‘Biz kızımızı almaya geldik!’

0
401

 Öncesini bilemem, biz Finlandiya’dan Dubai’yi arayan bir Suriyeli Çerkes vasıtasıyla haberdar olduk Albina’dan. Dubai’den arayanlar Rasulayn’da hapishaneye düşmüş Maykoplu bir Çerkes kadın olduğunu söylemişti.

Albina aylardır, beş çocuğu ve torunu ile hapishanede çok zor şartlarda hayat mücadelesi veriyordu. Yanlış bir rüzgâra kapılıp ülkelerini terk etmiş, Türkiye’ye gidiyoruz diye çıktıkları yolda kendilerini Suriye’deki olayların içinde bulmuşlardı. Eşi çatışmalarda öldürülen Albina, ona ait olmayan bir savaşın tam da merkezinde bir hapishanedeydi artık…

Janserey’in annesi, aldığı haber karşısında ne yapacağını bilememişti, kimden yardım istesek diye düşünürken, aklına 2011’de Esad rejimi tarafından hapse atılan abisi İbrahim geldi, “İbrahim’i kurtaramadım, belki Albina’yı kurtarırım” deyip o gece oturdu telefonun başına…

Ne de olsa İhsan Çetaw’ın kızıydı o, “Olmaz çok zor, ne işi varmış oralarda… Gitmeseymiş!” dedilerse de o pes etmedi ve 2 gün süren yoğun telefon görüşmeleri neticesinde Rasulayn’daki Çeçenlere ulaştı.

Janserey’in annesi bir yandan Çeçenlerden yardım isterken bir yandan da Ankara’daki dostlardan bu konuda harekete geçmelerini istemişti. Ne de olsa Albina’nın hiçbir suçu yoktu, şartlar onların Maykop’tan çıkmalarına sebep olmuş, yanlış kararlar sonunda da kendilerini hapishanede bulmuşlardı…

O, Ankara’yı ikna etmeye çalışırken, Çeçenler çoktan hapishanenin yolunu tutmuştu. “Biz kızımızı almaya geldik!” diye hapishaneye giden Çeçen topluluk karşısında görevliler ne yapacaklarını şaşırmıştı. Gece ortam biraz gerilse de muhafızlar hapishanenin 3 kat altında unutulmuş Albina’nın artık yalnız olmadığını biliyordu…

Rasulayn’daki Çeçenler onu konuşmaya başlamış, “Biz kızımızı almaya geldik!” sözü çoktan hapishane duvarlarını aşıp tüm kasabaya yayılmıştı. Muhafızlar, Çeçenleri yatıştırmaya çalışırken Janserey’in annesi Ankara’daki dostları tekrar rahatsız etmişti; bu sefer o da aynı kelimeleri kullanıyordu;

‘Biz kızımızı almaya geldik!’

Ankara’daki güzel insanlar Janserey’in annesinin ısrarına kayıtsız kalmadı ve devreye girerek Albina ve çocuklarının kapıda bekleyen Çeçenlere teslim edilmesini sağladılar.

Gece yarısı hapishaneden çıkan Albina’nın ilk işi telefona sarılarak İstanbul’u aramak oldu. Albina o zamana kadar hiç görmediği, varlığından bile haberdar olmadığı bir başka Çerkes kadın ile konuşmaya çalışıyor, ama ikisi de ağlamaktan tek kelime bile edemiyordu. Janserey’in annesinin bu kadar iyi Çerkesçe konuştuğunu bilmiyordum, Albina ile yarım saate yakın sohbet ettiler. Ona “Hiç merak etme artık güvendesin, Çeçenlerin misafiri olacaksın” dediğinde benim tüylerim ürpermişti.

Janserey’in annesi Albina ve çocuklarını hiç görmediği Çeçenlere emanet emişti. Çeçenler ise daha hapishane yoluna düştüklerinde onun için kendi mahallelerinde bir daire hazırlamıştı. Albina’yı hapishaneden alacaklarına emindiler…

Albina telefonu kapatırken Janserey’in annesini görmek istediğini ve onu Rasulayn’a beklediğini iletti. Hepimiz bu davete şaşırmıştık, Janserey’in annesi 2010’dan beri Suriye’ye gidememiş, anne ve babasını dahi görememişti. Gece boyu gidip gitmemek arasında kaldı, kendini Albina’nın yerine koymuş olsa gerek, 2 saat sonunda valizini hazırlamıştı. İstanbul’dan Urfa’ya uçacak, oradan da sınırda Çeçenler ile buluşup Rasulayn’a geçeceklerdi.

Çetawların kızı, sabah 5 uçağı ile yola çıktı, havalimanına onu bırakırken rahmetli babasının onunla ne kadar gurur duyduğunu söyledim. Ona söyleyemesem de ben de onunla çok gurur duymuştum.

Çeçenler onun yola çıktığını duyunca “Ayıp, burada beklenmez!’ deyip havalimanına kadar gelmişti, artık o da emin insanlar arasındaydı. Vakit kaybetmeden sınırı geçip Rasulayn’daki Çeçen mahallesine gittiklerinde, Albina Çeçen kadınlarla sofrayı hazırlamış onu bekliyordu. 160 yıl önce birbirlerinden koparılan iki Çerkes sülalenin kızları Rasulayn’da bir Çeçen mahallesinde buluşmuşlardı…

Janserey’in annesinin artık 3 değil 4 kız kardeşi var. “Biz kızımızı almaya geldik!” diyen Çeçenler ve burada ismini veremediğim tüm güzel insanlar, Albina’yı mutlu ettiğiniz kadar sizler de mutlu olun. Allah sizlerin ayağına taş değdirmesin…

Vicdan ve cesaretin timsali Çerkesler, ayağa kalkın!

Rasulayn’ın Çeçenleri kızımızı getiriyor…

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz