Mekân ve pozisyon belirten sözcükler

0
444

Bu yazımda bir gazete köşe yazısı için pek alışık olmadığımız tarzda bir yazı yayımlamayı düşündüm. Amacım Adıgabzede hem önemli bir yere sahip olmasına rağmen hiç de derli toplu olarak verilmeyen bu konuya dikkat çekmek hem de konunun hatalı olarak işlenmesinin önüne geçmektir. Ola ki şahsımın eksiği ya da hatası varsa bilgili kişilerin bilgilerinden yararlanmak istediğimi bilmenizi isterim. Konumuza dönelim. 

Hemen her dilde özne – yüklem ilişkileri geniş yer tutmaktadır. Yaşamın kendisi de sürekli bir devinim halindedir. Yani her şey hareket halindedir. Hareket eden yer şeyin, her oluşumun da mutlak bir öznesi vardır. Öznenin gerçekleştirdiği şey ise eylemdir. Eylem ise en basit tanımıyla durum, iş, oluş, düşünce, hareket bildirir. Örneğin kedi oturuyor,  dediğimiz zaman eylemi gerçekleştiren kedi yani bir özne vardır; bir de yapılan oturma eylemi vardır. Ancak eylem-yüklem ilişkilerinde anlatılmak istenenin netleşmesi açısından daha cevaplanması gereken birçok soru olacaktır: Nasıl, nerede, niçin, niye, ne zaman, kimin ya da kimlerle, hangi yönde, hangi pozisyonda vs. İşte çoğu kez özne-yüklem ilişkisini önemli ölçüde tamamlayan yer, yön, pozisyon (şekil) bildiren sözcük çoğu dillerde farklılık göstermektedir. Alttaki çizelge açıklamalarını verdiğim ve 13 adet bileşik yapılı sözcük kimi kişiler tarafından ‘Edat’, kimi kişiler tarafından da ‘Zarf’ olarak sunulmaktadır. Oysa bunlar alışık olduğumuz edat ve zarflardan da farklıdır. Çünkü bahsedeceğimiz bu kelimeler anlamlı, çekimlenebilen, olumsuzluk ve soru eklerini alabilir kelimelerdir.  

Önce Adige dilinin şu önemli özelliğini iyi bilmemiz gerekir: Adigecede kelimeler insana kendisini anlatır. Adeta konuşurken kelimeler resim çizerler. Bazı dillerde olduğu gibi nedensizlik ilkesine pek rastlanmaz. Anlatılmak istenen durumda bir değişiklik olmuşsa onu izah eden kelimede de bir değişiklik meydana gelebilmektedir. Yani dil insana kendini anlatabilmekte ve anlaşmazlıklar da ortadan kalkmaktadır.  

Bütün dillerde cisimler üç ayrı pozisyonda bulunmaktadır: Yatma, oturma ve dikilme. Adigecede mekân ve pozisyon belirten bu kelimelerle bir cismin önce nerede, nasıl bir yerde bulunduğunu, sonra da hangi şekilde var olduğunu anlayabiliyoruz. Cismin gerçekte bulunduğu yer her zaman gerçek anlamda mekânsal veya coğrafi bir yer olmayabilir. Bu yer bir masanın üstü olabileceği gibi bir çivinin ucu, cebin içi, su, yatak, ekin, kalp, zihin vs. de olabilir. Ancak bazen gerçek anlamda kullanıldığı gibi bazen de mecazi anlamlarda  kullanılmaktadır. Örneğin çalışmayan biri için Lajerep şılh / Çalışmıyor, yatıyor, dediğimiz zaman gerçekte yattığını değil, çalışmadığını kastederiz.  

