Temmuz 2006
Mülteci olmak zor
Biliyoruz ki mülteci olma durumu Ulusal Kurtuluş Mücadeleleri dönemlerinde yoğun olarak görülüyor. Savaşlar sonucu bağımsızlıklarını kazanamamış ülkelerin halkları, ne yazık ki mülteci konumunda yaşamlarını sürdürüyorlar. Fiili işgal altında olan, büyük acılar çekmiş ülkelerinde siyasi, kültürel haklarının engellenmesi gibi nedenlerle Kuzey Kafkasya’daki Çeçenlerin mülteci olarak yaşama sorunları vardır. Halen, topraklarından kopartılmış halklar başka başka topraklarda yaşamlarını davam ettirmeye çalışıyorlar. Alışabilmek için de aşırı çaba gösteriyorlar…
Sıpho Naje / Lale Karaoğlan
Temmuz 2007
Kültürleri yok sayanlara, darbe çığırtkanlarına, din bezirgânlarına
Çerkeslerin verecek oyu yok
Artık gözümüz açıldı!
Uzun yıllardır Çerkes halkı seçimden seçime hatırlandı. Yüzümüze “ben de Çerkesim” deyip, televizyonlarda bunu inkâr eden milletvekillerince sadece seçim önceleri ziyaret edildik. Dilimiz, kültürümüz yok olurken, asimilasyona karşı hiçbir şey yapmayanlar bize bizim mertliğimizi anlatıp, bizden oy istediler. Yıllarca kandık, yıllarca inandık. Ama artık gözümüz açıldı. Bundan böyle taleplerimizi dinlemeyen ve programına almayan siyasi partilere oy yok.
Türkiye kritik bir seçime hazırlanıyor. 22 Temmuz’da bir tarafta darbe çığırtkanları, askeri vesayet yanlıları, halkın değerlerini ve kültürünü postalla ezebileceklerini sananlar, Türkiye’de sadece Türklere yaşam hakkı olduğuna inanan ırkçılar, insanların anadilini koruma isteğinden bile bölücülük diye bahsedenler, ülkeyi Türk-Kürt boğazlaşmasına sürüklemek isteyenler ile bunları yapanlara karşıymış gibi gözüküp aslında demokrasi ve insan haklarından hiç nasiplenmemiş, sadece kendilerine demokrat din bezirganları ve onların partileri; öte tarafta ise emeği ile geçinenlerin, ezilen kültürel ve dinsel azınlıkların mensuplarının, farklı milliyetlerden yurttaşların, ayrımcılığa maruz kalan kadınların, geleceksizleştirilmiş gençlerin umudu ve temsilcisi olmaya çabalayan Baskın Oran, Ufuk Uras ve Akın Birdal gibi bağımsız adaylar var.
Biz Çerkesler artık bizim varlığımızı ve haklarımızı tanımayan, dilimizi, kültürümüzü koruyup geliştirmek için gerekli şartları sağlamayan, bizi bu ülkenin eşit haklara sahip ama farklılıkları olan yurttaşları olarak görmek istemeyen, çoğunluğu darbe çığırtkanı, askeri vesayet yanlısı, ırkçı, kafatasçı partilere oy vermemek niyetindeyiz.
Biz Çerkesler asgari olarak ve en kısa zamanda;
• Varlığımızın ve kültürümüzün resmi düzeyde tanınmasını,
• Dilimizin ve kültürümüzün asimilasyona karşı korunması için başta anadilde eğitim hakkı olmak üzere kültürel ve demokratik haklarımızın verilmesini,
• Anavatan Kafkasya ile sürgün dolayısıyla kopartılan tarihsel bağlarımızın yeniden kurulması için çifte vatandaşlığımızın önündeki engellerin kaldırılmasını,
• Bir dönem Meclis’e sunulan, Çerkeslerin 19. yüzyılda uğradıkları soykırım ve sürgünün tescili için girişimde bulunulmasını,
• Çeçenya’da süren kirli savaşa ve Abhazya’ya yönelik ambargoya sessiz kalan Türkiye’nin bu yanlış politikasının değişmesini, Türkiye’ye sığınan Çeçen soydaşlarımıza mülteci statüsünün sağlanmasını,
• Kendi dilimizde isim-soy isimlerimizi almamızın önündeki kanuni ve bürokratik engellerin kaldırılmasını talep ediyoruz.
Biz Çerkesler, 22 Temmuz seçimlerinde yukarıda saydığımız taleplerimizi sahiplenen ve bizi kimliğimizle tanıyan, sorunlarımızı Meclis’e taşıma sözü veren, verdikleri sözü tutacaklarına dair geçmişleri ve mücadeleleri referans olan adaylara oy vereceğimizi ilan ediyoruz.
Temmuz 2008
Ergenekon Operasyonu Türkiye’yi salladı
Uzunca bir süredir askıya alınmış bulunan Ergenekon dosyasının1 Temmuz’da yapılan ve aralarında iki emekli orgeneral Şener Eruygur ve Hurşit Tolon’un da bulunduğu çok sayıda sanığın gözaltına alındığı operasyonla yeniden açılması, neredeyse siyasal yelpazenin tümünü kapsayan bir tartışmaya yol açtı. Danıştay baskını, Cumhuriyet Gazetesi’nin bombalanması ve Hrant Dink cinayetinin gerisinde Ergenekon çetesinin olduğu iddiası, Nokta dergisini kapattıran darbe gündemli günlüklerin yeniden ifşası gibi gelişmeler toplumun geniş bir kesiminin kafasını fazlasıyla karıştırdı…
… AKP’nin demokrasi anlayışı yeterince teşhir olmuştur. Ergenekon çetesi de tek başına hükümete karşı örgütlenmiş darbe yanlısı bir çete değildir. Bu çetenin ortak paydası Türkiye halklarına karşı düşmanlıktır…
Temmuz 2009
Bir politik güldürü örneği:
“Sululuk yapmayın!”
Türkiye’nin gündemi son bir aydır ‘sivilleşme’ye kilitlendi. Önce CHP Genel Başkanı Deniz Baykal sürpriz bir çıkış yaparak “Geçici 15. maddeyi kaldıralım” deyiverdi. 1980 darbesinin acısını yaşamış kitlelerin yıllardır talebi olan bu öneriye AKP’den de aynı şaşırtıcılıkta bir tepki geldi: “Sululuk yapmayın!” Bu ‘ciddi’ siyasi atmosfer, CHP ile AKP arasında tam bir pehlivan elensesine dönmüştü ki, bu kez de ortaya “belge-kâğıt parçası” tartışması çıktı…
Temmuz 2010
Güven bunalımı
Cenevre’de Gürcistan krizi
Cenevre Görüşmeleri’nde, Gürcistan’ın ‘saldırmazlık’ anlaşmasını imzalamaya yanaşmaması üzerine kriz yaşandı. Görüşmelerden çekilen Abhazya, çeşitli temasların ardından 27 Temmuz’daki 12. oturuma katıldı. Ancak son oturumda da ilerleme sağlanamayınca görüşmelere ara verilerek, ekim ayına ertelendi…

Temmuz 2011
BU ‘DİL’ HERKESİ VURUR
Seçimler boyunca süren gergin ortam, “Boykot krizi” ve Silvan olayı ile tırmandı. Başbakan Erdoğan’ın bu tansiyonu düşürmek yerine tam aksini yapması ve Kürt siyasetçileri hedef tahtasına oturtarak 90’lı yılların güvenlik konseptine dönüş işaretini veren açıklamaları bazı odakları da harekete geçirdi. Bu gergin zemini fırsat bilen faşist gruplar şehitleri bahane ederek, pek çok kentte Kürtlere saldırmaya başladı. Bu siyasi tablonun yalnız Kürtleri ilgilendirmediği, tüm farklı kimlik, kültür ve inançların da baskı altına alınacağı bir sürece girildiği anlaşılıyor…
Temmuz 2012
Reform mu, yasak savma mı?
Hükümetin anadillerin seçmeli ders olarak okutulabileceğini açıklamasının ardından, tartışmalar çok boyutlu olarak sürüyor. Kimi kesimler, bunun sunulduğu gibi ileri bir adım olmaktan ziyade, yasak savma kabilinden ele alındığını savunurken, kimi kesimler de bazı diller için bir cankurtaran simidi işlevi olabileceğini ancak Kürtçe gibi bir dil için asimilasyonu sürdürücü etkisi olduğunu iddia ediyor.
