Bağımsızlık Demokrasi Özgürlük Eşitlik Birlik

Oubykh Mektupları Aralık 2016

Omzumda küçük bir sırt çantası, henüz süpürülmemiş o sokaklardan geçiyorum…
Sararmış kocaman yapraklar arasında yürüdüğüm kaldırım, neredeyse yoldan ayırt edilemiyor…

Onu görmek için sabahtan beri yürümüştüm…

Merdivenlerden çıkarken ıslak yapraklar yüzünden basamaklarda bıraktığım ayak izlerimi gördüm…
Gördüğüme sevindim…
Ancak ne yazık ki birazdan kuruyacak o ayak izlerim, yağmurun üstümde kuruduğu gibi…

Sabahtan itibaren yağan yağmur yüzünden ıslanmıştım, ortalarda pek kimse yoktu benim gibi dolaşan ve ıslanan…

Sabahtan beri sokaklarda yürümüştüm…
Şimdi içerideyim, kapıyı ardımda açık bırakarak girdiğim yerdeyim…

Beyaz mermer heykeller göz ucuyla beni izliyor sanki…
Yağmurdan sonra hemen kuruyabilen heykellerin renklerini, zaman alıp götürmüştü üstlerinden…
Parmakları kopmuştu, burunları da…
Kopan başka şeyleri olduğu muhakkak…

Heykellerin kalbi ve beyni görülmez…
En çok gözleri anlatır demek istediklerini…
En çok elleri anlatır demek istediklerini…

Küçük sırt çantamın içinden üç defter, bir kalem çıkardım…
Epey yazmışım defterlere, bir tek son sayfaları boş kalmış…
Üç nokta koydum, sonra kapattım o son sayfaları…
Defter bitmesin istediğimdendir o üç noktayı koymak…
Yağmurun bitmesini istemediğim gibi…

Yağmurun biteceğini hissettiğim zaman daha çok ıslanmak isterim…
Üstüm kuruyana kadar yağmur devam ediyor zannederim…
Öyle avuturum kendimi…

Yağmur altında yürürken, yaprakların hışırtıları arasında, ağaçların dallarına bakarım…
Hiç dalından ayrılmamışlar gibi gelir bana…

Onu görmek için sabahtan beri yürümüştüm…

İçeri girerken kapıyı kapatmayışım yine o üç nokta yüzünden…

Kapanmasın kapı…

Heykeller hareket etsinler…

Önce gözleriyle, sonra elleriyle…

Aralık kapıdan çıkıp gitsinler…

Heykeller hareket etmez, kalbi ve beyni görülmez…

Gözleri anlatır en çok…
Elleri anlatır en çok…

Heykeller hareket etmezler, ruhları o açık kalan kapıdan usulca çıkıp gitsinler…

Belki ruhları ıslanır sonra hiç kurumaz…

Yazarın Diğer Yazıları

Oubykh Mektupları – Mayıs 2026

Son seyahat… Arabaya biner binmez soruyorum, nerelisin… Türkçe sorduğum için biraz şaşırıyor önce ama sonra hemen Azerbaycan diyor… Neresinden dediğimde, Lenkeran diyor… Portakalı güzel, çayı ‘lap yaxsı’ diyorum… Gülümsüyor,...

Oubykh Mektupları Nisan 2026

Biletler geldi… Yine tekerlek üstü... Beşinci ve altıncı koltuk... Teker üstü olduğu yetmezmiş gibi sol tarafta koltuklar, karşıdan gelen araçların farları gözleri rahatsız edecek… Biletler sessizce alındı, birkaç...

Oubykh Mektupları Şubat 2026

1984 senesi, Kırklareli… Bir pazar sabahı, manyetolu telefonla konuşan babamın sesine uyandım… Babamın “Yaşadık, yaşadım” sesi kulaklarımda… Uyanıp ne olduğunu sorduğumuzda “Ali’yi buldum” dedi… “Kim” diye sorduğumuzda, Ankara’dan,...

Sosyal Medyalarımız

9,251BeğenenlerBeğen
2,745TakipçilerTakip Et
4,012TakipçilerTakip Et
677AboneAbone Ol

Son Yazılar

- Advertisement -spot_img