BM: 50 milyon kişi ‘modern köle’

0
63

Birleşmiş Milletler’e (BM) bağlı Uluslararası Çalışma Örgütü (ILO) ve Uluslararası Göç Örgütü’nün (IOM) “Modern Kölelik Üzerine Küresel Tahminler Raporu”nda, 2021’de modern kölelik, zorunlu evlilik ve zorla çalıştırılma verileri paylaşıldı. 

Rapora göre, 2021 itibarıyla dünyada yaklaşık 50 milyon kişi ‘modern kölelik’ koşullarında yaşıyor. Bu sayı, önceki 5 yıla göre 10 milyon kişinin daha modern köle olduğu anlamına geliyor. 

  

Kadın ve çocukların mağduriyeti 

Modern kölelik tabiri, tehdit, şiddet, zorlama, hile, gücün suistimal edilmesi gibi nedenlerle kişilerin istismar edildikleri duruma karşı koyamaması ve mevcut durumlarını terk edemediği koşulları tanımlamak için kullanılıyor. 

Modern kölelik günümüzde, konfeksiyondan tarım işçiliğine, madencilikten seks işçiliğine birçok sektörde kendisini gösteriyor. 

Modern köleliğin dünyanın hemen hemen her ülkesinde görüldüğü ve herhangi bir dini veya etnik bağlılıkla sınırlı kalmadığının altı çizilen raporda, zorla çalıştırılma ve evlilik vakalarının en az yüzde 52’sinin üst orta ve yüksek gelirli ülkelerde var olduğu bilgisi paylaşıldı. 

Rapora göre dünya genelinde 3.3 milyonu çocuk olmak üzere 27.6 milyon kişi zorla çalıştırılıyor. Zorla çalıştırılan çocukların yarısından fazlası cinsel suistimale maruz kalıyor. 

Dünya genelinde 22 milyon kişi ise zorla evlendiriliyor. Bu kişilerin çoğunluğunu kadınlar oluştururken, çoğu mağdur 15 yaşından önce zorla evliliğe maruz bırakılıyor. 

  

“Herkes elini taşın altına koymalı” 

Durumun giderek kötüleşmesinin “şok edici” olduğunu söyleyen ILO Genel Direktörü Guy Ryder, ” “Hiçbir şey, insan haklarının bu temel suistimalinin devam etmesini haklı çıkaramaz. Yapılması gerekenleri biliyoruz… Herkes elini taşın altına koymalı. Sendikalar, işveren örgütleri, sivil toplum ve sıradan insanların hepsinin oynaması gereken kritik roller var” dedi. 

Raporda modern köleliğin sadece yoksul ülkelerle sınırlı kalmadığı vurgusu yapılırken, bu sayının artmasında dünya genelindeki COVID-19 pandemisinin yoksulluğu artırması, silahlı çatışmalar ya da savaşın kötü koşullara yol açması ve iklim krizinin etkili olduğunun altını çizdi. 

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz