiş yaşına ve güçsüzleşmiş olmalarına aldırmamışız, dizlerine yaslanmışız. O yaşında hâlâ ailesinin arkasında dimdik duruyor. 

Bir insan, ismi son kez anılana kadar ölmezmiş… Vefatının üzerinden geçen 40 yıla rağmen, bugün hayatta olan tanıyanlarının hâlâ en güzel sözlerle andığı Beydedem… 

Yer: Arzupınar (Hapajey) – Tokat. Annemin amcası, ‘Beydede’miz Thaşkuey Adil Arslan’ın çevresine toplanmış; omzuna, dizine yaslanmışız hepimiz. 

Arkada damadı Ahmet, kızları Leman, Zerrin, torunu Ömer, yeğeni annem Mahmure, önde torunları Ayşen, Jan, Özdemir, Cafer… Diğer torunlardan Fatma Ankara’da, Özer ve Mutlu çok sevdikleri ‘PATOS’ta belli ki… 

Büyük torun Ersoy ise yine kamera arkasında… (Fotoğraf makinesinin laneti… O yıllarda fotoğraf makinen varsa fotoğraflarda hiç yoksun.) 

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here