Temmuz 2013
Vazgeçmek yok! İnadına demokrasi
Siyasal iktidarın “sivil darbe girişimi” olarak değerlendirdiği Gezi Parkı direnişi, 28 Mayıs’ta oturma eylemiyle başladı. Polisin orantısız müdahalesi ile Türkiye ve dünya gündemine oturan protestolar büyüyerek çok farklı görüşleri aynı zeminde topladı…
“Gezi, park olarak kalacaktır.”
Başbakan, dört sözcükten oluşan bu cümleyi kursaydı eğer, Türkiye bugün bambaşka şeyleri konuşuyor olacaktı. Komplo teorisyenleri diyebilirler ki “o zaman kötülüğümüzü isteyenler başka bir şey yapar yine olaylar çıkarırdı”. Der ki başbakan ve %50’si; “faiz lobisi, yurt dışı parmağı, Türkiye’yi çekemeyenler, provokasyon, üç aydır biliyoruz, …” Uluslararası oyundan söz ediliyor. Ortadoğu, Balkanlar ve Kafkasya gibi çok kimlikli, çok dinli, enerji kaynakları ve stratejik konumları ile dünyanın gözünün üzerinde olan üç coğrafyanın arasındaki Türkiye üzerinde, üstelik globalleşen dünyada, dünyaya egemen olmak isteyenlerin planlarının olmadığını kim söyleyebilir? Sanal olan dış tehdidi hep söylediler, yazdılar. Hiç somut olanla temas kurdular mı? Mikrofonu uzattılar mı? Oradaydı Gezi gençleri, yanıbaşlarında. Piyon değillerdi, içlerinde Büyük Ortadoğu Projesi eşbaşkanı olmadığı gibi projenin figüranları da yoktu. “İnadına demokrasi, inadına özgürlük” diyorlardı.
Ne Tahrir ne de Wall Street söz konusu değil. Gençler kendilerine ve bu ülkeye özgü Gezi gerçeği oldular. “Kategorize etmeyin, benzetmeyin” mesajı verdiler. Düşünce ve inanca saygı! Farklılığa saygı duymak ve farklılığına saygı beklemek! İktidarı ve muhalefeti ile politikacıların teorisini tartıştığı demokrasinin başat ilkelerinden uygulamalı örnekler verdi “a-politik gençler”, ders verdiler. Kandil gecesi ve Cuma namazı en güzel örneklerdendi. Kandil gecesi “içki yok, dua var” dediler, Cuma namazına katılanların çevresinde güvenlik çemberi oluşturdular. Yasal düzenleme, emir, polis zoru, toma ve biber gazı olmadan bunu yaptılar. İktidar teoride ağzından düşürmediği yaşam hakkına saygıyı uygulayan gençlerle nasıl gurur duyduğunu, onları ıslatarak, gaza boğarak, coplayarak, gözlerini kör ederek, yetmedi öldürerek gösterdi. Gezi’de gençler farklılıklara ve birbirlerine saygı göstererek bir arada yaşanabileceğini, bunun için yasal düzenleme ve polis baskısına gerek olmadığını göstermediler mi?..
Temmuz 2014
Abhazya Cumhuriyeti
Doğrudan ulaşım başlasın! Pasaportlar tanınsın!
AKP Sakarya Milletvekili ve TBMM İnsan Hakları İnceleme Komisyonu Başkanı Ayhan Sefer Üstün, Hasan Ali Çelik ve TBMM Adalet Komisyonu Üyesi Ali İhsan Yavuz, CHP Sakarya Milletvekili Engin Özkoç, MHP Milletvekili Münir Kutluata, Büyükşehir Belediye Başkanı Zeki Toçoğlu, Sakarya Üniversitesi Rektörü Muzaffer Elmas, Sakarya Sanayi ve Ticaret Odası Yönetim Kurulu Başkanvekili Günay Güneş ile Sakarya’daki Abhaz ve Kafkas derneklerinin başkanlarından oluşan bir heyet, Abhazya’ya giderek Abhazya yetkilileri ile görüşmeler yaptı…
Temmuz 2015
Affedersiniz
Barajı yıktık
2015 Genel Seçimleri sonuçlandı ve sandıktan koalisyon çıktı.
Seçimlerde, kayıtlı 56 milyon 608 bin 817 seçmenden 47 milyon 507 bin 467’si oy kullandı. 46 milyon 163 bin 243 oy geçerli sayılırken, 1 milyon 344 bin 224 oy geçersiz sayıldı. Seçime katılım oranı %83.92 oldu.
Geçerli oyların dağılımı şu şekilde oldu: AKP: %40.87, CHP: %24.95, MHP: %16.29, HDP: %13.12. Bu sonuçlara göre; AKP 258, CHP 132, MHP ve HDP 80’er milletvekili çıkardı.
Temmuz 2016
Şimdi değilse ne zaman?
Nartan Kılıç Ulusal Kültür Gençlik Merkezi; anavatan ve diaspora gençleri arasında bir köprü kuracak
Suruç Katliamı’nda yitirdiğimiz Nartan Kılıç, Nalçik’te üniversite öğrencisiydi ve anavatanda bir ev alıp yerleşme hayali vardı. Hatta yaşamak istediği evi seçmişti bile… Arkadaşları ve sevenleri onun seçtiği evi satın alarak Nartan’ın anısına bir gençlik merkezi projesi geliştirdi.
Nartan Kılıç Ulusal Kültür Gençlik Merkezi projesinin asıl yürütücüleri geçmiş ile geleceğin arasındaki şimdiyi temsil eden gençlik olacak. Projenin inşa safhası ve sonrasındaki faaliyetlerine katılım, anavatan ve diasporadaki herkese açık… İlkelerini benimseyen, faaliyetlerini beğenen herkes projenin her kademesinde yer alabilecek. Çerkes olan her birey, projenin ve Nartan Kılıç Ulusal Kültür Gençlik Merkezi’nin doğal üyesi…
Merkezin 16 ahşap misafirhanesinde her mevsim konaklama yapılabilecek. Nalçik Geçici İnisiyatifi’nin “Şimdi değilse ne zaman?” başlıklı çağrısında, “Bu çağrı anavatan gençliğinin, anadan da önce olan anavatanın diaspora gençliğine çağrısıdır” deniliyor.
Temmuz 2017
Kıyıboyu Şapsığ
Kıyım gibi ceza
“21 Mayıs anmasında ne slogan atıldı ne de poster ya da döviz vardı”
Bölge yöneticilerinin özel izni olmaksızın Şapsığların geleneksel toplu ritüeller yapmaları yasaklandı. Bu karar neden verildi? 21 Mayıs günü Golovinka’daki 250 yıllık bir ağacın altında bir dua töreni düzenlendi. Bu etkinlik her yıl yapılıyordu. Bu yılki etkinliğe yaklaşık 300 kişi katıldı. Katılımcılar Şapsığ-Xase Başkanı Ruslan Guaşo’dan dua etmesini istedi. 15 dakika süren etkinlikten sonra katılımcılar Kafkasya Savaşı kurbanları için denize çiçek atmak üzere sahile gitti. Sonrasında Aydemir Basto yasadışı etkinlik düzenlemekten 30 bin ruble, 67 yaşındaki Ruslan Guaşo ise 10 bin ruble tazminata mahkûm edildi.
Kabardey-Balkar İnsan Hakları Merkezi Başkanı Valeri Hatajuko, yetkililerin ceza vermesini saçma bulduğunu belirtti ve “Federal yasalar açısından değerlendirdiğinizde bu toplantıda dua dışında hiçbir konuşma yapılmadı. Ne slogan atıldı ne de poster ya da döviz vardı. Ruslan Guaşo’nun sağlığı bozuk, bir bacağı takma. Teyzesinin cenazesine katılamadan zorla mahkemeye götürüldü” dedi.
