14 Mart Tıp Bayramı

0
528

Doğumumu yaptıran hekimin ismi Gündüz imiş, çok saygın ve sevilen bir hekimmiş… Annem ismimi Gündüz koymayı düşünmüş, ismimi sonradan hemşire önerileri arasından dayım “Okan” olarak seçmiş… İlk ismim, dede adım Hasan… İsmim Gündüz olmasa da, yaşamım hep aydınlık geçiyor… Her iki ismimi severek kullanıyorum…

İlk hekim tanışıklığım isminden olsa da, aklımda kalan, anneanne-dede evinde ateşlenince, Fenerbahçe Stadı’ndan neredeyse Altıyol’a kadar, koca çocuğu taşıyan annem ve önünde teyzem, yürüyerek o muayenehaneyi aradık durduk -hâlâ o sokaktan geçerken bakarım oraya-, bir bodrum dairesinde beyaz hasta yatağı ile doktor amca karşıladı bizi…

Artık şimdi ismini biliyorum, metal abeslangı temizlemek için önce bir pamuğu yakarak ısıttı, sonra soğuk suya soktu, boğazıma bakacaktı, merak etme sıcak değil, canın yanmayacak dedi. Elimle tutmama izin verdi, metalin soğuk olduğuna elimle ikna olduktan sonra boğazıma bakıldı…

Sonra, çok hekim tanıdım, çoğu iz bıraktı bende… Son yirmi senedir ise daha da yakından tanıdım…

Hekimleri nasıl tanımlayabilirim bilmiyorum…

Neden bir insan hekim olur… Bir insana dokunmak, iz bırakmak, dua almak, dünya varmış dedirtmek içindir herhalde…

Hekim, Arapça hkm kökünden geliyor; yani hekim, hâkim, hüküm…

Âdil, karar veren, uygulatan…

‘Hastane önünde incir ağacı, doktor bulamadı derdim ilacı…’

İsmi sözde, şarkıda, şiirde ve yazıda…

Yüreğimizi, göğsümüzü can kulağıyla dinleyenlere, bir defa daha minnetle…

Hekimin hükmü hep geçsin…

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz