Sinema yazarı, akademisyen Rıza Oylum’un uzun belgesel filmi “Yerli Yurtsuz” İstanbul’da Surp Kevork Ermeni Kilisesi’nde (Sulu Manastır) 30 Haziran’da gösterildi.
Gösterim öncesinde filmin sunumunu yapan filmin sanat yönetmeni Liana Benli Kasapcılar konuşmasına “belgeselin kahramanı” Yervant Demirci’nin söylediği ince bir sitemle başlamak istediğini belirtti: “Derik’te Kürtlerle büyüdük ama Ermeni olduğumuzu biliyorlardı. İstanbul’a geldik, bize kendi cemaatimizde ‘Kürt Ermeni’ dediler. Ermenistan’a gittim, oradakiler de bize ‘Türk’ diyorlar.”
Rıza Oylum bu belgeseli çekeceğini söylediğinde, Yervant Demirci’yi yakından tanıdığı için çok şaşırdığını vurgulayan Kasapcılar, “Çocukluğumdan beri bildiğim bu tanıdık hikâyede ilginç olan neydi? Ya da Rıza bizim görmediğimiz neyi görmüştü? Derik’ten Samatya’ya ve Yerevan’a uzanan ve binlerce insanın maruz kaldığı bir göç hikâyesi… Zaten göçün genellikle iyi bir sebebi olmazdı ve öyle ya da böyle her göç hikâyesi birbirine benzerdi” dedi.
Çekimler ve montaj bittikten sonra “zaten tanıdığım bir hikâye” duygusu ile filmi izlemeye başladığını söyleyen Kasapcılar konuşmasına şöyle devam etti:
“Az önce Yervant Ahpariğin kızmadan, küsmeden, gülümseyerek ağzından dökülen o cümlelerle sarsıldım. Hiç düşünmediğim, bakmadığım, görmediğim, ama aslında gün gibi hep orada duran bir gerçeği gözler önüne sermişti Rıza: ‘Azınlığın da azınlığı varmış’.”
“Hem çok yerli hem de biraz yurtsuz olmak bu coğrafyada binlerce insanın çok alışık olduğu bir durum”
Rıza Oylum’un bu gerçeği 60 dakikalık bir belgesele sığdırdığını, üstelik bunu, bağırmadan, sükûnetle, biraz duygulandırarak, biraz güldürerek, hayatın olağan akışı içindeki doğallıkla, siyasetin konforlu alanına sığınmadan duru bir anlatımla gözler önüne serdiğini belirten Kasapcılar, konuşmasını şu sözlerle bitirdi:
“Hem çok ait hissedip hem de tam anlamıyla kök salamamak hepimize tanıdık bir duygu. Hem çok yerli hem de biraz yurtsuz olmak bu coğrafyada binlerce insanın çok alışık olduğu bir durum. Rıza Oylum’a bize bu sarsıcı hafızayı bıraktığı için çok teşekkür ediyorum. Hepinize Derik’ten Samatya’ya ve Yerevan’a doğru iyi yolculuklar, iyi seyirler dilerim.”
Film gösterimi sonrasında konuşma yapan Başpiskopos Aram Ateşyan belgeselin sadece Ermenilerin değil hepimizin hikâyesini anlattığını vurguladı ve filmin altmetinlerinden söz ederek tarihten kesitlerle yaşananlardan örnekler verdi. Ateşyan daha sonra, Derik, İstanbul ve Yerevan’daki üç kilisenin de adını taşıdığı Surp Kevork’u betimleyen eseri Rıza Oylum’a takdim etti.

Festival yolculuğu ve ödüller…
“Yerli Yurtsuz”, 62. Antalya Altın Portakal Film Festivali’nde ve bu yıl 27’ncisi düzenlenen Uluslararası Altın Safran Belgesel Film Festivali’nde Jüri Özel Ödülü’nün sahibi oldu.
Belgesel pek çok festivalde izleyiciyle buluştu: Duhok Uluslararası Film Festivali, Türkiye Almanya Film Festivali, Tüpisch Türkisch Film Festivali, İstanbul Uluslararası 1001 Belgesel Film Festivali, Paris Türkiye Filmleri Festivali, Düsseldorf Kürt Film Festivali, İzmir Uluslararası Mülteci Film Festivali, Münih Türk Film Günleri, Uluslararası İşçi Filmleri Festivali, Amsterdam Kürt Filmleri Festivali, Urfa Belgesel Festivali…
Kültür Bakanlığı Sinema Genel Müdürlüğü ve Sivil Düşün tarafından desteklenen belgesel filmin yapımcılığını Katadrom Yapım ve Seyyah Film üstlendi.
Yerli Yurtsuz
Yönetmen: Rıza Oylum
Senaryo: Rıza Oylum
Yapımcı: Rıza Oylum, Murat Yıldırım
Görüntü Yönetmeni: Rıza Oylum
Kurgu: Ali Moslemi
Müzik: Canset Özge Can
Sanat Yönetmeni: Liana Benli
Süre: 66 dakika