Temmuz 2018
Çerkeslerin kadim yurdu Kafkasya’da Anadile pranga
Rusya Federasyonu Cumhuriyetleri’nde kullanılan ulusal diller seçmeli hale getiriliyor
“Rusya Federasyonu Eğitim Sisteminde Değişiklik Yapılmasına Dair 438863-7 sayılı Kanun Taslağı”, 19 Haziran’da gerçekleştirilen ilk oylamada kabul edildi. Yasa tasarısı oylamasında 450 koltuklu Duma’da oy kullanan 377 milletvekilinden 373’ü yasanın kabulü yönünde oy verirken, 3 milletvekili çekimser kaldı, 1 milletvekili de ret oyu verdi. Kabardey-Balkarlı aktivist Martin Koçesoko, Duma’nın kararının tamamıyla “emperyal politika” olduğunu söyleyerek “Rusya her zaman küçük halklara asimilasyon politikası uygulamıştı, şimdi bunu alenen yapıyor. Ruslar dışında tüm yerli halklar dillerini ve kimliklerini kaybediyor, bir kısmı yok oluşun eşiğinde” dedi. Koçesoko’ya göre kamuoyu artık Rusya’nın sadece “kağıt üzerinde” federasyon olduğuna emin.
Rusya Federasyonu anayasasına da aykırı olan yasa tasarısı Kafkasya ve diasporada tepkiyle karşılandı.
Temmuz 2019
Kafkasya’da yaprak düşse diasporada fırtına koparmalıyız
“Xabze Xase” Başkanı Martin Koçesoko’nun tutuklanması anavatan ve diasporadaki sivil toplum kuruluşlarının tepkisini çekti
Kabardey-Balkar “Xabze Xase” adlı sivil toplum kuruluşunun başkanı Martin Koçesoko, “uyuşturucu madde bulundurmak” suçlamasıyla 7 Haziran’da tutuklandı.
Koçesoko, mayıs ayında federalizm sorunlarını tartışmak amacıyla Nalçik’te düzenlenen “Rusya Federasyonu Halkları Demokratik Kongresi” konferansına katılmıştı. Toplantının ardından Xabze Xase web sitesinde “Bölge yönetiminden birisi aileme geldi ve yukarıdan gönderildiğini, faaliyetlerimi yavaşlatmam gerektiğini söyledi” diye açıklama yapan Koçesoko şöyle devam etmişti: “Bu kişiyi şahsen tanıyorum. Onunla tanışırdık. Bu yolu seçmesi benim için sürpriz oldu. Bu nedenle, vurgulamak istiyorum: Anayasaya bağlı hareket ediyorum ve hukukun üstünlüğüne saygı duyuyorum. Kimseden gizlenmiyorum, her zaman göz önündeyim.”
Koçesoko’nun tutuklanması anavatan ve diasporadaki sivil toplum kuruluşlarının tepkisini çekti. Türkiye, Rusya, Abhazya, Azerbaycan, İngiltere, Almanya, Gürcistan, Ürdün, Litvanya, Hollanda, Portekiz, Ukrayna, Finlandiya, Fransa, Çek Cumhuriyeti, İsviçre, İsveç ve Amerika Birleşik Devletleri’nden birçok gazeteci, tarihçi, kurum, antropolog ve siyaset bilimci, yayımladıkları ortak bildirilerle Koçesoko’nun derhal serbest bırakılmasını talep etti.
Temmuz 2020
Yeni RF Anayasası
İtirazımız var!
Rusya Federasyonu (RF) Anayasası’nda 22 maddede 206 değişikliğin öngörüldüğü referandum 1 Temmuz’da sona erdi.
Koronavirüs salgını nedeniyle 22 Nisan’da gerçekleştirilemeyen yeni anayasa referandumu, 25 Haziran’da başlayıp 1 Temmuz’da sona eren oylama ile kabul edildi.
Antidemokratik düzenlemelere itirazımız var!
Kimlik ve kimliğin taşıyıcısı anadilleri yücelten düzenlemeler “demokrasi, daha fazla demokrasi” ile ilintilidir.
Yeni RF Anayasası ise tektipçi yaklaşımı güvence altına alan antidemokratik bir düzenlemedir.
“RF’nin devlet dili, devlet-kurucu halkın dili olarak Rusçadır” düzenlemesine itirazımız var!
Rusça üzerinden Rus kimliğinin diğer kimliklerin üzerinde konuşlandırılmasına itirazımız var!
Özünde “tek dil ve tek kimlik” düzenlemesine itirazımız var!
Kurucu halk ve resmi dil düzenlemesi ile, RF’yi oluşturan Rus olmayan kimliklerin ötelenmesine, o kimliklere ikinci sınıf vatandaş uygulamasına ve aslında yok sayılmasına itirazımız var!
Yeni düzenleme ile temel insan hak ve özgürlüklerinin budanmasına itirazımız var!
