Bağımsızlık Demokrasi Özgürlük Eşitlik Birlik

Tarihi ve kültürel mirası güncel ticaret ile yorumlamak… Korumak mı?

Bodrum Yarımadası, tarihöncesi dönemlerden bugüne, iç bölgeleri ve doğal sığınma limanlarıyla, tüm uygarlıkların, genellikle denizyoluyla yapılan ticaretin merkezi olmuştur. Bu alan antikçağdan beri sürekli yerleşim alanı olmuştur. Bütün bu zenginlikleriyle günümüze ne getirebilmiştir?  

Bodrum Antik Halikarnassos kenti zamanının dünyada beşinci büyük kentiydi. Böyle tarihi bir kente bugün baktığımızda neler görüyoruz?  

19. yy’dan kalma sur üzerindeki oto lastikçisi, birinci derece sit alanı üzerinde yapılmış 20 daireli site, inşaat malzemeleriyle iç içe, tahrip edilmiş, tarihi sütunları ve kalıntıları yerde terk edilmiş halde bekliyor. Bodrum’un tarihi stadyumu üstünde şimdi sanayi sitesi var. Bu yetmiyormuş gibi, birinci derece sit alanı üzerinde, büyük platform olarak tanımlanan yerde de ikinci küçük sanayi sitesi yapıldı. Tüm bunlar birinci derece sit alnında kanunlara ve yönetmeliklere aykırı yapılırken, dünyada eşine az rastlanacak ve gerçekten çok tartışılması gereken bir uygulamayla Bodrum Turgutreis yolu üzerinde yer alan CarrefourSA mağazasının içinde, köşede antik mezarlardan birini görmek de mümkün. Dünyada ve Türkiye’de son dönem uygulanmakta olan bu tür projeler ciddi tartışmalar da yaratmakta. Binlerce yıllık tarihi kültürel miras, bir anda bir otelin alt katında seyre sunuluyor. Veya bir hastanenin kafeterya bölümünün önünde cam çerçeveler içinde görülüyor. Burada arsa sahiplerinin koruma adına yaptıkları girişimler ballandıra ballandıra anlatılırken, girişimcinin ticari yatırımı ve devamlılığı hakkında hiç söz edilmiyor. Oysa bu alanlarda açık hava müzeleri de pekâlâ oluşturulabilir ve halka bu amaçla da açılabilirdi. Elinde alışveriş arabasıyla bir an önce mağazadan alacaklarını alıp çıkmak isteyen müşteri, sergilenen antik mezar odasının satılan mallar arasında yok olması, sahipsiz ortada dolaşan çocuklardan başka kimsenin ilgisini çekecek bir konumda olmaması, binlerce yıllık bu antik mezar odasının korunması anlamına mı geliyor?

Bu antik mezar odasının kısa bir tarihine bakacak olursak; MÖ 3. yy ile MS 2. yy arasında kayaya oyulmuş mezar odası olarak kullanılmış. 2 bin 300 yıllık tarihi sürecinin içinde mezar soyguncuları tarafından da soyulmuş. Mezar odasında altı adet lahit bulunmuş. Ve insan iskeletleriyle ölülere armağan olarak konulan amfora ve seramik kap parçalarına rastlanmış. Bu antik mezar odasının koskoca bir alışveriş merkezinin köşesinde, üzerinde takılı tabelada yazan “Antikçağa ait bir yapı ile günümüz modern yapısının buluştuğu bir noktadadır. Ülkemizde bu tür koruma ve sergilemelerin nadir örneklerinden biridir” ifadesi de tarihi kültürel mirasa karşı yapılan saldırıyı adeta alkışlar gibidir. Bu antik mezar odasının bir alışveriş mağazasının köşesinde hiçbir anlam ifade etmeyecek bir şekilde yer alması, satılık malların ve fiyat etiketlerinin karmaşası içinde, sözüm ona halka açık olması tirajikomik bir olaydan öte değildir. Hatta önünde tanımlayıcı tabelası olmazsa, buranın çocuklara oyun odası gibi yapılmış ilginç bir köşe olduğu kanaati daha yaygın olur.  

Nasıl oldu? Bu alana bu yapı nasıl yaptırıldı? Burası sit alanı değil miydi? Bu bulgulardan sonra korumaya alınması gerekmiyor muydu? Tüm bu sorulara çıkan yanıt şu; Kültür Bakanlığı Anıtlar ve Müzeler Genel Müdürlüğü’nün özel izniyle DEKA ve GİMA’nın katkılarıyla Bodrum Sualtı Teknoloji Müzesi Müdürlüğü tarafından kazısı yapılmıştır. Bu örnekler Türkiye’de gittikçe çoğalacaktır. Bundan hiç kimsenin şüphesi olmasın. Bu yol ile birçok korunması gerekli alanda, sit alanlarında, tarihi ve kültürel mirasın korunması gereken yerlerde, yapı yasağı da bir şekilde delinerek, sözüm ona yeni koruma anlayışıyla bu değerler alkışlarla yok edilecektir. Bunun değerlendirmesini yaparken, kimlerin ne amaçla neyi, nasıl koruduklarını ve kazılarla elde edilen tarihi eserlerin envanterinin nasıl yapıldığını, nerede saklandığını biraz araştırırsanız bu uygulamanın ne kadar da onlar adına kurtarıcı ve kârlı bir yatırım olduğunu, kayıplar adına da ne kadar geri dönülmesi mümkün olmayacak bir şekilde yitirildiğini göreceksiniz. 

Yazarın Diğer Yazıları

İstanbul Acıbadem’de metro hattı üzerine katlı otopark kıyağı

Türkiye’nin her alanında imar rantına karşı halkın verdiği mücadeleye rağmen, öncelikle büyük kentlerdeki ranta karşı durmak oldukça zor. “Acıbadem Direnişi” zor olanı başarmak için...

21 Mayıs Büyük Çerkes Sürgünü ve Soykırımı üzerine!

21 Mayıs 1864’ten bu yana tam 160 yıl geçti. Bu sürece nasıl gelindi? Uzun soluklu savaşların, sürgünlerin nasıl yorumlandığı, anlatılıp anlatılamadığı geleceğin belirlenmesi adına...

Kentlerin ölümü

9 günlük bayram tatilinde Türkiye’de tam 35 milyon kişi yer değiştirdi. Bir başka deyişle yaşadıkları alandan başka kentlere, yerleşimlere gitti. Bu devasa göç birçok...

Sosyal Medyalarımız

4,890BeğenenlerBeğen
1,353TakipçilerTakip Et
4,000TakipçilerTakip Et

Son Yazılar

- Advertisement -spot_img