Bağımsızlık Demokrasi Özgürlük Eşitlik Birlik

ANALİZ: Saharov’a özlemle

Andrey Saharov dev bir isimdi. Yaşamını bugünkü Kremlin rejimiyle taban tabana zıt değerlere ve ilkelere adamıştı.

Anısını yaşatmak gerekiyor.

Saharov 36 yıl önce bugün (14 Aralık) hayatını kaybetti. 68 yıllık ömrüne beş Sovyet lideri sığdı. Bazıları onu onurlandırdı, bazılarıysa cezalandırdı.

“Sovyet hidrojen bombasının babası” olarak bilinirdi. Sovyetler Birliği’nde insan hakları savunuculuğunun simgesiydi.

1975 yılında Nobel Barış Ödülü’nü kazandı. İnsan hakları, silahsızlanma ve küresel işbirliği yolundaki mücadelesi sebebiyle bu ödüle layık görülmüştü.

Kremlin öfkeliydi. Saharov rejimle ters düşmüştü.

Saharov ödülünü almak için Oslo’ya gidemedi. Sovyet resmi makamlarından izin çıkmamıştı. Ödülü onun adına eşi Yelena Bonner aldı.

Saharov, 1948 yılında hidrojen bombası üzerinde çalışmaya başlamıştı. ABD’nin nükleer tekelini kırmanın önemli olduğuna inanıyordu.

50’li yılların sonunda ise silahlanma yarışının olası sonuçları hakkında Sovyet yetkililerini uyarmaya başladı.

Hatta tarihin en büyük termonükleer bombasının test edilmemesi için Nikita Kruşçev’e yalvardı.

Bombanın caydırıcılığı kanıtlamak için yeni bir denemeye gerek yoktu. Milyonlarca suçsuz insanın zarar görmesinin önüne geçmek gerekiyordu.

Kruşçev’den olumsuz yanıt almasına rağmen Saharov “Çar Bombası” üzerinde çalışmaya devam etti. Daha az radyasyon yayacak bir bomba üretmek istiyordu.

“Çar Bombası” 1961 sonlarında patlatıldı. Viyana’daki Kruşçev-Kennedy zirvesinin ve Berlin Duvarı’nın tamamlanmasının hemen ertesiydi.

Nükleer denemelere sınır getiren uluslararası moratoryum çiğnenmişti.

Saharov “Güler Yüzlü Sosyalizm” arayışına (Çekoslovakya, 1968) kayıtsız kalmadı. Uzun bir yazı kaleme aldı. Yazı “İlerleme, Barış İçinde Bir Arada Yaşama ve Entelektüel Özgürlük Üzerine Düşünceler” başlığını taşıyordu.

Yazı silahlanma yarışının durdurulması ve gezegenin kurtarılması maksadıyla Sovyetler Birliği ve Amerika Birleşik Devletleri’ne temsil ettikleri sistemlerin en iyi yanlarının harmanlanması için çağrıda bulunuyordu.

Çağrı “Saharov Doktrini” adını alacaktı.

Metin kısa zamanda bir Samizdat (Sovyet yeraltı yayınları) klasiği haline geldi. Hızla yayıldı, çok sayıda insan tarafından okundu.

Sovyet makamlarının tepkisi şiddetli oldu. Metin bir Hollanda gazetesinde yayımlanınca resmi yetkililer Saharov’dan yazıyı sahiplenmemesini talep ettiler. Saharov bu talebi reddetti.

1968 yılının temmuz ayında “Görüşler”, The New York Times gazetesinde yayımlandı. Sonra da kitap haline getirildi.

 

14 Aralık 2025

 

 

Yazarın Diğer Yazıları

Analiz: 100. yıldönümü yaklaşırken

Askerileşme, kemer sıkma politikası ve emperyalist saldırganlık dünya çapında tırmanıyor. Filistin’den Latin Amerika’ya, Afrika’dan Asya’ya halklar ve hareketler işgal, sömürü ve kolonyal baskı ile...

Çerkesleri politik özne yapmak

Çerkes olmak politiktir, doğru. Ama bizi “politik özne” yapmaya yetmez Çerkes olmak; siyasi anlam yüklenmeye açık olduğu için politiktir. Ne var ki, anlam yükleyen dışımızdakilerdir....

ANALİZ: Çerkes “olmak” politiktir

Çerkes “olan” politiktir. Yani dilim, kültürüm, kimliğim, hafızam politiktir. Ama yetmez; Çerkes “olmamın kendisi” politiktir. Üstelik en iddiasız, en apolitik halimle. Nasıl olmayayım? Tarihim onca pekiştirici...

Sosyal Medyalarımız

9,251BeğenenlerBeğen
2,745TakipçilerTakip Et
4,012TakipçilerTakip Et
677AboneAbone Ol

Son Yazılar

- Advertisement -spot_img