Gücü merkezde toplayan, yerelin yok sayıldığı düzenlemelere itirazımız var!
RF yasalarının uluslararası hukuk karşısında üstün sayılmasına itirazımız var!
Antidemokratik anayasayı savunan Çerkeslere de itirazımız var. İtirazın ötesinde, özünde “gönüllü kimlik reddi”ni ilan eden bu insanlarla Çerkes sözcüğünün yan yana yazılmasına itirazımız var!
Temmuz 2021
Bir daha yaşanmasın!
Hatay Reyhanlı’daki iğrenç saldırı protesto edildi
23 Haziran sabahı, Hatay’ın Reyhanlı ilçesinde çok çirkin bir olay yaşandı. Mustafa Yaşatır isimli adam, sabah 05.30 sıralarında 80 yaşındaki bir kadına saldırıda bulundu ve evdeki değerli eşyaları çaldı. Saldırıya uğrayan kadın hastanede tedavi altına alınırken, eve zorla giren Yaşatır, tutuklanarak İskenderun T Tipi Kapalı Cezaevi’ne gönderildi.
Reyhanlı Çerkes Derneği Adığe Khase, 24 Haziran günü, Reyhanlı Belediyesi Meydanı’nda bir basın açıklaması gerçekleştirdi. Basın açıklaması, Reyhanlı Çerkes Derneği Adığe Khase Dernek Başkanı Uğur Pihava tarafından okundu. CHP Genel Merkezi, CHP İstanbul Milletvekili Fethi Açıkel, AKP milletvekilleri Hülya Nergis Atçı, Hüseyin Şanverdi, Kafkas Dernekleri Federasyonu Genel Başkanı Yıldız Şekerci, İYİ Parti Hatay İl Başkanı Şefik Çirkin, Reyhanlı Ticaret Odası Başkanı Necmettin Zaroğlu ve Kafkas derneklerinin başkanlarının olayla ilgili mesajları etkinliğe katılanlar ile paylaşıldı.
Anadillerimizde sayı:
‘Адыгэ макъамэм сызыlэпишэщ, иджыри къэс зызгъэнщlакъым’
Temmuz 2022
Size de çok tanıdık gelmiyor mu?
Dışarıda savaş, içeride baskı, işkence
Rusya Federasyonu’nda Çerkes aktivistlere işkence ve soruşturmalarla gözdağı veriliyor
Temmuz 2023
Suruç davası: Hukuksuzluğun elinde tutsak
Gelmeyen adalet
20 Temmuz 2015’te Şanlıurfa’nın Suruç ilçesinde düzenlenen bombalı saldırıda 33 kişi hayatını kaybetmişti. 8 yıldır adalet mücadelesi veren Suruç Aileleri İnisiyatifi, katliamın 95. ayında Kadıköy’de bir araya gelerek, “Kalplerimiz adalet için atsın” dedi.
Anadillerimizde sayı:
Хымэ чlыгу пшысэхэр
Temmuz 2024
‘Maarif’ marifetiyle yeni ‘makbul vatandaş’ kurma çabaları
Millî Eğitim Bakanlığı tarafından hazırlanan “Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli” adını taşıyan yeni bir müfredat taslağı toplumun ne kadarına ulaşabildi, bilmiyorum. Ama MEB’in duyurusunda şöyle yazıyor: “…internet sitesi üzerinden bir hafta süresince görüş bildirilebilecek tüm öğretim kademelerindeki zorunlu derslere ait ‘Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli’ yeni müfredat taslağı, ‘https://gorusoneri.meb.gov.tr’ adresinden kamuoyunun görüşüne sunuldu.”
(Bu sayfada taslağı artık görmezsiniz ama şu adresten müfredatın broşürüne: https://ogm.meb.gov.tr/meb_iys_dosyalar/2024_05/08111446_programlarbrosurson.pdf
Şu sayfadan da -MEB’in sitesinde bulamadım-raporun kendisine ulaşabilirsiniz:
https://www.anneninokulu.com/wp-content/uploads/2024/06/maarif-modeli-ortak-metni-anneninokulu-com.pdf
Bu “bir” hafta içinde ilgili aktörlerin incelemesi için askıda kalan taslak, sonra “tamamdır, herkes diyeceğini demiştir” denilerek, Talim Terbiye Kurulu tarafından onaylandı. Bir model olarak sunulan bu yeni “program” ya da “müfredat” önümüzdeki öğretim yılı okul öncesi, ilkokul, ortaokul ve lise düzeyinde ve bu kademelerin her birinin ilk sınıfı itibariyle uygulanmaya başlayacak.