Tespit edebildiğim kadar, лъ, с, т sesleri, dilimizde mekânsal anlam taşıyan 13 ayrı kelimeyle birleşerek pasiflik anlamı kazanır. Aktif haldeki fiillerle birleştiklerinde ise dilin mevcut eylem sayısının 13 katına çıkmaktadır. Adıgabzede (Çerkesçe) lh – лъ sesi yatma, s – с sesi oturma, t – т sesinin dikilme anlamını kattığını unutmayınız. Bu 3 sesin başına gelen diğer 13 ses ise mekânı bildirmektedir. Temelde bu sesler birer kelimedir. Ne var ki yalın halleriyle kullanılmadıkları için bir başlarına kelime olma özellikleri kaybolmuş gibidir. Bir şeyin nerede ve hangi durumda olduğu ile birlikte sadece VAR anlamı katan bu (13 x 3 = 39) kelimeler, diğer kelimelerde olduğu gibi şahıs eklerini başa, kip eklerini ise sona almaktadır. Olumsuzluk eki ile soru eklerini de sona almaktadır. Yani Adigabze hem prefix hem de suffix alan bir dildir.  

Adıgabzede bir şeyin varlığını belirtmek istediğimiz zaman şı – щы kelimesini apostroflu şekilde okuruz.  şı’ – щы| (var) şeklinde söylenir. Bu durumda mekân ve pozisyon söz konusu değildir. Doğrudan Türkçedeki var kelimesi söylenmiş olur. 

Şimdi pasif pozisyon bildiren bu 3 sesin birleştiği mekân bildiren sözcüklerin ilkini ele alalım. Ancak bu maddede konu daha detaylı anlaşılması için 3 pozisyon alt alta verilmiştir. Diğerlerinde ise yan yana verilecektir.  

 

1- ЩЫ: Genel ve coğrafi anlamda yer ve var olma kavramı  Yatay pozisyon. (yatma durumu) – (лъ – Lh) 

Adige dilinde kelimeye щы / sch sesiyle mekân, лъ – Lh sesiyle de pozisyon anlamı katılmaktadır. Burada, лъ – Lh katı somut ya da iskeleti olan varlıklarla cansız varlıklar için kullanılmaktadır. Sıvı ve gaz tarzı varlıklar için ise kullanılmamaktadır. 

Burada щыл, bir şeyin yatar pozisyonunda var olması hali, demektir. Gerçekte yatma anlamında kullanıldığı gibi yatar pozisyonda var olma anlamlarında da kullanılmaktadır. Eğer dik duran bir eşya değilse eşyanın var olduğunu belirtirken yine sesi kullanırız. Türkçede, yan gelip yatma, diye ifade ettiğimiz çalışmama durumunu mecazi anlamda yine şılh – щылъ kelimesiyle dile getiririz.  

Örnekler:  

a. Oturma pozisyonu (Oturma durumu) 

Mekân bildiren kelime Pozisyonu bildiren ses Adigece Türkçe 

Burada щыc gerçekte oturma anlamında kullanılmaktadır. Canlıların dışında az kullanılır. Örneğin yığın ya da kütle halinde olan cisimler için kullanılır. 

Örnekler:

b. Dikilme pozisyonu (Dikilme durumu) 

Mekân bildiren kelime Pozisyonu bildiren ses Adigece Türkçe 

Burada щыт gerçekte dikilme anlamında kullanılabildiği gibi canlıların dışındaki diğer varlıklar için de yaygın bir şekilde kullanılır. Sis, herhangi bir kabın içinde bulunan sıvı isimleri bildirirken de T ekinden yararlanılır. 

Örnekler:  

Щы kelimesinin, genel ve coğrafi anlamda yer ve var olma kavramının dışında mekân bildiren diğer 12 kelimeyi de burada ele alacağız. Aşağıda verdiğimiz bu 12 kelimeye yine yatma pozisyonu için lh – лъ, oturma pozisyonu için s – с, ve dikilme pozisyonu için ise t – т sesleri gelecektir. 

  

2- Те: Kelimeye üst mekân anlamı katar. Sıvı ve sis tarzı maddeler için de, kaba dolarken yükselmesinden kaynaklı olsa gerek, rahatlıkla kullanılabilmektedir. 

