Bağımsızlık Demokrasi Özgürlük Eşitlik Birlik

Açlık, salgınlar

Hepimiz açtık. Yola çıkmadan önce annem bir çuvala mısır doldurmuştu, hep onu yedik.  

Hijyen koşulları o kadar kötüydü ki çocukların çoğu bitlenmişti. Kazakistan steplerine varıncaya kadar, yüzlerimiz soğuk ve rüzgârdan dolayı yaralarla kaplanmıştı.  

Hiç sağlık görevlisi yoktu. Bir süre sonra tifo salgını başladı, insanlar birer birer ateşler içinde can veriyordu. Her gün iş aramaya çıkıyorduk. İnguş bir aile donarak can vermişti ama gömebilmek için kürek ya da başka bir alet yoktu. Karın içine gömüldüler, bir süre sonra da kurtlar cesetleri paramparça etti. 

İnsanlar kül ya da kum kullanarak eşyalarını ve kendilerini temizliyordu. Bunları hiç unutamıyorum. 

Ayşat Mazieva 

Yazarın Diğer Yazıları

Çerkes el sanatları eserleri Bursa’da sergileniyor

“Simurg’un Küllerinde Saklı Bellek: Kadim Çerkes El Sanatları ve Günümüz Uygulamaları” sergisi, 9 Nisan’da Ressam Şefik Bursalı Sanat Galerisi’nde yapılan açılışla sanatseverlerle buluştu. Sergi süreci,...

Gönen-Manyas Çerkes sürgünü

2 Mayıs 1923’te “Sürgün Kararnamesi” ile Gönen ve Manyas’taki 14 Çerkes köyü boşaltıldı. İlk sürgün, Aralık 1922’de yapılmıştı. Türkiye Cumhuriyeti tarihinin ilk iç sürgününü Çerkesler...

Sosyal Medyalarımız

9,251BeğenenlerBeğen
2,745TakipçilerTakip Et
4,012TakipçilerTakip Et
677AboneAbone Ol

Son Yazılar

- Advertisement -spot_img