Ferhat Kentel
Anadillerimizde sayı:
Фи тхыдэр зыщывмыгъэгъуп
Temmuz 2025
Piramidin tepesindeki bir avuç Homo sapiens savaştan besleniyor
Barış dünya halklarının özlemidir!
İsrail’in Gazze, Lübnan, Suriye ve İran’a saldırıları… Rusya-Ukrayna Savaşı… Özlemimiz ve mücadelemiz barıştan yanadır
Ve İsrail İran’a saldırdı.
Aylarca hatta yıllarca konuşulan bu saldırı, sonunda gerçekleşti. Online bir savaş oyunu gibi izlettiriyorlar bütün dünyaya. Savaş makinesi İsrail bombalar ve bombalanırken, masum insanlar öldürülürken Trump aklımızla alay ediyor, tehdit ediyor, yalan söylüyor. Dünyanın efendiliğine soyunan ABD’nin ‘başkanı’ olarak karşımıza çıkarılan kişinin insanlık dışı gösterisini hep birlikte izliyoruz.
İsrail daha dün Gazze’ye saldırmıştı. Gazze katliamı nedeniyle Güney Afrika’nın soykırım suçlamasıyla Uluslararası Adalet Divanı’nda (ICJ) açtığı davada ara karar verilmişti. ICJ; İsrail’in Gazze’deki soykırım eylemlerini engellemek için tüm önlemleri almasının zorunlu olduğuna hükmetmişti.
Gazze’de ölenlerin sayısı 60 binlerde, çocuk ve kadın sayısı inanılmaz oranlarda, özellikle katledildikleri o kadar açık ki. Bir daha doğurmasın kadınlar, büyümesin çocuklar diye… Neden?
İsrail Gazze’den sonra Lübnan’a saldırdı, Suriye’yi bombaladı, Altı Gün Savaşı’ında işgal ettiği Golan’dan kalan kısmı ve Kuneytra çevresini işgal etti.
Rusya-Ukrayna Savaşı devam ediyor. NATO-Rusya savaşı da diyebiliriz. Savaşın, gazetemizde de paylaştığımız bilançosuna göre; onlarca Çerkesin cenazesi geliyor evlerine. Halkların onlarca-yüzlerce-binlerce çocuğu ölüyor. Neden?
Dünyaya egemen olan kapitalist-emperyalist sistem, dünya canlılarının bekası için değil kendi işleyişinin bekası için çalışır ve hayrı sadece piramidin tepesindeki bir avuç Homo sapiens’edir.
Ekonomik gelir kalemlerinde ilk beşin içindedir “silah ticareti”. Ağızlarından sözcük olarak düşürmeseler de sistemi yönetenlerin “barış” ile işleri yoktur.
Dünyayı defalarca paylaştılar. İki dünya savaşı ve bölgesel savaşlarla… Her seferinde sınırlar değişiyor ya da sabit sınırlar içinde sisteme hizmet edecekleri bilinenler iktidar oluyor. İşte son örnek; icat edilmiş Suriye iktidarı…
İsrail saldırısını kınıyoruz ve İran için “Jin jiyan azadi” demeye devam ediyoruz.
Savaşsız dünya istemek sistemi reddetmektir. Silahlanmayı sona erdirmeyi talep etmek başkaldırıdır. Barış özlemimizdir, mücadelemizdir.
Barış, Anadolu halklarının özlemidir!
Barış, dünya halklarının özlemidir!
Anadillerimizde sayı:


Temmuz 2006
Temmuz 2007
Temmuz 2008
Temmuz 2009
Temmuz 2010
Temmuz 2012
Temmuz 2013
Temmuz 2014
Temmuz 2015
Temmuz 2016
Temmuz 2017
Temmuz 2018
Temmuz 2019
Temmuz 2020
Temmuz 2021
Temmuz 2022
Temmuz 2023
Temmuz 2024
Temmuz 2025