Mekân bildiren kelime Yatma pozisyonu Oturma pozisyonu Dikilme pozisyonu 

Örnekler:  

– Бжэмышхыхэр 1анэм телъых. 

Kaşıklar sofranın üstünde. (Yatay poz.) 

– джэтыуэр щэнтым тес. 

Kedi sandalyenin üstünde. (Oturma poz.) 

– Хьамэщым мэлхэ тет. 

Harmanda koyunlar var. (Dikilme poz.) 

– Непэ пшагъо тет.   

Bugün çok sis var. (Üst ya da yukarı poz) 

  

3- К1э: Kelimeye alt, dip mekân anlamlarını katar. Sıvı ve sis tarzı maddeler için de, yerinde geldiğince kullanılır. 

Örnekler:  

– Дэфтэрэ тхылъым ик1эгъ к1элъ.  

– Defter kitabın altındadır. 

– Иджырэ къэс чъыг жьаом тык1эсыгъ.  

– Şimdiye kadar ağacın altında oturduk.  

– Джэтыу щырэ 1энэ  к1эгъым к1эт/  

– Kedi yavrusu sofranın altında (dikilerek bulunuyor). 

– Чъэмэр дэпкъ лъапсэм к1элъырыс. 

– İnek duvarın dibinde oturuyor. 

  

4- Дэ: Kelimeye ara yer, mekân anlamlarını katar. Sıvı ve sis tarzı maddeler için de yerinde geldiğince kullanılır. Yerleşim birimlerinde, coğrafi ara yerlerde, dolap ve raf tarzı ara yerlerde var olma durumlarında kullanılır. Örneğin üst raflar için Te kullanılırken ara raflar için ise De kullanırız. 

Örnekler:  

– Бэщэр шхылъэм дэлъ.  

Sopa haftın içinde. 

– Сэ къалэм сыдэс. 

Ben şehirde oturuyorum (yaşıyorum). 

– Хатъэм чъыгыхэ дэтых. 

Bahçede ağaçlar var.  

– П1эхэ дэлъып1эм дэлъых.  

Yataklar yüklüğün arasında (içinde). 

Adigecede Дэ / de, fiil olarak kabul etme anlamındadır. Kabul ile bir şeyi arasına alma mantıken aynıdır. Araya bir şeyi alan aslında onu kabul etmiş demektir. Örneğin cevizgiller Дэ’dir. Ceviz kabuğu, iç kısmı sarmalamaktadır. Büyük oluşu da anlama eklendiğinde дэшхо / ceviz, büyük kabul;  дэжьи / fındık, küçük kabul diye yorumlayacağımız tanımlamalar söz konusudur. 

Bundan sonrakileri ise konuyu fazla uzatmamak adına çizelge halinde veriyorum. 

  

Mekân ve pozisyon belirten sözcükler çizelgesi. Pasif biçimleri 

Adige dilinde fiilde kip kavramından önce Mekân ve Pozisyon Bildiren Sözcükleri vermek de oldukça önemlidir. Çünkü eylemin hangi pozisyonda ve hangi mekânda gerçekleşeceğini bildirir. Bu da anlatılan şeyin anlaşılmasını berraklaştıracaktır. Örneğin götür (hı-хьы) dediğimiz zaman neyin nereye götürüleceği belli değildir. Yani adres ya da götürülenin konacağı ya da akıbeti hakkında herhangi bir durum belirtilmemektedir. Bu eksiklikleri belirtmek için ek zihinsel kelimeler üreterek eklemeniz gerekmektedir. Bu da günlük telaşeler içerisinde her zaman unutulmaya müsaittir. Bu, dil felsefesi açısından önemlidir ancak burada daha fazlasına gerek görülmemektedir. 

Yukarıda verilenler pasif durumdadır. Ancak 13 mekân bildiren sözcüğe devinim bildiren diğer fiiller getirilerek yapılabilmektedir. Ancak o çalışma geniş yer tuttuğu için ikinci bir bölüm olarak ele alınması da sağlıklı olacaktır. 

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here